Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزِّينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى

ḳāle mev'ǐdukum yevmu z-zīneti ve en yuHşera n-nāsu DuHen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Musa) dedi ki
2مَوْعِدُكُمْmev'ǐdukumو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)buluşma zamanınız
3يَوْمُyevmuي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
4الزِّينَةِz-zīnetiز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.süs (bayram)
5وَاَنْve enve
6يُحْشَرَyuHşeraح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).toplanacağı
7النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanaların
8ضُحًىDuHenض ح وKuşluk vakti olmak, Güneş yükselmek, Aydınlanmak, Açığa çıkmak, Ortaya çıkmak, Belirginleşmek, Parlak olmak, Net olmak, Güneş doğmakkuşluk vakti

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ dedi ki: Herkesin süslenip bayram ettiği ziynet gününü buluşma zamânı olarak tâyin ediyorum size, halkın toplandığı kuşluk çağında buluşalım.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ dedi ki: Herkesin süslenip bayram ettiği ziynet gününü buluşma zamânı olarak tâyin ediyorum size, halkın toplandığı kuşluk çağında buluşalım.

Adem Uğur

Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Sizin buluşma vaktiniz bayram günüdür. . . İnsanlar kuşluk vakti toplansınlar. "

Ahmet Tekin

Mûsâ: 'Buluşma zamanımız, bayram günü, şenliğin yapılacağı kuşluk vaktinde, insanların bir araya gelip toplandığı zaman olsun.' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'Buluşma zamanımız süs günü [3] ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir.'

Ali Bulaç

(Musa) Dedi ki: "Buluşma zamanımız, (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti (olsun)."

Ali Fikri Yavuz

(Mûsa, Firavun’a cevaben) dedi ki: “- Sizinle buluşma zamanı, süs (bayram) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Buluşma zamanımız, kutlama gününde ve insanların toplandığı kuşluk zamanı olsun!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Buluşma vaktiniz, bayram günü olsun, insanlar kuşluk vaktinde toplansınlar" dedi.

Bekir Sadak

Musa: «Bulusma zamanimiz sizin bayram gununuzde, insanlarin toplandigi kusluk vaktidir» dedi.

Celal Yıldırım

Musâ: Buluşma yerimiz ve zamanımız o şenlik günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir, dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ, “Buluşma zamanınız şenlik günü ve ahalinin toplanacağı kuşluk vakti olsun” dedi.

Diyanet İşleri

Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Musa: 'Buluşma zamanımız sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir' dedi.

Diyanet Vakfi

Musa: Buluşma zamanınız, bayram günü, kuşluk vaktinde insanların toplanma zamanı olsun, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa: «Sizinle buluşma zamanı, süs (bayramı) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir.» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Sizinle buluşma vakti süs (bayram) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size miad, dedi: ziynet günü ve nasın toplanacağı kuşluk vakti

Erhan Aktaş

"Sizinle buluşma zamanı, Ziynet Günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sizinle buluşma zamanı, ziynet günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Sizinle buluşma zamanı, ziynet günü insanların toplanma zamanı olan kuşluk vakti olsun." dedi.

Fizilal-il Kuran

Musa «Sizinle buluşmamız süslenme gününüzde, halkın toplandığı kuşluk vakti olsun» dedi.

Gültekin Onan

(Musa) Dedi ki: "Buluşma zamanımız, (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti (olsun)."

Hamdi Döndüren

O zaman Musa da, “Buluşma zamanınız, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vakti olsun.” dedi.

Hasan Basri Çantay

(Musa) da: "Sizinle karşılaşma zamanımız, dedi, zinet günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir".

Hasib Asutay

(Musa) dedi: 'Buluşma zamanınız süs (bayram) günü kuşluk vaktinde insanları toplama vakti olsun.'

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ:) 'Size va'd edilen vakit (ve yer), bayram günü (toplanma yeri) ve insanların toplanacağı kuşluk zamanıdır' dedi.

İbni Kesir

Buluşma zamanımız; sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir, dedi.

Mehmet Okuyan

(Musa) şöyle demişti: “Buluşma zamanınız, süs (bayram) günü yani insanların toplanacağı kuşluk vaktidir.”

Muhammed Esed

Musa: "Bayram günü olsun, buluşma gününüz; ve (o gün) kuşluk vaktinde ahali toplansın" diye cevap verdi.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) dedi ki: "Buluşma zamanınız bayram günü; tam da halkın toplandığı kuşluk vakti olsun!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Hazreti Mûsa dedi ki: «Size vaadedilen vakit, ziynet günü ve nâsın toplanacağı kuşluk zamanıdır.»

Ömer Öngüt

Musa: “Buluşma zamanınız, bayram günü ve insanların toplandığı kuşluk vaktidir. ” dedi.

Suat Yıldırım

Mûsâ: "Karşılaşma zamanı, bayram günü olsun, halk sabahleyin toplansın." dedi.

Süleyman Ateş

(Musa): "Buluşma zamanınız, Süs (bayram) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Buluşma zamanımız, süslenme günü, insanların toplanacağı kuşluk vakti olsun."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki "Karşılaşacağımız gün, bayram günü olsun. İnsanlar kuşluk vaktinde toplansın."

Şaban Piriş

Musa da: -Buluşma zamanımız, bayram günü ve insanların bir araya toplandığı kuşluk vaktidir, dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Musa) Dedi ki: «Buluşma zamanımız, (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti (olsun) .»

Ümit Şimşek

Musa dedi ki: 'Buluşma zamanınız bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir.'

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi: "Bizimle buluşacağınız zaman, süs günü olsun. İnsanlar kuşluk vakti bir araya getirilsin."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Musa dedi: “Görüş vaxtınız bayram günü, camaatın bir yerə toplaşacağı səhər vaxtıdır!”

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Darauf sagte er: ʺDer mit euch verabredete Zeitpunkt soll der Tag des Festes sein. Die Leute sollen am Vormittag versammelt werden.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺEure Verabredung(szeit) soll der Tag des Schmuckfestes sein, und die Menschen sollen am hellen Morgen versammelt werden.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er (Moses) sagte: ʺEuer Termin sei auf den Tag des Festes (gelegt), und veranlasse, daß sich die Leute bereits am Vormittag versammeln.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺEuer Termin ist der Tag der Festlichkeit. Und die Menschen sollen am Vormittag versammelt werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"The time", said Mussa, "is your festive day and the place is where people are thronged for festive celebration in the forenoon".

Abdul Haleem

He said, ‘Your meeting will be on the day of the feast, so let the people be assembled when the sun has risen high.’

Abdullah Yusuf Ali

Moses said: "Your tryst is the Day of the Festival, and let the people be assembled when the sun is well up."

Abul A'la Maududi

Moses said: "The appointment to meet you is on the Day of the Feast and let all people come together before noon."

Aisha Bewley

He said, ‘Your time is the day of the Festival. The people should gather in the morning.’

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "Your appointed meeting is the day of the festival, and let the people assemble when the sun has risen (forenoon)."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Your tryst shall be the Day of Adornment, and let the people be assembled in early forenoon. ’

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `The day of the festival will be the day of your appointment, and let the people be assembled when the sun is risen high. '

Arthur John Arberry

'Your tryst shall be upon the Feast Day. ' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'

Bijan Moeinian

Moses replied: "Let our meeting take place in the day of the festival at sunrise.

E. Henry Palmer

Said he, 'Let your appointment be for the day of adornment, and let the people assemble in the forenoon. '

Edip-Layth

He said, "Your appointment is the day of festival, and when the people start crowding during the late morning."

George Sale

Moses answered, let your appointment be on the day of your solemn feast; and let the people be assembled in open day.

Hamid S. Aziz

"Then we will bring you magic like it; and we will make between us and you an appointment which we shall not fail to keep - neither we nor you - at a fair place (convenient to both or one where both have an equal chance). "

Mahmoud Ghali

He (Mûsa) said, "Your appointment shall be upon the adornment day, (i. e., the feast day) and let the multitudes be mustered at the forenoon."

Marmaduke Pickthall

(Moses) said: Your tryst shall be the day of the feast, and let the people assemble when the sun hath risen high.

Mohamed Ahmed - Samira

Said (Moses): "Let your meeting be on the day of the Feast, and let people assemble in broad daylight. "

Muhammad Asad

Answered [Moses]: "Your tryst shall be the day of the Festival; and let the people assemble when the sun is risen high. "

Mustafa Khattab

Moses said, "Your appointment is on the Day of the Festival, and let the people be gathered mid-morning."

Progressive Muslims

He said: "Your appointment is the day of festival, and when the people start crowding during the late morning. "

Sahih International

[Moses] said, "Your appointment is on the day of the festival when the people assemble at mid-morning. "

Sam Gerrans

He said: “Your appointment is the day of the festival; and let the people be gathered at midday.”

Shabbir Ahmed

Answered Moses, "Your appointed time is the forthcoming Day of the Festival. And let the people be assembled after sunrise."

Syed Vickar Ahamed

Musa (Moses) said: "Your trial is (on) the day of the festival, and let the people be gathered when the sun is well up (risen in the fore noon). "

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "Your appointment is the festival day, and the people should be assembled at forenoon."

The Monotheist Group

He said: "Your appointment is the day of festival, and when the people start crowding during the late morning."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Alors Moïse dit: ʺVotre rendez-vous, cʹest le jour de la fête. Et que les gens se rassemblent dans la matinéeʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Mûsa) Got: Dema civanê we (û me) bila roja xemilandinê (roja cejnê) be (da ku xelk amade bibin) û di (dema) danê sibehê de mirov lê kom bibin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Deze zei: ʺDe afspraak met jullie is op de feestdag en dat de mensen op de voormiddag verzameld worden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Mozes antwoordde: Laat onze ontmoeting zijn op den dag van uw plechtig feest, en laat het volk zich op den vollen dag verzamelen.

Hollandaca — Siregar

Hij (Môesa) zei: ʺJullie afspraak zal op de feestdag zijn en laat de mensen in de ochtend verzameld worden.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

(Муса) сказал (Фараону): «(Пусть) время встречи с вами (будет) день украшения [праздник], и чтобы собраны были люди в предполуденное время».

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Moses) svarade: ʺDet möte som du (vill kalla till) skall äga rum på er stora högtidsdag och låt folket samlas redan på förmiddagen.ʺ