"Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."
فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِهِ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَا اَنْتَ مَكَانًا سُوًى
fe le ne'tiyenneke bi siHrin miṧlihi fe c'ǎl beynenā ve beyneke mev'ǐden lā nuḣlifuhu neHnu ve lā ente mekānen suven
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O halde biz de onun gibi bir büyü yaparak karşı geleceğiz sana, aramızda bir buluşma yeri ve vakti tâyin et de sen ve biz, vaadimizden caymayalım, buluşalım orada, hem de ikimize de müsâvî mesâfede, münâsip bir yer olsun orası.
Abdulkadir Gölpınarlı
O halde biz de onun gibi bir büyü yaparak karşı geleceğiz sana, aramızda bir buluşma yeri ve vakti tâyin et de sen ve biz, vaadimizden caymayalım, buluşalım orada, hem de ikimize de müsâvî mesâfede, münâsip bir yer olsun orası.
Adem Uğur
Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.
Ahmed Hulusi
"Sendekinin benzeri bir sihri, biz de sana getireceğiz. . . Aramızda bir buluşma zamanı belirle ki, ikimiz de ona uyalım. . . Düzgün bir mekanda buluşalım. "
Ahmet Tekin
'O halde, biz de senin sihrin gibi bir sihirle senin karşına çıkacağız. Şimdi, bizimle senin aranda, bir vakit ve bir buluşma yeri tesbit et. Senin de bizim de itiraz etmeyeceğimiz uygun bir yer olsun.'
Ahmet Varol
Muhakkak, biz de sana karşı benzer bir büyü getireceğiz. Şimdi sen kendinle bizim aramızda bir buluşma yer ve zamanı belirle. Senin de bizim de karşı olmayacağımız uygun bir yer olsun.
Ali Bulaç
"Madem böyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz; şimdi sen, bir 'buluşma zamanı ve yeri' tesbit et, bizim de, senin de karşı olamayacağımız açık, geniş bir yer olsun" dedi.
Ali Fikri Yavuz
O halde biz de senin sihrin gibi, sana bir sihir yapacağız. Şimdi sen, kendinle bizim aramızda bir buluşma yeri ve vakti tayin et ki, ne senin, ne bizim caymıyacağımız uygun bir yer olsun.
Ali Rıza Safa
"Madem öyle, onun tıpkısı bir büyüyü, kesinlikle sana getireceğiz. Şimdi, bizim ve senin için uygun olan bir buluşma zamanı ve yeri belirle!"
Bayraktar Bayraklı
"Biz de kesinlikle sana benzeri bir büyü getireceğiz. Bizim de sizin de anlaşacağımız uygun bir yerde buluşmamız için bir vakit belirle!" dediler.
Bekir Sadak
(56-58) And olsun ki Firavun'a butun delillerimizi gosterdik de yalan sayip kabulden cekindi ve: «Ey Musa! Sihirbazliginla bizi yurdumuzdan cikarmaya mi geldin? simdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana gosterecegiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayin et ki sen de biz de duz bir yerde bulunalim da caymayalim» dedi.
Celal Yıldırım
Elbette biz de seninkinin benzeri bir sihir sana getireceğiz. Artık bizimle kendi aranda bir yer ve vakit belirle ki bizim de, senin de sözümüzden dönmeyeceğimiz (elverişli) düz bir yer olsun o..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz de sana benzeri bir sihirle mutlaka karşılık vereceğiz. Şimdi sen, aramızda -senin de bizim de caymayacağımız- uygun bir yerde bir buluşma zamanı belirle.”
Diyanet İşleri
"Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."
Diyanet İşleri (eski)
(56-58) And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: 'Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım' dedi.
Diyanet Vakfi
Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana geleceğiz (karşına çıkacağız); şimdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir buluşma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde bilmiş ol ki, biz de sana onun gibi bir sihir yapacağız. Şimdi sen, seninle aramızda bir buluşma yeri ve zamanı belirle ki, ne senin ne de bizim caymayacağımız denk bir yer olsun!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde bilmiş ol ki biz de onun gibi bir sihir sana yapacağız, şimdi sen, seninle aramızda bir miad ta'yin et ki ne senin ne bizim hulf etmiyeceğimiz denk bir mahal olsun.
Erhan Aktaş
"O halde biz de sana, senin sihrine benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi üzerinde birlikte anlaşacağımız uygun bir yer ve zaman belirle."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"O halde biz de sana, senin sihrine benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi üzerinde birlikte anlaşacağımız uygun bir yer ve zaman belirle."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O halde biz de sana, senin sihrine benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi üzerinde birlikte anlaşacağımız bir yer ve zaman belirle.
Fizilal-il Kuran
Biz de seninki gibi bir büyü ile karşına çıkacağız. Seninle buluşacağımız bir zaman belirle. Bu randevudan sen de bizde caymayalım. Buluşma yerimiz açık bir düzlük olsun.
Gültekin Onan
"Madem böyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz; şimdi sen, bir 'buluşma zamanı ve yeri' tesbit et, bizim de, senin de karşı olamayacağımız açık, geniş bir yer olsun" dedi.
Hamdi Döndüren
“Öyleyse, biz de sana sihirle karşılık vereceğiz. O zaman sen, bizim de senin de karşı çıkmayacağımız, eşit bir yerde, bir buluşma zamanı belirle!”
Hasan Basri Çantay
"Şimdi biz de sana onun (senin sihrin) gibi bir sihir yapacağız, şimdi sen kendinle bizim aramızda bir buluşma yeri ve vakti ta'yin et ki ne senin, ne bizim caymayacağımız düz (geniş) bir yer olsun" dedi.
Hasib Asutay
Öyle ise, şüphesiz biz de sana onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin ne de bizim caymayacağımız uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.'
Hayrat Neşriyat
'Öyle ise, (biz de) mutlaka sana onun benzeri bir sihir getireceğiz; şimdi (sen,)bizimle kendi aranda bir buluşma zamânı (ve yeri) ta'yîn et ki, ne bizim, ne de senin ona muhâlefet etmeyeceğimiz, (herkesin gelebileceği) uygun bir yer olsun!'
İbni Kesir
Şimdi biz de seninkine benzer bir sihir göstereceğiz sana. Bizimle senin aranda bir buluşma zamanı ve yeri tayin et ki; sen de, biz de düz bir yerde bulunalım, caymayalım.
Mehmet Okuyan
Biz de sana, aynen onun gibi bir büyü yapacağız. Seninle bizim aramızda, senin de bizim de muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla!"
Muhammed Esed
Madem öyle, biz de sana mutlaka bunun gibi bir sihirle karşılık vereceğiz! O halde şimdi, aramızda, uygun bir yerde -katılmaktan bizim de, senin de caymayacağımız- bir buluşma günü tayin et!"
Mustafa İslamoğlu
Fakat şunu da bil ki biz de sana, benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Haydi, şimdi bizimle senin aranda kamuya açık bir mekanda, iki tarafın da cayamayacağı bir buluşma zamanı tayin et!"
Ömer Nasuhi Bilmen
«O halde biz de sana onun misli bir sihir elbette getireceğiz. Artık bizim aramızla senin aranda bir buluşacak vakit tayin et ki, o bizim de senin de caymayacağımız düz bir yer olsun.»
Ömer Öngüt
“Şimdi biz de seninkine benzeyen bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayin et ki, sen de biz de düz bir yerde bulunalım, caymayalım. ”
Suat Yıldırım
(57-58) "Sen," dedi, "sihirdeki maharetinle bizi yerimizden yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin ey Mûsâ!" "O halde bilmiş ol ki biz de seninki gibi bir sihirle karşı koyacağız." "Şimdi sen, bizim de senin de caymayacağımız uygun bir buluşma vakti tayin et, düz, geniş bir alanda karşılaşalım!"
Süleyman Ateş
"Biz de mutlaka sana o(se)nin (büyün) gibi bir büyü getireceğiz. Sen şimdi seninle bizim aramızda bir buluşma zamanı ve yeri tayin et; ne senin, ne de bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun."
Süleymaniye Vakfı
Biz de sana, seninki gibi bir sihir getireceğiz. Şimdi aramızda, uygun bir yerde, senin de bizim de karşı çıkmayacağımız bir buluşma zamanı belirle."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz de senin büyün gibi bir büyüyle geleceğiz. Bizimle karşılaşman için aramızda bir gün belirle; ne senin, ne de bizim caymayacağımız uygun bir yerde olsun."
Şaban Piriş
Biz de sana, seninkine benzer bir sihir göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir buluşma vakti ve yeri belirle de bizim de senin de caymayacağımız bir yer olsun.
Tefhim-ul Kuran
«Madem böyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz; şimdi sen, bir 'buluşma zamanı ve yeri' tesbit et, bizim de, senin de ona karşı olamayacağımız açık, geniş bir yer olsun» dedi.
Ümit Şimşek
'Biz de senin büyünün benzerini getireceğiz. Aramızda bir buluşma zamanı belirle. Senin de, bizim de caymayacağımız uygun bir yer olsun.'
Yaşar Nuri Öztürk
"Seninki gibi bir büyü, biz de mutlaka sana getireceğiz. Seninle bizim aramızda öyle bir buluşma yeri ve zamanı belirle ki, ne biz cayalım ne de sen. Herkese uygun bir yer olsun."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz də sənə buna bənzər bir sehr göstərə bilərik. Bizimlə öz aranda görüş vaxtı təyin et. Nə biz, nə də sən vədə xilaf çıxmayaq. Bu hamımız üçün münasib bir yerdə olsun”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Elədə biz sənə eyni ilə onun kimi bir sehr göstərəcəyik. Bizimlə öz aranda bir vaxt təʼyin et. Nə biz, nə də sən vəʼdimizə xilaf çıxmayaq. Bu (ikimizə də) əlverişli bir yerdə olsun!″ (Görək kim-kimə qalib gələcək!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir können dir eine ähnliche Zauberei vorführen. Setze dir und uns einen Zeitpunkt fest, den wir einhalten werden und den du gleichermaßen unwiderruflich einhalten wirst, und einen Platz in der Mitte zwischen uns beiden!ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Aber wir werden dir ganz gewiß Zauberei gleicher Art bringen. So setze zwischen uns und dir eine Verabredung(szeit) fest, die weder wir noch du verfehlen werden, an einem Ort, der (uns allen) gleichermaßen recht ist.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Aber wir werden dir sicher einen diesem Zauber gleichen bringen; so setze einen Termin an einem neutralen Ort für uns fest, den wir nicht verfehlen werden - weder wir noch du.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
also sicher werden wir dir gleichwertige Magie entgegensetzen, so lege zwischen uns und dir einen Termin fest, den weder wir noch du versäumen, an einem (uns) bekannten 2 Ort!ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"We will not bend to your magic art", "and We will meet your threats with defiance and your sorcery with a similar art having an over -mastering influence-". "Therefore," added Pharaoh, make a tryst neither We nor you shall fail to keep and the place where we meet shall be equidistant and overt".
Abdul Haleem
We will confront you with sorcery to match your own: make an appointment between us which neither of us will fail to keep, in a mutually agreeable place.’
Abdullah Yusuf Ali
"But we can surely produce magic to match thine! So make a tryst between us and thee, which we shall not fail to keep - neither we nor thou - in a place where both shall have even chances."
Abul A'la Maududi
We shall confront you with a sorcery like your own. So appoint a day when both of us might meet face to face in an open space; an appointment which neither we nor you shall fail to keep."
Aisha Bewley
We will bring you magic to match it. So fix a time between us and you which neither we nor you will fail to keep at a place where we can meet halfway.’
Al-Hilali & Khan
"Then verily, we can produce magic the like thereof; so appoint a meeting between us and you, which neither we nor you shall fail to keep, in an open place where both shall have a just and equal chance (and beholders could witness the competition)."
Ali Quli Qarai
Yet we [too] will bring you a magic like it! So fix a tryst between us and you, which neither we shall fail nor you, at a middle place. ’
Amatul Rahman Omar
`But we (too) shall certainly meet you with a matching sorcery. Make an appointment of time and place between us, which (appointment) neither we nor you shall fail to keep, (let the meeting be) at a place fair (for us both).'
Arthur John Arberry
by thy sorcery? We shall assuredly bring thee sorcery the like of it; therefore appoint a tryst between us and thee, a place mutually agreeable, and we shall not fail it, neither thou. '
Bijan Moeinian
"I can also come up with a few tricks of ours. Let us then set up an unbreakable appointment in an open field."
E. Henry Palmer
Then we will bring you magic like it; and we will make between us and thee an appointment; we will not break it, nor do thou either;-a fair place. '
Edip-Layth
"We will bring you a magic like it, so let us make an appointment between us and you which neither of us will break, a place where we both agree."
George Sale
Verily we will meet thee with the like enchantments: Wherefore fix an appointment between us and thee; we will not fail it, neither shalt thou, in an equal place.
Hamid S. Aziz
Said he, "Have you come to us, to turn us out of our land with your magic, O Moses?
Mahmoud Ghali
Then, indeed we will definitely come up to you with sorcery the like of it; so set (Literally: make) an appointment between us and you, and we will not fail it, neither we nor you, a place (equally) convenient (to us both). "
Marmaduke Pickthall
But we surely can produce for thee magic the like thereof; so appoint a tryst between us and you, which neither we nor thou shall fail to keep, at a place convenient (to us both).
Mohamed Ahmed - Samira
We shall certainly meet you with like magic. So make an appointment when we and you could meet on common ground, which neither we nor you should fail to keep."
Muhammad Asad
In that case, we shall most certainly produce before thee the like thereof! Appoint, then, a tryst between us and thee - which we shall not fail to keep, nor [mayest] thou -at a suitable place!"
Mustafa Khattab
We can surely meet you with similar magic. So set for us an appointment that neither of us will fail to keep, in a central place."
Progressive Muslims
"We will bring you a magic like it, so let us make an appointment between us and you which neither of us will break, a place where we both agree. "
Sahih International
Then we will surely bring you magic like it, so make between us and you an appointment, which we will not fail to keep and neither will you, in a place assigned. "
Sam Gerrans
“Then will we bring thee sorcery the like thereof; so make thou an appointment between us and thee, which neither we nor thou shall fail to keep — an equal place.”
Shabbir Ahmed
In that case, We will certainly produce before you the like thereof! (Will answer your arguments and arrange a debate between you, and our priests). Set up an appointment between us and you. Neither we, nor you shall break this appointment. It will be at a location convenient to us both and where both parties will have even chances." (7:104-126), (10:76-82), (26:34-51).
Syed Vickar Ahamed
"Surely then, we can produce magic like yours! So make a trial between us and you, which we shall not fail to keep— Neither we nor you— In a open place where we both will be just and equal. "
Taqi Usmani
We will, then, bring to you a similar sorcery. So, make an appointment between you and us for an even place, not to be backed out, neither by us nor by you."
The Monotheist Group
"We will bring you a magic like it, so let us make an appointment between us and you which neither of us will break, a place where we both agree."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous tʹapporterons assurément une magie semblable. Fixe entre nous et toi un rendez-vous auquel ni nous ni toi ne manquerons, dans un lieu convenableʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ku wisa be, teqez em ê jî sêrbaziyeke eynî weke wê li hemberî te bînin. Vêca di navbera me û xwe de demeke hevdîtinê li cihekî navendî diyar bike ku ne em ne jî tu xwe jê nedin paş.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dan zullen wij wel met overeenkomstige toverij komen. Maak maar een afspraak tussen ons en jou, waaraan wij ons evenals jij moeten houden, op een effen plaats.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk, wij zullen u dezelfde toovenarij doen zien; bepaal dus eene samenkomst tusschen ons en u; wij zullen er niet ontbreken en ook gij niet, op eene gelijke plaats.
Hollandaca — Siregar
Dan zullen wij zeker met eenzelfde soort tovenarij voor jou komen, maak maar een afspraak tussen ons en jou, die wij niet verbreken en jij ook niet, op een plaats op gelijke afstand.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Мы [Фараон и сообщники], непременно, покажем тебе (о, Муса) подобное же колдовство; назначь же для нас и себя время встречи, который не нарушим ни мы и ни ты, – место ровное».
Rusça — Osmanov
Но мы непременно явим тебе подобное же колдовство. Назначь же срок [для состязания] в подходящем месте, и никто из нас не должен нарушить егоʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi skall sannerligen visa dig lika goda trollkonster som dina. Nämn därför tid för ett möte från vilket vi inte skall utebli och du inte heller får (utebli) och en (för oss alla) lämplig plats.ʺ