Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.
فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى حِينٍ
fe ezellehumā ş-şeyTānu ǎnhā fe eḣracehumā mimmā kānā fīhi ve ḳulnā hbiTū beǎ'Dukum li beǎ'Din ǎduvvun ve lekum fī l-erDi musteḳarrun ve metāǔn ilā Hīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şeytansa oradan onların ayaklarını kaydırdı, onları bulundukları makamdan çıkarıverdi. Dedik ki: Bâzınız, bâzınıza düşman olarak inin buradan. Bir zamana kadar yeryüzünde oturmanız, oradan rızıklanmanız mukadder.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şeytansa oradan onların ayaklarını kaydırdı, onları bulundukları makamdan çıkarıverdi. Dedik ki: Bâzınız, bâzınıza düşman olarak inin buradan. Bir zamana kadar yeryüzünde oturmanız, oradan rızıklanmanız mukadder.
Adem Uğur
Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.
Ahmed Hulusi
Bundan sonra şeytan onları içinde yaşadıkları (boyuttan) kaydırttı. Biz de dedik ki: "Bir kısmınız diğerine (ruh ve beden) düşman olarak inin. Sizin (ve nesliniz) için bir süre arzda (beden boyutu şartlarında) yaşam ve belli bir süre oradan yararlanma söz konusudur. "
Ahmet Tekin
Şeytan, Âdem ile eşini Cennetten uzaklaştırmak için, onları kusur işlemeye sevk etti. Bulundukları konumdan, Cennet nimetleri ve imkânları içinden onları çıkardı. Bunun üzerine: 'Buradan ilişiğinizi keserek yeryüzüne göç edin. Birbirinize düşmanlığınız devam edecek. Yeryüzünde bir vakte kadar sizin için bir yaşama yeri, bir barınak ve kısmetiniz, nasibiniz var.' dedik.
Ahmet Varol
Ancak şeytan her ikisinin de ayağını oradan kaydırdı ve kendilerini içinde bulundukları yerden çıkarttı. Biz de: 'Birbirlerinize düşman olarak oradan inin. Yeryüzünde sizin için bir yerleşme yeri ve belli süreye kadar geçiminizi sağlayacak varlık verilecektir' dedik.
Ali Bulaç
Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları (durum)dan çıkardı. Biz de: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır" dedik.
Ali Fikri Yavuz
Nihayet onları (Âdem ile Havvâ’yı) Şeytan (bir desise ile) Cennetten kaydırdı ve içinde bulundukları nimetten onları çıkardı. Biz de: “- Biri-birinize düşman olarak buradan (yere) inin. Yeryüzünde sizin için bir vakte (ömrünüzün sonuna) kadar yerleşmek ve menfaatlenmek vardır.” demiştik.
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, şeytan ayaklarını kaydırarak, bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle dedik: "Birbirinize düşman olarak inin! Belirli bir zamana dek, yeryüzünde sizin için bir yerleşim ve geçinme vardır!"
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine şeytan, onları bulundukları yerden kaydırıp çıkardı. Biz de, "Birbirinize düşman olarak oradan ininiz ve yeryüzünde belli bir zamana kadar ikamet edip yaşayacaksınız" dedik.
Bekir Sadak
Seytan oradan ikisinin de ayagini kaydirtti, onlari bulunduklari yerden cikardi, onlara «Biribirinize dusman olarak inin, yeryuzunde bir muddet icin yerlesip gecineceksiniz» dedik.
Celal Yıldırım
(Ne var ki) Şeytan onları oradan kaydırdı; ikisini de içinde bulundukları şeyden (sonsuz nimetlerden) çıkardı. (Bunun üzerine) Biz de (bundan böyle) kiminiz kiminize düşman olarak (oradan yeryüzüne) inin. Sizin için yeryüzünde (belli) bir süreye kadar bir karargâh ve yararlanacağınız şey (ler) vardır, dedik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şeytan oradan onların ayağını kaydırdı da bulundukları yerden onları çıkardı. Biz de “Birbirinize düşman olmak üzere inin! Bir zamana kadar sizin için yeryüzünde kalacak bir yer ve ihtiyaç maddeleri vardır” dedik.
Diyanet İşleri
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.
Diyanet İşleri (eski)
Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırttı, onları bulundukları yerden çıkardı, onlara 'Birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz' dedik.
Diyanet Vakfi
Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı, içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı. Biz de: «Birbirinize düşman olarak inin, orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır.» dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları o bolluk içindeki yerden çıkardı. Biz de: "Haydi kiminiz kiminize düşman olarak inin ve yerde bir zamana kadar kalıp nasibinizi alacaksınız." dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları naz-ü naimden çıkardı, biz de haydi dedik bazınız bazınıza düşman olarak inin ve size yerde bir zamana kadar bir karar ve bir nasip alma var
Erhan Aktaş
Fakat şeytan onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Fakat şeytan onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Birbirinize düşman olarak inin. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Fakat şeytan onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Birbirinize düşman olarak inin. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
Fizilal-il Kuran
Fakat Şeytan onların ayaklarını oradan kaydırarak, kendilerini içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı. Biz de dedik ki; «Birbirinize düşman olarak oradan aşağı inin. Yeryüzü belirli bir süreye kadar size barınak ve geçim yeri olacaktır.»
Gültekin Onan
Şeytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. Nihayet, "Birbirinize düşman olarak aşağı inin. Yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız" dedik.
Hamdi Döndüren
Sonra şeytan, orada onların ayaklarını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları (cennetten) uzaklaştırdı. Bunun üzerine, “Birbirinize düşman olarak inin; çünkü yeryüzünde belli bir süreye kadar, sizin için bir barınma ve bir yararlanma vardır.” dedik.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine Şeytan onları (n ayağını) oradan kaydırıp içinde bulunduklarından (onun ni'metlerinden) onları çıkarıvermiş (mahrum edivermiş) di. Biz de: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer yüzünde sizin için bir vakta (ömrünüzün sonuna) kadar durak ve faidelenecek şey vardır" demişdik.
Hasib Asutay
Derken, şeytan oradan her ikisinin de ayağını kaydırdı ve onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Biz de, 'Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir zamana kadar barınak ve yararlanma vardır' dedik.
Hayrat Neşriyat
Derken şeytan onları(n ayaklarını) oradan kaydırdı da içinde bulundukları şeyden (o ni'metten) onları çıkardı. Bunun üzerine (biz onlara) şöyle dedik: '(Ey Âdem, Havvâ ve Şeytan!) Birbirinize düşman olarak inin! Artık sizin için yeryüzünde bir zamâna kadar bir yerleşme ve bir faydalanma vardır.'
İbni Kesir
Nihayet şeytan onları cennetten kaydırdı. Onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de: Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde sizin için bir zamana kadar yerleşim ve faydalanma vardır, dedik.
Mehmet Okuyan
(Ağaçtan yiyince) Şeytan onları(n ayaklarını) kaydırıp bulundukları yerden onları çıkarmıştı (çıkarılmalarına sebep olmuştu). (Bunun üzerine) “Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır.” demiştik.
Muhammed Esed
Ama Şeytan orada ikisini de yoldan çıkardı ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu. Bu yüzden Biz: "İnin, (bundan böyle) kiminiz kiminize düşman olarak yaşayın ve yeryüzünü bir müddet için mesken edinip orada geçiminizi sağlayın!" dedik.
Mustafa İslamoğlu
Fakat Şeytan onların ayaklarını kaydırdı, böylece sahip oldukları müstesna konumdan uzaklaştırdı. Ve Biz dedik ki: "Birbirinize düşman olarak çıkıp gidin! Zira yeryüzünde, geçici bir hayat alanı ve tadımlık bir haz sizi bekliyor!"
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi, Şeytan Âdem ile Havva'yı cennetten kaydırdı. Oradaki nîmetlerden çıkarıp uzaklaştırdı. Biz de dedik ki: «Bâzınız bâzınıza düşman olmak üzere yeryüzüne ininiz, sizin için yer yüzünde bir vakte kadar bir karar ve bir nasip vardır.»
Ömer Öngüt
Ne var ki şeytan ayaklarını kaydırıp onları oradan uzaklaştırmış, içinde bulundukları yerden çıkarmıştı. Bunun üzerine biz de: “Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir müddet yerleşmek ve geçinmek vardır. ” dedik.
Suat Yıldırım
Derken Şeytan onların ayaklarını kaydırarak içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı. Biz de: "Haydi, dedik, birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin! Siz orada belirli bir süre ikamet edip yararlanacaksınız."
Süleyman Ateş
Derken şeytan onlar(ın ayağın)ı oradan kaydırdı, içinde bulundukları (ni'met yurdu)ndan çıkardı. (Biz de) dedik ki: "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin, yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lazımdır."
Süleymaniye Vakfı
Sonra o şeytan, o ağaç yüzünden ikisinin de ayaklarını kaydırdı ve onları bulundukları yerden çıkardı. (Üçüne birden) şöyle dedik: "Biriniz diğerine düşman olarak oradan inin! Sizin için bu topraklarda yerleşecek yer ve bir süreye kadar geçiminizi sağlayacak şeyler de bulunacaktır."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra Şeytan, o ağaç yüzünden ayaklarını kaydırdı da onları bulundukları yerden çıkardı. Onlara şöyle dedik: "İnin oradan! Biriniz diğerinin hakkına göz dikecek. Sizin için bu topraklarda yerleşecek yer ve bir süreye kadar geçineceğiniz şeyler bulunacaktır".
Şaban Piriş
Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırdı, onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de onlara: -Birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz, dedik.
Tefhim-ul Kuran
Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: «Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır» dedik.
Ümit Şimşek
Derken Şeytan, ayaklarını kaydırdı da onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de 'İnin aşağı,' dedik. 'Artık birbirinize düşman olarak yaşayacaksınız. Yeryüzünde sizin için belirli bir vakte kadar bir yerleşim ve bir nasip vardır.'
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli bir süreye kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet / bir yararlanma imkanı olacaktır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şeytan isə o ağacla onları çaşdırıb olduqları yerdən çıxartdı. Biz dedik: “Bir-birinizə düşmən olaraq aşağı enin! Yerdə sizin üçün müəyyən olunmuş vaxtadək məskən və gün-güzəran vardır”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Lakin) Şeytan onları azdırıb (buğdadan yedizdirməklə neʼmətlər içində) olduqları yerdən uzaqlaşdırdı. Biz də (Adəmə, Həvvaya və Şeytana): ″Bir-birinizə düşmən kəsilərək (buradan kənar olub yer üzünə) enin! Yerdə sizin üçün müəyyən vaxta qədər (ömrünüzün axırınadək) sığinacaq və yaşayış (dolanacaq) vasitələri var″,-dedik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Der Satan verführte sie jedoch dazu, einen Fehltritt zu begehen und von dem verbotenen Baum zu essen. Dadurch verloren sie das Paradies, wo sie geweilt hatten. Wir sagten ihnen: ʺGeht auf die Erde hinab! Die einen von euch sind Feinde der anderen. Auf Erden werdet ihr leben und alles für eine bestimmte Zeit genießen.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Doch Satan entfernte sie davon, und da vertrieb er sie aus dem, worin sie (an Glückseligkeit) gewesen waren. Wir sagten: ʺGeht fort! Einige von euch seien der anderen Feind. Und auf der Erde sollt ihr Aufenthalt und Nießbrauch auf Zeit haben.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Doch Satan ließ sie dort straucheln und brachte sie aus dem Zustand heraus, in dem sie waren. Da sprachen Wir: ʺGeht (vom Paradies) hinunter! Der eine von euch sei des anderen Feind. Und ihr sollt auf der Erde Wohnstätten und Versorgung auf beschränkte Dauer haben.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
So ließ der Satan sie diesbezüglich Fehler begehen, so brachte er sie hinaus von dem, wo sie sich befanden. Und WIR sagten: ʺSteigt ab! Die einen von euch (Menschen) sind Feind für die anderen (Satane), und für euch gibt es auf Erden Aufenthaltsort und Verbrauchsgut bis zu einer bestimmten Zeit.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But through envy and hatred did Iblis, take delight in the portraiture of lawless passion and succeed in tempting them both to commit themselves to what they failed to realize would be an evil line of conduct that they ate of the fruit of the forbidden tree. With the prospect of pleasure and advantage of inciting them to evil, -AL-Shaytan- precipitated their ejection from the state of supreme bliss. In consequence, We said to them: "Upon Our command to all of you, We bring you down upon from this blissful state with mutual enmity toward each other, and you shall settle on earth for a predetermined point of time."
Abdul Haleem
But Satan made them slip, and removed them from the state they were in. We said, ‘Get out, all of you! You are each other’s enemy. On earth you will have a place to stay and livelihood for a time.’
Abdullah Yusuf Ali
Then did Satan make them slip from the (garden), and get them out of the state (of felicity) in which they had been. We said: "Get ye down, all (ye people), with enmity between yourselves. On earth will be your dwelling-place and your means of livelihood - for a time."
Abul A'la Maududi
But Satan caused both of them to deflect from obeying Our command by tempting them to the tree and brought them out of the state they were in, and We said: "Get down all of you; henceforth, each of you is an enemy of the other, and on earth you shall have your abode and your livelihood for an appointed time."
Aisha Bewley
But Shaytan made them slip up by means of it, expelling them from where they were. We said, ‘Go down from here as enemies to each other! You will have residence on the earth and enjoyment for a time.’
Al-Hilali & Khan
Then the Shaitân (Satan) made them slip therefrom (the Paradise), and got them out from that in which they were. We said: "Get you down, all, with enmity between yourselves. On earth will be a dwelling place for you and an enjoyment for a time."
Ali Quli Qarai
Then Satan caused them to stumble from it, and he dislodged them from what they were in; and We said, ‘Get down, being enemies of one another! On the earth shall be your abode and sustenance for a time. ’
Amatul Rahman Omar
After sometime the satan caused them both to slip from this (order of not going near evil) and thus brought them out of (the happy state) which they were in. And We said (to them), `Go forth, some of you are enemies of others and for you there is a sojourn in this land and a provision for a time.'
Arthur John Arberry
Then Satan caused them to slip therefrom and brought them out of that they were in; and We said, 'Get you all down, each of you an enemy of each; and in the earth a sojourn shall be yours, and enjoyment for a time. '
Bijan Moeinian
But [as it was expected] Adam and Eve fell prey to Satan’s temptation and [lost their as they disobeyed God and thus committed the first sin of the human being. ] Then God said: "Go down to earth as enemies [a curse and punishment for disobedience.] You will stay there for a while with an appointed provision."
E. Henry Palmer
And Satan made them backslide therefrom and drove them out from what they were in, and we said, 'Go down, one of you the enemy of the other, and in the earth there is an abode and a provision for a time. '
Edip-Layth
So, the devil tricked both and he brought both of them out from what they were in, and We said, "Descend, you are all enemies of one another. In the land shall be stability for you and luxury for a while."
George Sale
But Satan caused them to forfeit paradise, and turned them out of the state of happiness wherein they had been; whereupon We said, get ye down, the one of you an enemy unto the other, and there shall be a dwelling place for you in earth, and a provision for a season.
Hamid S. Aziz
But Satan made them backslide there from and drove them out from what they were in, and We said, "Go down, one of you the enemy of the other, and in the earth there is an abode and a provision for a time. "
Mahmoud Ghali
Then Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the devil) caused them to slide back therefrom, so he drove them out of what they (both) were in; and We said, "Get down, each of you is an enemy of the other; (Literally: some of you an enemy of some) and in the earth you (The pronoun is plural, not dual, i.e., more than two) will have a repository and an enjoyment for a while."
Marmaduke Pickthall
But Satan caused them to deflect therefrom and expelled them from the (happy) state in which they were; and We said: Fall down, one of you a foe unto the other! There shall be for you on earth a habitation and provision for a time.
Mohamed Ahmed - Samira
But Satan tempted them and had them banished from the (happy) state they were in. And We said: "Go, one the antagonist of the other, and live on the earth for a time ordained, and fend for yourselves."
Muhammad Asad
But Satan caused them both to stumble therein, and thus brought about the loss of their erstwhile state. And so We said: "Down with you, [and be henceforth] enemies unto one another; and on earth you shall have your abode and your livelihood for a while!"
Mustafa Khattab
But Satan deceived them—leading to their fall from the ˹blissful˺ state they were in,[1] and We said, "Descend from the heavens ˹to the earth˺ as enemies to each other.[2] You will find in the earth a residence and provision for your appointed stay."
Progressive Muslims
So, the devil tricked them from it, and he brought them out from what they were in, and We said: "Descend, you are enemies of one another. And in the land shall be stability for you and luxury for a while."
Sahih International
But Satan caused them to slip out of it and removed them from that [condition] in which they had been. And We said, "Go down, [all of you], as enemies to one another, and you will have upon the earth a place of settlement and provision for a time."
Sam Gerrans
But the satan caused them to fall therefrom, and turned them out of what they were in; and We said: “Get you all down, an enemy to one another; and for you in the earth are a dwelling-place and provision for a time.”
Shabbir Ahmed
But Satan caused them both to stumble therein and impelled them out of the happy state they were in. And so We said, "Degraded you are - With wedges of discord among one another! On the earth for you there shall be your station and livelihood for a while."
Syed Vickar Ahamed
Then Satan did make them slip from the (Garden), and get them out of the state (of joy) which they had been. We said: "Get down, you all (people), with hostility between yourselves, on the earth; (that) will be your living-place and your means of livelihood — For a time."
Taqi Usmani
Then, Satan caused them to slip from it, and brought them out of where they had been. And We said, "Go down, all of you, some of you the enemies of others; and on the earth there will be for you a dwelling place and enjoyment for a time."
The Monotheist Group
So, the devil caused them to slip from it, and he brought them out from what they were in, and We said: "Descend; for you are enemies to one another; and on the earth you will have residence and provisions until the appointed time."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Peu de temps après, Satan les fit glisser de là et les fit sortir du lieu où ils étaient. Et Nous dîmes: ʺDescendez (du Paradis); ennemis les uns des autres. Et pour vous il y aura une demeure sur la terre, et un usufruit pour un temps.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca Şeytên ew ji cennetê şemitandin; êdî ji nav xweşiyên ku ew tê de bûn derandin. Me got: “De dakevin ji wir, hûn ê ji hev re neyar bin. Heta hûn sax bin li erdê ji bo we niştecihbûn û pêxweşî heye.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen liet de satan hen daaruit afdwalen. Zo bracht hij hen uit de plaats waarin zij waren naar buiten en Wij zeiden: ʺDaalt af, elkaar tot vijand; en tijdelijk is er voor jullie op de aarde een verblijfplaats en vruchtgebruik.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar Satan verleidde hen en dreef hen er uit, en wij zeiden; ʺWeg van hier; de een zij des anderen vijand; de aarde zal uwe woonplaats zijn en tot tijdelijk gebruik.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И заставил их сатана споткнуться об него [дерево] (внушил им, чтобы они съели от этого дерева) и вывел [стал причиной изгнания] их двоих [Адама и Еву] оттуда, где они были [из Рая]. И Мы [Аллах] сказали (Адаму, Еве и Иблису): «Спуститесь (на Землю), (будучи) врагами друг другу! Для вас на Земле место пребывания и пользование (благами) до (определенного) времени [до Дня Суда]».
Rusça — Osmanov
Но по наущению шайтана они совершили грех в раю и были вынуждены покинуть его. И тогда Мы повелели: ʺИзыдите, и да пребудет меж вами [и потомками вашими] вражда! Земля пусть станет вам временным местопребыванием, и от нее вы будете получать средства к существованиюʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men Djävulen kom dem att överträda detta (förbud) och orsakade så deras fall. Och Vi sade: ʺBort, alla, härifrån! Fiender skall ni vara inbördes! Under en tid skall ni ha er boning och ert uppehälle på jorden.ʺ