Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.

لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ اللّٰهِ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

leyse ǎleyke hudāhum ve lākinne (a)llahe yehdī men yeşā'u ve mā tunfiḳū min ḣayrin fe li enfusikum ve mā tunfiḳūne illā btiğā'e vechi (a)llahi ve mā tunfiḳū min ḣayrin yuveffe ileykum ve entum lā tuZlemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirdeğildir
2عَلَيْكَǎleykesenin üzerine
3هُدٰيهُمْhudāhumه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.onları hidayet etmek
4وَلٰكِنَّve lākinnefakat
5اللّٰهَ(a)llaheAllah'tır
6يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yola ileten
7مَنْmenkimseyi
8يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
9وَمَاve mā
10تُنْفِقُواtunfiḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.verdiğiniz
11مِنْminher
12خَيْرٍḣayrinخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayır
13فَلِاَنْفُسِكُمْfe li enfusikumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendiniz içindir
14وَمَاve mā
15تُنْفِقُونَtunfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.infak edemezsiniz
16اِلَّاillādışında
17ابْتِغَاءَbtiğā'eب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakkazanmak için
18وَجْهِvechiو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.(yüzü) rızasını
19اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
20وَمَاve māve ne
21تُنْفِقُواtunfiḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.verseniz
22مِنْmin-dan
23خَيْرٍḣayrinخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayır-
24يُوَفَّyuveffeو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.tastamam verilir
25اِلَيْكُمْileykumsize
26وَاَنْتُمْve entumve siz
27لَاasla
28تُظْلَمُونَtuZlemūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmedilmezsiniz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları doğru yola götürmek sana ait değil. Fakat Allah dilediğine doğru yolu gösterir. Hayra ait bir şey verirseniz bunun faydası size. Zâten yoksullara vermeniz de ancak Allah rızası içindir. Hayır yapmak için verdiğiniz şey, size fazlalaştırılır ve siz zulüm görmezsiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onları doğru yola götürmek sana ait değil. Fakat Allah dilediğine doğru yolu gösterir. Hayra ait bir şey verirseniz bunun faydası size. Zâten yoksullara vermeniz de ancak Allah rızası içindir. Hayır yapmak için verdiğiniz şey, size fazlalaştırılır ve siz zulüm görmezsiniz.

Adem Uğur

(Ya Muhammed!) Onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Lâkin Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa; karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Ahmed Hulusi

Onların hidayet bulması senin işlevin değildir! Ne var ki Allah dilediğine hidayet eder (hidayet kişinin varlığını meydana getiren Esma terkibindeki Hadiy isminin manasının açığa çıkmasının dilenmesiyle oluşur; dışarıdan verilmez)! Hayır olarak ne bağışlarsanız bu kendi yararınız içindir. Zaten siz vechullah için (vechullahı bildiğiniz veya gördüğünüz için) bağışlarsınız. Hayır olarak ne bağışlarsanız tamı tamına size geri ödenir ve asla hakkınız yenmez.

Ahmet Tekin

Onları doğru, hak yola iletmek sana ait değildir. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri doğru yola iletir. Karşılık gözetmeden yaptığınız hayırlar kendi iyiliğiniz içindir. Karşılık gözetmeden, gönüllü yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Karşılık gözetmeden gönüllü yaptığınız hayırların mükâfatı size eksiksiz verilir. Size haksızlık da yapılmayacaktır.

Ahmet Varol

Onları hidayete ulaştırmak senin üzerine değildir. Ancak Allah dilediğini hidayete eriştirir. Hayır olarak ne harcarsanız kendiniz içindir. Siz zaten ancak Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak amacıyla harcarsınız. Hayır için ne verirseniz size karşılığı eksiksizce verilir ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.

Ali Bulaç

Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -haksızlığa (zulme) uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.

Ali Fikri Yavuz

İnsanların yola gelmesi senin üzerine borç değil; (ancak sana düşen hidayete dâvettir.) Şu kadar var ki Allah, dilediğini yola getirir. Malınızdan hayır adına her ne harcarsanız hep kendi menfaatınız içindir. Zaten siz (müminler), ancak Allah rızasını gözeterek verirsiniz. Böylece hayra dair her ne verirseniz onun sevabı tam olarak size ödenir. Hakkınız yenmez ve size zulüm edilmez.

Ali Rıza Safa

Onları doğru yola eriştirmek, senin görevin değildir. Tam tersine, Allah, dilediğini doğru yola eriştirir. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, kendiniz içindir. Zaten paylaştıklarınız, yalnızca, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için olmalıdır. İyilik amacıyla ne paylaşırsanız, haksızlık yapılmadan tümüyle size geri verilir.

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber! İnsanları hidayete erdirmek sana ait değildir; ancak Allah dileyeni hidayete erdirir. Sadece Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla başkalarına her ne iyilik yaparsanız bu kendi yararınızadır. Çünkü yapacağınız her iyilik size, olduğu gibi geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.

Bekir Sadak

Onlarin dogru yola iletilmeleri sana dusmez, fakat Allah diledigini dogru yola eristirir. Sarfettiginiz iyi sey kendinizedir, zaten ancak Allah'in rizasini kazanmak icin sarfedersiniz. Sarfettiginiz iyi bir seyin karsiligi haksizliga ugratilmaksizin size verilir.

Celal Yıldırım

Onları doğru yola iletip eriştirmek sana gerekmez, (senin görev sınırına girmez). Ama Allah dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. Hayır (ve iyilik)den ne harcarsanız bunun yararı kendinizedir. Zaten siz ancak Allah rızasını gözeterek harcarsınız. Hayırdan ne harcarsanız karşılığı tastamam verilir ve siz haksızlığa uğramış olmazsınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onları doğru yola iletmek senin üzerine borç değildir, fakat Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır için yaptığınız her harcama kendiniz içindir. Verdiklerinizi ancak Allah rızası için verirsiniz. Hayır için yaptığınız her harcamanın karşılığını da hiçbir haksızlığa uğramaksızın tam olarak alacaksınız.

Diyanet İşleri

Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.

Diyanet İşleri (eski)

Onların doğru yola iletilmeleri sana düşmez, fakat Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Sarfettiğiniz iyi şey kendinizedir, zaten ancak Allah'ın rızasını kazanmak için sarfedersiniz. Sarfettiğiniz iyi bir şeyin karşılığı haksızlığa uğratılmaksızın size verilir.

Diyanet Vakfi

(Ya Muhammed!) Onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Lâkin Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz. İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların yola gelmesi senin üzerine vazife değildir. Ancak Allah, dilediğini yola getirir. Hayır adına ne verirseniz, hep kendi lehinizedir. Ancak sizler, yalnız Allah rızası için verirsiniz. Bu şekilde hayır için her ne verirseniz, karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların yola gelmesi senin üzerine değil velakin Allahdır ki dilediğini yola getirir, ve hayır namına her ne infak ederseniz hep kendi lehinizedir, ancak sırf Allah yüzünü gözeterek verirsiniz, bu vechile hayra dair her ne verirseniz karşılığı size tamamen ödenir ve hiç hakkınız yenmez

Erhan Aktaş

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, dileyeni doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

Fizilal-il Kuran

Onları doğru yola getirmek sana düşmez, ancak Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır amacıyla ne infak ederseniz bu kendiniz içindir. Zaten siz sırf Allah rızasını kazanmak için infak edersiniz. Yaptığınız her hayır amaçlı harcamanın karşılığı size eksiksiz olarak verilir, kesinlikle size haksızlık yapılmaz.

Gültekin Onan

Onların hidayete ermesi senin üzerine (bir yükümlülük) değildir. Ancak Tanrı dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Tanrı'nın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -zulme uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.

Hamdi Döndüren

Onları doğru yola iletmek senin görevin değildir; ancak Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak yapacağınız her harcama kendiniz içindir. Zaten siz, sadece Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için harcarsınız. O halde, hayır olarak yaptığınız her harcamanın karşılığı size tam olarak verilir ve siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) onları (İnsanları) hidayete erdirmek senin üstüne borç değil. Ancak Allah hidayeti kime dilerse ona verir (nasıyb eder). Infak edeceğiniz hayır (mal) kendi faidenizedir. Zaten siz, (Ey mü'minler) Allahın rızaasını aramakdan başka bir suretle infak da etmezsiniz ya. (Allah yolunda) maldan harcedeceğiniz (in mükafatı) size fazlasıyle ödenecekdir. Siz (bu hususda da) haksızlığa uğratılmayacaksınız.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Fakat Allah dilediğini doğru yola iletir. (Ey müminler!) Yaptığınız her hayır kendiniz içindir. Siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayırdan her ne harcarsanız size tam olarak ödenecektir. Ve siz zulme uğratılmazsınız.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Onların hidâyete ermesi sana âid değildir (senin vazîfen ancak tebliğdir); fakat Allah, dilediğini (hikmetine binâen kendi lütfundan) hidâyete erdirir. Hem hayır (ve hasenât)dan ne sarf ederseniz, artık kendiniz içindir. Zâten (siz) yalnız Allah’ın rızâsını arzu ederek sarf edersiniz, bu yüzden hayır (ve hasenat)dan ne sarf ederseniz, (onun ecri) size tam olarak verilir ve (âhirette) size haksızlık edilmez.

İbni Kesir

Onları hidayete erdirmek sana düşmez. ALlah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır namına ne infak ederseniz kendinizedir. Zaten yalnız Allah rızasını kazanmak için infak edersiniz. Verdiğiniz her hayır tam olarak size ödenir. Ve siz, haksızlığa uğratılmazsınız.

Mehmet Okuyan

Onların hidayeti senin üzerine (bir görev) değildir. Zira Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. Her ne iyilik infak ederseniz kendiniz içindir. Yalnızca Allah rızası için infak edeceksiniz. Her ne iyilik infak ederseniz, (karşılığı) size tastamam verilecektir ve siz haksızlığa uğratılmayacaksınız.

Muhammed Esed

(Ey Peygamber,) İnsanları hidayete erdirmek senin işin değil, zira ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için harcamanız şartıyla, başkalarına her ne iyilik yaparsanız bu kendi yararınızadır: Çünkü yapacağınız her iyilik size olduğu gibi geri dönecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber!) İnsanların hidayeti senin elinde değildir; lakin Allah isteyenin hidayetini bilir. Hayır için harcadığınız herhangi bir şey kendi yararınızadır; yeter ki yalnızca Allah'ı kazanmak için harcayın; ve hayır için yapacağınız bir harcama, size tastamam geri dönecek ve siz kesinlikle haksızlığa uğramayacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onları hidâyete erdirmek senin üzerine (bir vecibe) değildir. Velâkin Allah Teâlâ dilediğine hidâyet nâsip buyurur. Ve hayırdan her neyi infak ederseniz kendi nefsiniz için etmiş olursunuz. Ve siz ancak Allah Teâlâ'nın rızası için infakta bulunursunuz. Ve hayırdan her ne infak ederseniz size karşılığı ödenir ve siz zulme uğratılmayacaksınız.

Ömer Öngüt

İnsanları hidayete erdirmek senin üzerine borç değildir. Şu kadar var ki, Allah dilediği kimseye hidayet eder. Hayır olarak harcadığınız her şey kendiniz içindir. Zaten siz yalnız Allah rızâsını kazanmak için infak edersiniz. Verdiğiniz her hayır, tam olarak size noksansız ödenir ve siz aslâ haksızlığa uğratılmış olmazsınız.

Suat Yıldırım

Onları hak yola getirmek senin görevin değil, lâkin Allah dilediğini doğru yola getirir. Hayır olarak yaptığınız her harcama sadece kendiniz içindir. Zaten siz Allah rızasını aramaktan başka bir gaye ile infak etmezsiniz. İşlediğiniz her hayrın mükâfatı size tamamen verilir ve sizin hakkınız yenmez.

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed) Onları yola iletmek sana düşmez, dilediğini doğru yola ileten Allah'tır. Verdiğiniz her hayır, kendiniz içindir. Çünkü yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için veriyorsunuz. Verdiğiniz her hayır, size tastamam verilir ve hiç hakkınız yenmez.

Süleymaniye Vakfı

Onları doğru yola getirmek senin görevin değildir ama Allah, gereğini yapanı doğru yola getirir. Hayra yapacağınız her harcama kendi lehinizedir. Harcamayı, sırf Allah'ın beğenisini kazanmak amacıyla yapmalısınız. Hayra yapacağınız her harcamanın karşılığı size tam olarak verilir ve haksızlık görmezsiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin görevin, onları yola getirmek değildir. Doğru yolu seçeni yola getiren Allah'tır. Hayra yapacağınız her harcama kendiniz içindir. Harcamayı, sırf Allah rızasını kazanmak için yapmalısınız. Harcadığınız her malın karşılığı size tam olarak verilir ve haksızlık görmezsiniz.

Şaban Piriş

(Ey Muhammed) Onları hidayete erdirmek senin üzerine borç değildir. Fakat Allah, dilediği kimseyi hidayete erdirir. İyilik olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Zaten siz, yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz haksızlığa uğratılmaksızın (bunun karşılığı) size eksiksizce ödenecektir.

Tefhim-ul Kuran

Onların hidayete ermesi, senin üzerinde (kesin bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz -haksızlığa (zulme) uğratılmaksızın- size eksiksizce ödenecektir.

Ümit Şimşek

Onları doğru yola iletmek senin görevin değildir; ancak Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak ne harcayacak olsanız, kendiniz içindir. Zaten siz de ancak Allah rızası için harcarsınız. Hayır olarak harcadığınız şeyin karşılığı ise size eksiksiz ödenir; hiçbir haksızlığa uğramazsınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların iyiyi ve güzeli bulmaları, senin üzerine bir borç değildir. Tam aksine, dilediğini/dileyeni iyiye ve güzele kılavuzlayan Allah'tır. Nimet ve imkandan başkalarına bağışladığınız, esasında sizin öz benlikleriniz lehinedir. Allah'ın yüzünü arzulama dışında bir şey için infak etmiyorsunuz. İnfak ettiğiniz her nimet size tam bir biçimde geri verilir. Ve siz, asla zulme uğratılmazsınız.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) İnsanları doğru yola yönəltmək sənin borcun deyildir. (Sənin vəzifən ancaq onları haqq yola dəʼvət etməkdir). Allah kimi istərsə, onu doğru yola yönəldər. Malınızdan sərf etdiyiniz hər hansı bir şeyin (mənfəəti) ancaq özünüz üçündür. Siz onu yalnız Allahın razılığını qazanmaq üçün verirsiniz. Malınızdan verdiyiniz hər hansı bir şeyin əvəzi tamamilə sizə ödəniləcəkdir. Sizə əsla zülm edilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du bist nicht verpflichtet, sie zum rechten Weg zu leiten. Gott aber leitet, wen Er will, zum rechten Weg. Wenn ihr Spenden gebt, nützt ihr euch selbst. Gott belohnt euch, wenn ihr Ihm zuliebe spendet. Für alle Spenden erhaltet ihr gebührenden Lohn. Euch wird kein Unrecht getan.

Almanca — Der Edle Quran

Nicht dir obliegt ihre Rechtleitung, sondern Allah leitet recht, wen Er will. Was immer ihr an Gutem ausgebt, (das) ist für euch selbst. Und ihr gebt nur im Trachten nach Allahs Angesicht aus. Und was immer ihr an Gutem ausgebt, wird euch in vollem Maß zukommen, und es wird euch kein Unrecht zugefügt.

Almanca — M. A. Rassoul

Ihre Rechtleitung obliegt nicht dir, sondern Allah leitet recht, wen Er will. Was immer ihr an Gutem spendet, das ist für euch selbst, und ihr (sollt) nicht spenden, es sei denn aus Verlangen nach dem Angesicht Allahs. Und was immer ihr an Gutem spendet, das soll euch voll zurückerstattet werden, und es soll euch kein Unrecht zugefügt werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dir obliegt nicht ihre Rechtleitung. Doch ALLAH leitet recht, wen ER will. Und was ihr an Gutem gebt, so ist dies für euch selbst. Und nicht gebt ihr außer im Streben nach ALLAHs Wohlgefallen. Und was ihr an Gutem gebt, wird euch vergütet und euch wird kein Unrecht angetan.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is not your responsibility, Muhammad, to guide the strayed to the path of righteousness but it is Allah Who touches the hearts of whom He will with His divine hand opening their minds’ eyes to His path of righteousness. And whatever you spend in divine service reflects piety in your deeds and it is but an advantage to you, that is if what you spend is truly intended to fulfil your obligation to Allah and to satisfy your conscience and hearts. And whatever you spend in benevolence shall be reimbursed in your favour and you shall not be wronged.

Abdul Haleem

It is not for you [Prophet] to guide them; it is God who guides whoever He will. Whatever charity you give benefits your own soul, provided you do it for the sake of God: whatever you give will be repaid to you in full, and you will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

It is not required of thee (O Messenger), to set them on the right path, but Allah sets on the right path whom He pleaseth. Whatever of good ye give benefits your own souls, and ye shall only do so seeking the "Face" of Allah. Whatever good ye give, shall be rendered back to you, and ye shall not Be dealt with unjustly.

Abul A'la Maududi

You are not responsible for setting these people on the Right Way; Allah sets on the Right Way whomsoever He wills. Whatever wealth you spend in charity is to your own benefit for you spend merely to please Allah. So, whatever you spend in charity will be repaid to you in full and you shall not be wronged.

Aisha Bewley

You are not responsible for their guidance, but Allah guides whomever He wills. Whatever good you give away is to your own benefit, when you give desiring only the Face of Allah. Whatever good you give away will be repaid to you in full. You will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

Not upon you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) is their guidance, but Allâh guides whom He wills. And whatever you spend in good, it is for yourselves, when you spend not except seeking Allâh’s Countenance. And whatever you spend in good, it will be repaid to you in full, and you shall not be wronged.

Ali Quli Qarai

It is not up to you to guide them; rather it is Allah who guides whomever He wishes. And whatever wealth you spend, it is for your own benefit, as you do not spend but to seek Allah’s pleasure, and whatever wealth you spend will be repaid to you in full, and you will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

You are not responsible for their guidance to the right path but Allah guides (him) who wishes (to be guided). (Believers!) whatever wealth you spend (in doing good) will be fully credited to you and you shall not be treated unjustly.

Arthur John Arberry

Thou art not responsible for guiding them; but God guides whomsoever He will. And whatever good you expend is for yourselves, for then you are expending, being desirous only of God's Face; and whatever good you expend shall be repaid to you in full, and you will not be wronged,

Bijan Moeinian

It is not your job (O Mohammad) to make believers out of people. Only God will guide the ones who deserve to be guided. Anything you spend on charity is for your own good, if you do it to please the Lord. Whatever you spend on the cause of God will be paid back to you in full and you will not face any injustice.

E. Henry Palmer

Thou art not bound to guide them; but God guides whom He will; and whatever good ye expend it is for yourselves, and do not expend save craving for God's face. And what ye expend of good, it shall be repaid you, and ye shall not be wronged,-

Edip-Layth

You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whomever He wishes. Whatever you spend out of goodness is for yourselves. Anything you spend should be in seeking God's presence. Whatever you spend out of goodness will be retuned to you, and you will not be wronged.

George Sale

The direction of them belongeth not unto thee; but God directeth whom he pleaseth. The good that ye shall give in alms shall redound unto your selves; and ye shall not give unless out of desire of seeing the face of God. And what good thing ye shall give in alms, it shall be repaid you, and ye shall not be treated unjustly;

Hamid S. Aziz

It is not your duty (O Muhammad) to guide them; but Allah guides whom He will; and whatever good you expend it is for yourselves when you spend not save for Allah's sake. And what you spend of good, it shall be repaid you in full, and you shall not be wronged,

Mahmoud Ghali

Their guidance is not upon you, but Allah guides whomever He decides. And whatever charity (benefit) you do expend, (then) it is for yourselves; and whatever you expend (should be) for nothing except for your seeking the Face of Allah; and whatever charity you do expend will be (paid) to you in full, and you will not be done an injustice.

Marmaduke Pickthall

The guiding of them is not thy duty (O Muhammad), but Allah guideth whom He will. And whatsoever good thing ye spend, it is for yourselves, when ye spend not save in search of Allah's Countenance; and whatsoever good thing ye spend, it will be repaid to you in full, and ye will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

It is not for you to guide them: God guides whom He will. Whatever you spend you will do so for yourself, for you will do so to seek the way that leads to God; and what you spend in charity you will get back in full, and no wrong will be done to you.

Muhammad Asad

It is not for thee [O Prophet] to make people follow the right path, since it is God [alone] who guides whom He wills. And whatever good you may spend on others is for your own good, provided that you spend only out of a longing for God's countenance: for, whatever good you may spend will be repaid unto you in full, and you shall not be wronged.

Mustafa Khattab

You are not responsible for people’s guidance ˹O Prophet˺—it is Allah Who guides whoever He wills. Whatever you ˹believers˺ spend in charity, it is for your own good—as long as you do so seeking the pleasure of Allah.[1] Whatever you donate will be paid back to you in full, and you will not be wronged.

Progressive Muslims

You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whoever He wishes. And whatever you spend out of goodness is for your own souls. And anything you spend should be in seeking God's presence. And whatever you spend out of goodness will be retuned to you, and you will not be wronged.

Sahih International

Not upon you, [O Muúammad], is [responsibility for] their guidance, but Allah guides whom He wills. And whatever good you [believers] spend is for yourselves, and you do not spend except seeking the countenance of Allah. And whatever you spend of good - it will be fully repaid to you, and you will not be wronged.

Sam Gerrans

(Not upon thee is their guidance; but God guides whom He wills.) And what you spend of good, it is for yourselves. And spend not save seeking the face of God (and what you spend of good will be paid in full to you; and you will not be wronged)

Shabbir Ahmed

Your responsibility (O Messenger!) is only to show them the Right Way (and not to make them walk it). He has established Rules for attaining Guidance.(4:88). (O People!) Whatever good you give benefits your own "Self" when you spend for the sake of Allah. Any charity you give will be repaid to you, without the least injustice.

Syed Vickar Ahamed

It is not required for you (O Prophet!), to set them on the right path, but Allah sets on the right path anyone He pleases. Whatever good you give benefits your own souls, and you shall only do so hoping for the (Divine) Face of Allah. Whatever good you give, shall be brought back to you and you shall not be dealt with unjustly.

Taqi Usmani

It is not for you to put them on the right path. Rather, Allah puts on the right path whom He wills. Whatever good you spend is for your own selves, and you shall not spend but to seek the pleasure of Allah, and whatever good thing you spend shall be repaid to you in full, and you shall not be wronged.

The Monotheist Group

You are not responsible for their guidance, but it is God who will guide whoever He wishes. And whatever you spend out of goodness is for your own souls. And anything you spend should be in seeking the face of God. And whatever you spend out of goodness will be returned to you, and you will not be wronged.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ey pêxember!) Hîdayetkirina wan ne li ser te ye; lê Xwedê, kî bivê wî hîdayet dike. Hûn her çi xêrê bidin, ew ji bo we ye (hûn ê feydeya wê bibînin) û hûn çi xêrê bidin bila bes ji bo Xweda be. Hûn bi qesta xêrê çi bidin (xelata wê) bêkêmasî dê bigihîje we û qet neheqî li we nayê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het is niet jouw taak om hen op het goede pad te brengen, maar God wijst de goede richting aan wie Hij wil. En het goede dat jullie als bijdrage geven is in jullie eigen voordeel, ook al geven jullie de bijdragen in jullie verlangen naar Gods aangezicht. En het goede dat jullie als bijdrage geven, zal jullie worden vergoed en jullie zal geen onrecht worden aangedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij zijt niet verplicht hen terecht te wijzen, God leidt wien hij wil. Wat gij aan aalmoezen geeft is voor uw heil; wat gij geeft, geeft het met het doel, Gods aangezicht te zien. Wat gij den armen goed doet, zal u eens betaald worden, en gij zult niet onrechtvaardig behandeld worden.

Hollandaca — Siregar

Het is niet aan jou hen te leiden, maar Allah leidt wie Hij wil, en wat jullie aan goeds geven is voor jullie zelf. En jullie geven slechts liefdadigheid omwille van het welbehagen van Allah. En wat jullie ook van het goede geven zal jullie beloond worden en jullie zullen niet onrechtvaardig behandelt worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не на тебе (о, Пророк) (лежит ответственность) чтобы вести их [неверующих] (к Вере), но (Сам) Аллах ведет (к Вере), кого пожелает. И что бы вы ни потратили из добра [имущества], – то для вас самих же. И вы (о, верующие) тратите (имущество, которое принесет вам пользу) только (тогда, когда это делается) из стремления к лику Аллаха [желая увидеть лик Аллаха, войдя в Рай]. И что бы вы ни потратили из добра [имущества], будет полностью воздано вам [Аллах вернет вам пользу и награду за нее], и вы не будете обижены [Он ничего не убавит от этого].

Rusça — Osmanov

Вести людей прямым путем не твоя обязанность. Это Аллах ведет путем истины тех, кого пожелает. То, что вы тратите [во имя Аллаха], тратите для самих себя. Вы тратите только из стремления умилостивить Аллаха. И воздается вам сполна за то, что вы потратите, и не будете вы в убытке.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är inte din uppgift (Muhammad) att förmå människor att följa den raka vägen. Nej, Gud vägleder dem Han vill. Allt det goda ni ger är för ert eget bästa, såvida ni ger det enbart för att vinna Guds välbehag. Ja, för det goda ni ger skall ni få fullt vederlag, och ingen orätt skall tillfogas er.