Bakara Suresi 189. Ayet — Elfaz
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.
1يَسْـَٔلُونَكَyeselūnekesana soruyorlarMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek
2عَنِǎniHarf-i Cer
3الْاَهِلَّةِl-ehilletihilallerdenMarife (Belirlilik Takısı)+İsimه ل لGörünmek (yeni ay), ayın başlangıcı (ay takviminde). Ahalla - bir hayvanı kesmeden önce Allah'ın adını anmak.
4قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5هِيَhiyeonlarZamir
6مَوَاقِيتُmevāḳītuvakit ölçüleridirİsimو ق تBir şeyi zamana göre sabitlemek, belirlemek/sınırlamak, zaman atamak/bildirmek/tayin etmek, zaman ölçüsü (örn. mevsim).
7لِلنَّاسِli n-nāsiinsanlar içinHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
8وَالْحَجِّve l-Haccive hacBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmek
9وَلَيْسَve leyseve değildirİsti'nafiye Edatı+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir
10الْبِرُّl-birruiyilikMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmak
11بِاَنْbi enHarf-i Cer+Masdar Harfi
12تَأْتُواte'tūgirmekMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
13الْبُيُوتَl-buyūteevlereMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir
14مِنْmin-ndanHarf-i Cer
16وَلٰكِنَّve lākinnefakatİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nasb
17الْبِرَّl-birraiyilikMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmak
18مَنِmenikişininİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
19اتَّقٰىtteḳātakvasıdırMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişi
20وَأْتُواve 'tūve girinİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
21الْبُيُوتَl-buyūteevlereMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir
22مِنْmin-ndanHarf-i Cer
24وَاتَّقُواve tteḳūve sakınınBağlaç+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişi
25اللّٰهَ(a)llaheAllah'tanLafza-i Celal
26لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur kiHarf-i Nasb+Zamir
27تُفْلِحُونَtufliHūnekurtuluşa erersinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü