Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا

lā yesmeǔne fīhā leğven illā selāmen ve lehum rizḳuhum fīhā bukraten ve ǎşiyyen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَا
2يَسْمَعُونَyesmeǔneس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitmezler
3فِيهَاfīhāorada
4لَغْوًاleğvenل غ وSaçma konuşmak, bilerek veya bilmeyerek hata yapmak, boş sözler kullanmak, boş konuşmak, gürültü yapmak ve yaygara koparmak (sözü kesmek için), hafifçe konuşmak (başkasının duymasını engellemek için), konuşma hatası, istem dışı konuşma, gevezelik.boş söz
5اِلَّاillāyalnızca
6سَلَامًاselāmenس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakselam
7وَلَهُمْve lehumve Onların
8رِزْقُهُمْrizḳuhumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızıkları da
9فِيهَاfīhāorada
10بُكْرَةًbukratenب ك رBakirlik, ilk defa, erkenden gitmek, sabah erkenden gitmek, sabah erken kalkmak, sabah vakti, genç deve, genç dişi deve, hiç doğurmamış dişi devesabah
11وَعَشِيًّاve ǎşiyyenع ش وGece boyunca gitmek, görüşü zayıf olmak, gece körlüğü olmak, geri çekilmek, terk etmek. isha - karanlığın başlangıcı, erken gece, alacakaranlık, akşam. ashiyyatan - gece yolu, akşam. ya'shu - yeryüzünden ürün toplamak veya almak, yardım etmek, destek olmak, kurtarmak, korumak, birine bir şey vermek, birine fayda sağlamak.ve akşam

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Orada mânasız bir söz işitmeyecekler, ancak esenlik size sözünü duyacaklar ve sabah akşam, rızıkları gelecek onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Orada mânasız bir söz işitmeyecekler, ancak esenlik size sözünü duyacaklar ve sabah akşam, rızıkları gelecek onlara.

Adem Uğur

Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.

Ahmed Hulusi

Orada lağv (dedikodu) değil sadece "Selam" (Selam isminin manası açığa çıkar ve böylece kendi hakikatlerinden açığa çıkan kuvveleri konuşurlar) işitirler. . . Orada kendilerinin sabah - akşam, yaşam gıdalarıyla beslenmeleri söz konusudur.

Ahmet Tekin

Onlar orada, taahhüde sadakatsizlik lafı-sözü, boş, lüzumsuz sözler işitmezler. Birbirlerinin selâmını, Rablerinin selâmet ve güven ilânını, hoşlarına giden şeyler duyarlar. Onların orada sabah erken ve akşama doğru rızıkları da hazırdır.

Ahmet Varol

Orada boş söz işitmezler. Ancak selâm (işitirler). Orada sabah ve akşam rızıkları hazırdır.

Ali Bulaç

Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.

Ali Fikri Yavuz

Cennet’de bir boş söz işitmezler, ancak (meleklerden veya birbirlerinden) selâm işitirler. Rızıkları da oradadır, sabah ve akşam.

Ali Rıza Safa

Orada, boş söz duymazlar; yalnızca "Selam!" Sunuları da sabahakşam hazırdır.

Bayraktar Bayraklı

Orada boş söz değil, hoş söz/selam duyarlarve orada, sabahakşam kendilerine ait rızıkları vardır.

Bekir Sadak

Orada bos sozler degil sadece esenlik veren sozler isitirler. Orada riziklarini sabah aksam hazir bulurlar.

Celal Yıldırım

Orada boş anlamsız bir söz değil, sadece «selâm» işitecekler. Onların orada sabah akşam rızıkları hazırdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Orada boş söz işitmezler, kendilerine yalnız esenlikler dilenir. Orada, sabah akşam rızıkları hazırdır.

Diyanet İşleri

Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Orada boş sözler değil sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada rızıklarını sabah akşam hazır bulurlar.

Diyanet Vakfi

Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak «Selam» işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada hiç boş söz işitmezler; ancak bir "Selam" işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada hiç boş söz işitmezler, ancak bir selam, rızıkları da vardır orada sabah, akşam

Erhan Aktaş

Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam rızıkları vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam rızıkları vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam rızıkları vardır.

Fizilal-il Kuran

Orada boş sözler değil, sadece selam sözü işitirler. Ve sabah akşam rızıklarını hazır bulurlar orada.

Gültekin Onan

Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam(ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.

Hamdi Döndüren

Orada boş söz değil, yalnız selâm işitirler. Onlar için orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

Hasan Basri Çantay

Orada selamdan başka hoş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da (ayaklarına gelecekdir).

Hasib Asutay

Orada boş söz işitmezler. Sadece selâm (işitirler). Onlar için orada sabah akşam rızıkları da vardır.

Hayrat Neşriyat

Ve (onlar) orada boş bir söz işitmezler; ancak selâm (işitirler)! Ve orada sabah-akşam kendilerine âid rızıkları vardır.

İbni Kesir

Orada boş sözler değil, sadece selam sözü işitirler ve sabah-akşam rızıklarını hazır bulurlar.

Mehmet Okuyan

Orada herhangi bir boş söz duymayacaklardır. Sadece ‘selam’ (sözleri duyacaklardır). Onlar için orada sabah akşam rızıkları vardır.

Muhammed Esed

Orada onlar asla boş ve yararsız bir söz işitmeyecekler; iç huzuru ve esenlik dileğinden başka hiçbir söz! Ve orada sabah akşam azıklandırılacaklar;

Mustafa İslamoğlu

Orada mutluluk tebriği dışında asla boş bir söz işitmeyecekler; ve onlar orada sabah akşam rızıklandırılacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Orada faidesiz lakırdı işitmezler, ancak selâm (işitirler) ve onlar için orada sabah ve akşam rızıkları da vardır.

Ömer Öngüt

Orada boş söz değil, sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

Suat Yıldırım

Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler, sadece selâm ve selâmet sözleri duyarlar. Orada ziyafetleri sabah akşam kendilerine sunulacaktır.

Süleyman Ateş

Orada boş söz değil, yalnız selam işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

Süleymaniye Vakfı

Orada boş sözler değil, sadece hoş sözler işiteceklerdir. Orada onlar için sabahleyin ve akşamleyin rızıklar vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada boş söz dinlemeyeceklerdir. Sadece "Selam" sözü. Orada onlar için sabah akşam rızıklar vardır.

Şaban Piriş

Orada boş söz işitmezler ancak esenlik. Sabah akşam rızıklarını da orada hazır bulurlar.

Tefhim-ul Kuran

Onda selamın dışında 'boşa harcanmış bir söz' işitmezler. Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta) dır.

Ümit Şimşek

Orada onlar boş söz işitmezler, ancak esenlik işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Orada boş lakırdı değil, yalnızca "selam" işitirler. Orada kendilerinin sabah, akşam, rızıkları da hazırdır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar orada boş sözlər deyil, ancaq: “Salam!” eşidəcəklər. Orada səhər-axşam onların ruzisi olacaqdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar orada boş (lağlağı) söhbətlər deyil, (mələklərdən və bir-birindən) ancaq: ″Salam!″ eşidərlər. Ruziləri də səhər-axşam (həmişə) oradadır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Darin werden sie kein törichtes Gerede hören, sondern nur versöhnendes. Sie werden dort morgens und abends ihre Versorgung empfangen.

Almanca — Der Edle Quran

Sie hören darin keine unbedachte Rede, sondern nur: ʺFrieden!ʺ Und sie haben darin ihre Versorgung morgens und abends.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie hören dort kein leeres Gerede, sondern (genießen) nur Frieden; und sie werden dort ihren Unterhalt morgens und abends empfangen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Darin hören sie nichts Unnützes - (sie hören) nur den Salam-Gruß ! Und ihnen ist ihre Versorgung darin morgens und abends gesichert!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No vain discourse shall they hear therein, but peace shall forever shine and in Allah's Name shall they be greeted with the formula of good will, good wishes and respect "Peace", and they shall be provided with victuals, eatables and drinkables morning and evening.

Abdul Haleem

There they will hear only peaceful talk, nothing bad; there they will be given provision morning and evening.

Abdullah Yusuf Ali

They will not there hear any vain discourse, but only salutations of Peace: And they will have therein their sustenance, morning and evening.

Abul A'la Maududi

They shall not hear in it anything vain; they shall hear only what is good; and they shall have their provision in it, morning and evening.

Aisha Bewley

They will not hear any prattling there – nothing but ‘Peace’. They will receive their provision there morning and night.

Al-Hilali & Khan

They shall not hear therein (in Paradise) any Laghw (dirty, false, evil vain talk), but only Salâm (salutations of peace). And they will have therein their sustenance, morning and afternoon. [See (V.40:55)].

Ali Quli Qarai

Therein they will not hear vain talk, but only ‘Peace!’ And therein they will have their provision morning and evening.

Amatul Rahman Omar

There they will hear no idle talk, but all that they hear will be only (greetings of) peace. There they shall remain, provided with their sustenance, morning and evening (regularly and eternally).

Arthur John Arberry

There they shall hear no idle talk, but only 'Peace. ' There they shall have their provision at dawn and evening.

Bijan Moeinian

There will be no foul language spoken in Paradise. Only peace. The inhabitants of the Paradise will be served day and night.

E. Henry Palmer

They shall hear no empty talk therein, but only 'peace;' and they shall have their provision therein, morning and evening;

Edip-Layth

They will not hear in it any nonsense, only peace. They will have their provision in it morning and evening.

George Sale

Therein shall they hear no vain discourse, but peace; and their provision shall be prepared for them therein morning and evening.

Hamid S. Aziz

Gardens of Eden, which the Beneficent has promised to His servants in the Unseen; verily, His promise ever comes to pass!

Mahmoud Ghali

They hear therein no idle (talk), except (only) peace; and they will have their provision therein before sunrise and at nightfall.

Marmaduke Pickthall

They hear therein no idle talk, but only Peace; and therein they have food for morn and evening.

Mohamed Ahmed - Samira

They will hear no vain talk there, but only salutations of peace, and they will have their sustenance morning and evening. "

Muhammad Asad

No empty talk will they hear there-nothing but [tidings of] inner soundness and peace; and there will they have their sustenance by day and by night:

Mustafa Khattab

There they will never hear any idle talk—only ˹greetings of˺ peace. And there they will have their provisions morning and evening.[1]

Progressive Muslims

They will not hear in it any nonsense, only peace. And they will have their provision in it morning and evening.

Sahih International

They will not hear therein any ill speech - only [greetings of] peace - and they will have their provision therein, morning and afternoon.

Sam Gerrans

They will hear therein no vain speech; only: “Peace!” And they will have therein provision morning and evening.)

Shabbir Ahmed

They will hear no insult to intelligence nor vain discourse, but only salutations of Peace. And therein they will have their sustenance day and night. (Likewise, in the Ideal Society no person will sleep hungry and there shall be plenty of provision for all).

Syed Vickar Ahamed

They will not hear within it any useless talk, except only words of Peace: And in there they will have their sustenance, morning and afternoon.

Taqi Usmani

They will not hear anything absurd therein, but a word of peace, and there they will have their provision at morn and eve.

The Monotheist Group

They will not hear in it any nonsense, only peace. And they will have their provision in it morning and evening.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

On nʹy entend nulle parole insignifiante; seulement: ʺSalâmʺ; et ils auront là leur nourriture, matin et soir.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li wir, ew ê ne gotinên kelevajî; dê bes silavê bibihîzin. Li wir sibeh û êvarê rizqê wan ji wan re amade ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij horen daarin geen onzin, maar alleen: Vrede! En voor hen is er ʹs ochtends en ʹs avonds hun levensonderhoud.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daar zullen zij geene ijdele gesprekken hooren, maar vrede, en hun voedsel zal daar des ochtends en des avonds voor hen worden gereed gemaakt.

Hollandaca — Siregar

Zij zullen daarin geen onzinnige gesprekken horen, maar slechts ʹVredeʹ en daarin is voor hen levensonderhoud, ʹs ochtends en ʹs avonds.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не услышат они [обитатели Рая] там [в Раю] пустословия [ложные и бесполезные речи], а (будут они там слышать) только (такую речь, которая для них будет) (как приветствие) миром. Для них там (в Раю) – удел их [вечное пропитание] и утром и вечером [всегда, когда пожелают].

Rusça — Osmanov

Они не услышат там речей суетных, а только [слово]ʺМир!ʺ - и им там [уготовано] пропитание утром и вечером.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Där skall de inte höra tomt och meningslöst tal - men (hälsas med) fredshälsningen - och där skall de få, morgon och afton, allt vad de behöver för sitt välbefinnande.