Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
وَنَادَيْنَاهُ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ الْاَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا
ve nādeynāhu min cānibi T-Tūri l-eymeni ve ḳarrabnāhu neciyyen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ona, Tûr'un sağ yanından nidâ ettik, bizimle konuşmak üzere tapımıza yaklaştırdık onu.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ona, Tûrʼun sağ yanından nidâ ettik, bizimle konuşmak üzere tapımıza yaklaştırdık onu.
Adem Uğur
Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.
Ahmed Hulusi
Ona Tur'un sağ tarafından (benliğinin sağ yanı, hakikatinden) nida ettik ve Onu neciy olarak (hakikatinin seslenişini duyacağı makama) kurb makamına erdirdik.
Ahmet Tekin
Mûsâ’ya Tur’un sağ tarafından seslendik. Fısıldaşan kimse kadar onu kendimize yaklaştırdık.
Ahmet Varol
Biz ona Tur'un sağ yanından seslendik ve onu özel konuşma için yaklaştırdık.
Ali Bulaç
Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.
Ali Fikri Yavuz
Biz Mûsa’ya Tûr dağı yanında, sağ tarafından nida ettik; ve münacat ettiği halde kendisine yüksek mertebe verdik.
Ali Rıza Safa
Dağın sağ tarafından, Ona seslendik. Ve konuşmak için, Onu yaklaştırdık.
Bayraktar Bayraklı
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.
Bekir Sadak
Ona Tur'un sag yanindan seslenmis ve konusmak icin onu yaklastirmistik.
Celal Yıldırım
Ona Tûr dağının sağ tarafından seslenmiş, konuşmak için onu yaklaştırmıştık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ona Tûr’un sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına (kendimize) yaklaştırdık.
Diyanet İşleri
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Diyanet İşleri (eski)
Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve konuşmak için onu yaklaştırmıştık.
Diyanet Vakfi
Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz ona Tur dağının sağ yanından seslendik ve onu hususi bir konuşmada bulunmak üzere kendimize yaklaştırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz hem ona Tur'un sağ tarafından seslendik hem de onu yakarış makamında yakınlık mertebesine erdirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem ona Turun canibi eymeninden nida ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik
Erhan Aktaş
Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.
Fizilal-il Kuran
Ona Tur'un sağ yanından seslendik ve kendisi ile özel olarak konuşmak için onu yakınımıza getirdik.
Gültekin Onan
Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.
Hamdi Döndüren
Biz, ona Sina dağının sağ yanından seslendik ve özel konuşmak için onu kendimize yaklaştırdık.
Hasan Basri Çantay
Biz onu "Tuur" un sağ yanından nida etdik. Onu çok münacat eden bir kimse olarak yaklaşdırdık.
Hasib Asutay
Ona, Tur Dağı'nın sağ yanından seslendik ve baş başa konuşmak için onu (kendimize) yaklaştırdık.
Hayrat Neşriyat
Ona Tûr’un sağ tarafından seslendik ve (o sessizce Rabbine) yalvaran bir kimse olduğu hâlde onu (kendimize) yaklaştırdık.
İbni Kesir
Ona Tur'un sağ yanından seslendik. Ve onu gizlice söyleşmek için yaklaştırdık.
Mehmet Okuyan
Ona (Musa’ya) Tûr’un sağ tarafından seslenmiş ve özel bilgiler vermek için onu yaklaştırmıştık.
Muhammed Esed
Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için (kendimize) yaklaştırmıştık;
Mustafa İslamoğlu
Hani, onu (Sina) Dağı'nın sağ tarafından nida etmiş ve onu bir özge söyleşi için vahyimize yaklaştırmıştık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o'na Tûr'un sağ tarafından nidâ ettik ve onu münacaat eder bir halde yaklaştırdık.
Ömer Öngüt
Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve hususi bir konuşmada bulunmak için onu yaklaştırmıştık.
Suat Yıldırım
Hani ona Tur’un sağ tarafından seslenmiş ve özel konuşma için onu huzurumuza almıştık.
Süleyman Ateş
Ona Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık.
Süleymaniye Vakfı
Ona Tur'un /Sina Dağı'nın sağ yanından seslenmiş, onu, korkularından kurtulmuş olarak (kendimize) yaklaştırmıştık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ona, Tur'un (Sina Dağı'nın) sağ yamacından seslenmiş, özel bir konuşma için yaklaştırmıştık.
Şaban Piriş
O'na Tur'un sağ yanından seslenmiştik. Samimi olarak söyleşmek için onu yaklaştırmıştık.
Tefhim-ul Kuran
Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.
Ümit Şimşek
Ona Tûr'un sağ tarafından seslenmiş ve Bizimle doğrudan konuşması için onu huzurumuza almıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Ona Tur'un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Musanı sağ tərəfindəki dağın yaxınlığından çağırdıq və onunla danışıb onu özümüzə yaxın etdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz (Musanı) Tur dağının sağ tərəfindən çağırdıq və (Allahla danışmaq üçün yalvarıb) gizli dua edərkən özümüzə yaxınlaşdırdıq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir riefen ihn von der rechten Seite des Berges Tûr und ließen ihn sich Uns zu vertraulichem Gespräch nähern.
Almanca — Der Edle Quran
Wir riefen ihn von der rechten Seite des Berges und ließen ihn zu vertraulichem Gespräch näherkommen.
Almanca — M. A. Rassoul
Wir riefen ihn von der rechten Seite des Berges und ließen ihn zu einer vertraulichen Unterredung näher treten.
Almanca — Muhammad Zaidan
WIR ließen ihn von der rechten Seite des Tur- Bergs rufen, und Uns als Vertrauten näher bringen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We called him from the right side of the Mount (Sinai) and We brought him in a proximate position to honour him and to converse with him upon mystic matters.
Abdul Haleem
We called to him from the right-hand side of the mountain and brought him close to Us in secret communion;
Abdullah Yusuf Ali
And we called him from the right side of Mount (Sinai), and made him draw near to Us, for mystic (converse).
Abul A'la Maududi
We called out to him from the right side of the Mount, and We drew him near to Us by communing to him in secret,
Aisha Bewley
We called out to him from the right hand side of the Mount and We brought him near in close communication.
Al-Hilali & Khan
And We called him from the right side of the Mount, and made him draw near to Us for a talk with him [Mûsâ (Moses)].
Ali Quli Qarai
We called him from the right side of the Mount and We drew him near for confidential discourse.
Amatul Rahman Omar
And We called out to him from the blessed side of the Mount (Sinai) and We made him draw near (to Us) for close and special communion.
Arthur John Arberry
We called to him from the right side Of the Mount, and We brought him near in communion.
Bijan Moeinian
I called him from the eastern side of Mount Sinai and gave him a private audience.
E. Henry Palmer
We called him from the right side of the mountain; and we made him draw nigh unto us to commune with him,
Edip-Layth
We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.
George Sale
And We called unto him from the right side of mount Sinai, and caused him to draw near, and to discourse privately with Us.
Hamid S. Aziz
And mention Moses in the Book; verily, he was chosen, and was a Messenger, a prophet.
Mahmoud Ghali
And We called out to him from the right side of At-Tûr (The Mount) and We brought him near in private conference.
Marmaduke Pickthall
We called him from the right slope of the Mount, and brought him nigh in communion.
Mohamed Ahmed - Samira
We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;
Muhammad Asad
And [remember how] We called upon him from the right-hand slope of Mount Sinai and drew him near [unto Us] in mystic communion,
Mustafa Khattab
We called him from the right side of Mount Ṭûr, and drew him near, speaking ˹with him˺ directly.
Progressive Muslims
And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.
Sahih International
And We called him from the side of the mount at [his] right and brought him near, confiding [to him].
Sam Gerrans
And We called to him from the right side of the mount, and brought him near in private conference.
Shabbir Ahmed
We called and blessed him with Revelation by the Mount Sinai and made him draw near to Us to converse in secret. (Right side of the Mount allegorically indicates blessing).
Syed Vickar Ahamed
And We called him from the right side of Mount (Sinai) and made him come near to Us, for sacred (and holy conversation).
Taqi Usmani
And We called him from the right side of the mount Tūr (Sinai), and We brought him close to communicate in secret.
The Monotheist Group
And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Du côté droit du Mont (Sinaï) Nous lʹappelâmes et Nous le fîmes approcher tel un confident.
Hollandaca (1)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij riepen hem van de rechterkant van de berg en brachten hem dichterbij voor een vertrouwelijk gesprek.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (когда Муса с семьей возвращался из Мадьяна в Египет) воззвали Мы к нему с правой (от него) стороны горы (Синай) и приблизили его для тайной беседы (с ним).
Rusça — Osmanov
Мы подали ему глас с правой стороны горы [Синай] и приблизили его к Себе, беседуя тайно.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi kallade på honom från berget Sinais högra sida och drog honom intill Oss i en hemlighetsfull gemenskap;