Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

وَنَادَيْنَاهُ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ الْاَيْمَنِ وَقَرَّبْنَاهُ نَجِيًّا

ve nādeynāhu min cānibi T-Tūri l-eymeni ve ḳarrabnāhu neciyyen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَنَادَيْنَاهُve nādeynāhuن د وİlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantıve ona seslendik
2مِنْmin
3جَانِبِcānibiج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmaktarafından
4الطُّورِT-Tūriط و رEtrafında dolaşmak veya dönmek, yaklaşmak, zaman veya bir kere, tekrarlanan zamanlar, miktar/ölçü/kapsam/sınır, görünüş/biçim/eğilim, hareket tarzı, tarz, tür/sınıf, aşama/durum, Sina Dağı, Zeytin Dağı, diğer birkaç dağa da uygulanır, ağaç üreten dağ, dağ, vahşi veya insanlıktan uzaklaşmak, yabancı, en uç nokta, iki uç noktanın karşılaşmasıTur'un
5الْاَيْمَنِl-eymeniي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.sağ
6وَقَرَّبْنَاهُve ḳarrabnāhuق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.ve onu yaklaştırdık
7نَجِيًّاneciyyenن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.özel konuşmak için

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ona, Tûr'un sağ yanından nidâ ettik, bizimle konuşmak üzere tapımıza yaklaştırdık onu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ona, Tûrʼun sağ yanından nidâ ettik, bizimle konuşmak üzere tapımıza yaklaştırdık onu.

Adem Uğur

Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.

Ahmed Hulusi

Ona Tur'un sağ tarafından (benliğinin sağ yanı, hakikatinden) nida ettik ve Onu neciy olarak (hakikatinin seslenişini duyacağı makama) kurb makamına erdirdik.

Ahmet Tekin

Mûsâ’ya Tur’un sağ tarafından seslendik. Fısıldaşan kimse kadar onu kendimize yaklaştırdık.

Ahmet Varol

Biz ona Tur'un sağ yanından seslendik ve onu özel konuşma için yaklaştırdık.

Ali Bulaç

Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

Ali Fikri Yavuz

Biz Mûsa’ya Tûr dağı yanında, sağ tarafından nida ettik; ve münacat ettiği halde kendisine yüksek mertebe verdik.

Ali Rıza Safa

Dağın sağ tarafından, Ona seslendik. Ve konuşmak için, Onu yaklaştırdık.

Bayraktar Bayraklı

Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.

Bekir Sadak

Ona Tur'un sag yanindan seslenmis ve konusmak icin onu yaklastirmistik.

Celal Yıldırım

Ona Tûr dağının sağ tarafından seslenmiş, konuşmak için onu yaklaştırmıştık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ona Tûr’un sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına (kendimize) yaklaştırdık.

Diyanet İşleri

Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

Diyanet İşleri (eski)

Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve konuşmak için onu yaklaştırmıştık.

Diyanet Vakfi

Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz ona Tur dağının sağ yanından seslendik ve onu hususi bir konuşmada bulunmak üzere kendimize yaklaştırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz hem ona Tur'un sağ tarafından seslendik hem de onu yakarış makamında yakınlık mertebesine erdirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ona Turun canibi eymeninden nida ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik

Erhan Aktaş

Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Tur'un sağ tarafından ona seslendik. Onu, özel konuşmak için yaklaştırdık.

Fizilal-il Kuran

Ona Tur'un sağ yanından seslendik ve kendisi ile özel olarak konuşmak için onu yakınımıza getirdik.

Gültekin Onan

Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

Hamdi Döndüren

Biz, ona Sina dağının sağ yanından seslendik ve özel konuşmak için onu kendimize yaklaştırdık.

Hasan Basri Çantay

Biz onu "Tuur" un sağ yanından nida etdik. Onu çok münacat eden bir kimse olarak yaklaşdırdık.

Hasib Asutay

Ona, Tur Dağı'nın sağ yanından seslendik ve baş başa konuşmak için onu (kendimize) yaklaştırdık.

Hayrat Neşriyat

Ona Tûr’un sağ tarafından seslendik ve (o sessizce Rabbine) yalvaran bir kimse olduğu hâlde onu (kendimize) yaklaştırdık.

İbni Kesir

Ona Tur'un sağ yanından seslendik. Ve onu gizlice söyleşmek için yaklaştırdık.

Mehmet Okuyan

Ona (Musa’ya) Tûr’un sağ tarafından seslenmiş ve özel bilgiler vermek için onu yaklaştırmıştık.

Muhammed Esed

Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için (kendimize) yaklaştırmıştık;

Mustafa İslamoğlu

Hani, onu (Sina) Dağı'nın sağ tarafından nida etmiş ve onu bir özge söyleşi için vahyimize yaklaştırmıştık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o'na Tûr'un sağ tarafından nidâ ettik ve onu münacaat eder bir halde yaklaştırdık.

Ömer Öngüt

Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve hususi bir konuşmada bulunmak için onu yaklaştırmıştık.

Suat Yıldırım

Hani ona Tur’un sağ tarafından seslenmiş ve özel konuşma için onu huzurumuza almıştık.

Süleyman Ateş

Ona Tur'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık.

Süleymaniye Vakfı

Ona Tur'un /Sina Dağı'nın sağ yanından seslenmiş, onu, korkularından kurtulmuş olarak (kendimize) yaklaştırmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona, Tur'un (Sina Dağı'nın) sağ yamacından seslenmiş, özel bir konuşma için yaklaştırmıştık.

Şaban Piriş

O'na Tur'un sağ yanından seslenmiştik. Samimi olarak söyleşmek için onu yaklaştırmıştık.

Tefhim-ul Kuran

Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

Ümit Şimşek

Ona Tûr'un sağ tarafından seslenmiş ve Bizimle doğrudan konuşması için onu huzurumuza almıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona Tur'un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Musanı sağ tərəfindəki dağın yaxınlığından çağırdıq və onunla danışıb onu özümüzə yaxın etdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz (Musanı) Tur dağının sağ tərəfindən çağırdıq və (Allahla danışmaq üçün yalvarıb) gizli dua edərkən özümüzə yaxınlaşdırdıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir riefen ihn von der rechten Seite des Berges Tûr und ließen ihn sich Uns zu vertraulichem Gespräch nähern.

Almanca — Der Edle Quran

Wir riefen ihn von der rechten Seite des Berges und ließen ihn zu vertraulichem Gespräch näherkommen.

Almanca — M. A. Rassoul

Wir riefen ihn von der rechten Seite des Berges und ließen ihn zu einer vertraulichen Unterredung näher treten.

Almanca — Muhammad Zaidan

WIR ließen ihn von der rechten Seite des Tur- Bergs rufen, und Uns als Vertrauten näher bringen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We called him from the right side of the Mount (Sinai) and We brought him in a proximate position to honour him and to converse with him upon mystic matters.

Abdul Haleem

We called to him from the right-hand side of the mountain and brought him close to Us in secret communion;

Abdullah Yusuf Ali

And we called him from the right side of Mount (Sinai), and made him draw near to Us, for mystic (converse).

Abul A'la Maududi

We called out to him from the right side of the Mount, and We drew him near to Us by communing to him in secret,

Aisha Bewley

We called out to him from the right hand side of the Mount and We brought him near in close communication.

Al-Hilali & Khan

And We called him from the right side of the Mount, and made him draw near to Us for a talk with him [Mûsâ (Moses)].

Ali Quli Qarai

We called him from the right side of the Mount and We drew him near for confidential discourse.

Amatul Rahman Omar

And We called out to him from the blessed side of the Mount (Sinai) and We made him draw near (to Us) for close and special communion.

Arthur John Arberry

We called to him from the right side Of the Mount, and We brought him near in communion.

Bijan Moeinian

I called him from the eastern side of Mount Sinai and gave him a private audience.

E. Henry Palmer

We called him from the right side of the mountain; and we made him draw nigh unto us to commune with him,

Edip-Layth

We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.

George Sale

And We called unto him from the right side of mount Sinai, and caused him to draw near, and to discourse privately with Us.

Hamid S. Aziz

And mention Moses in the Book; verily, he was chosen, and was a Messenger, a prophet.

Mahmoud Ghali

And We called out to him from the right side of At-Tûr (The Mount) and We brought him near in private conference.

Marmaduke Pickthall

We called him from the right slope of the Mount, and brought him nigh in communion.

Mohamed Ahmed - Samira

We called him from the right side of the Mount, and brought him close for communion;

Muhammad Asad

And [remember how] We called upon him from the right-hand slope of Mount Sinai and drew him near [unto Us] in mystic communion,

Mustafa Khattab

We called him from the right side of Mount Ṭûr, and drew him near, speaking ˹with him˺ directly.

Progressive Muslims

And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.

Sahih International

And We called him from the side of the mount at [his] right and brought him near, confiding [to him].

Sam Gerrans

And We called to him from the right side of the mount, and brought him near in private conference.

Shabbir Ahmed

We called and blessed him with Revelation by the Mount Sinai and made him draw near to Us to converse in secret. (Right side of the Mount allegorically indicates blessing).

Syed Vickar Ahamed

And We called him from the right side of Mount (Sinai) and made him come near to Us, for sacred (and holy conversation).

Taqi Usmani

And We called him from the right side of the mount Tūr (Sinai), and We brought him close to communicate in secret.

The Monotheist Group

And We called him from the right side of the mount, and We brought him close to talk with.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Du côté droit du Mont (Sinaï) Nous lʹappelâmes et Nous le fîmes approcher tel un confident.

Hollandaca (1)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij riepen hem van de rechterkant van de berg en brachten hem dichterbij voor een vertrouwelijk gesprek.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (когда Муса с семьей возвращался из Мадьяна в Египет) воззвали Мы к нему с правой (от него) стороны горы (Синай) и приблизили его для тайной беседы (с ним).

Rusça — Osmanov

Мы подали ему глас с правой стороны горы [Синай] и приблизили его к Себе, беседуя тайно.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi kallade på honom från berget Sinais högra sida och drog honom intill Oss i en hemlighetsfull gemenskap;