Kehf Suresi 22. Ayet — Elfaz
(Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde, onlar hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma."
1سَيَقُولُونَse yeḳūlūnediyeceklerGelecek Zaman Eki+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2ثَلٰثَةٌṧelāṧetunonlar üçtürİsimث ل ثÜçe bölünmek veya sayıca üç olmak, bir şeyin üçte biri, üçte bir, üçer üçer, herhangi bir sayının üçte biri.
5وَيَقُولُونَve yeḳūlūneve diyeceklerBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
7سَادِسُهُمْsādisuhumaltıncılarıİsim+Zamirس د سAltıda bir, altı sayısı, altıncı olmak, altıya bölmek, altılık
9رَجْمًاracmentaş atar gibiİsimر ج مTaşlamak, taş atmak, taşlayarak öldürmek, lanetlemek, sövmek, kovmak, (mezara) taş koymak, tahmine dayalı konuşmak, tahminler yapmak, tahmin etmek, öngörmek, ayaklarla yere vurma eylemi. Rajmun - tahmin, tahmine dayalı iş, mermi. Rujum - kayan yıldızlar, atmak, lanetlenmek, lanetlenerek atılmak. Marajim - kötü konuşma. Marjum - taşlanmış.
10بِالْغَيْبِbi l-ğaybigörülmeyeneHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişi
11وَيَقُولُونَve yeḳūlūneve diyeceklerBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
12سَبْعَةٌseb'ǎtunyedidirİsimس ب عYedi, yırtıcı hayvan, aslan, vahşi hayvan, parçalamak, vahşice saldırmak
13وَثَامِنُهُمْve ṧāminuhumsekizincileriBağlaç+İsim+Zamirث م نHerhangi birinin mallarının sekizde birini almak, sekize bölmek, sekiz, on sekiz, seksen.
15قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
16رَبِّٓيrabbīRabbimİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
17اَعْلَمُeǎ'lemudaha iyi bilirSıfatع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
18بِعِدَّتِهِمْbi ǐddetihimonların sayısınıHarf-i Cer+İsim+Zamirع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.
19مَاmāyokturİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
20يَعْلَمُهُمْyeǎ'lemuhumonları bilenMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
21اِلَّاillādışındaHasr Edatı
23فَلَاfe lāİsti'nafiye Edatı+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
24تُمَارِtumārimünakaşaya girmeMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · Mufâ'ale Bâbıم ر يBir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.
25فِيهِمْfīhimonlar hakkındaHarf-i Cer+Zamir
26اِلَّاillādışındaHasr Edatı
27مِرَاءًmirā'entartışmaİsimم ر يBir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.
29وَلَاve lāveBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
30تَسْتَفْتِtesteftibir şey sormaMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · İstif'âl Bâbıف ت يGenç, yetişkin, cesur, cömert, erkeksi özellikler, gözüpek, cesur, iyi delikanlı, yiğit, genç yoldaş, genç köle, hizmetçi olmak.
31فِيهِمْfīhimonlar hakkındaHarf-i Cer+Zamir
32مِنْهُمْminhumbunlardanHarf-i Cer+Zamir