Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَائِرَهُ فِي عُنُقِهِ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا
ve kulle insānin elzemnāhu Tāirahu fī ǔnuḳihi ve nuḣricu lehu yevme l-ḳiyāmeti kitāben yelḳāhu menşūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Her insanın yaptığı işleri boynuna astık, kıyâmet günü de apaçık yazılmış bir kitap olarak meydana çıkaracağız onları, herkes, ne yapmışsa hepsini o kitapta yazılmış bulacak.
Abdulkadir Gölpınarlı
Her insanın yaptığı işleri boynuna astık, kıyâmet günü de apaçık yazılmış bir kitap olarak meydana çıkaracağız onları, herkes, ne yapmışsa hepsini o kitapta yazılmış bulacak.
Adem Uğur
Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Ahmed Hulusi
Her insanın yaptıklarını (veya kaderini) kendi boynuna doladık. . . Kıyamet sürecinde kendisine (kişinin kıyameti olan ölümünde ya da genel anlamda mahşer sürecinde) kaydolmuş olarak bilgisini çıkarırız.
Ahmet Tekin
Manevî ve ahlâkî tercihlerinin sonucu her insanın kaderini, uğurlarını ve uğursuzluklarını, hayır ve şerden paylarını boynuna astık. Kıyamet günü, açılmış olarak karşılaşacağı amel defterini önüne çıkarırız.
Ahmet Varol
Her insanın kuşunu (amelini, uğurunu) kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için, açılmış halde kendine ulaşacak bir kitap çıkarırız.
Ali Bulaç
Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Ali Fikri Yavuz
Herkesin amelini kendi boynuna taktık (ondan ayrılamaz). Kıyamet günü onun için bir kitap çıkaracağız ki, ona açılmış olarak kavuşacak.
Ali Rıza Safa
Her insanın yazgısını boynuna astık. Yeniden Yaratılış Günü'nde ise açılmış olarak önünde bulacağı bir Kitap çıkaracağız.
Bayraktar Bayraklı
Her insanın amelini boynuna doladık yani mahşere amelleri boynuna takılı olarak gelecektir. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Bekir Sadak
Her insanin boynuna islediklerini dolariz ve kiyamet gunu acilmis bulacagi Kitap'i onune cikaririz.
Celal Yıldırım
Her insanın (Dünya'da işlediği) amelini boynuna dolarız; Kıyamet günü de açık vaziyette bulacağı bir kitabı önüne çıkaracağız.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Her insanın sorumluluğunu omuzuna yükledik. Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız.
Diyanet İşleri
Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
Diyanet İşleri (eski)
Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı Kitap'ı önüne çıkarırız.
Diyanet Vakfi
Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her insanın da kuşunu (nasibini) boynunda kendine takmışızdır. Onun önüne kıyamet günü kendisini şöyle karşılayacak açık bir kitap çıkarırız:
Elmalılı Hamdi Yazır
Her insanın da kuşunu boynunda kendine takmışızdır ve onun için Kıyamet günü bir kitab çıkarırız ki neşrolunarak onu şöyle karşılar
Erhan Aktaş
Her insanın kuşunu kendi boynuna doladık. Kıyamet Günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Her insanın kuşunu kendi boynuna doladık. Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Her insanın kuşunu kendi boynuna doladık. Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.
Fizilal-il Kuran
Her insanın amelini halka yapıp boynuna takarız. Kıyamet günü açık olarak bulacağı bir amel defteri önüne çıkarırız.
Gültekin Onan
Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Hamdi Döndüren
Her insanın amelini kendi boynuna doladık. Kıyamet günü, onun önüne, açık bulacağı bir kitap getireceğiz.
Hasan Basri Çantay
Herkesin (dünyadaki) amel (ve hareket) ini kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için bir kitab çıkaracağız ki neşredilmiş olarak kendisine kavuş (ub şöyle çat) acak:
Hasib Asutay
Her insanın amelini kendi boynuna doladık. (5) Kıyamet günü kendisi için açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız. (5. Yani her insan yaptığı işten sorumludur.)
Hayrat Neşriyat
Ve her insanın amelini, kendi boynuna bağladık. Kıyâmet günü onun için (oamellerinin yazıldığı) bir kitab çıkarırız ki, onu açılmış olarak önünde bulur.
İbni Kesir
Her insanın işlediklerini boynuna dolarız. Ve onun için kıyamet gününde açılmış bulacağı bir kitab çıkarırız.
Mehmet Okuyan
Her insanın uçup (gittiğini sandığı davranışlar)ını boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, (önünde) açılmış bir kitap (amel defteri) çıkartacağız.
Muhammed Esed
Öte yandan, Biz her insanın kaderini (kendi) boynuna dolamışızdır; öyle ki, Kıyamet Günü onun önüne, her şeyi açık açık kaydedilmiş bulacağı bir sicil çıkaracağız;
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz, her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık. Nitekim Kıyamet Günü onun önüne, (dünyada yapıp ettiği) her şeyi kayıtlı bulacağı bir sicil koyacak (ve diyeceğiz ki):
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve her insanın amelini boynuna dolayıverdik ve Kıyamet günü onun için bir kitap çıkarırız ki, onu neşredilmiş olduğu halde karşılar.
Ömer Öngüt
Biz herkesin dünyadaki amelini kendi boynuna doladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Suat Yıldırım
Her insanın vebalini, kendi nefsine bağladık, (her insan yaptıklarına göre muamele görür). Nitekim kıyamet günü önüne açılan bir defter çıkaracağız. [İşaya 65,6; Daniel 7,10; Vahiy 20,12]
Süleyman Ateş
Her insanın tair(kuş)ini boynuna bağladık, kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız:
Süleymaniye Vakfı
Her insanın amellerini (yapıp ettiklerini) boynuna bağlarız. Kıyamet /mezardan kalkış günü önüne kendisini açık bir şekilde karşılayacak bir amel defteri çıkarırız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Her insanın tairini (uçup gider sandığı işlerini) boynuna bağladık. (Mezardan) kalkış günü ona ait bir defter çıkarırız. Açılmış bir şekilde onu karşılar.
Şaban Piriş
Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü, onun için ortaya konacak bir kitap çıkarırız.
Tefhim-ul Kuran
Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Ümit Şimşek
Biz her insanın hesabını kendi boynuna dolamışızdır. Kıyamet gününde onun için açılıp önüne konacak bir defter çıkarırız.
Yaşar Nuri Öztürk
Her insanın uğursuzluk kuşunu onun boynuna takmışızdır. Kıyamet günü kendisine, önünde açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkaracağız:
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz hər bir insanın əməlini öz boynundan asdıq. Qiyamət günü isə açıq vəziyyətdə qarşısına qoyulan kitabı ona göstərəcəyik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz hər bir insanın əməlini öz boynundan asar və qiyamət günü (bütün əməllərini) açıq kitab kimi qarşısına qoyarıq.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Jedem Menschen haben Wir sein Vorzeichen an seinem Hals befestigt. Und am Tag der Auferstehung bringen Wir ihm ein Buch heraus, das er aufgeschlagen vorfinden wird:
Almanca — M. A. Rassoul
Und einem jeden Menschen haben Wir seine Taten an den Nacken geheftet; und am Tage der Auferstehung werden Wir ihm ein Buch herausbringen, das ihm geöffnet vorgelegt wird.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und jedem Menschen ließen WIR sein (gutes und schlechtes) Wirken in seinem Nacken sitzen, und am Tag der Auferstehung bringen WIR ihm ein Register hervor, das er offengelegt vorfindet:
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We encircled the neck of every human being with a bird of omen, (as it were) auguring well or ill, and in Day of Judgement will We present each with a book bearing his precise record laid open to view.
Abdul Haleem
We have bound each human being’s destiny to his neck. On the Day of Resurrection, We shall bring out a record for each of them, which they will find spread wide open,
Abdullah Yusuf Ali
Every man's fate We have fastened on his own neck: On the Day of Judgment We shall bring out for him a scroll, which he will see spread open.
Abul A'la Maududi
We have fastened every man's omen to his neck. On the Day of Resurrection We shall produce for him his scroll in the shape of a wide open book, (saying):
Aisha Bewley
We have fastened the destiny of every man about his neck and on the Day of Rising We will bring out a Book for him which he will find spread open in front of him.
Al-Hilali & Khan
And We have fastened every man’s deeds[1] to his neck, and on the Day of Resurrection, We shall bring out for him a book which he will find wide open.
Ali Quli Qarai
We have attached every person’s omen to his neck, and We shall bring it out for him on the Day of Resurrection as a wide open book that he will encounter.
Amatul Rahman Omar
And every human being We have made his deeds cling to his neck and on the Day of Resurrection We shall bring out for him a book (recording all his deeds) which he will find wide open.
Arthur John Arberry
And every man -- We have fastened to him his bird of omen upon his neck; and We shall bring forth for him, on the Day of Resurrection, a book he shall find spread wide open.
Bijan Moeinian
Every man’s fate is attached to his own neck (and depends on his own deeds. ) On the Day of Resurrection, I will hand man with a record of his deeds which will be open to review.
E. Henry Palmer
And every man's augury have we fastened on his neck; and we will bring forth for him on the resurrection day a book offered to him wide open.
Edip-Layth
We have attached every human's deeds to his own neck, and We bring forth for him a book on the day of Resurrection which he will find on display.
George Sale
The fate of every man have we bound about his neck; and we will produce unto him, on the day of resurrection, a book wherein his actions shall be recorded:
Hamid S. Aziz
And every man's augury (fate) have We fastened on his own neck; and We will bring forth for him on the Day of Judgment a book offered to him wide open.
Mahmoud Ghali
And every man We have imposed on him his bird (of augury) upon his neck, and We will bring out for him, on the Day of the Resurrection, a book (that) he will meet with, spread open.
Marmaduke Pickthall
And every man's augury have We fastened to his own neck, and We shall bring forth for him on the Day of Resurrection a book which he will find wide open.
Mohamed Ahmed - Samira
Round each man's neck We have hung his ledger of deeds, and on the Day of Resurrection will present it as a book spread out (and say):
Muhammad Asad
And every human being's destiny have We tied to his neck; and on the Day of Resurrection We shall bring forth for him a record which he will find wide open;
Mustafa Khattab
We have bound every human’s destiny to their neck.[1] And on the Day of Judgment We will bring forth to each ˹person˺ a record which they will find laid open.
Progressive Muslims
And We have attached to every person's neck his deeds, and We bring forth for him a record on the Day of Resurrection which he will find on display.
Sahih International
And [for] every person We have imposed his fate upon his neck, and We will produce for him on the Day of Resurrection a record which he will encounter spread open.
Sam Gerrans
And every man: We have attached his fate to his neck; and We will bring forth for him on the Day of Resurrection a writ which he will find unrolled:
Shabbir Ahmed
All deeds of the humans are instantly recorded on their "Self", as if the record book is fastened to their own necks. And We shall bring forth this record book wide open to them on the Day of Resurrection.
Syed Vickar Ahamed
And We have tied every man's fate onto his own neck: We shall bring out on the Day of Judgment for him a (register like) document, which He will see laid open (for him).
Taqi Usmani
We have tied up every human’s fortune to his neck, and on the Day of Resurrection, We will bring forth a book for him that he will find wide open,
The Monotheist Group
And We have attached to the neck of every man his deeds, and We bring forth for him a record on the Day of Resurrection which he will find on display.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et au cou de chaque homme, Nous avons attaché son œuvre. Et au Jour de la Résurrection, Nous lui sortirons un écrit quʹil trouvera déroulé:
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me deftera emelê her kesî bi stûyê wî ve daleqandiye. Roja qiyametê, em ê jê re deftereke (kar û kiryarên wî) vekirî ji bo wî derînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En bij iedere mens hebben Wij zijn lotsbestemming aan zijn nek vastgemaakt en Wij zullen voor hem op de opstandingsdag een boek tevoorschijn halen dat hij opengeslagen zal aantreffen:
Hollandaca — Salomo Keyzer
Het noodlot van iederen mensch hebben wij om zijn hals bevestigd, en op den dag der opstanding zullen wij hem een boek toonen, waarin zijne daden zijn vermeld en dat hem geopend zal worden aangeboden.
Hollandaca — Siregar
En voor ieder mens hebben Wij zijn lotsbestemming aan zijn hals vastgemaakt. En Wij voorzien hem op de Dag der Opstanding van een boek dat bij opengeslagen aantreft.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И каждому человеку Мы прикрепили судьбу его [те деяния, которые он совершал] к его шее [он будет отвечать только за свои деяния] и выведем для него в День Воскресения (некую) книгу (в которой будут записаны все его деяния), которую он встретит развернутой:
Rusça — Osmanov
Каждому человеку Мы надели на шею список судьбы и в День воскресения представим ее ему в виде развернутого свитка [и скажем]:
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi har bundit varje människas bestämmelse vid hennes hals och på Uppståndelsens dag skall Vi lägga fram för henne en bok som hon finner uppslagen,