O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

وَهُوَ الَّذِي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهِ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

ve huve elleƶī seḣḣara l-baHra li te'kulū minhu leHmen Tariyyen ve testeḣricū minhu Hilyeten telbesūnehā ve terā l-fulke mevāḣira fīhi ve li tebteğū min feDlihi ve leǎllekum teşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَهُوَve huveO'dur
2الَّذِيelleƶī
3سَخَّرَseḣḣaraس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekhizmetinize veren
4الْبَحْرَl-baHraب ح رDeniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilgindenizi
5لِتَأْكُلُواli te'kulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryemeniz için
6مِنْهُminhuondan
7لَحْمًاleHmenل ح مEt/et yedirmek, deri/post/kumaşet
8طَرِيًّاTariyyenط ر وAnsızın meydana gelmek, beklenmedik şekilde ortaya çıkmak, birdenbire olmak, birdenbire gelmek, taze olmaktaptaze
9وَتَسْتَخْرِجُواve testeḣricūخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakve çıkarmanız için
10مِنْهُminhuondan
11حِلْيَةًHilyetenح ل يSüslemek, süs eşyaları ile donatmak veya süs eşyaları edinmek/yapmak.süsler
12تَلْبَسُونَهَاtelbesūnehāل ب سGiymek/örtmek, giysi giymek, giyinmek, sarmak, gizlemek, uygun olmak, saklamak/kamufle etmek, giyilen şey.kuşanacağınız
13وَتَرَىve terāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve görüyorsun ki
14الْفُلْكَl-fulkeف ل كYuvarlak olmak, dairesel olan herhangi bir şey, ısrar etmek/sebat etmek, gemi, gemi, yıldızların dönme yeri, gök küresi, gökyüzü kubbesi, gökyüzü, çevreleyen küreler, gökyüzü, dönme, dönme, devre, gidip gelme, çalkalanma durumunda, iğin dönüşü, etrafında dönen kişigemiler
15مَوَاخِرَmevāḣiraم خ رYarmak, bir şeyi ses çıkararak yarmak ve koşmak, ses veya gürültü çıkarmak, ileri gidip geri gelmek, rüzgara dönmek veya yüzünü rüzgara çevirmek, (suyu) yarıp ilerlemek.denizi yara yara gitmektedir
16فِيهِfīhionun içinde
17وَلِتَبْتَغُواve li tebteğūب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakaramanız için
18مِنْmin
19فَضْلِهِfeDlihiف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekO'nun lutfunu
20وَلَعَلَّكُمْve leǎllekumve olur ki
21تَشْكُرُونَteşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükredersiniz

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle bir mabuttur ki râm etmiştir size denizi ondan çıkan terü tâze balıkları yemeniz, çıkardığınız ziynet eşyâsını takınmanız için ve görürsün ki gemi, denizde, suları yara yara gitmede; râm etmiştir size denizi, nasîbinizi onun lûtfundan arayıp bularak şükredesiniz diye.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle bir mabuttur ki râm etmiştir size denizi ondan çıkan terü tâze balıkları yemeniz, çıkardığınız ziynet eşyâsını takınmanız için ve görürsün ki gemi, denizde, suları yara yara gitmede; râm etmiştir size denizi, nasîbinizi onun lûtfundan arayıp bularak şükredesiniz diye.

Adem Uğur

İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.

Ahmed Hulusi

"HU"; ki denizi, ondan taze et yiyesiniz ve takacağınız süsü çıkarasınız diye hizmetinize verdi. . . Gemileri, onda yara yara gidenler görürsün. . . O'nun fazlından isteyesiniz ve değerlendirerek şükredenlerden olasınız diye.

Ahmet Tekin

O, taze et, balık yiyesiniz, takındığınız süs eşyalarını çıkarasınız diye denizi de faydalanmanız için kurduğu düzene boyun eğdirendir. Gemilerin, filoların denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Bunlar lütfundan rızık aramanız, deniz ticareti yapmanız içindir. Umulur ki şükrünüze vesile olur.

Ahmet Varol

İçinden taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyaları çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize sunan da O'dur. Gemilerin onun içinde (suyu) yararak gittiklerini görürsün. (Bunlar) O'nun lütfunu aramanız içindir. Ve olur ki şükredersiniz diye!

Ali Bulaç

Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

Ali Fikri Yavuz

Yine denizden taze et (balık eti) yiyesiniz ve ondan giyib takınacağınız bir zinet (inci) çıkarasınız diye, denizi hizmetinize bağlayan O’dur. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun, hem Allah’ın fazlından nasîp arayasınız diye, hem de olur ki şükredersiniz.

Ali Rıza Safa

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi de hizmetinize vermiştir. O'nun lütfundan aramanız için, gemilerin suları yararak gittiklerini görürsünüz; belki şükredersiniz diye.

Bayraktar Bayraklı

Taze et yemeniz, takındığınız süsleri elde etmeniz, Allah'ın bol nimetlerinden faydalanmanız ve şükretmeniz için gemilerin de yara yara gittiğini gördüğün denize boyun eğdiren de O'dur.

Bekir Sadak

Taze et yemeniz, takindiginiz susleri edinmeniz ve Allah'in bol nimetinden faydalanmaniz icin denize ki gemilerin onu yara yara gittigini gorursun boyun egdiren de O'dur. Artik belki sukredersiniz.

Celal Yıldırım

Pek taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyasını çıkarmanız için denizi de (belli ölçü ve kanunlarla) yararınıza sunan O'dur. Gemileri de suyu yara yara gittiğini görürsün ki, bu Allah'ın geniş lûtfunu ve ihsanını dilemeniz içindir. Ola ki şükredersiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Taze etinden yemeniz ve mücevherini çıkarıp takınmanız için denizi hizmetinize veren de O’dur. Gemilerin denizi yararak gittiklerini görürsün ki, bu da O’nun lütfuna nâil olmanız ve O’na şükretmeniz içindir.

Diyanet İşleri

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

Diyanet İşleri (eski)

Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize -ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün- boyun eğdiren de O'dur. Artık belki şükredersiniz.

Diyanet Vakfi

İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine denizden taze et (balık) yiyesiniz ve ondan takındığınız süs eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren Allah'tır. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için Allah böyle yapmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz zinet eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün ve bu da lütfundan payınızı aramanız içindir, ola ki şükredersiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine odur ki o, denizi teshır etmiştirki ondan taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz bir ziynet çıkarasınız, gemileri de görürsünüz ki onda yara yara akar giderler, hem fazlından nasıyb arayasınız diye hem de gerek ki şükredesiniz

Erhan Aktaş

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.

Fizilal-il Kuran

O denizi de yararınıza sundu ki, oradan elde edilen taze etler yiyesiniz ve diplerinden süs olarak kullanacağınız takılar çıkarasınız; gemilerin, dalgaları yara yara denizde süzüldüklerini görürsün. Nimetlerini araştırasınız ve ola ki, kendisine şükredesiniz diye Allah, denizi yararınıza sundu.

Gültekin Onan

Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

Hamdi Döndüren

Yine denizi, ondan taze balık yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için, sizin emrinize veren O’dur. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görürsün. Bütün bunlar, O’nun lütfunu aramanız ve (O’na) şükretmeniz içindir!

Hasan Basri Çantay

O, denizi — ondan taze bir et yemeniz, ondan giyeceğiniz (kullanacağınız) zineti çıkarmanız için — (hizmetinize) raam edendir. Gemilerin orada (suları) yararak gitdiklerini görüyorsun ki (bu, sırf Allahın) lutf-ü kereminden (nasıyb) aramanız ve (Ona) şükr etmeniz içindir.

Hasib Asutay

Ondan taze bir et (5) yemeniz ve takınacağınız bir süs (eşyası) (6) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin orada (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan (nasip) aramanız ve şükretmeniz içindir. (5. Balık. Onun 'taze' ile nitelendirilmesi çabuk bozulacağı için taze taze yemesine işarettir.) (6. Kadınların kullandıkları inci, mercan gibi.)

Hayrat Neşriyat

İçinden tâze bir et (balık) yiyesiniz ve kendisinden onu takınacağınız bir ziynet(inci ve mercan) çıkarasınız diye, denizi hizmetinize veren de O’dur. Ayrıca gemileri onda(suları) yara yara giden (vâsıta)lar olarak görürsün. (Bütün bunlar, ibret almanız) ve O’nun fazlından (rızkınızı) aramanız içindir; tâ ki şükredesiniz.

İbni Kesir

Taze et yemeniz, giyineceğiniz süs eşyanızı çıkarmanız ve Allah'ın bol nimetinden istifade etmeniz için; denizi müsahhar kılan O'dur. Gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün, O'nun lutfunu aramanız ve şükretmeniz içindir, belki şükredersiniz artık.

Mehmet Okuyan

Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve içinden giyeceğiniz (takacağınız) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren de O’dur. Orada gemilerin denizi yara yara gittiklerini görürsün. (Bu durum, Allah’ın) nimetlerinden aramanız ve şükretmeniz içindir.

Muhammed Esed

Ve yemek için taze et, takınmak için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi; ve denizin üstünde suları yararak yol aldığını gördüğünüz gemileri, O'nun cömertliğinden belki bir pay ararsınız ve şükredersiniz diye (koyduğu tabii yasalara) bağlı kılan O'dur.

Mustafa İslamoğlu

Yemeniz için taze et ve takınıp kuşanmanız için mücevherat çıkarasınız diye denizi ve onun içinde suları yararak akıp gittiğini gördüğün(üz) gemileri, O'nun ihsanından payınıza düşeni arayacağınızı ve (bulunca da) şükredeceğinizi umarak (bir yasaya) tabi kılan da yine O'dur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O (Hâlik-ı Azîm)dir ki, denizi musahhar etmiştir. Tâ ki ondan taze bir et yiyesiniz ve ondan giyeceğiniz bir ziynet çıkarasınız. Gemileri de orada yara yara gider bir halde görürsün. Hem fazlından taleb edesiniz, hem de gerektir ki, şükredesiniz.

Ömer Öngüt

Taze et yemeniz, takınacağınız süs eşyanızı çıkarmanız ve Allah'ın bol nimetinden istifade etmeniz için denize boyun eğdiren Allah'tır. Nitekim gemilerin denizi yara yara gittiklerini görürsün. Artık belki şükredersiniz!

Suat Yıldırım

Yine O’dur ki denizi sizin hizmetinize verdi ki oradan taptaze et yiyesiniz ve takınıp kuşanacağınız zinet eşyası çıkarasınız. Denizde gemilerin suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. Bütün bunlar Onun lütfedeceği nasibi aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.

Süleyman Ateş

O, denizi de (hizmetinize) verdi ki ondan taptaze et yiyesiniz ve ondan kuşanacağınız süsler çıkarasınız. Görüyorsun ki gemiler, denizi yara yara akıp gitmektedir. Allah'ın lutfunu aramanız ve O'na şükretmeniz için.

Süleymaniye Vakfı

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süsler çıkarmanız için büyük su kütlelerini hizmetinize verendir. Gemilerin denizde suyu yara yara gittiklerini görürsün. Bu, Allah'ın lütuf olarak verdiklerini aramanız içindir. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Denizi de hizmetinize verdi ki ondan taze et yiyesiniz ve çıkaracağınız süsleri takınasınız. Gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün; o gemiler (Allah'ın) ikram olarak verdiklerini aramanız içindir. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Şaban Piriş

Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için denizi sizin istifadenize sunmuştur. O'nun lütfundan aramanız için gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün. Artık belki şükredersiniz.

Tefhim-ul Kuran

Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.

Ümit Şimşek

Taze etlerinden yemeniz ve süslerinden çıkarıp takınmanız için denizleri de O sizin hizmetinize verdi. Gemilerin suyu yara yara gittiklerini görürsün. Bunlar, Allah'ın lütfundan nasibinizi aramanız ve şükretmeniz içindir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve O'dur ki, içinden taze bir et yemeniz ve kuşanacağınız bir süs çıkarmanız için denizi emrinize vermiştir. Gemileri onda yara yara gider görürsün. Böyle yapmıştır ki, O'nun kereminden nasip arayasınız ve şükredebilesiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O, dənizi də sizin xidmətinizə verdi ki, ondan yemək üçün təzə balıq və taxmaq üçün bəzək şeyləri əldə edəsiniz. Sən gəmilərin dənizi yara-yara üzdüyünü görürsən. Bütün bunlar Allahın lütfündən sizə nəsib olanları axtarıb tapmağınız və şükür etməyiniz üçündür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Təzə ət (balıq əti) yeməyiniz, taxdığınız bəzək şeylərini (inci, sədəf, mərcan) çıxartmağınız üçün dənizi də sizə ram edən Odur. (Ey insan! Allahın) neʼmətindən ruzi axtarmağınız üçün sən gəmilərin onu yara-yara üzüb getdiyini görürsən. Bəlkə, (bundan sonra Allahahın neʼmətlərinə) şükür edəsiniz! Və ya: Sən gəmilərin onu yara-yara üzüb getdiyini görürsən. (Bütün bunlar) Onun lütfünü aramanız və (kərəminə) şükür etməyiniz üçündür!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist es, Der euch das Meer dienstbar gemacht hat, damit ihr weiches, zartes Fleisch daraus eßt. Auch holt ihr Schmuck daraus, den ihr euch anlegt. Du siehst die Schiffe, die darauf fahren und Furchen ziehen. So sollt ihr aus Gottes Gabenfülle schöpfen, damit ihr dankbar seid.

Almanca — Der Edle Quran

Und Er ist es, Der euch das Meer dienstbar gemacht hat, damit ihr frisches Fleisch daraus eßt und Schmuck aus ihm hervorholt, den ihr anlegt. Und du siehst die Schiffe es durchpflügen, damit ihr nach etwas von Seiner Huld trachtet und auf daß ihr dankbar sein möget!

Almanca — M. A. Rassoul

Und Er ist es, Der (euch) das Meer dienstbar gemacht hat, auf daß ihr zartes Fleisch daraus esset und Schmuck daraus gewinnt, um ihn euch anzulegen. Und du siehst, wie die Schiffe es durchfahren, auf daß ihr Seine Huld suchet und auf daß ihr dankbar sein möget.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ER ist Derjenige, Der euch das Meer gratis fügbar machte, damit ihr von ihm saftiges Fleisch speist und aus ihm Schmuck herausfischt, den ihr anzieht - und du siehst, daß die Schiffe es durchpflügen - und damit ihr nach Seiner Gunst strebt, und damit ihr euch dankbar erweist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is He Who made the sea subservient to you to use as a source of aliment and ornaments. You eat of its fresh and tender meat -fish- and wear of its coral and pearls. And you see the ships cleaving its surface and ploughing its billowy waves. They help you accomplish your objects sought after of His bounty to the end that your bosoms may hopefully surge up and answer thanks.

Abdul Haleem

It is He who made the sea of benefit to you: you eat fresh fish from it and bring out jewellery to wear; you see the ships cutting through its waves so that you may go in search of His bounty and give thanks.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has made the sea subject, that ye may eat thereof flesh that is fresh and tender, and that ye may extract therefrom ornaments to wear; and thou seest the ships therein that plough the waves, that ye may seek (thus) of the bounty of Allah and that ye may be grateful.

Abul A'la Maududi

And He it is Who has subjected the sea that you may eat fresh fish from it and bring forth ornaments from it that you can wear. And you see ships ploughing their course through it so that you may go forth seeking His Bounty and be grateful to Him.

Aisha Bewley

It is He who made the sea subservient to you so that you can eat fresh flesh from it and bring out from it ornaments to wear. And you see the ships cleaving through it so that you can seek His bounty, and so that hopefully you will show thanks.

Al-Hilali & Khan

And He it is Who has subjected the sea (to you), that you eat thereof fresh tender meat (i.e. fish), and that you bring forth out of it ornaments to wear. And you see the ships ploughing through it, that you may seek (thus) of His Bounty (by transporting the goods from place to place) and that you may be grateful.

Ali Quli Qarai

It is He who disposed the sea [for your benefit] that you may eat from it fresh meat, and obtain from it ornaments, which you wear —and you see the ships plowing through it— and that you may seek of His grace, and that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

And He it is Who has made subservient (to you) the sea that you may eat of its fresh flesh (of fish), and may bring forth out of it (precious and beautiful things of) ornaments for your wear. And you see the ships cleaving through it. (They do so that you may journey with ease) and that you may seek of His bounty (in other ways) and that you may render thanks (to Him).

Arthur John Arberry

It is He who subjected to you the sea, that you may eat of it fresh flesh, and bring forth out of it ornaments for you to wear; and thou mayest see the ships cleaving through it; and that you may seek of His bounty, and so haply you will be thankful.

Bijan Moeinian

He is the One Who has put the sea in your disposition. You eat from it tender meat, find in it jewelry to wear and sail over it your ships. May you enjoy His blessings and be grateful to Him.

E. Henry Palmer

He it is who has subjected the sea, that ye may eat fresh flesh therefrom; and ye bring forth from it ornaments which ye wear,- and thou mayest see the ships cleaving through it,- and that ye may search after His grace,- and haply ye may give thanks.

Edip-Layth

He is the One who committed the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. You see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.

George Sale

It is He who hath subjected the sea unto you, that ye might eat fish thereout, and take from thence ornaments for you to wear: And thou seest the ships plowing the waves thereof, that ye may seek to enrich your selves of his abundance, by commerce; and that ye might give thanks.

Hamid S. Aziz

He it is who has subjected the sea, that you may eat fresh flesh there from; and you bring forth from it ornaments which you wear,- and you may see the ships cleaving through it, and that you may search after His Bounty, and per chance (or possibly) you may give thanks.

Mahmoud Ghali

And He is the One Who subjected the sea that you may eat of it fresh flesh and draw forth out of it ornaments for you to wear. And you see the ships plowing through it, and that you may seek of His Grace and that possibly you would thank (Him).

Marmaduke Pickthall

And He it is Who hath constrained the sea to be of service that ye eat fresh meat from thence, and bring forth from thence ornaments which ye wear. And thou seest the ships ploughing it that ye (mankind) may seek of His bounty and that haply ye may give thanks.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who has subdued the sea that you may eat fresh meat from it, and obtain ornaments to wear. You see the ships plough through it that you may seek of His bounties and, perhaps, be grateful.

Muhammad Asad

And He it is who has made the sea subservient [to His laws], so that you might eat fresh meat from it, and take from it gems which you may wear. And on that [very sea] one sees ships ploughing through the waves, so that you might [be able to] go forth in quest of some of His bounty, and thus have cause to be grateful [to Him].

Mustafa Khattab

And He is the One Who has subjected the sea, so from it you may eat tender seafood and extract ornaments to wear. And you see the ships ploughing their way through it, so you may seek His bounty and give thanks ˹to Him˺.

Progressive Muslims

And He is the One who committed the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. And you see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.

Sahih International

And it is He who subjected the sea for you to eat from it tender meat and to extract from it ornaments which you wear. And you see the ships plowing through it, and [He subjected it] that you may seek of His bounty; and perhaps you will be grateful.

Sam Gerrans

And He it is that made subject the sea, that you might eat therefrom fresh flesh, and bring forth therefrom ornaments which you wear — and thou seest the ships ploughing therein — and that you might seek of His bounty, and that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

And He it is Who has made the sea subservient. You eat from it tender fresh meat and take from it gems which you may wear. And on that very sea you see the ships roaming through the waves so that you might seek of His bounty and be appreciative.

Syed Vickar Ahamed

And He, it is Who has made the sea subject (to His Command), so that you may eat the flesh (of the fish) from there that is fresh and tender, and so that you may extract from there ornaments (and pearls) to wear; And you see the ships in there that break the waves, so that you may find the bounty of Allah and that you may be grateful.

Taqi Usmani

He is the One who has subjugated the sea, so that you may eat fresh meat from it, and may take out from it ornaments you wear, and you see the boats cleaving through it, and so that you may seek His bounty, and that you may be grateful.

The Monotheist Group

And He is the One who has commissioned the sea, that you may eat from it a tender meat, and that you may extract from it pearls that you wear. And you see the ships flowing through it, so that you may seek from His bounty, and that you may be thankful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et cʹest Lui qui a assujetti la mer afin que vous en mangiez une chair fraîche, et que vous en retiriez des parures que vous portez. Et tu vois les bateaux fendre la mer avec bruit, pour que vous partiez en quête de Sa grâce et afin que vous soyez reconnaissants.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Hij is het die voor jullie de zee dienstbaar heeft gemaakt om er vers vlees uit te eten en er sieraden uit te halen om je mee te tooien. En jullie zien de schepen haar doorklieven en (dat is) opdat jullie naar een gunst van Hem streven. En misschien zullen jullie dank betuigen.

Hollandaca — Siregar

En Hij is Degene Die de zee diemtbau heeft getnaakt, opdat jullie uit haar vers vlees kunnen eten. en jullie halen sieraden uit haar die jullie dragen, en jullie zien de schepen op haar varen. En opdat jullie Zijn gunst zoeken en hopelijk zullen jullie dankbaar zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (только) Он [Аллах] – Тот, Который подчинил море, чтобы вы питались из него свежим мясом [рыбами,...] и извлекали оттуда украшения [жемчуг, коралл,...], которые вы надеваете. И ты видишь суда, рассекающие его [поверхность моря], и (подчинил Он море) чтобы вы обретали (себе) (удел) от Его щедрости (добывая морские дары Аллаха и занимаясь торговлей), дабы вы были благодарны (Аллаху Всевышнему) (за Его великие благодеяния вам) (и не поклонялись никому, кроме Него)!

Rusça — Osmanov

Он - тот, кто сделал покорным [вам] море, чтобы вы обрели для питания свежее мясо, чтобы вы добывали в нем украшения, которые носите. Ты видишь корабли, бороздящие [моря], дабы снискать Его милость, - быть может, вы возблагодарите [Его].