Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْتِيهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ
ve Derabe (a)llahu meṧelen ḳaryeten kānet āmineten muTmeinneten ye'tīhā rizḳuhā rağaden min kulli mekānin fe keferat bi en'ǔmi (a)llahi fe eƶāḳahā (a)llahu libāse l-cūǐ ve l-ḣavfi bimā kānū yeSneǔne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah bir örnek getirir, bir şehir var meselâ ahâlisi, emniyet içinde yaşamada, gönülleri rahat, rızıkları, her yandan bol bol gelmede; derken Allah'ın nîmetlerine nankörlük ederler de Allah onları açlık ve korku elbisesine bürür, onlara açlığı ve korkuyu tattırır işledikleri işler yüzünden.
Abdulkadir Gölpınarlı
Allah bir örnek getirir, bir şehir var meselâ ahâlisi, emniyet içinde yaşamada, gönülleri rahat, rızıkları, her yandan bol bol gelmede; derken Allahʼın nîmetlerine nankörlük ederler de Allah onları açlık ve korku elbisesine bürür, onlara açlığı ve korkuyu tattırır işledikleri işler yüzünden.
Adem Uğur
Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıklarından ötürü açlık ve korku sıkıntısını tattırdı.
Ahmed Hulusi
Allah bir şehri misal verdi: Güvenli ve mutlu idi. . . Onun yaşam gıdası her taraftan bol bol geliyordu. . . Fakat o (halk) Allah nimetlerine nankörlük etti (Sünnetullah gereği perdelilik oluşturan, fiiller yaptı). . . Allah da kendilerine yapıp-ürettikleri dolayısıyla açlık ve korku libasını tattırdı.
Ahmet Tekin
Allah ibret için bir memleketi örnek vererek anlatıyor. Bu memleket güvenli, huzurlu idi. Servet ve gıda her yandan bol bol akardı. Sonra Allah’ın nimetlerini, dinini, şeriatını inkâr ettiler, nankörlük ettiler. Allah da onlara, yapmaya devam ettikleri düzenbazlıklardan dolayı açlık ve korku gömleği giydirdi, huzursuz ve mutsuz hale getirdi.
Ahmet Varol
Allah şöyle bir kenti örnek verir: Güven ve huzur içindeydi. Rızkı her yerden bolca geliyordu. Ancak Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etti. Allah da ona yaptıklarına karşılık açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Ali Bulaç
Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Ali Fikri Yavuz
Allah bir şehri misal (ibret örneği) yapıyor ki, o şehir emniyet ve huzur içinde bulunuyordu; oraya her yerden bol bol rızkı geliyordu. Nihayet o şehir (halkı) Allah’ın nimetlerine nankörlük etti. Allah da o şehir halkına, yaptıkları işler yüzünden açlık ve korku elbisesini taddırdı (açlık ve korkuyu hissettiler).
Ali Rıza Safa
Allah, bir kenti örnek veriyor: Güven ve dirlik içindeydi; her taraftan bol yiyecek gelirdi. Yine de Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine, Allah, yaptıklarına karşılık, zorlu bir açlık ve korku yıkımını onlara tattırdı.
Bayraktar Bayraklı
Allah şöyle bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar, Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara yaptıklarından dolayı açlık sıkıntısını ve korkuyu tattırdı.
Bekir Sadak
Allah size guven ve huzur icinde olan bir kasabayi misal verir: Her taraftan oraya bolca rizik geliyordu. Ama Allah'in nimetlerine nankorluk ettiler; bu yuzden Allah onlara yaptiklarina karsilik aclik ve korku belasini taddirdi.
Celal Yıldırım
Allah size, güven içinde gönülleri huzur ile yatışmış bir kasaba halkını misâl verir: Rızıkları her yandan bol ve rahatça geliyordu. Buna rağmen onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler; Allah da o yaptıklarına karşılık onlara açlık ve korku elbisesini (giydirerek nankörlüğün acısını) tattırdı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Allah şöyle bir şehri örnek veriyor: Bu şehir güvenlikli ve huzurluydu; her yerden oraya bol rızık geliyordu. Derken ahalisi Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük etti, Allah da onlara yapıp ettikleri yüzünden genel bir açlık ve korku felâketini tattırdı.
Diyanet İşleri
Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
Diyanet İşleri (eski)
Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayı misal verir: Her taraftan oraya bolca rızık geliyordu. Ama Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptıklarına karşılık açlık ve korku belasını tattırdı.
Diyanet Vakfi
Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıklarından ötürü açlık ve korku sıkıntısını tattırdı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Allah bir şehri misal olarak verdi: Bu şehir güvenli, huzurlu idi, Oraya her yerden rızkı bol bol geliyordu. Ne var ki onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıkları işler yüzünden açlık ve korku elbisesini (felâketini) tattırdı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Birde Allah, bir şehri örnek verdi ki, halkı güvenlik ve asayiş içindeydi, rızıkları her yerden bol bol geliyordu. Ne varki, onlar Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Allah da onlara o yaptıkları sanatla açlık ve korku elbisesini tatdırdı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Allah bir şehri mesel yaptı ki emniyyet ve asayiş içinde idi, ona her yerden rızkı bol bol geliyordu, derken Allahın nı'metlerine nankörlük etti, Allah da ona o yaptıkları san'atla açlık ve korku libasını tattırıverdi
Erhan Aktaş
Allah, güvenli ve her yönden tatmin olmuş bir kenti örnek verdi. Oraya, her yerden bol bol rızık geliyordu. Ne var ki, Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine Allah da onlara kaypaklıkları nedeniyle açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Allah, güvenli ve her yönden tatmin olmuş bir kenti örnek verdi. Oraya, her yerden bol bol rızık geliyordu. Ne var ki, Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine Allah da onlara kaypaklıkları nedeniyle açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Allah, güvenli ve her yönden tatmin olmuş bir kenti örnek verdi. Oraya, her yerden bol bol rızık geliyordu. Ne var ki, Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bunun üzerine Allah da onlara kaypaklıkları nedeniyle açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Fizilal-il Kuran
Allah size bir beldeyi örnek veriyor. Bu belde güven ve huzur içinde yaşıyordu, her yandan kendisine bol rızık akıyordu. Fakat halkı, Allah'ın nimetlerine karşı nankörce davrandı. Bunun üzerine bu tutumları yüzünden Allah, sırtlarına açlık ve korku elbisesi giydirdi.
Gültekin Onan
Tanrı bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik (amineten) ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Tanrı'nın nimetlerine küfretti, böylece Tanrı yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Hamdi Döndüren
Allah, şöyle bir kenti örnek olarak vermektedir. Bu kent, güven ve huzur içinde idi, kendisine her yerden rızkı bolca geliyordu. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük etti, bunun üzerine Allah onlara, yaptıklarından dolayı, açlık ve korku sıkıntısını tattırdı.
Hasan Basri Çantay
Allah o memleketi (size) bir (ibret) örneği olarak irad etdi ki o, korkudan emin ve sakindi. Rızkı da kendisine her bir yandan bol bol geliyordu. Fakat o, Allahın ni'metlerine nankörlük etdi de Allah da ona (halkının) işlemekde ısrar etdikleri (kötülükler) yüzünden açlık ve korku libasını (giydirib olanca acıları) tatdırdı.
Hasib Asutay
Allah bir beldeyi örnek olarak verdi. (35) (Halkı) güven ve huzur içinde idi. Ona rızkı da her yerden bol bol gelirdi. Sonra (halkı) Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etti. Allah da onlara, yaptıklarına karşılık açlık ve korku elbisesini (sıkıntısını) tattırdı. (35. Bu beldeden maksat Mekke'dir.)
Hayrat Neşriyat
Allah, bir şehri (Mekke’yi size) misâl getirdi. (Bu şehir) emniyet ve huzûr içinde idi, ona rızkı her taraftan bol bol geliyordu. Fakat (halkı) Allah’ın ni'metlerine nankörlük etti; Allah da onlara, (özene bezene) yapmakta oldukları şeyler sebebiyle açlık ve korku elbisesini tattırdı!
İbni Kesir
Allah; size, huzur ve güven içinde bir kasabayı misal olarak verir. Her yandan oraya bol bol rızık geliyordu. Ama Allah'ın nimetine nankörlük ettiler de yaptıklarından dolayı Allah onlara açlık ve korku belasını tattırdı.
Mehmet Okuyan
Allah güvenli, huzurlu olan, rızkı her yerden bol bol gelen bir şehir (halkını) örnek vermektedir. (Sonra) onlar, Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük etmişler, Allah da onlara, yaptıkları yüzünden açlık ve korku sıkıntısını tattırmıştı.
Muhammed Esed
İşte, Allah (size) bir örnek veriyor: güvenlik ve refah içinde bir şehir (düşünün ki) oraya (ahalisinin) rızkı her yandan bolca akıp duruyordu; ama ahalisi tutup Allah'ın nimetine karşı yakışmaz bir biçimde nankörlük etti ve bunun üzerine Allah da onlara, inatla yapageldikleri (kötülüklerden) ötürü kuşatıcı bir açlık ve korku felaketi tattırdı.
Mustafa İslamoğlu
Allah (size) bir örnek verir: Güvenli ve (sakinlerini) her açıdan tatmin eden bir belde (düşünün ki), oranın ihtiyaç duyduğu rızık her yerden oraya akıyor. Buna karşın o (belde) Allah'ın nimetlerine nankörlük etti. Derken, yaptıkları sebebiyle Allah orayı çepeçevre içine alan açlık ve korku (belasıyla) kuşattı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah bir beldeyi bir örnek irâd eder ki, emin ve sükunet içinde idi, ona rızkı da her yerden bol bol gelirdi. Sonra Allah'ın nîmetlerine nankörlükte bulundular. Artık Allah da onlara işledikleri şeylerden dolayı açlık ve korku libasını tattırdı.
Ömer Öngüt
Allah emniyet ve huzur içinde olan bir şehri misal verir ki, oraya her taraftan bolca rızık geliyordu. Fakat onlar Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Bu yüzden yapmakta oldukları şeylere karşılık, Allah onlara açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Suat Yıldırım
Allah şöyle bir temsil getirir:Bir şehir halkı vardı: Güvenlik ve huzur içinde idi, rızıkları her yandan bol bol, rahatça geliyordu. Derken Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler,Allah da halkının işlediği suçlar sebebiyle o şehre açlığı ve korkuyu tattırdı, (açlık ve korku elbise gibi kaplayıverdi bütün vücutlarını).
Süleyman Ateş
Allah şöyle bir kenti misal olarak anlattı: Güven, huzur içinde idi; her yerden rızkı bol bol kendisine geliyordu. Fakat Allah'ın ni'metlerine nankörlük etti, bunun üzerine (halkının) yaptıklarından ötürü Allah ona açlık ve korku elbisesi taddırdı.
Süleymaniye Vakfı
Allah, güven ve tatmin içinde olan, rızkı her yerden bol bol gelen bir kenti örnek verir. Kent (halkı), Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük etti. Allah da yaptıklarına karşılık onlara, açlık ve korkuya düşme sıkıntısı çektirdi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah, rızkı her yerden bol miktarda gelen, güven ve tatmin içindeki bir kenti örnek verir. Derken orası, Allah'ın nimetlerine nankörlük etmeye başlar. Allah da işlerini bozmalarına karşılık onları, açlık ve korku içine sokar.
Şaban Piriş
Allah bir şehri örnek veriyor. Güven ve huzur içindeydi. Rızkı her yerden kendilerine bol bol geliyordu. Sonra Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler. Allah da onlara yaptıklarının bedeli olarak açlık ve korku giysisi giydirdi.
Tefhim-ul Kuran
Allah bir şehri örnek verdi: (Halkı) Güvenlik ve huzur içindeydi, rızkı da her yerden bol bol gelmekteydi; fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti, böylece Allah yaptıklarına karşılık olarak, ona açlık ve korku elbisesini tattırdı.
Ümit Şimşek
Allah huzur ve güven içinde olan ve rızkı her taraftan gelen bir beldeyi de misal olarak verdi. O belde halkı Allah'ın nimetlerine nankörlük edince, Allah da onlara, işleyip durdukları şeyler yüzünden, bütün benliklerini kaplayan bir açlık ve korkuyu tattırdı.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, şu ülkeyi / medeniyeti de örnek vermiştir: Güvenli, mutlu, huzurlu idi; rızkı her yandan bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler de Allah kendilerine, sanayi olarak ürettikleri şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/birlikteliğini/karmaşasını tattırdı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Allah təhlükəsizlik və əmin-amanlıq içində olan bir diyarı (Məkkəni) misal çəkir. Ona öz ruzisi hər yerdən bol-bol gəlirdi. Lakin o diyarın əhalisi Allahın nemətlərinə nankorluq etdi, Allah da onları etdikləri əməllərə görə aclıq və qorxu libasına bürüdü.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Allah bir şəhəri (Məkkəni) misal gətirir. O şəhər əmin-amanlıq və arxayınlıq içində idi. Lakin (əhalisi) Allahın neʼmətini inkar etdi, Allah da həmin şəhərə (sakinlərinin) etdikləri əməllərə görə (yeddi il) aclıq və qorxu bəlası daddırdı.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Gott führt das Gleichnis vom Dorf an, das sich der Sicherheit und des Friedens erfreute und von allen Seiten reichlich versorgt wurde. Nachdem seine Bevölkerung aber die Gaben Gottes verleugnete, ließ Er sie wegen ihrer Untaten Hunger und Angst erleiden.
Almanca — Der Edle Quran
Allah prägt das Gleichnis einer Stadt, die Sicherheit und Ruhe genoß; ihre Versorgung kam zu ihr reichlich von überall her. Da wurde sie gegenüber den Gnaden Allahs undankbar. So ließ sie Allah das Kleid des Hungers und der Angst erleiden für das, was sie machten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Allah gibt das Gleichnis von einer Stadt: Sie genoß Sicherheit und Frieden und wurde reichlich aus allen Orten versorgt; doch sie leugnete die Wohltaten Allahs. Darum ließ Allah sie eine umfassende Not des Hungers und der Furcht kosten für das, was sie (ihre Bewohner) zu tun pflegten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und ALLAH prägte ein Gleichnis (der Bewohner) einer Ortschaft. Sie war(en) sicher und unbesorgt. Ihr Rizq kam zu ihnen reichlich aus jedem Ort, dann betrieb(en) sie Kufr ALLAHs Gaben gegenüber, dann ließ ALLAH sie die Bedeckung von Hunger und Angst fühlen für das, was sie zu bewerkstelligen pflegten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Allah represents the fate of those who rebelled against His law by means of a parable of the town in which His grace abounded in security and peace of mind and in rich supplies of provisions from every direction. But instead of content living ever in thankful hearts, its heart beat rebellious to its own resolves and was rendered ungrateful to Allah and disobedient to His laws. By consequence He incensed it by humiliation and vested it with hunger and fear devolving upon it in requital of what its peoples' souls had impelled them to do.
Abdul Haleem
God presents the example of a town that was secure and at ease, with provisions coming to it abundantly from all places. Then it became ungrateful for God’s blessings, so God afflicted it with the garment of famine and fear, for what its people had done.
Abdullah Yusuf Ali
Allah sets forth a Parable: a city enjoying security and quiet, abundantly supplied with sustenance from every place: Yet was it ungrateful for the favours of Allah: so Allah made it taste of hunger and terror (in extremes) (closing in on it) like a garment (from every side), because of the (evil) which (its people) wrought.
Abul A'la Maududi
Allah sets forth the parable of (the people of) a town who were secure and content and whose sustenance came in abundance from every quarter. But then the people of the town showed ingratitude towards Allah for His bounties, so Allah afflicted them with hunger and fear in punishment for their evil deeds.
Aisha Bewley
Allah makes an example of a city which was safe and at peace, its provision coming to it plentifully from every side. Then it showed ingratitude for Allah’s blessings so Allah made it wear the robes of hunger and fear for what it did.
Al-Hilali & Khan
And Allâh puts forward the example of a township (Makkah), that dwelt secure and well-content: its provision coming to it in abundance from every place, but it (its people) denied the Favours of Allâh (with ungratefulness). So Allâh made it taste extreme of hunger (famine) and fear, because of that (evil, i.e. denying Prophet Muhammad صلى الله عليه و سلم) which they (its people) used to do[1].
Ali Quli Qarai
Allah draws a parable: A town secure and peaceful. Its provision came abundantly from every place. But it was ungrateful toward Allah’s blessings. So Allah made it taste hunger and fear because of what they used to do.
Amatul Rahman Omar
And Allâh sets-forth an excellent description of a township (-Makkah). It enjoyed a state of security and peace. It received its provision in plenty from every quarter. But (it so happened) that it began to show ingratitude for the bounties of Allâh. So Allâh made (the citizens of) it taste a pall of hunger and fear (which covered it like a garment -the conditions of famine and war prevailed there) because of what its citizens had wrought.
Arthur John Arberry
God has struck a similitude: a city that was secure, at rest, its provision coming to it easefully from every place, then it was unthankful for the blessings of God; so God let it taste the garment of hunger and of fear, for the things that they were working.
Bijan Moeinian
Imagine a community (such as yours) that used to be safe and peaceful and its people would be showered by blessings right and left. When they took it for granted and showed ingratitude towards the Lord’s blessings, God made them taste the hardships, starvation and fear in account of their wrongdoings.
E. Henry Palmer
God has struck out a parable: a city which was safe and quiet, its provision came to it in plenty from every place, and then it denied God's favours, and God made it feel the clothing of hunger and fear, for that which they had wrought.
Edip-Layth
God cites the example of a town which was peaceful and content, its provisions were coming to it bountifully from all places, but then it rebelled against God's blessings and God made it taste hunger and fear for what they used to do.
George Sale
God propoundeth as a parable a city which was secure and quiet, unto which her provisions came in abundance from every side; but she ungratefully denied the favours of God: Wherefore God caused her to taste the extreme famine, and fear, because of that which they had done.
Hamid S. Aziz
Allah coins a similitude (parable): a city which was safe and content, its provision came to it in plenty from every place, and then it denied (was ungrateful for) Allah's favours, and Allah made it feel the garb of dearth and fear, because of that which the used to do.
Mahmoud Ghali
And Allah has struck a similitude: a town that was secure (and) well composed, its provision coming up to it opulently from every place, then it disbelieved (i. e., they were unthankful) in the amenities of Allah; so Allah made it taste the garment of hunger and fear for the things they were working out (i.e., doing).
Marmaduke Pickthall
Allah coineth a similitude: a township that dwelt secure and well content, its provision coming to it in abundance from every side, but it disbelieved in Allah's favours, so Allah made it experience the garb of dearth and fear because of what they used to do.
Mohamed Ahmed - Samira
God presents the example of a town which enjoyed peace and security, its provisions coming from everywhere in abundance, but it denied the favours of God; so God acquainted it with intimate hunger and fear (as punishment) for what they had done.
Muhammad Asad
AND GOD propounds [to you] a parable: [Imagine] a town which was [once] secure and at ease, with its sustenance coming to it abundantly from all quarters, and which thereupon blasphemously refused to show gratitude for God's blessings: and therefore God caused it to taste the all-embracing misery of hunger and fear in result of all [the evil] that its people had so persistently wrought.
Mustafa Khattab
And Allah sets forth the example of a society which was safe and at ease, receiving its provision in abundance from all directions. But its people met Allah’s favours with ingratitude, so Allah made them taste the clutches of hunger and fear for their misdeeds.
Progressive Muslims
And God cites the example of a town which was peaceful and content, its provisions were coming to it bountifully from all places, but then it rebelled against God's blessings and God made it taste hunger and fear for what they used to do.
Sahih International
And Allah presents an example: a city which was safe and secure, its provision coming to it in abundance from every location, but it denied the favors of Allah. So Allah made it taste the envelopment of hunger and fear for what they had been doing.
Sam Gerrans
And God strikes a similitude: — a city secure, at peace, its provision coming to it in abundance from every side; but it denied the favours of God, then God let it taste the cloak of hunger and fear because of what they wrought.
Shabbir Ahmed
Allah gives you an example. Think of a township that used to be secure and prosperous, with provision coming to it in plenty from all directions. But, they practically denied Allah's blessings by not sharing them with the needy. So Allah's Law made it experience the garb of hunger and fear for their wrong system. (6:44).
Syed Vickar Ahamed
And Allah brings forward a story: A city having (the comfort of) security and peace, well supplied with livelihood from every place: Yet it was still thankless for the gifts of Allah: So Allah made it taste hunger and fear (choking it) like a coat (from every side), because of what (its people) earned.
Taqi Usmani
Allah gives an example: There was a town, secure and content with its sustenance coming in plenty from every place. Then, it turned ungrateful to the bounties of Allah; so, Allah made it to taste hunger and terror (that covered it) like a garment, as recompense of what its people used to do.
The Monotheist Group
And God puts forth the example of a town which was peaceful and content, its provisions were coming to it bountifully from all places, but then it rebelled against the blessings of God, and God made it taste hunger and fear for what they used to do.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Allah propose en parabole une ville: elle était en sécurité, tranquille; sa part de nourriture lui venait de partout en abondance. Puis elle se montra ingrate aux bienfaits dʹAllah. Allah lui fit alors goûter la violence de la faim et de la peur (en punition) de ce quʹils faisaient.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Xwedê, mîsala warekî dide ku gelê wî di nav selametî û rihetiyê de bûn. Ji her alî ve risqê wan bi firehî ji bo wan dihat, vêca li biwara nîmetên Xwedê nankorî kirin. Êdî Xwedê ji ber a ku wan dikir kirasê birçîbûn û tirsê li wan kir û ew pê çêjandin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
God heeft een voorbeeld gegeven met een stad die in veiligheid en gerustheid verkeerde. Haar levensonderhoud kwam van elke kant tot haar in overvloed, maar zij was ongelovig aan Gods gunsten. En God liet hen het kleed van honger en vrees voelen voor wat zij aan het doen waren.
Hollandaca — Salomo Keyzer
God stelt u als vergelijking eene stad voor, die veilig en rustig was, en tot welke de levensmiddelen van alle zijden in overvloed kwamen; maar zij verloochende, ondankbaar, Gods gunst, waardoor God haar buitengewone hongersnood en vrees deden gevoelen, om hetgeen zij had gedaan.
Hollandaca — Siregar
En Allah geeft een voorbeeld: een veilige en rustige stad had haar voorzieningen overvloedig van iedere plaats gekregen en was toch ondankbaar voor de gunsten van Allah. Allah deed haar honger en angst proeven wegens wat zij plachten te bedrijven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Аллах приводит притчей селение (а именно Мекку), которое было безопасным (от нападения на нее), спокойным [жизнь в нем не была трудной]; приходило к нему [к этому селению – Мекке] его пропитание благополучно [обильно и легко] изо всех мест, но оно [жители этого селения] не признало благодеяний Аллаха (которыми Он наделял их) (придавая Аллаху сотоварищей и не выражая благодарность Ему), и тогда Аллах дал вкусить ему [наказал жителей Мекки] одеяние голода [голодом] и страхом (что на их караваны по пути в Шам будут нападать отряды Посланника Аллаха) за то, что они [мекканцы] совершали [за их неверие и вражду].
Rusça — Osmanov
Аллах приводит [людям] в качестве притчи [жителей] селения, [которые пребывали] в мире и покое. Они обретали свой удел в достатке отовсюду, но не были благодарны Аллаху за эти блага, и тогда Аллах облек их в одеяния голода и страха в наказание за то, что они вершили.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
GUD framställer liknelsen om en stad. (Invånarna) levde där lugna och trygga, tillförsäkrade en riklig försörjning från alla håll. Men de ville inte erkänna Guds välsignelser och Gud lät dem pröva på hungerns och fruktans elände på grund av att de (förnekade Guds välgärningar).