Nahl Suresi 106. Ayet — Elfaz
Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.
1مَنْmenİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2كَفَرَkeferainkar edenMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
3بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ıHarf-i Cer+Lafza-i Celal
4مِنْminHarf-i Cer
6اِيمَانِهِٓīmānihiinandıktanİsim+Zamirا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
7اِلَّاillāhariçHasr Edatı
8مَنْmenkimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9اُكْرِهَukrihe(inkara) zorlananMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmak
10وَقَلْبُهُve ḳalbuhuve kalbiHaliye Edatı+İsim+Zamirق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp
11مُطْمَئِنٌّmuTmeinnunmutmain olduğu haldeİsim(XII)ط م نSakin olmak, rahatlamak, huzur bulmak, güvenmek, emin olmak, içi rahat olmak, endişeden kurtulmak
12بِالْاِيمَانِbi l-īmāniimanlaHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
13وَلٰكِنْve lākinfakatBağlaç+İstidrak Edatı
14مَنْmenkimselereİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
15شَرَحَşeraHaaçanMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibش ر حAçmak/genişletmek/büyütmek/yaymak, açığa çıkarmak/ifşa etmek/açıklamak
16بِالْكُفْرِbi l-kufriküfreHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
17صَدْرًاSadrangöğsünüİsimص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.
18فَعَلَيْهِمْfe ǎleyhimüzerlerine inerİsti'nafiye Edatı+Harf-i Cer+Zamir
19غَضَبٌğaDebunbir gazabİsimغ ض بöfke/gazap/sertlik, hoşnutsuzluk, kızgınlık, çabuk sinirlenen, tutku, yoğun/derin kızarıklık
20مِنَmine-tanHarf-i Cer
21اللّٰهِ(a)llahiAllah-Lafza-i Celal
22وَلَهُمْve lehumve OnlarınBağlaç+Harf-i Cer+Zamir
23عَذَابٌǎƶābunbir azabİsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12