Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ اِيمَانِهِٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْاِيمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

men kefera bi(a)llahi min beǎ'di īmānihi illā men ukrihe ve ḳalbuhu muTmeinnun bi l-īmāni ve lākin men şeraHa bi l-kufri Sadran fe ǎleyhim ğaDebun mine (a)llahi ve lehum ǎƶābun ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1مَنْmen
2كَفَرَkeferaك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden
3بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ı
4مِنْmin
5بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
6اِيمَانِهِٓīmānihiا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninandıktan
7اِلَّاillāhariç
8مَنْmenkimseler
9اُكْرِهَukriheك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmak(inkara) zorlanan
10وَقَلْبُهُve ḳalbuhuق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpve kalbi
11مُطْمَئِنٌّmuTmeinnunط م نSakin olmak, rahatlamak, huzur bulmak, güvenmek, emin olmak, içi rahat olmak, endişeden kurtulmakmutmain olduğu halde
12بِالْاِيمَانِbi l-īmāniا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanimanla
13وَلٰكِنْve lākinfakat
14مَنْmenkimselere
15شَرَحَşeraHaش ر حAçmak/genişletmek/büyütmek/yaymak, açığa çıkarmak/ifşa etmek/açıklamakaçan
16بِالْكُفْرِbi l-kufriك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretküfre
17صَدْرًاSadranص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğsünü
18فَعَلَيْهِمْfe ǎleyhimüzerlerine iner
19غَضَبٌğaDebunغ ض بöfke/gazap/sertlik, hoşnutsuzluk, kızgınlık, çabuk sinirlenen, tutku, yoğun/derin kızarıklıkbir gazab
20مِنَmine-tan
21اللّٰهِ(a)llahiAllah-
22وَلَهُمْve lehumve Onların
23عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
24عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Canla, gönülle inanmışken ve yüreği, inançla yatışmışken zorla, cebirle, istemediği halde dininden döndüğünü söyleyenden başka inandıktan sonra Allah'ı inkâr eden, hattâ kâfirlikle yüreği genişleyen, hoşlanan kişi yok mu, bu çeşit kişileredir Allah'ın gazabı ve onlara pek büyük bir azap var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Canla, gönülle inanmışken ve yüreği, inançla yatışmışken zorla, cebirle, istemediği halde dininden döndüğünü söyleyenden başka inandıktan sonra Allahʼı inkâr eden, hattâ kâfirlikle yüreği genişleyen, hoşlanan kişi yok mu, bu çeşit kişileredir Allahʼın gazabı ve onlara pek büyük bir azap var.

Adem Uğur

Kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkâra) zorlanan başka- fakat kim kalbini kâfirliğe açarsa, işte Allah'ın gazabı bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır.

Ahmed Hulusi

Kalbi imanla mutmain olduğu halde, (küfre) zorlanan hariç, kim imanından sonra Allah'a küfrederse ve küfre sinesini açar ise, işte Allah gazabı onun üzerinedir! Kendilerine çok büyük azap vardır.

Ahmet Tekin

Kalbi, aklı iman ile huzur ve sükûn bulduktan sonra, küfre zorlananlar hariç, kim iman ettikten sonra Allah’ı inkâr eder, tekrar küfre saplanırsa, gönlünü küfre açarsa, işte Allah’ın gazabı, hışmı bunlaradır. Onlara büyük bir azap vardır.

Ahmet Varol

İman ettikten sonra Allah'ı inkâr eden; -kalbi imanla yatışmış olduğu halde zorlanan (ve bu yüzden küfür sözü söyleyen) değil- ama göğüslerini küfre açan kimselere Allah'tan bir gadab vardır. Ve onlar için büyük bir azap vardır.

Ali Bulaç

Kim imanından sonra Allah'a (karşı) inkara sapıp da, -kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında zorlanan hariç- inkara göğüs açarsa, işte onların üstünde Allah'tan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.

Ali Fikri Yavuz

Kalbi iman ile kararlaşmış olduğu halde, (küfür kelimesini söylemeye) cebredilenler (ve böylece yalnız dilleriyle söyliyenler) müstesna, kim Allah’a küfrederse, onlara şiddetli bir azab var; lâkin küfre bağrını açanlar üzerine Allah’dan bir gazab ve kendilerine çok büyük bir azab vardır.

Ali Rıza Safa

İnanca eriştikten sonra baskıyla zorlananlar dışında, inandıktan sonra Allah'a nankörlük ederek yüreklerini nankörlüğe açanların üzerine, Allah'ın öfkesi iner. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kalbi imanla dolu olduğu halde, zorlananın dışında olan kimse inandıktan sonra Allah'ı inkar eder ve gönlünü inkarcılığa açarsa, bunlara Allah katında bir öfke vardır ve büyük azap da onlaradır.

Bekir Sadak

Gonlu imanla dolu oldugu halde, zor altinda olan kimse mustesna, inandiktan sonra Allah'i inkar edip, gonlunu kafirlige acanlara Allah katindan bir gazap vardir; buyuk azap da onlar icindir.

Celal Yıldırım

Kalbi imân ile yatışmış olduğu halde, zorlanan kimse dışında, inandıktan sonra Allah'ı inkâr edip göğsünü küfre açanlar üzerine Allah' tan bir gazab vardır ve büyük bir azâb da onlar içindir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kim iman ettikten sonra Allah’ı inkâra saparsa -kalbi imanla dolu olduğu halde baskı altında kalanın durumu müstesna olmak üzerekim kalbini inkâra açarsa işte Allah’ın gazabı bunlaradır; bunlar için çok büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Gönlü imanla dolu olduğu halde, zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkar edip, gönlünü kafirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır; büyük azap da onlar içindir.

Diyanet Vakfi

Kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkâra) zorlanan başka- fakat kim kalbini kâfirliğe açarsa, işte Allah'ın gazabı bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kalbi iman ile sükûnet bulduğu halde (dinden dönmeye) zorlananlar dışında, her kim imanından sonra küfre kalbini açarsa, mutlaka onların üzerine Allah'tan bir gazab gelir ve kendilerine çok büyük bir azab vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim imanından sonra Allah'a küfrederse kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan başka ve kim küfre göğsünü açarsa, onların üstüne kesinkes Allah'tan bir gazap iner ve onlara büyük bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim imanından sonra Allaha küfrederse -kalbi iyman ile mutmainn olduğu halde ikrah edilen başka- velakin küfre sinesini açan kimse labüdd onların üstüne Allahdan bir gadab iner ve onlara azim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile inkara zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kalbi iman ile yatışmış olduğu halde, -baskı ile zorlanan kimse hariç- kim imanından sonra Allah'ı küfrederse ve kim küfre göğüs açarsa, bilsin ki Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlar için büyük bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

iman ettikten sonra kâfir olanlar, Allah'ın gazabına uğrarlar, onun için büyük bir azap vardır. Yalnız bu hüküm, kalpleri kesin bir imanın hazzı ile donanmış olduğu halde baskı altında kalanlar için değil, fakat gönüllerinin kapısını inkârcılığa açanlar için geçerlidir.

Gültekin Onan

Kim inancından sonra Tanrı'ya küfredip de, -kalbi inançla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında zorlanan hariç- küfre göğüs açarsa, işte onların üstünde Tanrı'dan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.

Hamdi Döndüren

Kalbi imanla dolu olduğu halde, inkâra zorlanan dışında kim, inandıktan sonra Allah’ı inkâr edecek ya da (zorlama olmadığı halde) kalbini inkâra açık tutarsa, bilsin ki Allah’ın hışmı onların üzerindedir. Onlar için, büyük bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Kalbi iman üzere (sabit ve bununla) mutmein (ve müsterih) olduğu halde (cebr-ü) ikrah e uğratılanlar müstesna olmak üzere kim imanından sonra Allahı tanımaz, fakat küfre sine (-i kabul) açarsa Allahın gazabı onların başındadır. Onlar için en büyük bir azab vardır.

Hasib Asutay

Kim kalbi imanla dolu olduğu halde, inkâra zorlanan olmaksızın, imanından sonra Allah'ı inkâr eder ve küfre göğüs açarsa, (34) Allah'ın gazabı bunların üzerindedir. Bunlar için büyük bir azap vardır. (34. Kureyş kâfirleri Ammar ile babası Yasir ve annesi Sümeyye'yi dinlerinden döndürmeye zorlamışlardı. Onlar bunu kabul etmeyince Sümeyye ile Yasir'i şehit ettiler. İslâm'da ilk şehitler bunlardır. Ammar ise onların işkencelerine dayanamayarak diliyle onların söylediklerini tekrarladı ve canını kurtardı. İşte bu âyet-i celile zulüm karşısında sadece dil ile inkâr etmenin caiz olduğuna bir delildir.)

Hayrat Neşriyat

Kalbi îmân ile mutmain olduğu hâlde (inkâra) zorlanan kimse müstesnâ, kim îmân ettikten sonra Allah’ı inkâr ederse (onun için şiddetli bir tehdid vardır), fakat kim de küfre gönlü(nü) açarsa, artık Allah’dan onların üzerine bir gazab ve onlar için (pek) büyük bir azab vardır.

İbni Kesir

Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlananların dışında, her kim; imanından sonra Allah'ı tanımayıp küfre göğüs açarsa; işte Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlar için büyük bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

Kalbi iman ile dolu olduğu hâlde (inkâra) zorlanan kişi(ler) hariç, kim iman ettikten sonra Allah’ı inkâr ederse ve kalbini inkara açarsa, işte Allah’ın öfkesi bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır.

Muhammed Esed

İmana eriştikten sonra Allah'ı inkar eden kimseye gelince -ki, bundan kasıt, kalbi imanla dolu olduğu halde baskı altında inkar etmiş görünen kimse değil, fakat kalbini bile isteye hakkın inkarına açan kimsedir- işte böylelerinin üzerine Allah katından bir hışım çökecek ve onların payına çok büyük bir azap düşecektir:

Mustafa İslamoğlu

İman ettikten sonra Allah'ı inkar eden kimseye gelince: -(ki) bu kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında görünüşte inkar eden kimse değil, ve fakat kalbini küfre bile isteye açan kimsedir- işte böyleleri Allah'ın rahmetinden dışlanacaklar, dahası (ahirette) onları korkunç bir azap bekleyecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kalbi imân ile mutmain olduğu halde icbar edilen müstesna, velâkin her kim imânından sonra Allah Teâlâ'yı inkâr eder de küfre sine açarsa işte onların üzerine Allah'tan bir gazap vardır ve onlar için pek büyük bir azap da vardır.

Ömer Öngüt

Gönlü imanla mutmain olduğu halde, zorlanan kimse hariç, kim iman ettikten sonra Allah'ı inkâr eder ve gönlünü küfre açarsa; onların üzerine Allah'tan bir gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

Suat Yıldırım

Kalbi imanla dolu olarak mutmain iken, dini inkâr etmeye mecbur bırakılıp da yalnız dilleriyle inkâr sözünü söyleyenler hariç, kim imanından sonra Allah’ı inkâr ederek gönlünü inkâra açar, göğsüne küfrü yerleştirirse, onlara Allah tarafından bir gazap, hem de müthiş bir azap vardır.

Süleyman Ateş

İnandıktan sonra Allah'a nankörlük eden, -kalbi imanla yatışmış olduğu halde (inkara) zorlanan değil- fakat küfre göğüs açan, (küfürle sevinç duyan) kimselere Allah'tan bir gazab iner ve onlar için büyük bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, iman etmelerinden sonra Allah'a karşı kafirlik edenlerdir. Kalbi iman ile tatmin olmuşken (inkara) zorlananlar ise bunun dışındadır. Fakat her kim gönlünü kafirliğe açarsa Allah'ın öfkesi işte onların üzerine olur. Onlar için büyük bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kalbi güven (iman) dolu iken ağır baskı altında olan dışında her kim, inanıp güvendikten sonra ayetleri görmezlikten gelir ve görmezliği (kafirliği) içine sindirirse, Allah'ın öfkesi onların üstünde olur. Onların hak ettiği büyük bir azaptır.

Şaban Piriş

Kim iman ettikten sonra Allah'a nankörlük ederse, kalbi iman ile dopdolu olduğu halde küfre zorlanan kimseden başka kim de göğsünü inkarcılığa açarsa, Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Ve onlara büyük bir azap vardır.

Tefhim-ul Kuran

Kim imanından sonra Allah'a (karşı) küfre sapıp da, -kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında zorlanan hariç- küfre göğüs açarsa, işte onların üstünde Allah'tan bir gazab vardır ve büyük azab onlarındır.

Ümit Şimşek

Kalbi imanla huzura ermiş olduğu halde inkâra zorlanan kimse hariç, kim iman ettikten sonra kâfir olur ve gönül rızasıyla inkârı benimserse, öyleleri Allah'ın gazabına uğrar; onların hakkı büyük bir azaptır.

Yaşar Nuri Öztürk

Her kim imanından sonra Allah'a küfür eder, kalbi iman ile yatışmış halde iken baskıyla zorlanan hariç olmak üzere, inkara göğüs açarsa, böylelerinin üzerine Allah'tan bir gazap iner. Bunlar için büyük bir azap da öngörülmüştür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qəlbi imanla sabit qaldığı halda haqqı danmağa məcbur edilən kəslər istisna olmaqla, kim iman gətirdikdən sonra Allahı inkar etsə və qəlbini küfrə açsa, Allahın qəzəbinə düçar olar. Onlar üçün böyük bir əzab vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Qəlbi imanla sabit olduğu halda (küfr sözünü deməyə) məcbur edilən (dil ilə deyib ürəyində onu təsdiq etməyən) şəxs istisna olmaqla, hər kəs iman gətirdikdən sonra küfr etsə (onu ağır təhlükə gözləyir). Lakin qəlbən küfrə razı olanlara (qəlbində könüllü surətdə küfrə yer verənlərə) Allahın qəzəbi tutar və onlar şiddətli bir əzaba düçar olarlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Auf diejenigen, die nach Annahme des Glaubens Gott leugnen und den Unglauben gern annehmen - ausgenommen die, die dazu gezwungen werden und den rechten Glauben sicher im Herzen haben - wird Gottes Zorn kommen, und sie werden schwer bestraft werden.

Almanca — Der Edle Quran

Wer Allah verleugnet, nachdem er den Glauben (angenommen) hatte - außer demjenigen, der gezwungen wird, während sein Herz im Glauben Ruhe gefunden hat -, doch wer aber seine Brust dem Unglauben auftut, über diejenigen kommt Zorn von Allah, und für sie wird es gewaltige Strafe geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Wer Allah verleugnet, nachdem er geglaubt hat - den allein ausgenommen, der (dazu) gezwungen wird, während sein Herz im Glauben Frieden findet -, auf jenen aber, die ihre Brust dem Unglauben öffnen, lastet Allahs Zorn; und ihnen wird eine strenge Strafe zuteil sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

(Lügen erfindet ebenfalls), wer ALLAH gegenüber Kufr betrieb, nachdem er den Iman bekundete - außer dem, der (dazu) gezwungen wird, während sein Herz voller Iman ist. Jedoch wer die Brust dem Kufr öffnet, auf diesem lastet Zorn von ALLAH. Und für sie ist eine überharte Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He who renounces his faith in Allah after he has conformed his will earlier to His will shall suffer for it unless he has been forced to do so by persecution and assault but deep down he preserves a heart happily maintaining the image of religious and spiritual virtues. But he who cunningly and deceptively incites someone to reject the idea of Faith and allures him or her to brighter worlds shall have come within the measure of Allah's wrath and these are they who shall pass through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

With the exception of those who are forced to say they do not believe, although their hearts remain firm in faith, those who reject God after believing in Him and open their hearts to disbelief will have the wrath of God upon them and a grievous punishment awaiting them.

Abdullah Yusuf Ali

Any one who, after accepting faith in Allah, utters Unbelief,- except under compulsion, his heart remaining firm in Faith - but such as open their breast to Unbelief, on them is Wrath from Allah, and theirs will be a dreadful Penalty.

Abul A'la Maududi

Except for those who were forced to engage in infidelity to Allah after believing the while their hearts remained firmly convinced of their belief, the ones whose hearts willingly embraced disbelief shall incur Allah's wrath and a mighty chastisement lies in store for them.

Aisha Bewley

Those who reject Allah after having had iman – except for someone forced to do it whose heart remains at rest in its iman – but as for those whose breasts become dilated with kufr, anger from Allah will come down on them. They will have a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

Whoever disbelieved in Allâh after his belief, except him who is forced thereto and whose heart is at rest with Faith; but such as open their breasts to disbelief, on them is wrath from Allâh, and theirs will be a great torment.

Ali Quli Qarai

Whoever renounces faith in Allah after [affirming] his faith —barring someone who is compelled while his heart is at rest in faith— but those who open up their breasts to unfaith, upon such shall be Allah’s wrath, and there is a great punishment for them.

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve in Allâh after they have believed in Him - but not those who are compelled (to recant) while their hearts find peace (and are firm) in the faith - (and) those who accept disbelief from the core of their hearts shall incur the displeasure of Allâh and shall receive a stern punishment.

Arthur John Arberry

Whoso disbelieves in God, after he has believed -- excepting him who has been compelled, and his heart is still at rest in his belief -- but whosoever's breast is expanded in unbelief, upon them shall rest anger from God, and there awaits them a mighty chastisement;

Bijan Moeinian

There is no blame on those who have to deny their faith under persecution, if they harbor it in their hearts. But those who renounce their religion (after having chosen to believe,) they will face the anger of the Lord and theirs will be a sever punishment.

E. Henry Palmer

Whoso disbelieves in God after having believed, unless it be one who is forced and whose heart is quiet in the faith,- but whoso expands his breast to misbelieve,- on them is wrath from God, and for them is mighty woe!

Edip-Layth

Whoever rejects God after having acknowledged; except for one who is forced while his heart is still content with acknowledgement; and has opened his chest to rejection, then they will have a wrath from God and they will have a great retribution.

George Sale

Whoever denieth God, after he hath believed, except him who shall be compelled against his will, and whose heart continueth stedfast in the faith, shall be severely chastised: But whoever shall voluntarily profess infidelity, on those shall the indignation of God fall, and they shall suffer a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

Whoever disbelieves in Allah after having believed - unless it be one who is forced and whose heart is still content in the faith - but whoever expands his breast to (easing) disbelieve - on them is wrath from Allah, and theirs is a mighty doom.

Mahmoud Ghali

Whoever has disbelieved in Allah even after his belief excepting him who has been compelled and his heart is (still) composed with belief-but whoever has his breast expanded in disbelief, then upon them is anger from Allah and they will have a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

Whoso disbelieveth in Allah after his belief - save him who is forced thereto and whose heart is still content with the Faith - but whoso findeth ease in disbelief: On them is wrath from Allah. Theirs will be an awful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Whosoever denies having once believed -- unless he is forced to do so while his heart enjoys the peace of faith -- and opens his mind to disbelief will suffer the wrath of God. Their punishment will be great,

Muhammad Asad

As for anyone who denies God after having once attained to faith-and this, to be sure, does not apply to one who does it under duress, the while his heart remains true to his faith, but [only, to] him who willingly opens up his heart to a denial of the truth-: upon all such [falls] God's condemnation, and tremendous suffering awaits them:

Mustafa Khattab

Whoever disbelieves in Allah after their belief—not those who are forced while their hearts are firm in faith,[1] but those who embrace disbelief wholeheartedly—they will be condemned by Allah and suffer a tremendous punishment.

Progressive Muslims

Whoever rejects God after having believed; except for one who is forced while his heart is still content with belief; and has opened his chest to rejection, then they will have a wrath from God and they will have a great retribution.

Sahih International

Whoever disbelieves in Allah after his belief. .. except for one who is forced [to renounce his religion] while his heart is secure in faith. But those who [willingly] open their breasts to disbelief, upon them is wrath from Allah, and for them is a great punishment;

Sam Gerrans

Whoso denies God after his faith[...] — save he who is compelled thereto but whose heart finds rest in faith; but whoso expands his breast to denial, upon them is wrath from God; and they have a great punishment.

Shabbir Ahmed

Anyone who utters unbelief, after accepting faith in Allah, except under compulsion, his heart remaining firm in faith, is different from the one who is fully content with disbelief. The latter group invites Allah's Requital, and theirs is an awful doom.

Syed Vickar Ahamed

Any one who, after accepting the Faith in Allah, says (words of) unbelief— Except under force (from outside, but in) his heart remaining firm in Faith— (Whereas) on such as those who open their chests to unbelief— On them is Anger from Allah, and theirs will be a fearful Penalty.

Taqi Usmani

Whoever rejects his faith in Allah after having believed in Him - not the one who is compelled (to utter a word of disbelief) under duress while his heart is at peace with Faith, but the one who has laid his breast wide open for disbelief - upon such people is the wrath of Allah, and for them there is a heavy punishment.

The Monotheist Group

Whoever rejects God after having believed - except for he who is forced while his heart is still content with belief - and has comforted his chest towards rejection, then these will have a wrath from God and they will have a great retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quiconque a renié Allah après avoir cru... - sauf celui qui y a été contraint alors que son cœur demeure plein de la sérénité de la foi - mais ceux qui ouvrent délibérément leur cœur à la mécréance, ceux-là ont sur eux une colère dʹAllah et ils ont un châtiment terrible.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ê ku piştî bawerî bi Xwedê anî Wî mandel bike, ji bilî yê ku zor lê hatibe kirin û dilê wî jî tije îman be (ew gazin jê nayê kirin). Lê belê kî ji kufrê re sînga xwe veke (û pê xweş bibe) vêca xezeba Xwedê li ser wan e û ji bo wan ezabekî mezin heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wie na geloofd te hebben aan God geen geloof meer hecht -- en dan niet wie gedwongen is, terwijl zijn hart in het geloof rust gevonden heeft, maar zij die hun hart voor het ongeloof openstellen -- op hen rust Gods toorn en voor hen is er een geweldige bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij die God loochent, nadat hij heeft geloofd, behalve hij die tegen zijn wil werd gedwongen, en wiens hart standvastig blijft in het geloof, zal streng gekastijd worden; maar op hem, die uit eigen wil ongeloovig is, zal Gods verontwaardiging nederkomen en hij zal eene gestrenge straf ondergaan.

Hollandaca — Siregar

Wie aan Allah ongelovig is na geloofd te hebben, behalve wie gedwongen is terwijl zijn hw in het geloof tot rust gekomen wn maar (voor) wie die zijn hart voor het ongeloof openstelde: voor hem is er de toom van Ailah en voor hem is er een geweldige bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Кто станет неверующим в Аллаха после своей веры – кроме (лишь) того, кто был принужден (сказать слова неверия), а (в то время) сердце его (было) спокойным в Вере [в душе он был полон Веры и убежденности] – но, однако тот, кто открыл неверию (свою) грудь, на них [сказавших слова неверия без принуждения] – гнев от Аллаха, и им – наказание великое.

Rusça — Osmanov

Гнев Аллаха падет на тех, кто отрекся от Аллаха, а раньше верил в Него, если только он не был принужден к отречению, но [сам сохранял] в сердце приверженность к вере. [Но гнев падет на того], кто раскрыл неверию сердце. Таким и уготовано великое наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Den som förnekar Gud efter att ha antagit tron - inte den som är utsatt för tvång, fastän hans hjärta förblir tryggt i sin övertygelse, utan den som frivilligt öppnar sig för otron - sådana (människor) ådrar sig Guds vrede och ett hårt straff väntar dem,