(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَجِيمٌ وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدِّينِ

ḳāle fe ḣruc minhā fe inneke racīmun / ve inne ǎleyke l-leǎ'nete ilā yevmi d-dīni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2فَاخْرُجْfe ḣrucخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmaköyleyse çık
3مِنْهَاminhāoradan
4فَاِنَّكَfe innekeçünkü sen
5رَجِيمٌracīmunر ج مTaşlamak, taş atmak, taşlayarak öldürmek, lanetlemek, sövmek, kovmak, (mezara) taş koymak, tahmine dayalı konuşmak, tahminler yapmak, tahmin etmek, öngörmek, ayaklarla yere vurma eylemi. Rajmun - tahmin, tahmine dayalı iş, mermi. Rujum - kayan yıldızlar, atmak, lanetlenmek, lanetlenerek atılmak. Marajim - kötü konuşma. Marjum - taşlanmış.kovuldun
1وَاِنَّve inneve şüphesiz
2عَلَيْكَǎleykeüzerine
3اللَّعْنَةَl-leǎ'neteل ع نKovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek.la'net edilecektir
4اِلٰىilākadar
5يَوْمِyevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününe
6الدِّينِd-dīniد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.ceza

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve gerçekten de din gününe dek lânet sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve gerçekten de din gününe dek lânet sana.

Adem Uğur

Muhakkak ki kıyamet gününe kadar lânet senin üzerine olacaktır!

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki, Sünnetullah gerçeğinin açığa çıkma sürecine kadar lanet (hakikatini yaşamaktan uzak düşme) senin üzerinedir. "

Ahmet Tekin

'Herkesin vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğun hesabını vereceği yalnız ilâhî mevzuatın yürürlükte olduğu güne kadar, sana lânet yağacaktır.'

Ahmet Varol

Ceza gününe kadar lanet senin üzerinedir.'

Ali Bulaç

"Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir."

Ali Fikri Yavuz

Şüphe yok ki, lânet, kıyamet gününe kadar senin üzerindedir.”

Ali Rıza Safa

"Ve kuşkusuz, Benim lanetim, Yargı Günü'ne dek senin üzerinde olacaktır!"

Bayraktar Bayraklı

"Muhakkak ki kıyamet gününe kadar lanet senin üzerine olacaktır."

Bekir Sadak

(34-35) «leyse defol oradan, sen artik kovulmus birisin. Dogrusu hesap gunune kadar lanet sanadir» dedi.

Celal Yıldırım

Ve doğrusu hesap-cezâ gününe kadar elbette lanet senin üzerindedir,» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kıyamet gününe kadar lânetlenmiş bulunmaktasın!”

Diyanet İşleri

(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

(34-35) 'Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır' dedi.

Diyanet Vakfi

Muhakkak ki kıyamet gününe kadar lânet senin üzerine olacaktır!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bu lanet ceza gününe kadar üzerindedir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bu la'net ceza gününe kadar üzerindedir

Erhan Aktaş

"Lanet, Din Günü'ne kadar senin üzerindedir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Lanet, Din Günü'ne kadar senin üzerindedir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Lanet, Din Günü'ne kadar senin üzerindedir." dedi.

Fizilal-il Kuran

Hesaplaşma gününe kadar sürekli olarak lânetim üzerinedir.

Gültekin Onan

"Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir."

Hamdi Döndüren

“Kıyamet gününe kadar lânet senin üzerinde olacaktır!”

Hasan Basri Çantay

"Hiç şübhesiz ceza gününe kadar la'net senin tependedir".

Hasib Asutay

Şüphesiz kıyamet gününe kadar lânet senin üzerine olacaktır!

Hayrat Neşriyat

'Ve muhakkak ki kıyâmet gününe kadar lâ'net, senin üzerinedir!'

İbni Kesir

Muhakkak ki ceza gününe kadar la'net sanadır.

Mehmet Okuyan

Hesap gününe kadar lanet(im) senin üzerinedir!”

Muhammed Esed

Ve bil ki, Hesap Günü'ne kadar lanet(im) peşinde olacak!"

Mustafa İslamoğlu

Ve unutma ki Hesap Günü'ne kadar tüm lanet senin üzerine olacaktır!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(35-36) «Ve şüphe yok ki, Kıyamet gününe kadar lânet senin üzerinedir.» (Şeytan da) Dedi ki: «Yarabbi! Öyle ise kabirlerinden kaldırılacakları güne kadar bana mühlet ver.»

Ömer Öngüt

“Kıyamet gününe kadar lânet senin üzerine olacaktır. ”

Suat Yıldırım

(34-35) Allah şöyle buyurdu: "O halde, defol buradan! Çünkü sen kovuldun ve bu lânet, hesap gününe kadar senin üzerinde devam edecektir."

Süleyman Ateş

"Ta ceza gününe kadar üzerine la'net edilecektir!"

Süleymaniye Vakfı

Yapılan her şeyin karşılığını bulacağı güne kadar lanet / dışlanma senin üzerinde olacaktır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hesap verme gününe kadar hep dışlanacaksın (lanetlisin)."

Şaban Piriş

Hesap gününe kadar lanet sana!

Tefhim-ul Kuran

«Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir.»

Ümit Şimşek

'Hesap gününe kadar bu lânet senin üzerinde kalacaktır.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Din gününe kadar üzerinde lanet var."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Haqq-hesab gününə qədər sənə lənət olacaqdır”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sən qiyamət gününə qədər ləʼnətlənmişsən!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Auf dir soll der Fluch bis zum Jüngsten Tag lasten!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und auf dir liegt der Fluch bis zum Tag des Gerichts.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Der Fluch soll auf dir lasten bis zum Tage des Gerichts.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, der Fluch lastet auf dir bis zum Tag des Din .ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And the curse shall pursue you till The Day of Judgment".

Abdul Haleem

rejected until the Day of Judgement.’

Abdullah Yusuf Ali

"And the curse shall be on thee till the day of Judgment."

Abul A'la Maududi

and there shall be a curse upon you till the Day of Recompense."

Aisha Bewley

The curse will be on you till the Day of Reckoning. ’

Al-Hilali & Khan

"And verily, the curse shall be upon you till the Day of Recompense (i.e. the Day of Resurrection)."

Ali Quli Qarai

and indeed the curse shall lie on you until the Day of Retribution. ’

Amatul Rahman Omar

`And of course (My) disapproval shall be on you till the Day of Requital. '

Arthur John Arberry

Upon thee shall rest the curse, till the Day of Doom. '

Bijan Moeinian

"You will carry My disenchantment until the Day of Judgment. "

E. Henry Palmer

And, verily, the curse is upon thee until the day of judgment. '

Edip-Layth

"A curse shall be upon you until the day of judgment."

George Sale

And a curse shall be on thee, until the day of judgment.

Hamid S. Aziz

"And, verily, the curse shall be upon you until the Day of Judgment. "

Mahmoud Ghali

And surely the curse will be upon you till the Day of Doom. "

Marmaduke Pickthall

And lo! the curse shall be upon thee till the Day of Judgment.

Mohamed Ahmed - Samira

Condemned till the day of Doom!"

Muhammad Asad

and [My] rejection shall be thy due until the Day of Judgment!"

Mustafa Khattab

And surely upon you is condemnation until the Day of Judgment."

Progressive Muslims

"And a curse shall be upon you until the Day of Judgment. "

Sahih International

And indeed, upon you is the curse until the Day of Recompense. "

Sam Gerrans

“And the curse is upon thee until the Day of Judgment.”

Shabbir Ahmed

"My rejection shall be your due until the Day of Judgment. " (7:14-15).

Syed Vickar Ahamed

"And surely! The curse shall be on you till the Day of Recompense (Judgment). "

Taqi Usmani

and upon you is the curse up to the Day of Judgment."

The Monotheist Group

"And a curse shall be upon you until the Day of Recompense."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et malédiction sur toi, jusquʹau Jour de la rétribution!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman heya roja qiyametê dê her lenet li te bibare.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de vloek zal tot de oordeelsdag op je rusten.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En een vloek zal op u rusten tot op den dag des oordeels.

Hollandaca — Siregar

En voorwaar, de vervloeking rust op jou tot aan de Dag des Oordeels.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И, поистине, над тобой (пребудет) проклятие до Дня Суда!»

Rusça — Osmanov

и, воистину, над тобой [будет тяготеть] проклятие до Судного дняʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och (Min) förbannelse (skall följa dig) till Domens dag!ʺ