(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim" diyecekler. Onlara şöyle denilecek: "Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?"
وَاَنْذِرِ النَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ الْعَذَابُ فَيَقُولُ الَّذِينَ ظَلَمُوا رَبَّنَا اَخِّرْنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَرِيبٍ نُجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ الرُّسُلَ اَوَلَمْ تَكُونُوا اَقْسَمْتُمْ مِنْ قَبْلُ مَا لَكُمْ مِنْ زَوَالٍ
ve enƶiri n-nāse yevme ye'tīhimu l-ǎƶābu fe yeḳūlu (e)lleƶīne Zelemū rabbenā eḣḣirnā ilā ecelin ḳarībin nucib deǎ'veteke ve nettebiǐ r-rusule e ve lem tekūnū eḳsemtum min ḳablu mā lekum min zevālin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kendilerine azâbın gelip çatacağı o günü haber ver, korkut insanları. Zulmedenler diyecekler ki: Rabbimiz, yakın bir zamana dek bırak bizi, tekrar dünyâya dönelim de dâvetine icâbet edelim ve peygamberlere uyalım. Siz değil misiniz daha önce, bize bir zevâl yoktur diye yemin edenler?
Abdulkadir Gölpınarlı
Kendilerine azâbın gelip çatacağı o günü haber ver, korkut insanları. Zulmedenler diyecekler ki: Rabbimiz, yakın bir zamana dek bırak bizi, tekrar dünyâya dönelim de dâvetine icâbet edelim ve peygamberlere uyalım. Siz değil misiniz daha önce, bize bir zevâl yoktur diye yemin edenler?
Adem Uğur
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin: "Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım" diyecekleri gün hakkında insanları uyar. (Onlara denilir ki:) "Daha önce, sizin için bir zevâl olmadığına, yemin etmemiş miydiniz? "
Ahmed Hulusi
Kendilerine azabın (ölümün - hazır olmayan için sonsuz azabın başlangıcı) geleceği süreç hakkında insanları uyar! O süreçte zalim olanlar şöyle der: "Rabbimiz, kısa bir süre daha ömür ver, davetine icabet edelim ve Rasullerine tabi olalım". . . Önceden, sizin için böyle bir son olmayacağına yemin etmemiş miydiniz?
Ahmet Tekin
İnsanları, azâbın geleceği gün konusunda uyar. O gün baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenler, haksızlık edenler: 'Rabbimiz, kısa bir müddet bizim cezamızı ertele. Senin davetine icabet edelim. Rasullere tâbi olalım.' diyecekler. Onlara: 'Daha önce, sizin için bir zeval olmadığına, hesaba çekilmiyeceğinize dair yeminler etmemiş miydiniz?' denilir.
Ahmet Varol
İnsanları kendilerine azabın geleceği günle korkut. Öyle ki zulmedenler: 'Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, çağrına icabet edelim ve peygamberlere uyalım' derler. 'Daha önce sizin için bir zeval (yokluk) olmadığına dair yemin etmemiş miydiniz?
Ali Bulaç
Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler, sizler değil miydiniz?
Ali Fikri Yavuz
İnsanlara, azabın kendilerine geleceği günü haber verip onları korkut ki, o gün, zulmedenler şöyle diyecektir: “-Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver; senin çağrına uyalım, Peygamberlerin izinde gidelim.” Hani ya, bundan önce: “- Bize hiçbir zeval yoktur.” diye yemin etmemiş miydiniz?
Ali Rıza Safa
Cezanın kendilerine geleceği gün hakkında insanları uyar. Haksızlık yapanlar, şöyle diyecekler: "Efendimiz! Yakın bir süreye dek bizi ertele; Senin çağrına karşılık verelim ve elçilerin izinden gidelim!" Oysa daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin edenler siz değil miydiniz?
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine azabın geleceği güne karşı insanları uyar ki, zalimler,"Ey Rabbimiz!" derler, "Bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına uyalım, peygamberlere tabi olalım!"Peki önceden, sizin için son olmadığına yemin etmemiş miydiniz?
Bekir Sadak
(44-45) Insanlari, kendilerine azabin gelecegi gun ile uyar. Haksizlik edenler: «Rabbimiz! Bizi yakin bir sureye kadar ertele de cagrina gelelim, peygamberlere uyalim» derler. Siz daha once, sonunuzun gelmeyecegine yemin etmemis miydiniz! stelik kendilerine yazik edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptiklarimiz da sizlere aciklanmisti. Size misaller de vermistik.
Celal Yıldırım
İnsanları azabın geleceği gün hakkında uyar! Zulmedenler diyecekler ki, «ey Rabbimiz! Bizi yakın bir geleceğe kadar ertele ki dâvetine olumlu cevap vererek gelelim, peygamberlere uyalım.» Ama daha önce sizin için zeval (=sonunuzun gelmesi) yok diye yemin eden sizler değil miydiniz?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin, “Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha ver de senin davetine uyalım, peygamberlere tâbi olalım” diyecekleri ve onlara, “Sizin için bir yok oluş bulunmadığına daha önce yemin etmemiş miydiniz?” diye sorulacağı güne karşı insanları uyar.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim" diyecekler. Onlara şöyle denilecek: "Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?"
Diyanet İşleri (eski)
(44-45) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: 'Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım' derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.
Diyanet Vakfi
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin: «Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım» diyecekleri gün hakkında insanları uyar. (Onlara denilir ki:) «Daha önce, sizin için bir zevâl olmadığına, yemin etmemiş miydiniz?»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey Peygamber! İnsanları, azabın geleceği gün ile korkut. O gün, zalimler şöyle diyecekler: «Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım.» Onlara: «Daha önce ahirete intikal etmeyeceğinize dair yemin etmemiş miydiniz?» denilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O azabın geleceği günü korkutarak haber ver! O zulmedenler o zaman diyecekler ki: "Ey Rabbimiz, yakın bir zamana kadar bize mühlet ver de davetine uyalım ve peygamberlerin izince gidelim!" Ama daha önce yemin etmemiş miydiniz, sizin için zeval yok diye?
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem inzar ile haber ver insanlara o azabın geleceği günü, o vakıt diyecek ki o zulmedenler yarabbena! Bizi yakın bir ecele te'hır buyur, da'vetine icabet edelim ve Peygamberlerin izince gidelim, hani ya bundan evvel yemin etmiş değil miydiniz: Sizin için zeval yoktu ya?
Erhan Aktaş
Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve Resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz?" diyecek.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz?" diyecek.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve rasullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz? diyecek.
Fizilal-il Kuran
İnsanları, azapla yüzyüze gelecekleri gün konusunda uyar. O gün zalimler «Ey Rabbimiz, bizimle hesaplaşmayı yakın bir sürenin sonuna ertele de senin çağrına olumlu cevap verip, peygamberlere uyalım» derler. «Peki, vaktiyle sürekli yaşayacağınıza, hiç ölmeyeceğinize yemin edenler sizler değil miydiniz?»
Gültekin Onan
Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki (o gün) zulmedenler şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir ecele kadar ertele ki, senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz?
Hamdi Döndüren
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zâlimlerin, “Ey Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha ver de Senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım!” diyecekleri gün konusunda insanları uyar. (Onlara denilir ki): “Peki daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?”
Hasan Basri Çantay
İnsanlara o azabın kendilerine geleceği günün, tehlikesini anlat ki (o gün) o zaalimler: "Ey Rabbimiz, bizi yakın bir müddete kadar gecikdir de Senin da'vetine icabet edelim, peygamberlere tabi olalım" diyecek (ler) dir. Halbuki daha evvel siz (dünyada) kendinize "hiç bir zeval yokdur" diye yemin etmediniz miydi?
Hasib Asutay
İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün (ile) uyar ki (o gün) zalimler: 'Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına cevap verelim ve peygamberlere uyalım' diyecekler. (Onlara denilir ki,) 'Daha önce, siz sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?'
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) O hâlde insanları, kendilerine azâbın geleceği gün (kıyâmet) ile korkut! Zîrâ (o gün) o zulmedenler: 'Rabbimiz! Bizi (dünyaya gönderip) yakın bir vakte kadar (kısa bir zaman için bile olsa, ecelimizi) te’hîr et ki, senin da'vetine uyalım ve o peygamberlere tâbi' olalım!' derler. (Onlara şöyle denilir:) 'Hâlbuki daha önce (dünyada iken) sizin için hiçbir (şekilde) sona erme olmadığına dâir yemîn etmemiş miydiniz?'
İbni Kesir
İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler derler ki: Rabbımız; bizi, yakın bir müddete kadar tehir et, davetine uyalım ve peygamberlere tabi olalım. Siz daha önce de sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?
Mehmet Okuyan
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin “Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele (bize süre ver) de senin davetine icabet edelim ve elçilere uyalım!” diyecekleri gün hakkında insanları uyar! (Onlara şöyle denecektir:) “Daha önce, sizin için bir yok oluş olmadığına yemin etmemiş miydiniz?
Muhammed Esed
Bunun içindir ki, insanları, azabın başlarına geleceği Gün için uyar; o Gün ki, zulmedenler: "Ey Rabbimiz!" derler, "Bize kısa bir süre daha ver ki Senin çağrına icabet edelim; Senin elçilerine uyup peşlerinden gidelim!" (Fakat Allah da onlara:) "Siz bir vakitler kıyamet gibi, ceza gibi bir şeyin sizin için sözkonusu olmadığına yemin edip durmuyor muydunuz?" (diye karşılık verecektir).
Mustafa İslamoğlu
Bu yüzden, başlarına azabın geleceği gün için insanları uyar. Zalimler (o gün) diyecekler ki: "Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha tanı da, senin çağrına katılalım ve elçilere tabi olalım!" (Onlara denilecek ki): "Ne oldu? Daha önceki (hayatta), sizin için herhangi bir tükenişin olamayacağına yemin edip durmuyor muydunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve nâsı korkut, o azabın kendilerine geleceği bir gün ile ki, o zalim olanlar diyeceklerdir ki: «Ey Rabbimiz! Bizi bir yakın vakte kadar tehir et, senin davetine icabet edelim, ve peygamberlere tâbi olalım.» (Onlara denilecektir ki:) «Sizin için bir zeval yoktur diye siz evvelce yemin etmiş değil mi idiniz?»
Ömer Öngüt
Resulüm! İnsanları, kendilerine azabın geleceği (kıyamet) gününden korkut! O gün zâlimler: “Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin dâvetine uyalım, peygamberlere tâbi olalım. ” derler. “Siz daha önce sonunuzun gelmeyeceğine (sürekli yaşayacağınıza) yemin etmemiş miydiniz?”
Suat Yıldırım
Hem, azabın geleceği günü hatırlatarak insanları uyar!O gün zalimler: "Ey bizim Rabbimiz! diyecekler, ne olur, bize kısa bir süre ver de senin çağrına uyma imkânı bulalım ve peygamberlerin izince gidelim."Peki, daha önce hiç zeval bulmayıp sürekli yaşayacağınıza dair yemin eden siz değil miydiniz?
Süleyman Ateş
İnsanları, kendilerine azabın geleceği şu güne karşı uyar ki, zalimler: "Rabbimiz, derler, bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına gelelim, elçilere uyalım!" "Peki, önceden sizin için hiç zeval olmadığına (sürekli yaşayacağınıza) yemin etmemiş miydiniz?"
Süleymaniye Vakfı
İnsanları, azabın onlara geleceği günle ilgili olarak uyar. Yanlışlara dalan kimseler şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi / ölümümüzü kısa bir süre geciktirsen de çağrına olumlu karşılık versek ve elçilerine uysak." (Onlara şöyle denir:) "Daha önce sizin için hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair yeminler etmemiş miydiniz!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sen insanları, o azabın geleceği günle ilgili olarak uyar. Yanlışlar içinde olan o kimseler, şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz! Kısa bir süreliğine bizi geri gönder de çağrına olumlu karşılık verelim ve elçilere uyalım." Onlara denir ki "Bizim düzenimiz bozulmaz diye daha önce yemin edenler siz değil miydiniz?"
Şaban Piriş
İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler: -Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına uyalım, peygamberlere tabi olalım, derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?!
Tefhim-ul Kuran
Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: «Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve peygamberlere uyalım.» Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz?
Ümit Şimşek
İnsanları, başlarına azabın geleceği gün hakkında uyar ki, o günde zalimler 'Rabbimiz, ecelimizi yakın bir zamana ertele de Senin davetine cevap verip peygamberlere uyalım' derler. Hani, bundan önce hiç zeval bulmayacağınıza dair yemin edenler siz değil miydiniz?
Yaşar Nuri Öztürk
İnsanları, azabın kendilerine ulaşacağı gün konusunda uyar. O gün, zalimler şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar geri bırak da çağrına cevap verip resullere uyalım." Daha önce siz, kendiniz için çöküş ve bitiş yoktur diye yemin etmediniz mi?
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
İnsanları onlara əzab gələcəyi günlə qorxut. O gün zalımlar deyəcəklər: “Ey Rəbbimiz! Bizə yaxın bir vaxta qədər möhlət ver ki, sənin dəvətini qəbul edək və elçilərin arxasınca gedək”. Onlara deyiləcəkdir: “Məgər əvvəllər siz dünyadan köçməyəcəyiniz barədə and içməmişdiniz?!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Warne die Menschen! Wenn der Tag der qualvollen Strafe kommt, werden die Ungerechten sagen: ʺUnser Herr! Gewähre uns eine kurze Frist, damit wir Deinen Ruf annehmen und den Gesandten Folge leisten!ʺ Darauf hörten sie: ʺHabt ihr nicht einst beteuert, die Vergänglichkeit berühre eure Macht nicht?
Almanca — M. A. Rassoul
Und warne die Menschen vor dem Tag, an dem die Strafe über sie kommen wird. Dann werden die Frevler sagen: ʺUnser Herr, gib uns für eine kurze Frist Aufschub. Wir wollen Deinem Ruf Gehör schenken und den Gesandten Folge leisten.ʺ - ʺHabt ihr nicht zuvor geschworen, der Untergang werde euch nicht treffen?
Almanca — Muhammad Zaidan
Und warne die Menschen vor einem Tag, an dem ihnen die Peinigung zuteil wird, dann werden diejenigen, die Unrecht begingen, sagen: ʺUnser HERR! Halte uns für eine kurze Zeit zurück, dann werden wir Deiner Botschaft annehmen und den Gesandten folgen.ʺ Habt ihr etwa vorher nicht zu schwören gepflegt, daß ihr nicht vergehen würdet?!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Therefore, warn people O Muhammad of the Day when they are overtaken by Allah's retributive punishment, then the wrongful of actions shall say: "O Allah our Creator, if only You would delay our condemnation to punishment for a term close at hand, we will apprehend the voice from heaven and be in purpose and follow the Messengers" But they shall be told: "Did you not swear before that you shall never suffer loss nor any change in disposition neither in life nor Hereafter. "
Abdul Haleem
So warn people of the Day when punishment will come to them, and when the disbelievers will say, ‘Our Lord, give us a little more time: we shall answer Your call and follow the messengers.’ Did you [disbelievers] not swear in the past that your power would have no end?
Abdullah Yusuf Ali
So warn mankind of the Day when the Wrath will reach them: then will the wrong-doers say: "Our Lord! respite us (if only) for a short term: we will answer Thy call, and follow the messengers!" "What! were ye not wont to swear aforetime that ye should suffer no decline?
Abul A'la Maududi
(O Muhammad), warn mankind of the Day when a severe chastisement shall overtake them, and the wrong-doers will say: "Our Lord, grant us respite for a short while; we shall respond to Your call and will follow Your Messengers." (But they will be clearly told): "Are you not the same who swore earlier that they shall never suffer decline?"
Aisha Bewley
Warn mankind of the Day when the punishment will reach them. Those who did wrong will say, ‘Our Lord, reprieve us for a short time. We will respond to Your call and follow the Messengers.’ ‘But did you not swear to Me before that you would never meet your downfall,
Al-Hilali & Khan
And warn (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) mankind of the Day when the torment will come unto them; then the wrong-doers will say: "Our Lord! Respite us for a little while, we will answer Your Call and follow the Messengers!" (It will be said): "Had you not sworn aforetime that you would not leave (the world for the Hereafter).
Ali Quli Qarai
Warn the people of the day when the punishment will overtake them, whereat the wrongdoers will say, ‘Our Lord! Respite us for a brief while so that we may respond to Your call, and follow the apostles. ’ [They will be told,] ‘Did you not use to swear earlier that there would be no reverse for you,
Amatul Rahman Omar
Warn these people of the day when the (threatened) punishment overtakes them, and those who are unjust will say, `Our Lord! grant us respite for a short term, we will respond to Your call and follow the Messengers. ' (It will be said to them), `Did you not swear before now (that) you would never have a fall?
Arthur John Arberry
And warn mankind of the day when the chastisement comes on them, And those who did evil shall say, 'Our Lord, defer us to a near term, and we will answer Thy call, and follow the Messengers. ' 'Ah, but did you not swear aforetime there should be no removing for you?
Bijan Moeinian
Let them know that there will be a Day when they have to face their punishment. Those who have been unjust will beg: "Our Lord, give just a little more time so that we respond to your Message and follow your Messengers." They will be responded: “Are you not the same people who used to swear that there is no such thing as punishment?”
E. Henry Palmer
and warn men of the day when the torment shall come! And those who have done wrong shall say, 'O our Lord! respite us until an appointed time nigh at hand, and we will respond to Thy call, and follow the apostles!' - 'What! did ye not swear before, ye should have no decline?'
Edip-Layth
Warn the people of the day when the retribution will come to them, and those who were wicked will say, "Our Lord, delay this for us until a short time, and we will respond to Your call and follow the messengers!" Did you not swear before this that you would last forever?
George Sale
Wherefore do thou threaten men with the day, whereon their punishment shall be inflicted on them, and whereon those who have acted unjustly shall say, O Lord, give us respite unto a term near at hand; and we will obey thy call, and we will follow thy apostles. But it shall be answered unto them, did ye not swear heretofore, that no reverse should befall you?
Hamid S. Aziz
And warn mankind of the Day when the Wrath shall reach them: then those who have done wrong shall say, "O our Lord! Respite us for a short term longer, and we will respond to Thy call, and follow the Messengers!" - "What! Did you not used to swear before that you should suffer no decline?"
Mahmoud Ghali
And warn mankind of the Day when the torment will come up to them. Then the ones who did (an) injustice will say, "Our Lord, defer us to a near term, (then) we will answer Your Call and closely follow the Messengers." (But) did you not swear earlier that in no way will you (face) extinction?
Marmaduke Pickthall
And warn mankind of a day when the doom will come upon them, and those who did wrong will say: Our Lord! Reprieve us for a little while. We will obey Thy call and will follow the messengers. (It will be answered): Did ye not swear before that there would be no end for you?
Mohamed Ahmed - Samira
Warn the people of that Day when the punishment would be inflicted upon them. Then will the wicked say: "O our Lord, give us respite a while more. We shall heed Your call and follow the apostles." (But they will be told,): "Are you not those who used to swear: 'There is no reverse for us?'
Muhammad Asad
Hence, warn men of the Day when this suffering may befall them, and when those who did wrong [in their lifetime] will exclaim: "O our Sustainer! Grant us respite for a short while, so that we might respond to Thy call and follow the apostles!" [But God will answer:] "Why - were you not aforetime wont to swear that no kind of resurrection and retribution awaited you?
Mustafa Khattab
And warn the people of the Day when the punishment will overtake ˹the wicked among˺ them, and the wrongdoers will cry, "Our Lord! Delay us for a little while. We will respond to Your call and follow the messengers!" ˹It will be said,˺ “Did you not swear before that you would never be removed ˹to the next life˺?”
Progressive Muslims
And warn mankind of the Day when the retribution will come to them, and those who were wicked will Say: "Our Lord, delay this for us until a short time, and we will heed your call and follow the messengers!" Did you not swear before this that you would last forever
Sahih International
And, [O Muúammad], warn the people of a Day when the punishment will come to them and those who did wrong will say, "Our Lord, delay us for a short term; we will answer Your call and follow the messengers. " [But it will be said], "Had you not sworn, before, that for you there would be no cessation?
Sam Gerrans
And warn thou mankind of a day the punishment will come upon them, and those who did wrong will say: “Our Lord: delay Thou us for a short term: we will respond to Thy call and follow the messengers.” — “Did you not swear before that there would be no end for you?
Shabbir Ahmed
Hence, warn mankind of the Day when this suffering may befall them, and every violator of the Divine Commands will long for a little more respite, saying, "Our Lord! Give us a little time. We will obey Your Message and follow the Messengers." The answer will be given, "Did you not use to swear before that there shall be no decline of status for you?"
Syed Vickar Ahamed
And warn mankind of the Day when the Anger (and Punishment) will reach them: Then the wrongdoers will say: "O Lord! Grant some relief to us (even) for a little while: We will come back to Your Call, and follow (Your) messengers!" (The reply will be:) "What! Were you not used to swearing before that you will not leave (this world for the Hereafter).
Taqi Usmani
Warn the people of a day when punishment will come upon them, and the wrongdoers will say, "Our Lord, give us respite for a short term, and we will respond to Your call and will follow the messengers." (Allah will say), “Is it not that you had sworn oaths earlier that you would not have to leave (the world)?
The Monotheist Group
Andwarn the people of the Day when the retribution will come to them, and those who have been wicked will say: "Our Lord, delay this for us until a short time, and we will heed your call and follow the messengers!" Did you not swear before this that you would last forever?
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et avertis les gens du jour où le châtiment les atteindra et ceux qui auront été injustes diront: ʺO notre Seigneur accorde-nous un court délai, nous répondrons à Ton appel et suivrons les messagersʺ. - Nʹavez-vous pas juré auparavant que vous ne deviez jamais disparaître?
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu, mirovan ji wê roja ku ezab bi ser wan de bê hişyar bike. Vêca ew ên ku zilm kirin dibêjin: Xwedayê me! Heya demeke nêzîk muhletê bide me, êdî em ê bersiva doza te bidin (û îmanê bînin) û em ê bidin pey pêxemberan. (Ji wan re tê gotin:) Erê ma qey berê (li dinyayê) we sond nexwaribû ku ji bo we zewal tune ye?
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En waarschuw de mensen voor een dag waarop de bestraffing tot hen komt. Dan zullen zij die onrecht pleegden zeggen: ʺOnze Heer, verleen ons nog een kort uitstel, dan zullen wij aan Uw oproep gehoor geven en de gezanten volgen.ʺ Hadden jullie vroeger niet ook al gezworen dat er voor jullie geen ondergang was?
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarom dreig de menschen met den dag, waarop hun de straf zal worden opgelegd. Waarop zij, die onrechtvaardig hebben gehandeld, zullen zeggen: O Heer! geef ons uitstel tot een nabij gelegen tijdstip. En wij zullen uwe oproeping tot het geloof gehoorzamen en uwe gezanten volgen. Maar men zal hun antwoorden: Zwoert gij niet vroeger, dat gij nimmer zoudt veranderen?
Hollandaca — Siregar
En waarschuw de mensen voor de Dag dat de bestraffing tot hen komt en waarop degenen die onrecht pleegden, zeggen: ʺOnze Heer, geef ons uitstel voor een korte tijd, zodat wij aan Uw oproep gehoor geven en de Boodschappers volgen.ʺ (Tot hen wordt gezegd:) ʺJullie hebben vroeger toch gezworen, dat jullie nimmer zouden sterven?
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И предупреждай (о, Посланник) (тех) людей (к которым ты послан) о том дне [о Дне Суда], когда придет к ним наказание! И скажут те, которые причинили несправедливость (самим себе) [неверующие] (когда увидят наказание): «(О,) Господь наш! Отложи нам до близкого срока [дай небольшую отсрочку], – мы ответим на Твой призыв [уверуем в Тебя] и последуем за посланниками». (И будет им сказано): «Разве вы не клялись раньше [в земной жизни], что не будет для вас никакого изменения (того положения, в котором вы находились) [что якобы не будет воскрешения]?»
Rusça — Osmanov
Увещевай людей тем днем, когда нагрянет наказание и нечестивцы взмолятся: ʺГосподи наш! Дай нам хоть небольшую отсрочку, и мы ответим на твой призыв и последуем за посланникамиʺ. [Им будет сказано]: ʺРазве не клялись вы раньше, что [земной жизни] не будет заката?
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Varna människorna för den Dag då straffet når dem, då de som ständigt begick orätt kommer att säga: ʺHerre! Ge oss en kort frist så att vi får (tid att) besvara Din kallelse och följa sändebuden!ʺ (Men de skall få till svar:) ʺGick ni inte förut ed på att det för er inte fanns någon nedgång?