Kadının kocası Yusuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: "Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür."

فَلَمَّا رَاٰ قَمِيصَهُ قُدَّ مِنْ دُبُرٍ قَالَ اِنَّهُ مِنْ كَيْدِكُنَّ اِنَّ كَيْدَكُنَّ عَظِيمٌ

fe lemmā raā ḳamīSahu ḳudde min duburin ḳāle innehu min keydikunne inne keydekunne ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2رَاٰraāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.gördüler
3قَمِيصَهُḳamīSahuق م صKoşmak veya sıçramak. Kamis - uzun gömlek.gömleğinin
4قُدَّḳuddeق د دYırtmak, kesmek, parçalamak, sertçe çekmek/ayırmak. Qaddat - o (dişil) yırttı. Qidad - kendi aralarında anlaşmazlık içinde olan insan grupları, farklı (yollardan giden) topluluklar.yırtıldığını
5مِنْmin
6دُبُرٍduburinد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.arkadan
7قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(kadına) dedi ki
8اِنَّهُinnehuşüphesiz bu
9مِنْmin
10كَيْدِكُنَّkeydikunneك ي دÜzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice yapmak, aldatmak/kandırmak/atlatmak, kaçınma/kaçma yolları, kusmak, ateş püskürtmek, adet görmek, ruhunu teslim etmek.sizin hilenizdir
11اِنَّinnegerçekten
12كَيْدَكُنَّkeydekunneك ي دÜzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice yapmak, aldatmak/kandırmak/atlatmak, kaçınma/kaçma yolları, kusmak, ateş püskürtmek, adet görmek, ruhunu teslim etmek.sizin hileniz
13عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyüktür

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kocası, Yûsuf'un gömleğini arka taraftan yırtılmış görünce hiç şüphe yok ki dedi bu, sizin düzenlerinizden. Gerçekten de ey kadınlar, düzenleriniz pek büyüktür sizin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kocası, Yûsufʼun gömleğini arka taraftan yırtılmış görünce hiç şüphe yok ki dedi bu, sizin düzenlerinizden. Gerçekten de ey kadınlar, düzenleriniz pek büyüktür sizin.

Adem Uğur

(Kocası, Yusuf'un gömleğinin) arkadan yırtılmış olduğunu görünce, (kadına): "Şüphesiz, dedi; bu, sizin tuzağınızdır. Sizin tuzağınız gerçekten büyüktür."

Ahmed Hulusi

(Aziyz) Onun (Yusuf'un) gömleğini arkadan (yırtılmış) görünce, şöyle dedi: "Kesin, bu, siz kadınların hilelerindendir. . . Muhakkak ki siz kadınların hilesi çok büyüktür!"

Ahmet Tekin

Vezir, Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce: 'Bu, siz kadınların kurduğu tuzaklardan. Sizin ağınız büyüktür.' dedi.

Ahmet Varol

(Yusuf'un) gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce (kocası) dedi ki: 'Bu, sizin düzeninizdendir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür.

Ali Bulaç

Onun gömleğinin arkadan çekilip yırtıldığını gördüğü zaman (kocası): "Doğrusu, bu sizin düzeninizden (biri)dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür" dedi.

Ali Fikri Yavuz

Hanımın kocası, Yûsuf’un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce: “- (Ey hanım) bu söylediğin sözler, sizin hilenizdendir. Gerçekten siz kadınların hilesi, çok büyüktür.

Ali Rıza Safa

Gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, şöyle dedi: "Kuşkusuz, bir dolap çevirmişsiniz. Aslında, sizin çevirdiğiniz dolaplar çok yamandır!"

Bayraktar Bayraklı

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce kral, kadına şöyle dedi: "Şüphesiz bu sizin tuzaklarınızdandır. Sizin tuzaklarınız gerçekten çok yamandır."

Bekir Sadak

(28-29) Kocasi gomlegin arkadan yirtilmis oldugunu gorunce, karisina hitaben «Dogrusu bu sizin hilenizdir, siz kadinlarin fendi buyuktur» dedi. Yusuf'a donerek: «Yusuf! Sen bundan kimseye bahsetme"; kadina donerek: «Sen de gunahinin bagislanmasini dile, cunku suclulardansÙn» dedi. *

Celal Yıldırım

Evin efendisi, Yûsuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: «Doğrusu bu, siz (kadınlar)ın hilesindendir; çünkü sizin hileniz pek büyüktür!»

Diyanet İşleri

Kadının kocası Yusuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce, dedi ki: "Şüphesiz bu, siz kadınların tuzağıdır. Şüphesiz sizin tuzağınız çok büyüktür."

Diyanet İşleri (eski)

(28-29) Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, karısına hitaben 'Doğrusu bu sizin hilenizdir, siz kadınların fendi büyüktür' dedi. Yusuf'a dönerek: 'Yusuf! Sen bundan kimseye bahsetme'; kadına dönerek: 'Sen de günahının bağışlanmasını dile, çünkü suçlulardansın' dedi.

Diyanet Vakfi

(Kocası, Yusuf'un gömleğinin) arkadan yırtılmış olduğunu görünce, (kadına): «Şüphesiz, dedi; bu, sizin tuzağınızdır. Sizin tuzağınız gerçekten büyüktür.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ne zaman ki, gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, o zaman dedi ki: «Bu iş, siz kadınların tuzağındandır. Gerçekten de sizin tuzağınız çok büyüktür».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Anlaşıldı, o, siz kadınların tuzaklarından biridir; gerçekten sizin tuzağınız çok büyüktür!

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki gömleğini gördü arkasından yırtılmış, anlaşıldı, dedi: o, siz kadınların keydinizden, her halde sizin keydiniz çok büyük

Erhan Aktaş

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur, gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur; gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: "Bu sizin oyununuzdur; gerçekten bu çok büyük bir oyundur." dedi.

Fizilal-il Kuran

Adam, gömleğin arka tarafından yırtılmış olduğunu görünce karısına «Bu iş, siz kadınlara özgü bir komplodur, sizin komplolarınız yamandır» dedi.

Gültekin Onan

Onun gömleğinin arkadan çekilip yırtıldığını gördüğü zaman (kocası): "Doğrusu, bu sizin düzeninizden (biri)dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür" dedi.

Hamdi Döndüren

(Kadının kocası), Yusuf’un gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, “Kuşkusuz bu, siz kadınların düzenlerinden biridir. Çünkü sizin düzeniniz çok yamandır!” dedi.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki (zevci, Yuusufun gömleğinin) arkadan yırtılmış olduğunu gördü, "Şübhesiz ki bu, sizin (siz kadınların) fendinizdendir. Çünkü sizin fendiniz büyükdür" dedi.

Hasib Asutay

(Kocası, Yusuf'un gömleğinin) arkadan yırtılmış olduğunu görünce, (kadına:) 'Şüphesiz bu, sizin hilelerinizdendir. Gerçekten sizin hileniz çok büyüktür' dedi.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (onun beyi, Yûsuf’un) gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce (kadına): 'Doğrusu bu sizin tuzağınızdandır. Gerçekten sizin tuzağınız büyüktür!' dedi.

İbni Kesir

Gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce; (kadının kocası) dedi ki: Doğrusu bu, sizin tuzağınızdandır, siz kadınların tuzağı büyüktür.

Mehmet Okuyan

(Aziz, Yusuf’un) gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, (eşine) “Şüphesiz ki bu, sizin tuzaklarınızdandır; şüphesiz ki sizin tuzağınız büyüktür.” demişti.

Muhammed Esed

Böylece (kadının kocası Yusuf'un) gömleğinin sırtından yırtılmış olduğunu görünce: "Belli ki, bu (yine) sizin oyunlarınızdan biri, ey kadınlar taifesi! Doğrusu, sizin oyunlarınız/tuzaklarınız korkunçtur!

Mustafa İslamoğlu

Bunun ardından (koca) onun gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce dedi ki: "Öyle anlaşılıyor ki bu da sizin tuzaklarınızdan biridir ey kadınlar taifesi! Doğrusu sizin tuzağınız pek yamandır!

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki (kadının kocası) gömleğinin arka tarafından parçalanmış olduğunu gördü, dedi ki: «Şüphesiz bu (ey kadın!) sizin hilenizdendir. Şüphe yok ki, sizin hileniz pek büyüktür.»

Ömer Öngüt

Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce kadına dönerek: “Doğrusu bu sizin hilenizdir, sizin hileniz gerçekten büyüktür. ” dedi.

Suat Yıldırım

(28-29) Gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce (kocası, eşine:) "Anlaşıldı!" dedi. "Bu, siz kadınların oyunlarınızdan biri! Gerçekten sizin fendiniz pek müthiştir! Yusuf! Sakın bunu kimseye söyleme! Kadın! Sen de günahından dolayı af dile, çünkü sen günaha girenlerden oldun."

Süleyman Ateş

(Kadının kocası, Yusuf'un) gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu görünce (kadına): "Bu, sizin düzeninizdendir, dedi, gerçekten sizin düzeniniz büyüktür!"

Süleymaniye Vakfı

(Beyi) Yusuf'un gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce dedi ki: "Bu, siz kadınların bir oyunudur. Sizin oyununuz gerçekten büyüktür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kocası gömleğin arkadan yırtıldığını görünce dedi ki "Bu, sizin oyunlarınızdandır. Siz kadınların oyunu gerçekten büyük olur.

Şaban Piriş

Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce: -Bu, sizin hilelerinizden biri, sizin hileleriniz büyüktür, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Onun gömleğinin arkadan çekilip yırtıldığını gördüğü zaman (kocası) : «Doğrusu bu, sizin düzeninizden (biri) dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür» dedi.

Ümit Şimşek

Yusuf'un gömleğini arkadan yırtılmış görünce, kocası 'Anlaşılan bu sizin tuzaklarınızdan biri,' dedi. 'Siz kadınların tuzağı ise pek yaman olur.

Yaşar Nuri Öztürk

Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce şöyle konuştu: "Bu sizin tuzaklarınızdandır. Sizin tuzaklarınız gerçekten çok yamandır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qadının əri onun köynəyinin arxadan cırıldığını gördükdə dedi: “Şübhəsiz ki, bu sizin qadın hiylələrinizdəndir. Həqiqətən də, sizin hiyləniz böyükdür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Qadının əri Yusifin) köynəyinin arxadan cırıldığını gördükdə dedi: ″Bu sizin (siz qadınların) məkrlərinizdəndir. Doğrudan da, sizin məkriniz böyükdür!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als ihr Mann sah, daß Josephs Hemd hinten zerrissen war, sagte er seiner Frau: ʺDas ist eine List von euch Frauen. Eure List ist wirklich groß.

Almanca — Der Edle Quran

Als er nun sah, daß sein Hemd hinten zerrissen war, sagte er: ʺDas gehört zu euren Listen. Eure List ist gewaltig.

Almanca — M. A. Rassoul

Als er nun sah, daß sein Hemd hinten zerrissen war, da sagte er: ʺWahrlich, das ist eine List von euch (Weibern); eure List ist wahrlich groß.

Almanca — Muhammad Zaidan

Als er dann sah, daß sein Hemd von hinten zerrissen wurde, sagte er: ʺGewiß, dies ist von eurer List. Gewiß, eure List ist gewaltig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When her husband saw the garment torn at the back, he said: " This is one of your intrigues, you women; potent indeed is your cunning which you take for a sinister and crooked wisdom"

Abdul Haleem

When the husband saw that the shirt was torn at the back, he said, ‘This is another instance of women’s treachery: your treachery is truly great.

Abdullah Yusuf Ali

So when he saw his shirt,- that it was torn at the back,- (her husband) said: "Behold! It is a snare of you women! truly, mighty is your snare!

Abul A'la Maududi

So when the husband saw Joseph's shirt torn from behind he exclaimed: "Surely, this is one of the tricks of you women; your tricks are indeed great.

Aisha Bewley

He saw the shirt torn at the back and said, ‘The source of this is women’s deviousness. Without a doubt your guile is very great.

Al-Hilali & Khan

So when he (her husband) saw his [(Yûsuf’s (Joseph)] shirt torn at the back, he (her husband) said: "Surely, it is a plot of you women! Certainly mighty is your plot!

Ali Quli Qarai

So when he saw that his shirt was torn from behind, he said, ‘This is [a case] of you women’s guile! Your guile is great indeed!

Amatul Rahman Omar

So when he (- her husband) saw his shirt torn from behind, he (at once understood the truth of the matter and) said (to his wife), `This is surely a (deceiving) device which you women practise. Your (cunning) device is indeed great.'

Arthur John Arberry

When he saw his shirt was torn from behind he said, 'This is of your women's guile; surely your guile is great.

Bijan Moeinian

When the husband saw that the shirt was torn at the back, he said: "What a cunning woman. "

E. Henry Palmer

And when he saw his shirt rent from behind he said, 'This is one of your tricks; verily, your tricks are mighty!

Edip-Layth

So when he saw that his shirt was torn from behind, he said, "This is from your female scheming, your female scheming is indeed great!"

George Sale

And when her husband saw that his garment was torn behind, he said, this is a cunning contrivance of your sex; for surely your cunning is great.

Hamid S. Aziz

"But if his shirt be rent from behind, then she lies and he is of the truthful. "

Mahmoud Ghali

So, as soon as he saw his shirt ripped from the rear, he said, "Surely this is of your (The Arabic adjective is feminine plural) (women's) plotting; surely your (The Arabic adjective is feminine plural) plotting is monstrous.

Marmaduke Pickthall

So when he saw his shirt torn from behind, he said: Lo! this is of the guile of you women. Lo! the guile of you is very great.

Mohamed Ahmed - Samira

When the husband saw the shirt torn at the back, he said: "Surely this is a woman's ruse, and the wiles of women are great.

Muhammad Asad

And when (her husband] saw that his tunic was torn from behind, he said: "Behold, this is [an instance] of your guile, O womankind! Verily, awesome is your guile!

Mustafa Khattab

So when her husband saw that Joseph’s shirt was torn from the back, he said ˹to her˺, "This must be ˹an example˺ of the cunning of you ˹women˺! Indeed, your cunning is so shrewd!

Progressive Muslims

So when he saw that his shirt was torn from behind, he said: "This is from your female scheming, your female scheming is indeed great!"

Sahih International

So when her husband saw his shirt torn from the back, he said, "Indeed, it is of the women's plan. Indeed, your plan is great.

Sam Gerrans

And when he saw his shirt torn from behind, he said: “This is a plan of you women; indeed, your guile is great.

Shabbir Ahmed

When her husband saw the shirt torn from the back, he said, "This is the typical scheme of you women. Your scheming is formidable." (His discriminatory comment shows his anger, and that women in that society were not viewed well).

Syed Vickar Ahamed

So when he (the husband) saw his (Yusuf’s) shirt— That it was torn at the back— (Her husband) said: "Surely! It is a plot of you women! Truly, your plot is strong (and large)!

Taqi Usmani

So, when he (her husband) saw his shirt ripped from behind, he said, "This is certainly your trickery, O women. Great is the trickery of you women indeed.

The Monotheist Group

So when he saw that his shirt was torn from behind, he said: "This is from your female planning, your female planning is indeed great!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, quand il (le mari) vit la tunique déchirée par derrière, il dit: ʺCʹest bien de votre ruse de femmes! Vos ruses sont vraiment énormes!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca çi dema (mêrê wê) dît ku wa ye kirasê wî ji paş ve hatiye dirandin. (Ji pîreka xwe re) Got: Bi rastî ev fend û fûtên we ne. Bêguman fend û fûtên we jinan mezin in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen hij zijn hemd zag, dat het van achteren gescheurd was zei hij: ʺDat is weer een list van jullie vrouwen; jullie listen zijn geweldig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen haar man zag, dat zijn kleed van achteren gescheurd was, zeide hij: Dit is eene doortrapte boosheid; want waarlijk uwe boosheid is groot.

Hollandaca — Siregar

En toen hij (de getuige) zag dat zijn hemd am de achterkant was gescheurd, zei hij: ʺVoorwaar, het was één van jullie listen. Voomaar, jullie listen zijn enormʺ.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Убедившись, что его рубаха разорвана со спины, муж сказал: ʺВоистину, все это - [только часть] из ваших [женских] козней, а козни ваши превелики!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när (hennes man) såg att (Josefs) skjorta hade rivits itu bakifrån utbrast han: ʺHär ser vi kvinnans list! Kvinnor, er list är i sanning stor!ʺ