(1-6) De ki: "Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik'ine, insanların İlah'ına sığınırım."

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ اِلٰهِ النَّاسِ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ اَلَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ

ḳul eǔƶu bi rabbi n-nāsi / meliki n-nāsi / ilāhi n-nāsi / min şerri l-vesvāsi l-ḣannāsi / elleƶī yuvesvisu fī Sudūri n-nāsi / mine l-cinneti ve n-nāsi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اَعُوذُeǔƶuع و ذSığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebisığınırım ben
3بِرَبِّbi rabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
4النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
1مَلِكِmelikiم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.padişahına
2النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
1اِلٰهِilāhiا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilahına
2النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
1مِنْmin-nden
2شَرِّşerriش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.şerri-
3الْوَسْوَاسِl-vesvāsiو س و سKötülük fısıldamak, kötü öneriler yapmak, yanlış şeyler telkin etmek.vesvesecinin
4الْخَنَّاسِl-ḣannāsiخ ن سGeri çekilmek/geriye gitmek/geri adım atmak, emekli olmak veya geri durmak, geride kalmak, büzülmek ve saklanmak/kendini geri çekmek, bir grup insanın arkasında kalmak (onlarla gitmek yerine), bir şeyi gizlice almak (görülmemek için), birini geri tutmak, birini arkaya veya sonraya yerleştirmek, büzülmek/bir araya çekilmek veya büzülmeye/bir araya çekilmeye sebep olmak.sinsi
1اَلَّذِيelleƶīo ki
2يُوَسْوِسُyuvesvisuو س و سKötülük fısıldamak, kötü öneriler yapmak, yanlış şeyler telkin etmek.fısıldar
3فِي
4صُدُورِSudūriص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğüslerine
5النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
1مِنَmine-den
2الْجِنَّةِl-cinnetiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcinler-
3وَالنَّاسِve n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.ve insanlar(dan)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gizlice, sinsi sinsi vesveseler verenin şerrinden.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gizlice, sinsi sinsi vesveseler verenin şerrinden.

Adem Uğur

O sinsi vesvesenin şerrinden,

Ahmed Hulusi

"El Vesvas'il Hannas'ın (sinip sinip geri dönen, insanı bedenselliğe düşüren vesvese kuvvesi) şerrinden. "

Ahmet Tekin

'O sinsice, çokça fısıldayanın, yalan yanlış telkinlerde bulunanın kötülüğe teşvik telkininde bulunanın şerrinden Allah’a sığınırım.'

Ahmet Varol

O sinsi vesvesecinin şerrinden

Ali Bulaç

'Sinsice, kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden.

Ali Fikri Yavuz

O sinsi şeytanın şerrinden...

Ali Rıza Safa

"Gizlice kuruntular verenin kötülüğünden!"

Bayraktar Bayraklı

- "İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden ki o, insanların sinesine vesvese düşürür. Cinlerden ve insanlardan oluşur."

Bekir Sadak

(1-6) De ki: «Insanlardan ve cinlerden ve insanlarin gonullerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin serrinden, insanlarin Tanrisi, insanlarin Hukumrani ve insanlarin Rabbi olan Allah'a siginirim."*

Celal Yıldırım

(1-2-3-4-5-6) De ki: İnsanların Rabbına, insanların (yegâne) hükümdarına, insanların Tanrısına: Cinlerden ve insanlardan, insanların kalblerine vesvese verip (Allah anılınca da) sinsice geri çekilen vesve-secinin şerrinden sığınırım..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(1-2-3-4-5-6) De ki: “Cinlerden olsun insanlardan olsun, insanların kalplerine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden insanların rabbine, insanların mâlik ve hâkimine, insanların mâbuduna sığınırım!”

Diyanet İşleri

(1-6) De ki: "Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik'ine, insanların İlah'ına sığınırım."

Diyanet İşleri (eski)

(1-6) De ki: 'İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların Hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a sığınırım.'

Diyanet Vakfi

(1-6) De ki: İnsanların kalplerine vesvese sokan, (insan Allah'ı andığında) pusuya çekilen cin ve insan şeytanının şerrinden insanların Rabbine, insanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine) insanların İlâhına sığınırım!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O sinsi vesvesecinin şerrinden.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

o sinsi vesvesecinin şerrinden,

Elmalılı Hamdi Yazır

Şerrinden o sinsi vesvasın

Erhan Aktaş

"Hannasın vesvesesinin şerrinden,"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hannasın vesvesesinin şerrinden,"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hannasın vesvesesinin şerrinden,

Fizilal-il Kuran

O sinsi vesvesecinin şerrinden.

Gültekin Onan

'Sinsice kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden.

Hamdi Döndüren

İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden.

Hasan Basri Çantay

o sinsi şeytanın şerrinden,

Hasib Asutay

O sinsi şeytanın şerrinden,

Hayrat Neşriyat

'O çok sinsi vesvese verenin şerrinden!'

İbni Kesir

O sinsi şeytanın şerrinden.

Mehmet Okuyan

İnsanların göğüslerine (kalplerine) vesveseler fısıldayan, cinlerden ve insanlardan (olan o) sinsi vesvesecinin şerrinden (Allah’a sığınırım).”

Muhammed Esed

fısıldayan sinsi ayartıcının şerrinden,

Mustafa İslamoğlu

Sinsi ve sinik vesvese kaynağının şerrinden;

Ömer Nasuhi Bilmen

«O gizlice vesvese verenin şerrinden.»

Ömer Öngüt

O sinsi vesvesecinin (şeytanın) şerrinden.

Suat Yıldırım

O sinsi şeytanın şerrinden

Süleyman Ateş

O sinsi vesvesecinin şerrinden.

Süleymaniye Vakfı

sinsice (kötülükler) fısıldayanın şerrinden (sığınırım)!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sinsice kötülükler fısıldayanın şerrinden!

Şaban Piriş

Sinsi vesvesecinin şerrinden.

Tefhim-ul Kuran

'Sinsice kalplere vesvese ve kuşku düşürüp duran' vesvesecinin şerrinden.

Ümit Şimşek

(4-5) İnsanların kalbine kötülük fısıldayan sinsi vesvesecinin şerrinden,

Yaşar Nuri Öztürk

Kıvrılıp kıvrılıp saklanan, sinip sinip gizlenen vesvesenin/o sinsi, o aldatıcı şeytanın şerrinden,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Vəsvəsə verənin, Allahın adı çəkiləndə isə hövlündən geri çəkilən şeytanın şərindən.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Vəsvəsə verən, (Allahın adı çəkiləndə isə qorxusundan) qaçıb gizlənən Şeytanın şərindən-

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

vor jeglicher bösen Einflüsterung,

Almanca — Der Edle Quran

vor dem Übel des Einflüsterers, des Davonschleichers,

Almanca — M. A. Rassoul

vor dem Übel des Einflüsterers, der entweicht und wiederkehrt

Almanca — Muhammad Zaidan

vor dem Bösen des sich versteckenden Einflüsterers -

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Counter to the evil generated by the sneak whisperer and by his confederates, and by those with characteristics befitting AL-Shaytan (Satan) separately or combined",

Abdul Haleem

against the harm of the slinking whisperer––

Abdullah Yusuf Ali

From the mischief of the Whisperer (of Evil), who withdraws (after his whisper),-

Abul A'la Maududi

from the mischief of the whispering, elusive prompter who returns again and again,

Aisha Bewley

from the evil of the insidious whisperer

Al-Hilali & Khan

"From the evil of the whisperer (devil who whispers evil in the hearts of men) who withdraws (from his whispering in one’s heart after one remembers Allâh).[1]

Ali Quli Qarai

from the evil of the sneaky tempter

Amatul Rahman Omar

`(That He may protect me) from the evil (of the whisperings) of the whisperer, the sneaking one.

Arthur John Arberry

from the evil of the slinking whisperer

Bijan Moeinian

(I beg the Master to protect me) From the evil of the sneaking whisperers.

E. Henry Palmer

from the evil of the whisperer, who slinks off,

Edip-Layth

"From the evil of the sneaky whisperer,"

George Sale

that He may deliver me from the mischief of the whisperer who slyly withdraweth,

Hamid S. Aziz

From the mischief of the Whisperer, who slinks off,

Mahmoud Ghali

From the evil of the constantly slinking whisperer,

Marmaduke Pickthall

From the evil of the sneaking whisperer,

Mohamed Ahmed - Samira

From the evil of him who breathes temptations into the minds of men,

Muhammad Asad

"from the evil of the whispering, elusive tempter

Mustafa Khattab

from the evil of the lurking whisperer—

Progressive Muslims

"From the evil of the sneaking whisperer,"

Sahih International

From the evil of the retreating whisperer -

Sam Gerrans

“From the evil of the retreating whisperer

Shabbir Ahmed

From the evil of the whispering elusive tempter, the covert desire.

Syed Vickar Ahamed

"From the mischief of the Whisperer (of evil, the Satan, or the Evil one), who hides away (after his whisper)—

Taqi Usmani

from the evil of the whisperer who withdraws (when Allah’s name is pronounced),

The Monotheist Group

"From the evil of the sneaking whisperer,"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

contre le mal du mauvais conseiller, furtif,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji neqenciya (şeytan)ê tasawasker ê xwe nependî dike…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

tegen het kwaad van de stiekeme influisteraar

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dat hij mij bevrijde van de boosheid van den luisteraar, die snoode gedachten inblaast en zich dan verborgen terugtrekt.

Hollandaca — Siregar

Tegen het kwaad van de wegsluipende influisteraar.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

от зла (сатаны) внушающего (злое), (и при упоминании имени Аллаха) отступающего [[Когда человек помнит об Аллахе, ослабевает влияние сатаны на него, а когда человек не помнит об Аллахе, то сатана начинает покорять его сознание.]],

Rusça — Osmanov

от зла искусителя, исчезающего [при упоминании имени Аллаха],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

mot det onda som den förrädiske frestaren