(1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir.

اِذَا جَاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللّٰهِ اَفْوَاجًا فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا

iƶā cā'e neSru (a)llahi ve l-fetHu / ve raeyte n-nāse yedḣulūne fī dīni (a)llahi efvācen / fe sebbiH bi Hamdi rabbike ve steğfirhu innehu kāne tevvāben

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذَاiƶāzaman
2جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldiği
3نَصْرُneSruن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardımı
4اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
5وَالْفَتْحُve l-fetHuف ت حAçmak, açıklamak, vermek, ifşa etmek, dışarı bırakmak, zafer vermek, fethetmek, yargılamak, karar vermek, yardım/hüküm/karar istemek, yardım/zafer aramak. Mafatih (miftah'ın çoğulu) - anahtarlar/hazineler.ve fetih
1وَرَاَيْتَve raeyteر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.ve gördüğün (zaman)
2النَّاسَn-nāseن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
3يَدْخُلُونَyedḣulūneد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirdiklerini
4فِي
5دِينِdīniد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dinine
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7اَفْوَاجًاefvācenف و جŞişmanlamak/yağlanmak/iri/büyük olmak. Naqatun fai'jun - şişman ve iri bir dişi deve. Faujun - kişilerin topluluğu, parti/birlik/topluluk/grup/kalabalık/bant/ordu, bir lideri takip eden insanlar, topluluk.dalga dalga
1فَسَبِّحْfe sebbiHس ب حYüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmeko halde tesbih et
2بِحَمْدِbi Hamdiح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.överek
3رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbini
4وَاسْتَغْفِرْهُve steğfirhuغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekve O'ndan mağfiret dile
5اِنَّهُinnehuçünkü O
6كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
7تَوَّابًاtevvābenت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbeyi kabul edendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve insanların, bölük bölük, Allah dînine girdiğini gördün mü.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve insanların, bölük bölük, Allah dînine girdiğini gördün mü.

Adem Uğur

Ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit,

Ahmed Hulusi

İnsanları öbek öbek Allah'ın dinine girer halde gördüğünde,

Ahmet Tekin

Dalga dalga, alay alay girerlerken, insanları Allah’ın dininde, İslâm’da gördüğün zaman Rabbini tesbihe, zikre devam et.

Ahmet Varol

Ve insanların akın akın Allah'ın dinine girdiklerini gördüğün zaman,

Ali Bulaç

Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,

Ali Fikri Yavuz

İnsanları, Allah’ın dinine (İslâm’a) bölük bölük girerlerken gördüğün zaman,

Ali Rıza Safa

Ve insanların, dalgalar biçiminde Allah'ın Dinine girdiklerini gördüğünde.

Bayraktar Bayraklı

İnsanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğün zaman.

Bekir Sadak

(1-3) Allah'in yardimi ve zafer gunu gelip, insanlarin Allah'in dinine akin akin girdiklerini gorunce, Rabbini overek tesbih et; O'ndan bagislama dile, cunku O, tevbeleri daima kabul edendir. *

Celal Yıldırım

İnsanların Allah'ın (son) dinine bölük bölük akın ederek girdiğini gördüğün zaman,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ve insanların akın akın Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde;

Diyanet İşleri

(1-3) Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir.

Diyanet İşleri (eski)

(1-3) Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.

Diyanet Vakfi

(1-3) Allah'ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve insanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

insanları bölük, bölük Allah'ın dinine girerlerken gördüğünde.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gördüğün vakıt nası girerlerken Allah dinine fevca fevc

Erhan Aktaş

İnsanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,

Fizilal-il Kuran

İnsanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde,

Gültekin Onan

Ve insanların Tanrı'nın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,

Hamdi Döndüren

Ve insanların dalga dalga Allah’ın dinine girdiklerini gördüğünde,

Hasan Basri Çantay

sen de insanların fevc fevc Allahın dinine gireceklerini görünce,

Hasib Asutay

Sen de insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiklerini görünce (2), (2. Mekke'nin fethi ile bu durum gerçekleşmiş, her yerden Mekke, Taif, Yemen, Havazin ve diğer Arap kabilelerinden akın akın gelen insanlar İslâm'a girmişlerdi.)

Hayrat Neşriyat

Ve insanları bölük bölük Allah’ın dînine girerken gördüğün (zaman)!

İbni Kesir

Ve insanların fevc fevc Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde;

Mehmet Okuyan

İnsanların Allah’ın dinine akın akın girdiğini gördüğün (zaman),

Muhammed Esed

ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,

Mustafa İslamoğlu

ve insanların kitleler halinde Allah'ın dinine gireceklerini gördüğünde, (senin görevin de tamamlandı demektir):

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah'ın dinine nâsın fevc fevc girer olduğunu göreceğin vakit.

Ömer Öngüt

Ve insanların akın akın dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde,

Suat Yıldırım

Ve insanların kafile kafile Allah’ın dinine girdiklerini gördüğün zaman,

Süleyman Ateş

Ve insanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğün zaman,

Süleymaniye Vakfı

ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların akın akın Allah'ın dinine girdiğini görürsen,

Şaban Piriş

İnsanların akın akın Allah'ın dinine girdiğini gördüğün zaman.

Tefhim-ul Kuran

Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,

Ümit Şimşek

İnsanları bölük bölük Allah'ın dinine girerken gördüğünde,

Yaşar Nuri Öztürk

Ve insanları kitleler halinde Allah'ın dinine girerken gördüğünde,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

insanların dəstə-dəstə Allahın dininə girdiklərini gördükdə

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İnsanların dəstə-dəstə Allahın dininə (islama) daxil olduqlarını gördüyün zaman

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

und du die Menschen in Scharen die Religion Gottes annehmen siehst,

Almanca — Der Edle Quran

und du die Menschen in Allahs Religion in Scharen eintreten siehst,

Almanca — M. A. Rassoul

und du die Menschen zur Religion Allahs in Scharen übertreten siehst

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And you see the people embracing Allah’s system of faith and worship in great numbers,

Abdul Haleem

when you see people embracing God’s faith in crowds,

Abdullah Yusuf Ali

And thou dost see the people enter Allah's Religion in crowds,

Abul A'la Maududi

and you see people entering Allah's religion in multitudes,

Aisha Bewley

and you have seen people entering Allah’s deen in droves,

Al-Hilali & Khan

And you see that the people enter Allah’s religion (Islâm) in crowds.

Ali Quli Qarai

and you see the people entering Allah’s religion in throngs,

Amatul Rahman Omar

And you see people thronging in to the fold of the Faith of Allâh.

Arthur John Arberry

and thou seest men entering God's religion in throngs,

Bijan Moeinian

and you (Mohammad) see people convert into Islam by groups.

E. Henry Palmer

And thou shalt see men enter into Gods religion by troops,

Edip-Layth

You will see people entering into God's system in groups.

George Sale

and thou shalt see the people enter into the religion of God by troops:

Hamid S. Aziz

And you shall see men enter into Allah's religion in crowds

Mahmoud Ghali

And you see mankind entering the Religion of Allah in troops,

Marmaduke Pickthall

And thou seest mankind entering the religion of Allah in troops,

Mohamed Ahmed - Samira

And you see men enter God's discipline horde on horde,

Muhammad Asad

and thou seest people enter God's religion in hosts,

Mustafa Khattab

and you ˹O Prophet˺ see the people embracing Allah’s Way in crowds,

Progressive Muslims

And you see mankind entering into God's system in flocks.

Sahih International

And you see the people entering into the religion of Allah in multitudes,

Sam Gerrans

And thou seest mankind enter the doctrine of God in crowds,

Shabbir Ahmed

And you see the people enter Allah's Religion in throngs. (19:96).

Syed Vickar Ahamed

And you (O Prophet!) see the people enter Allah’s Religion in crowds,

Taqi Usmani

and you see people entering Allah’s (approved) religion in multitudes,

The Monotheist Group

And you see the people entering into the system of God in flocks.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et que tu vois les gens entrer en foule dans la religion dʹAllah,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Te jî dît ku mirov kom bi kom dikevine dînê Xwedê de.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en jij de mensen in drommen in Gods godsdienst ziet binnengaan,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gij het volk tot Gods eeredienst bij scharen zult zien binnengaan.

Hollandaca — Siregar

En jij (O Mohammed) de mensen in grote groepen tot de godsdienst van Allah ziet toetreden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и ты (о, Пророк) увидишь, как люди [многие народы] (станут) входит в Покорность Аллаху [в Ислам] толпами,

Rusça — Osmanov

и когда ты увидишь, что люди толпами станут принимать веру Аллаха,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och du ser människorna i oräkneliga skaror flocka sig till Guds religion,