Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."

قَالُوا يَاشُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ كَثِيرًا مِمَّا تَقُولُ وَاِنَّا لَنَرٰيكَ فِينَا ضَعِيفًا وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَ وَمَا اَنْتَ عَلَيْنَا بِعَزِيزٍ

ḳālū yā şuǎybu mā nefḳahu keṧīran mimmā teḳūlu ve innā le nerāke fīnā Deǐyfen ve levlā rahTuke le racemnāke ve mā ente ǎleynā bi ǎzīzin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2يَاشُعَيْبُyā şuǎybuياشعيبEY/HEY/AH Şu'ayb
3مَا
4نَفْقَهُnefḳahuف ق هİlahi kanunda öğrenmiş, yetenekli, kavrayışlı olmak, bir şeyi anlamak.biz anlamıyoruz
5كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoğunu
6مِمَّاmimmāşeylerin
7تَقُولُteḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesenin söylediğin
8وَاِنَّاve innāve biz
9لَنَرٰيكَle nerākeر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.seni görüyoruz
10فِينَاfīnāiçimizde
11ضَعِيفًاDeǐyfenض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.güçsüz
12وَلَوْلَاve levlāşayet
13رَهْطُكَrahTukeر ه طBüyük lokmalar almak, tıka basa yemek, içeride kalmak, toplanmak. Rahtun - aile, bir adamın oğulları, akrabalık, kendi halkı, kadın olmayan on kişiden az veya ondan kırka kadar olan yakın akrabalardan ve erkeklerden oluşan parti/çete/grup/kabile; veya gerçek bir tekili olmayan çoğul anlamlı bir kelime.yakın çevren olmasaydı
14لَرَجَمْنَاكَle racemnākeر ج مTaşlamak, taş atmak, taşlayarak öldürmek, lanetlemek, sövmek, kovmak, (mezara) taş koymak, tahmine dayalı konuşmak, tahminler yapmak, tahmin etmek, öngörmek, ayaklarla yere vurma eylemi. Rajmun - tahmin, tahmine dayalı iş, mermi. Rujum - kayan yıldızlar, atmak, lanetlenmek, lanetlenerek atılmak. Marajim - kötü konuşma. Marjum - taşlanmış.seni taşlardık
15وَمَاve māve yoktur
16اَنْتَentesenin
17عَلَيْنَاǎleynābize karşı
18بِعَزِيزٍbi ǎzīzinع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertbir üstünlüğün

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey Şuayb dediler, söylediğin sözlerin çoğunu anlamıyoruz ve seni de içimizde zayıf görmedeyiz. Kabîlen olmasaydı seni taşlardık ve sen, bizden üstün değilsin zâten.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey Şuayb dediler, söylediğin sözlerin çoğunu anlamıyoruz ve seni de içimizde zayıf görmedeyiz. Kabîlen olmasaydı seni taşlardık ve sen, bizden üstün değilsin zâten.

Adem Uğur

Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Ya Şuayb. . . Biz senin dediklerinden birçoğunu anlamıyoruz! İşin doğrusu seni içimizde zayıf konumda görüyoruz. . . Eğer arkanda saydığımız aşiretin olmasaydı, kesinlikle seni taşlayarak öldürürdük! Sen bize galebe çalacak durumda değilsin. "

Ahmet Tekin

Onlar: 'Ey Şuayb, söylediklerinden birçoğunu anlamıyoruz. Seni de içimizde çok zayıf, aciz biri olarak görüyoruz. Eğer itibarlı kabilen, güçlü birkaç akraban olmasaydı, seni taşlayarak öldürürdük. Bizim üstümüzde güçlü, kuvvetli, otoriter biri de değilsin.' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Ey Şuayb! Biz senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve seni içimizde güçsüz görüyoruz. Yakın çevren olmasaydı seni mutlaka taşlardık. Bize karşı bir üstünlüğün de yoktur.'

Ali Bulaç

"Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin."

Ali Fikri Yavuz

Onlar şöyle dediler: “-Ey Şuayp! Biz, senin söylediklerinin çoğunu iyice anlamıyoruz ve seni de içimizde hakikaten zayıf (âciz) görüyoruz. Eğer aşiretin olmasaydı, muhakkak seni taşla öldürürdük. Senin bize karşı hiç bir üstünlüğün ve kıymetin yok; (ancak dinimize bağlı aşiretinin önemi vardır.)”

Ali Rıza Safa

"Ey Şuayb!" dediler; "Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Aslında, seni, aramızdaki güçsüz birisi olarak görüyoruz. Yakın çevren olmasaydı, kesinlikle seni taşlardık. Zaten bize karşı bir üstünlüğün yok!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin."

Bekir Sadak

«Ey µuayb! Soylediklerinin cogunu anlamiyor ve dogrusu seni aramizda gucsuz goruyoruz. Eger taraftarlarin olmasaydi seni taslardik. Esasen bizim gozumuzde pek itibarin da yoktur» dediler.

Celal Yıldırım

Dediler ki: Ey Şuâyb ! Biz senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve biz seni aramızda zayıf olarak görüyoruz. Kabilen olmasaydı, elbette seni taşlardık. Hem sen bizim yanımızda pek aziz-şerefli, itibırlı, üstün bir kimse de değilsin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Medyenliler, “Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz, ayrıca aramızda seni zayıf görüyoruz! Eğer kabilen olmasaydı, seni mutlaka taşlayarak öldürürdük. Bizim karşımızda sen güçlü biri değilsin” dediler.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve doğrusu seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşlardık. Esasen bizim gözümüzde pek itibarın da yoktur' dediler.

Diyanet Vakfi

Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Ey Şu'ayb! Biz senin söylediklerinin çoğundan birşey anlamıyoruz. Ayrıca seni içimizde çok zayıf biri olarak görüyoruz. Eğer akrabaların olmasaydı mutlaka seni recmederdik (taşa tutardık). Senin bize hiçbir üstünlüğün yoktur.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Şu'ayb, biz senin söylediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve aramızda seni gerçekten güçsüz buluyoruz. Eğer senin yakınlarından beş on kişi olmasaydı, kesinlikle seni taşlayarak öldürürdük. Senin bizim için hiçbir önemin yok! dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Şuayb! dediler: biz senin dediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve her halde biz seni içimizde pek zaıyf buluyoruz, eğer taallukatından beş on kişi olmasa idi mutlak seni recmederdik, senin bize karşı hiç bir ehemmiyetin yok.

Erhan Aktaş

"Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin."

Fizilal-il Kuran

Medyenoğulları dediler ki; «Ey Şuayb, söylediklerinin çoğundan hiçbir şey anlamıyoruz. Seni aramızda güçsüz görüyoruz. Eğer aşiretin olmasaydı, seni taşa tutarak öldürürdük. Sen bizim gözümüzde saygın ve dokunulmaz bir kişi değilsin.

Gültekin Onan

"Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz kavrayamıyoruz. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin."

Hamdi Döndüren

Onlar dediler ki: “Ey Şuayb! Biz senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz. Gerçekten biz seni aramızda zayıf biri olarak görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı seni mutlaka taşlayarak öldürürdük! Senin bizim yanımızda hiçbir değerin yoktur!”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Ey Şuayb, biz senin söylemekde olduğundan bir çoğunu iyice anlamıyoruz. Seni de içimizden cidden zaif görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı muhakkak ki seni taşla öldürürdük. Sen bizden üstün bir şeref saahibi değilsin ki..."

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Ey Şuayb! Senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (aciz) görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı seni taşlayarak öldürürdük. Sen bizden üstün değilsin.'

Hayrat Neşriyat

Dediler ki: 'Ey Şuayb! Senin söylemekte olduğun şeylerden birçoğunu anlamıyoruz ve doğrusu biz, seni içimizde gerçekten zayıf olarak görüyoruz. Eğer kabîlen olmasaydı, elbette seni taşla(yarak öldürü)rdük. Senin bizim üzerimize bir üstünlüğün de yoktur!'

İbni Kesir

Dediler ki: Ey Şuayb; söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve seni aramızda cidden zayıf görüyoruz. Taraftarların olmasaydı, seni taşlardık. Esasen sen, bizim yanımızda şerefli kimse de değilsin.

Mehmet Okuyan

(Medyenliler) şöyle demişti: “Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf görüyoruz! Kabilen olmasaydı seni mutlaka kovardık. Sen asla bize göre güçlü değilsin.”

Muhammed Esed

(Fakat soydaşları o'na:) "Ey Şuayb! Söylediklerinden pek bir şey anlamıyoruz" dediler, "ayrıca aramızda ne kadar zayıf olduğunun da açıkça farkındayız; eğer ailen olmasaydı seni mutlaka öldüresiye taşlardık! Öyle ya, bizim üstümüzde bir gücün, bir nüfuzun yok ki!"

Mustafa İslamoğlu

"Ey Şuayb!" dediler, "Senin söylediklerinden bir çoğunu anlamıyoruz; üstelik biz, aramızdaki konumunun ne kadar zayıf olduğunun da farkındayız: eğer ailen(den hatırını saydıklarımız) olmasaydı, seni mutlaka taşa tutardık; zira sen bizden hiç de güçlü ve üstün değilsin."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ya Şuayb! Söylediklerinden bir çoğunu iyice anlayamıyoruz. Şüphe yok ki, biz seni aramızda cidden zayıf görüyoruz ve eğer senin aşiretin olmasa idi elbette seni taşlayarak öldürürdük ve sen bizim üzerimize bir izzet sahibi değilsin.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Ey Şuayb! Sözlerinin çoğunu anlamıyoruz. Biz seni cidden içimizde zayıf, güçsüz görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni mutlaka taşlardık. Senin bize karşı hiçbir üstünlüğün yoktur. ”

Suat Yıldırım

Halkı ise "Şuayb!" dediler, "söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz, kabul etmiyoruz. Hem içimizde seni pek zayıf görüyoruz, eğer senin üç beş kişilik akraba grubunun hatırı olmasaydı seni taşa tutar linç ederdik. Bizim nazarımızda senin hiç önemin yoktur."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ey Şu'ayb, senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz, biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni mutlaka taşla(yarak öldürü)rdük! Senin bizim yanımızda hiçbir değerin yoktur!"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. İyi biliyoruz ki sen aramızda zayıf birisin. Eğer mensup olduğun grup olmasaydı seni kesinlikle taşa tutardık. Sen bizden güçlü ve şerefli de değilsin!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Bak Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Bizim gözümüzde sen gerçekten çok zayıfsın. Eğer ailen olmasaydı seni taşa tutardık. Bizim yanımızda senin bir gücün yoktur!"

Şaban Piriş

-Ey Şuayb, Biz, senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve biz, senin aramızda zayıf olduğunu görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşa tutardık. Zaten senin bizim gözümüzde hiç bir değerinde yok, dediler.

Tefhim-ul Kuran

«Ey Şuayb» dediler. «Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'. Doğrusu biz seni içimizde zayıf da görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten biz seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin.»

Ümit Şimşek

Dediler ki: 'Şuayb, senin söylediklerinden fazla birşey anlamıyoruz. Zaten biz seni aramızda güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Yoksa bizim gözümüzde sen öyle değerli biri değilsin.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Ve biz seni aramızda zayıf bir adam olarak görüyoruz. Hani kabilen olmasa, kafanı taşla ezivereceğiz. Senin bize karşı hiçbir üstünlüğün yok."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Ey Şueyb! Dediklərinin çoxunu anlamırıq. Biz səni aramızda zəif görürük. Əgər qəbilən olmasaydı, səni daşqalaq edərdik. Sən bizim üçün heç də böyük bir adam deyilsən”.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprachen: ʺO Schuʹaib! Wir verstehen vieles nicht, was du sagst. Wir sehen, wie schwach du in unserer Gemeinde bist. Hätten wir nicht Rücksicht auf deine Familie genommen, hätten wir dich längst gesteinigt. Du genießt kein Ansehen bei uns.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺO Suʹaib, wir verstehen nicht viel von dem, was du sagst. Und wir sehen wahrlich, daß du unter uns nicht wehrhaft bist. Wenn deine Sippschaft nicht wäre, hätten wir dich fürwahr gesteinigt. Du hast ja bei uns kein Ansehen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺ0 Suaib, wir verstehen nicht viel von dem, was du sprichst, und wir sehen nur, daß du unter uns schwach bist. Und wäre nicht dein Stamm, würden wir dich steinigen. Und du wirst kein Mitleid in uns wecken.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺSchuʹaib! Wir begreifen nicht viel von dem, was du sagst - außerdem gewiß sehen wir, daß du doch unter uns ein Schwacher bist. Und wäre dein Stamm nicht, hätten wir dich gewiß gesteinigt, und du bist für uns sicherlich nicht unbezwingbar.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Thus still they said to him: "We can hardly, O Shuaib, grasp with the mind the comprehension you have of Allah, nor do we understand much of your discourse". " In fact we do see that among us, you are but a man wanting in strength and not at all influential, and were it not for your family, we would have pelted you with stones and you are not very strong to prevail against us."

Abdul Haleem

They said, ‘Shuayb, we do not understand much of what you say, and we find you very weak in our midst. But for your family, we would have stoned you, for you have no great status among us.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "O Shu'aib! much of what thou sayest we do not understand! In fact among us we see that thou hast no strength! Were it not for thy family, we should certainly have stoned thee! for thou hast among us no great position!"

Abul A'la Maududi

They said: 'O Shu'ayb! We do not understand much of what you say. Indeed we see you weak in our midst. Were it not for your kinsmen, we would surely have stoned you for you have no strength to overpower us.

Aisha Bewley

They said, ‘Shu‘ayb, We do not understand much of what you say and we see you are weak among us. Were it not for your clan, we would have stoned you. We do not hold you in high esteem!’

Al-Hilali & Khan

They said: "O Shu‘aib! We do not understand much of what you say, and we see you weak (it is said that he was a blind man) among us. Were it not for your family, we should certainly have stoned you and you are not powerful against us."

Ali Quli Qarai

They said, ‘O Shu‘ayb, we do not understand much of what you say. Indeed we see you are weak amongst us, and were it not for your tribe, we would have stoned you, and you are not venerable to us.’

Amatul Rahman Omar

They said, `Shu`aib! we do not understand much of what you say and truly we find you a weakling among us. And had it not been (a consideration) for your tribe, we would surely have stoned you to death. And you occupy no strong and respectable position at all as compared with us.'

Arthur John Arberry

They said, 'Shuaib, we do not understand much of what thou sayest. Truly we see thee weak among us; but for thy tribe we would have stoned thee; for thou art not strong against us.

Bijan Moeinian

They replied: "What you say (to give up our freedom and submit ourselves to the “tyranny" of God) does not make any sense to us. You are a powerless person among us. If it were not for your family, we would have stoned you to death long time ago. You are too insignificant to impose your desire upon us.”

E. Henry Palmer

They said, 'O Sho'haib! we do not understand much of what thou sayest, and we see that thou art weak amongst us; and were it not for thy family we would stone thee, nor couldst thou be powerful over us. '

Edip-Layth

They said, "O Shuayb, we do not understand most of what you say, and we see you as weak amongst us. If it were not for who your family is, we would have stoned/rejected you, and you would not be proud against us."

George Sale

They answered, O Shoaib, we understand not much of what thou sayest; and we see thee to be a man of no power among us: If it had not been for the sake of thy family, we had surely stoned thee, neither couldest thou have prevailed against us.

Hamid S. Aziz

"So ask pardon from your Lord, then turn to Him repentant; verily, my Lord is Merciful, Loving!"

Mahmoud Ghali

They said, "O Shuaayb, in no way do we comprehend much of what you say; and surely we indeed see you weak among us. And had it not been for your clan, we would indeed have stoned you, and in no way are you most mighty against us."

Marmaduke Pickthall

They said: O Shu'eyb! We understand not much of that thou tellest, and lo! we do behold thee weak among us. But for thy family, we should have stoned thee, for thou art not strong against us.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "O Shu'aib, much of what you say is meaningless to us, and then (for sure) you are powerless among us. But for your clan we would have stoned you to death. You have no power over us.

Muhammad Asad

[But his people] said: "O Shu'ayb! We cannot grasp the purport of much of what thou sayest; on the other hand, behold, we do see clearly how- weak thou art in our midst:" and were it not for thy family, we would have most certainly stoned thee to death, considering that thou hast no power over us!"

Mustafa Khattab

They threatened, "O Shu’aib! We do not comprehend much of what you say, and surely we see you powerless among us. Were it not for your clan, we would have certainly stoned you, for you are nothing to us."

Progressive Muslims

They said: "O Shu'ayb, we do not understand most of what you say, and we see you as weak amongst us; and if it were not for who your family is, we would have stoned you, and you would not be proud against us. "

Sahih International

They said, "O Shu'ayb, we do not understand much of what you say, and indeed, we consider you among us as weak. And if not for your family, we would have stoned you [to death]; and you are not to us one respected."

Sam Gerrans

They said: “O Shuʿayb: we understand not much of what thou sayest; and we consider thee among us as weak. And were it not for thy family, we would have stoned thee; and thou art not to us one respected.”

Shabbir Ahmed

They said, "O Shoaib! Much of what you tell us is beyond our comprehension. We see that you are not a man in power in our midst. If we were not concerned about your family and your tribe, we would have stoned you. You are of no value to us."

Syed Vickar Ahamed

They said: "O Shu’aib! We do not understand much of what you say: In fact, some of us see that you are (indeed) weak, if it was not for your family, we would really have stoned you! Because with us, you have no great position!"

Taqi Usmani

They said, "O Shu‘aib, we do not understand much of what you say, and, in fact, we see you are weak among us. But for your clan, we would have stoned you. And to us, you are not a man of respect."

The Monotheist Group

They said: "O Shu'ayb, we do not understand most of what you say, and we see you as weak among us; and if it were not for who your family is, we would have stoned you, and you would not be proud against us."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺO Chuayb, nous ne comprenons pas grand chose à ce que tu dis; et vraiment nous te considérons comme un faible parmi nous. Si ce nʹest ton clan, nous tʹaurions certainement lapidé. Et rien ne nous empêche de tʹatteindreʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Ey Şueyb! Em ji gotinên ku tu dibêjî pir fehm nakin, birastî jî em te di nav xwe de lawaz û bêhêz dibînin! Eger ne ji xatirê eşîra te bûya teqez me yê tu bi keviran bikuştaya û tu ji me re neserdest î (ku em nikaribin te bikujin).

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺO Sjoeʹaib, wij begrijpen niet veel van wat jij zegt en wij zien dat jij bij ons weerloos bent. Als jouw aanhang er niet was, dan hadden we je gestenigd; jij hebt immers geen macht over ons.ʺ

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺO Sjoeʹaib, Wij begrijpen niet veel van wat jij zeg en voorwaar, wij zien dat jij onder ons een zwakke bent. En ware het niet vanwege jouw familie, dan hadden wij jou zeker gestenigd. Jij bent niet eerwaardiger dan wij.ʺʹ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Они сказали: «О, Шуайб! Не понимаем мы многого из того, что ты говоришь; и поистине, мы конечно же видим, что ты слаб среди нас [ты не из предводителей нашего народа и не из знатных людей]. И если бы не твой род [твои родственники], (то) мы однозначно побили бы тебя камнями, ты ведь для нас не дорог».

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Men) de sade: ʺMycket av det som du säger, Shu`ayb, övergår vårt förstånd. Vad vi kan se är att du har en svag (ställning) bland oss och om inte din familj hade funnits, skulle vi helt säkert ha stenat dig till döds; över oss har du ingen makt!ʺ