Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır."

قَالَ يَاقَوْمِ اَرَهْطِٓي اَعَزُّ عَلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَاءَكُمْ ظِهْرِيًّا اِنَّ رَبِّي بِمَا تَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

ḳāle yā ḳavmi e rahTī eǎzzu ǎleykum mine (a)llahi ve tteḣaƶtumūhu verā'ekum Zihriyyen inne rabbī bimā teǎ'melūne muHīTun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
3اَرَهْطِٓيe rahTīر ه طBüyük lokmalar almak, tıka basa yemek, içeride kalmak, toplanmak. Rahtun - aile, bir adamın oğulları, akrabalık, kendi halkı, kadın olmayan on kişiden az veya ondan kırka kadar olan yakın akrabalardan ve erkeklerden oluşan parti/çete/grup/kabile; veya gerçek bir tekili olmayan çoğul anlamlı bir kelime.yakın çevrem
4اَعَزُّeǎzzuع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertdaha mı üstündür
5عَلَيْكُمْǎleykumsizce
6مِنَmine-tan
7اللّٰهِ(a)llahiAllah-
8وَاتَّخَذْتُمُوهُve tteḣaƶtumūhuا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekonu bıraktınız
9وَرَاءَكُمْverā'ekumو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.arkanızda
10ظِهْرِيًّاZihriyyenظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmaksırt dönerek
11اِنَّinneşüphesiz
12رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
13بِمَاbimāşeyleri
14تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarınız
15مُحِيطٌmuHīTunح و طKorumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana acımak veya sevgi beslemek, bir insanın işlerini üstlenmek/gözetmek/idare etmek, uzaklaşmak, ayrılmak ve karşı gelmek, akraba bağını korumak ve sahiplenmek, bir şeyi kendine çekmek veya sıkıştırmak ve korumak, bir şeyi çevrelemek/kuşatmak, bir şeyi kendi hakimiyet ve himayesi altında tutmak, bir şeyi tekeline almak, bir insanı bir şeye yönlendirmeye veya eğilmeye çalışmak, bir insanı hileli veya kurnazca bir şekilde kandırmaya çalışmak (yani ondan istediği ve reddedildiği bir konuda), bir insanı veya şeyi çevrelemek/kuşatmak/sarmak/kapatmak/engellemek, bir insanın veya şeyin yanlarını kucaklamak veya kuşatmak, bir şeyi veya birini kendi hakimiyetinde veya gücünde tutmak, yok etmek veya yıkıma neden olmak, bir şeyin her yanını kuşatmak (ve kaçış olanağı bırakmamak), bir şeyi tamamen kendine almak ve başkalarını bundan mahrum bırakmak, bir şeyi dışarıdan ve içeriden tümüyle kavramak veya bilmek, bir şeyin en ince ayrıntısına varmak, bir şeyi kapsamlı ve eksiksiz bilmek, sağduyuyla veya öngörüyle veya iyi muhakemeyle bir rotayı veya bir şeyi takip etmek, tedbir almak, en güvenli yolu seçmek, en başarılı yolları aramak, en güvenli yöntemi seçmek.kuşatmıştır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şuayb, ey kavmim dedi, kabîlem, sizce Allah'tan daha fazla mı saygıya değer ki onu ardınıza attınız? Şüphe yok ki Rabbim, bütün yaptıklarınızı kavrar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şuayb, ey kavmim dedi, kabîlem, sizce Allahʼtan daha fazla mı saygıya değer ki onu ardınıza attınız? Şüphe yok ki Rabbim, bütün yaptıklarınızı kavrar.

Adem Uğur

(Şuayb:) "Ey kavmim dedi, size göre benim kabilem Allah'tan daha mı güçlü ve değerli ki, onu (Allah'ın emirlerini) arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır.

Ahmed Hulusi

(Şuayb) dedi ki: "Ey halkım. . . Aşiretim size Allah'tan daha mı güçlü ve karşı konulmaz? Ki O'nu arkanıza atıp unutulan edindiniz. . . Muhakkak ki Rabbim yapmakta olduklarınızı Muhiyt'tir (ihata etmektedir). "

Ahmet Tekin

Şuayb: 'Ey kavmim, benim itibarlı kabilem, güçlü birkaç akrabam sizin üzerinizde Allah’tan daha mı müessir, daha mı güçlü, daha mı değerli ki, Allah’ı kulak arkası ederek, unutarak hesaba katmıyorsunuz. Benim Rabbim, işlemeye devam ettiğiniz amelleri, davranışlarınızı ilmiyle kudretiyle abluka altına almıştır.' dedi.

Ahmet Varol

'Ey kavmim! Yakın çevrem sizce Allah'tan daha mı üstündür ki, O'na sırt çeviriyorsunuz? Şüphesiz Rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ey kavmim, sizce benim yakın çevrem, Allah'tan daha mı üstündür ki, O'nu arkanızda unutuluvermiş (önemsiz) bir şey edindiniz. Şüphesiz benim Rabbim, yapmakta olduklarınızı sarıp kuşatandır."

Ali Fikri Yavuz

Şuayb dedi ki: “- Ey kavmim! Benim aşiretim, size göre Allah’dan daha azîz midir ki, beni aşiretim için öldürmüyorsunuz da Allah’ı arkanıza atıp unutuyorsunuz? Şüphe yok ki benim Rabbimin ilmi, bütün yaptıklarınızı kuşatıcıdır.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ey toplumum! Size göre, yakın çevrem, Allah'tan daha mı üstün ki, O'na sırt çevirdiniz? Kuşkusuz, benim Efendim, yaptıklarınızı Kuşatandır!"

Bayraktar Bayraklı

Dedi ki: "Ey kavmim!Size göre benim kabilem Allah'tan daha mı güçlü ve değerli ki, Allah'ı arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki Rabbim, yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır."

Bekir Sadak

«Ey Milletim! Benim taraftarlarim size gore Allah'tan daha mi degerlidir ki Allah'a sirt cevirdiniz? Dogrusu Rabbim yaptiklarinizi bilgisiyle kusatmistir» dedi.

Celal Yıldırım

Ey kavmim, dedi, size göre benim kabilem Allah'tan daha mı azizdir ki, O'nun (buyruklarını) arkanıza attınız ? Rabbim elbette sizin yapageldiğinizi (ilmiyle) kuşatmıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şuayb da, “Ey kavmim! Size göre benim kabilem Allah’tan daha mı hatırlı ki O’nu arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır.

Diyanet İşleri

Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır."

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz? Doğrusu Rabbim yaptıklarınızı bilgisiyle kuşatmıştır' dedi.

Diyanet Vakfi

(Şuayb:) «Ey kavmim dedi, size göre benim kabilem Allah'tan daha mı güçlü ve değerli ki, onu (Allah'ın emirlerini) arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şu'ayb dedi: «Ey kavmim! Benim akrabalarım size Allah'dan daha mı değerli ki, Allah'a sırt çevirip, onu unuttunuz? Muhakkak ki, Rabbim bütün yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şu'ayb: "Ey kavmim, benim yakınlarım sizin için Allah'tan daha mı önemli ki, onu arkanıza atıp unuttunuz? Bilin ki, Rabbim bütün yaptıklarınızı kuşatmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey kavmim! Dedi: benim taallukatım size Allahdan daha mı aziz ki onu arkanıza atıp unuttunuz, haberiniz olsun ki rabbım bütün amellerinizi muhıttır

Erhan Aktaş

"Ey halkım! Size göre kabilem Allah'tan daha mı değerli ki O'na sırt çevirdiniz. Kuşkusuz Rabb'im yaptıklarınızı kuşatmıştır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkım! Size göre kabilem Allah'tan daha mı değerli ki O'na sırt çevirdiniz. Kuşkusuz Rabb'im yaptıklarınızı kuşatmıştır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey halkım! Size göre kabilem Allah'tan daha mı değerli ki O'na sırt çevirdiniz. Kuşkusuz Rabb'im yaptıklarınızı kuşatmıştır."

Fizilal-il Kuran

Ey soydaşlarım, aşiretim sizin gözünüzde Allah'dan daha mı üstün, daha mı önemlidir ki, O'na sırt döndünüz, O'nu yabana attınız? Hiç kuşkusuz, yaptığınız her hareket Rabbimin bilgisinin kapsamı içindedir.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Ey kavmim, size benim yakın çevrem, Tanrı'dan daha mı üstündür ki, O'nu arkanızda unutuluvermiş (önemsiz) bir şey edindiniz. Şüphesiz benim rabbim, yapmakta olduklarınızı sarıp kuşatandır."

Hamdi Döndüren

(Şuayb) dedi: “Ey kavmim! Size göre kabilem Allah’tan daha mı değerli ki O’nu arkanıza atıp unuttunuz? Kuşkusuz Rabbim, yapmakta olduklarınızı (bilgisiyle) çepeçevre kuşatmıştır.”

Hasan Basri Çantay

(Şuayb): "Ey kavmim, dedi, size göre benim kabilem mi Allahdan daha şereflidir ki Onu (tutub) arkanıza atılmış (değersiz) bir şey edindiniz? Benim Rabbim (in ilmi) şübhesiz ne yaparsanız (hepsini) çepçevre kuşatıcıdır".

Hasib Asutay

(Şuayb) dedi: 'Ey kavmim! Size göre kabilem Allah 'tan daha mı üstün ki O'nu arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatıcıdır.

Hayrat Neşriyat

(Şuayb) dedi ki: 'Ey kavmim! Benim kabîlem sizin üzerinize Allah’dan daha mı i'tibarlı ki, O’nu (ve emirlerini unutup), sırt dönmekle (hesâba almayarak) arkanızda bıraktınız. Muhakkak ki Rabbim, yapmakta olduklarınızı (ilim ve kudretiyle) tamâmen kuşatıcıdır.'

İbni Kesir

Dedi ki: Ey kavmim; benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı üstün ki O'na sırt çevirdiniz? Doğrusu Rabbım, sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır.

Mehmet Okuyan

(Şuayb ise onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Size göre benim kabilem, Allah’tan daha mı güçlü ki O’nu arkanıza atıp unuttunuz. Şüphesiz ki Rabbim, yapmakta olduklarınızı kuşatıcıdır.

Muhammed Esed

(Şuayb:) "Ey kavmim! Aileme olan saygınız Allah'a olandan daha mı fazla? Ki O'nu, arkanıza atıp unutabileceğiniz bir şey gibi görüyorsunuz! Muhakkak ki, benim Rabbim (sınırsız bilgi ve kudretiyle) yapıp ettiğiniz her şeyi biliyor, kuşatıyor!" dedi.

Mustafa İslamoğlu

(Şuayb) "Ey kavmim!" dedi, "Sizin nezdinizde ailemin hatırı Allah'ın hatırından daha mı üstün ki, O'nu arkaya atılacak biri gibi telakki ediyorsunuz? Elbette Rabbim sizi yapıp ettiklerinizle kuşatandır!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ey kavmim! Benim aşiretim sizin üzerinize Allah'tan daha azîz midir? Halbuki, O'nu ardınızda unutulmuş tutuverdiniz. Şüphe, yok ki benim Rabbim, yapar olduğunuz şeyleri çepeçevre kuşatıcıdır.»

Ömer Öngüt

Dedi ki: “Ey kavmim! Size göre benim kabilem Allah'tan daha mı şereflidir ki, O'nu arkanıza attınız. Şüphesiz ki Rabbim yapmakta olduklarınızı çepeçevre kuşatmıştır. ”

Suat Yıldırım

Şuayb: "Ey milletim! Demek akrabam sizin nazarınızda Allah Teâlâdan daha mı kıymetli ki siz O’nun buyruklarını arkanıza atıverdiniz. Ama şunu hiç unutmayın ki Rabbim, yaptığınız bütün şeyleri ilmi ile ihata etmektedir.

Süleyman Ateş

"Ey kavmim, dedi, size göre kabilem Allah'tan daha mı değerli ki O'nu arkanıza at(ıp unut)tunuz? Şüphesiz Rabbim yaptıklarınızı kuşatıcıdır (herşeyinizi bilmektedir)."

Süleymaniye Vakfı

Şuayb dedi ki: "Ey halkım! Size göre benim mensup olduğum grup Allah'tan daha mı güçlü ve şerefli mi ki onu dikkate almayıp sırt çeviriyorsunuz? Benim Rabbim yaptığınız her şeyi çepeçevre kuşatır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şuayb dedi ki "Ey halkım! Size göre ailemin gücü Allah'ın gücünden daha mı çok ki O'nu göz ardı edip sırt çeviriyorsunuz? Benim Rabbim yaptığınız her şeyi çepeçevre kuşatır."

Şaban Piriş

-Ey Halkım, benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki O'nu hiç hesaba katmıyorsunuz? Şüphesiz Rabbim, sizin yaptıklarınızı kuşatıcılar, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Ey kavmim, sizce benim yakın çevrem, Allah'tan daha mı üstündür ki, O'nu arkanızda unutuluvermiş (önemsiz) bir şey edindiniz. Şüphesiz benim Rabbim, yapmakta olduklarınızı sarıp kuşatandır.»

Ümit Şimşek

Şuayb 'Ey kavmim,' dedi. 'Benim kabilem sizin için Allah'tan daha mı değerli ki Onun buyruklarına kulak asmıyorsunuz? Halbuki Rabbim sizin bütün yaptıklarınızı kuşatmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Ey toplumum! Sizce kabilem Allah'tan daha mı güçlü ve onurlu! Allah'ı arkanıza atıp dışlanmış hale getirdiniz. Rabbim, yapıp ettiklerinizi çepeçevre kuşatmıştır."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Şüeyb) dedi: ″Ey qövmüm! Məgər mənim əşirətim sizə Allahdan da əzizdir ki, Onu unudub saymırsınız? Həqiqətən, Rəbbim (elmi ilə) nə etdiklərinizi biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sagte ihnen: ʺO mein Volk! Ist meine Familie für euch wichtiger als Gott? Ihr habt Ihm den Rücken gekehrt. Mein Herr umfaßt mit seinem Wissen alles, was ihr tut.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺO mein Volk, hat meine Sippschaft bei euch mehr Ansehen als Allah, und habt ihr Ihn hinter eurem Rücken gelassen? Gewiß, mein Herr umfaßt, was ihr tut.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺ0 mein Volk, ist mein Stamm bei euch geehrter als Allah? Und ihr nehmt Ihn nicht ernst. Doch wahrlich, mein Herr umfaßt alles, was ihr tut.

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺMeine Leute! Genießt etwa mein Stamm bei euch mehr Ansehen als ALLAH - und ihr stellt Ihn hinter euch?! Zweifelsohne, mein HERR ist allumfassend dessen, was ihr tut.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" My people ", said Shuaib, "is my family more esteemed in your sight than Allah Whom you have cast behind your backs and consigned to oblivion ! Indeed, Allah, my Creator, is 'Alimun (Omniscient), of all that your minds and souls impel you to do. "

Abdul Haleem

He said, ‘My people, is my family stronger in your estimation than God? And have you put Him behind you? My Lord surrounds everything you do.

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my people! is then my family of more consideration with you than Allah? For ye cast Him away behind your backs (with contempt). But verily my Lord encompasseth on all sides all that ye do!

Abul A'la Maududi

Shu'ayb said: 'My people! Are my kinsmen mightier with you than Allah that you (hold the kinsmen in awe while) you cast Allah behind your back? Surely my Lord encompasses all what you do.

Aisha Bewley

He said, ‘My people! Do you esteem my clan more than you do Allah? You have made Him into something to cast disdainfully behind your backs! But my Lord encompasses everything that you do!

Al-Hilali & Khan

He said: "O my people! Is then my family of more weight with you than Allâh? And you have cast Him away behind your backs. Verily, my Lord is surrounding all that you do.

Ali Quli Qarai

He said, ‘O my people! Is my tribe more venerable in your sight than Allah, to whom you pay no regard? Indeed my Lord comprehends whatever you do.

Amatul Rahman Omar

He said, `My people! does my tribe occupy stronger and more respectable position with you than Allâh? And (He has occupied no importance in your eyes that) you have cast Him behind your backs neglected. Surely, my Lord encompasses all your activities (in His knowledge).

Arthur John Arberry

He said, 'O my people, is my tribe stronger against you than God? And Him -- have you taken Him as something to be thrust behind you? My Lord encompasses the things you do.

Bijan Moeinian

Shu’aib said: "You mean that your fear of my family (which prevents you from stunning me) is more than your fear of God (which does not prevent you of His disobedience!) Is it why you disregard the Lord (or do you think that God does not see you)? Rest assured that God is aware of anything that you do. "

E. Henry Palmer

He said, 'O my people! are my family more esteemed by you than God? or have you taken Him as something to cast behind your backs? Verily, my Lord, whate'er ye do, doth comprehend.

Edip-Layth

He said, "My people, is my family more important to you than God, while you have cast Him away behind your backs? My Lord is Encompassing over what you do."

George Sale

Shoaib said, O my people, is my family more worthy in your opinion, than God? And do ye cast him behind you with neglect? Verily my Lord comprehendeth that which ye do.

Hamid S. Aziz

They said, "O Shu'eyb! We do not understand much of what you say, and we see that you are weak (powerless) amongst us; and were it not for your family we would stone you, nor could you have power over us. "

Mahmoud Ghali

He said, "O my people, is my clan mightier against you than Allah? And you have taken Him (to yourselves) beyond you, backing away. Surely my Lord is Supremely Encompassing whatever you do.

Marmaduke Pickthall

He said: O my people! Is my family more to be honoured by you than Allah? and ye put Him behind you, neglected! Lo! my Lord surroundeth what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "My clan seems mightier to you than God whom you neglect and push behind your backs. Surely what you do is within the power of my Lord.

Muhammad Asad

Said he: "O my people! Do you hold my family in greater esteem than God? -for, Him you regard as something that may be cast behind you and be forgotten! Verily, my Sustainer encompasses [with His might] all that you do!

Mustafa Khattab

He said, "O my people! Do you have more regard for my clan than for Allah, turning your back on Him entirely? Surely my Lord is Fully Aware of what you do.

Progressive Muslims

He said: "My people, is who my family is more important to you than God, while you have cast Him away behind your backs My Lord is encompassing what you do. "

Sahih International

He said, "O my people, is my family more respected for power by you than Allah ? But you put Him behind your backs [in neglect]. Indeed, my Lord is encompassing of what you do.

Sam Gerrans

He said: “O my people: is my family more respected for power by you than God? And Him have you put behind your backs. My Lord encompasses what you do.”

Shabbir Ahmed

He said, "O My people! Is my family and tribe more honorable to you than Allah? You only take His name as a formality. In real life you assign the back seat to Him. Remember, my Lord surrounds all your actions."

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my people! Then, does my family have more consideration with you than Allah? And you have thrown Him away behind your backs (with disregard). But surely my Lord encompasses all you do from all sides!

Taqi Usmani

He said, "O my people, is my clan more respectable to you than Allah, as you have taken Him as something thrown behind your backs? Surely, my Lord encompasses all that you do.

The Monotheist Group

He said: "My people, is who my family is more important to you than God, while you have cast Him away behind your backs? My Lord is encompassing what you do."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺO mon peuple, mon clan est-il à vos yeux plus puissant quʹAllah à qui vous tournez ouvertement le dos? Mon Seigneur embrasse (en Sa science) tout ce que vous œuvrez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Şueyb) Got: Gelî miletê min! Ma li gorî we eşîra min ji Xwedê bi rûmettir e (ku ji bo xatirê wê hûn min nakujin), rewş ev e hûn (fermanên) Xwedê diavêjin pişt (guhê) xwe (û hûn wan bêrûmet digirin). Bêguman Xwedayê min bi ya ku hûn dikin dizane, (tiştek ji ber winda nabe.)

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn volk! Maakt mijn aanhang meer indruk op jullie dan God en hebben jullie Hem achtergesteld? Mijn Heer omvat wat jullie doen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Shoaïb zeide: O mijn volk! is mijn gezin naar uw oordeel meer waardig dan God? en werpt gij hem zorgeloos achter u? Waarlijk, God begrijpt wat gij doet.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺO mijn volk, is mijn familie eerwaardiger bij jullie dan Allah?ʺ Keren jullie Hem de rug toe? Voorwaar, mijn Heer omvat alles wat jullie doen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Пророк Шуайб) сказал (им): «О, народ мой! Разве мой род дороже для вас, чем Аллах? И вы оставили его [повеление вашего Господа] позади себя за спиной [вы не повинуетесь Ему и не удерживаетесь от того, что Он запретил]. Поистине, Господь мой объемлет [знает] то, что вы творите!

Rusça — Osmanov

[Шуʹайб] сказал: ʺО мой народ! Неужели мой род дороже для вас, чем Аллах? Вы отвернулись от Него. Воистину, мой Господь объемлет [знанием] то, что вы вершите.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han svarade: ʺHar min familj större makt över er, mitt folk, än Gud som ni tror att ni saklöst kan lämna ur räkningen? Men min Herre har full uppsikt över allt vad ni företar er!