Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."

وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْمِيزَانَ اِنِّٓي اَرٰيكُمْ بِخَيْرٍ وَاِنِّٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُحِيطٍ

ve ilā medyene eḣāhum şuǎyben ḳāle yā ḳavmi ǎ'budū (a)llahe mā lekum min ilāhin ğayruhu ve lā tenḳuSū l-mikyāle ve l-mīzāne innī erākum bi ḣayrin ve innī eḣāfu ǎleykum ǎƶābe yevmin muHīTin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِلٰىve ilāve (gönderdik)
2مَدْيَنَmedyeneمدينMedyen'e
3اَخَاهُمْeḣāhumا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşleri
4شُعَيْبًاşuǎybenشعيباŞuayb'ı
5قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
6يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
7اعْبُدُواǎ'budūع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulluk edin
8اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
9مَاyoktur
10لَكُمْlekumsize
11مِنْminhiç bir
12اِلٰهٍilāhinا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilah
13غَيْرُهُğayruhuغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.O'ndan başka
14وَلَاve lāve
15تَنْقُصُواtenḳuSūن ق صAzalmak, eksilmek, tükenmek, azaltmak, kayıp veya eksikliğe neden olmak, tüketmek, yetersiz kalmak, israf etmek, hafiflemek.eksik tutmayın
16الْمِكْيَالَl-mikyāleك ي لÖlçmek, tartmak, karşılaştırmak.ölçüyü
17وَالْمِيزَانَve l-mīzāneو ز نtartmak/yargılamak/ölçmekve tartıyı
18اِنِّٓيinnīşüphesiz ben
19اَرٰيكُمْerākumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.sizi görüyorum
20بِخَيْرٍbi ḣayrinخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.bolluk içinde
21وَاِنِّٓيve innīve ben
22اَخَافُeḣāfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkuyorum
23عَلَيْكُمْǎleykumsizin hakkınızda
24عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabından
25يَوْمٍyevminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir günün
26مُحِيطٍmuHīTinح و طKorumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana acımak veya sevgi beslemek, bir insanın işlerini üstlenmek/gözetmek/idare etmek, uzaklaşmak, ayrılmak ve karşı gelmek, akraba bağını korumak ve sahiplenmek, bir şeyi kendine çekmek veya sıkıştırmak ve korumak, bir şeyi çevrelemek/kuşatmak, bir şeyi kendi hakimiyet ve himayesi altında tutmak, bir şeyi tekeline almak, bir insanı bir şeye yönlendirmeye veya eğilmeye çalışmak, bir insanı hileli veya kurnazca bir şekilde kandırmaya çalışmak (yani ondan istediği ve reddedildiği bir konuda), bir insanı veya şeyi çevrelemek/kuşatmak/sarmak/kapatmak/engellemek, bir insanın veya şeyin yanlarını kucaklamak veya kuşatmak, bir şeyi veya birini kendi hakimiyetinde veya gücünde tutmak, yok etmek veya yıkıma neden olmak, bir şeyin her yanını kuşatmak (ve kaçış olanağı bırakmamak), bir şeyi tamamen kendine almak ve başkalarını bundan mahrum bırakmak, bir şeyi dışarıdan ve içeriden tümüyle kavramak veya bilmek, bir şeyin en ince ayrıntısına varmak, bir şeyi kapsamlı ve eksiksiz bilmek, sağduyuyla veya öngörüyle veya iyi muhakemeyle bir rotayı veya bir şeyi takip etmek, tedbir almak, en güvenli yolu seçmek, en başarılı yolları aramak, en güvenli yöntemi seçmek.çepeçevre kuşatıcı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Medyen'e de, kardeşleri Şuayb'i göndermiştik de ey kavmim demişti, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yok. Ölçeği, tartıyı eksik tutmayın, çünkü ben gerçekten de hayırlara uğradığınızı görmedeyim ve şüphe yok ki ben, bir gün sizi çepeçevre kuşatıverecek bir azâba uğramanızdan korkuyorum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Medyenʼe de, kardeşleri Şuaybʼi göndermiştik de ey kavmim demişti, Allahʼa kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yok. Ölçeği, tartıyı eksik tutmayın, çünkü ben gerçekten de hayırlara uğradığınızı görmedeyim ve şüphe yok ki ben, bir gün sizi çepeçevre kuşatıverecek bir azâba uğramanızdan korkuyorum.

Adem Uğur

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Ahmed Hulusi

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (irsal ettik). . . Dedi ki: "Ey halkım. . . Allah'a kulluk etmekte olduğunuzun farkındalığına erin! Tanrınız olamaz, sadece "HU"! Ölçmeyi ve tartmayı noksan yapmayın. . . Sizin için hayrın nerede olduğunu görüyorum. . . Sizi kaplayacak bir azap sürecinden korkuyorum. "

Ahmet Tekin

Medyen’e de, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, kardeşleri Şuayb’i peygamber olarak gönderdik. Şuayb: 'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibâdet edin. Sizin Allah’tan başka tanrınız yoktur. Ölçekleri noksan doldurmayın. Noksan metrelerle ölçmeyin, terazilerde eksik tartmayın. Ben sizi hayır ve bolluk içinde görüyorum. Buna şükretmezseniz sizin adınıza, her şeyi abluka altına alan bir günün azâbından korkuyorum.' dedi.

Ahmet Varol

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü, tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi bir bolluk içinde görüyor ve sizin hakkınızda çepeçevre kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Ali Bulaç

Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir 'bolluk ve refah (hayır)' içinde görüyorum. Doğrusu sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum."

Ali Fikri Yavuz

Medyen şehri halkına da kardeşleri Şuayb’i gönderdik. O, şöyle dedi: “- Ey Kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin ondan başka hiç bir ilâhınız yoktur. Ölçeği ve tartıyı noksan yapmayın; ben sizi bir hayır ve bereket içinde görüyorum. Bununla beraber hileye devam ederseniz, ben, sizi kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum.

Ali Rıza Safa

Medyen'e de kardeşleri Şuayb, şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sizin için, O'ndan başka Tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Aslında, sizi varlık içinde görüyorum. Ama aslında, sizi Kuşatacak Gün'ün cezasından korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz! Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayınız. Zira ben sizi hayır içinde görüyorum ve gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."

Bekir Sadak

Medyen halkina kardesleri µuayb'i gonderdik. µoyle dedi: «Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan baska tanriniz yoktur. Olcuyu tartiyi eksik tutmayin. Dogrusu ben sizi bolluk icinde goruyorum ve hakkinizda kusatici bir gunun azabindan korkuyorum.»

Celal Yıldırım

Medyen'e de kardeşleri Şuâyb'ı (peygamber olarak) gönderdik. Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin ; sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçü ve tartıyı eksik tutmayın ; ben sizi elbette hayr ( = bol nîmet, geniş refah imkânları) içinde görüyorum. Ve doğrusu ben sizi çepeçevre saracak bir günün azabından endişe etmekteyim.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü, tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi maddî bakımdan iyi bir durumda görüyorum; ama doğrusu hakkınızda kuşatıcı bir azap gününden de korkuyorum.

Diyanet İşleri

Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."

Diyanet İşleri (eski)

Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.'

Diyanet Vakfi

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın. Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Bununla beraber yine de sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik. Şu'ayb onlara: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçeği ve tartıyı da eksik tutmayın; ben sizi bir refah içinde görüyorum ve ben, sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum.

Elmalılı Hamdi Yazır

Medyene de kardeşleri Şuaybı gönderdik, dedi: ey kavmim! Allaha kulluk edin, sizin ondan başka bir ilahınız daha yok, hem ölçeği, teraziyi eksik tutmayın, ben sizi bir hayr içinde görüyorum ve ben size muhıt bir günün azabından korkuyorum

Erhan Aktaş

Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizi bir hayır içinde görüyorum. Ve sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizi bir hayır içinde görüyorum. Ve sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizi bir hayır içinde görüyorum. Ve sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Fizilal-il Kuran

Medyenoğulları'na da kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb dedi ki; «Ey soydaşlarım, sadece Allah'a kulluk sununuz, O'ndan başka ilahınız yoktur. Birşey ölçer ya da tartarken eksik ölçüp tartmayınız. Bolluk içinde olduğunuzu görüyorum, ama sizin hesabınıza kıyamet gününün geniş kapsamlı azabından korkuyorum.»

Gültekin Onan

Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim Tanrı'ya ibadet edin, O'ndan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir 'bolluk ve refah (hayır)' içinde görüyorum. Doğrusu sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum."

Hamdi Döndüren

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. O da (onlara) dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum ve ben sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum!”

Hasan Basri Çantay

Medyen'e de biraderleri Şuaybı (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Ölçeği, tartıya eksik tutmayın. Ben sizi hakıykat bir ni'met (ve refah) içinde görüyorum. Şübhesiz ki ben bir gün (hepinizi) çepçevre kuşatıcı bir azabdan korkmakdayım".

Hasib Asutay

Medyen'e (25) de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah 'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka ilâh yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben gerçekten sizi bolluk içinde görüyorum. Ve ben doğrusu sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Hayrat Neşriyat

Medyen (kavmin)e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah’a ibâdet edin; sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Artık ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; şübhesiz ki ben, sizi bir hayır (bolca ni'metler) içinde görüyorum ve doğrusu ben, sizin üzerinize (gelmesi pek muhtemel ve sizi) çepeçevre kuşatıcı (helâk edici)bir günün azâbından korkuyorum.'

İbni Kesir

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı. Dedi ki: Ey kavmim; Allah'a kulluk edin, O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi, iyi bir halde, refah içinde görüyorum. Ve sizi azabla kuşatacak bir günden korkuyorum.

Mehmet Okuyan

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (göndermiştik; onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim, Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın! Şüphesiz ki ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Şüphesiz ki ben sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.

Muhammed Esed

Ve Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik. Onlara:) "Ey kavmim! (yalnızca) Allah'a kulluk edin!" dedi, "(Çünkü) sizin O'ndan başka tanrınız yok. Ve (birbirinizle olan alışverişinizde) ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Gerçi (şimdi) sizi refah ve zenginlik içinde görüyorum; ama, doğrusu sizin için, (dehşetiyle) kuşatacak bir Gün'ün azabından korkuyorum!

Mustafa İslamoğlu

Medyen'e de soydaşları Şuayb'i gönderdik. "Ey kavmim!" dedi, "Yalnızca Allah'a kulluk edin! (Zira) sizin, ondan başka kulluk edeceğiniz bir ilah yoktur. Bir de eksik ölçüp tartmayın! Her ne kadar sizi şimdi refah içinde görüyorsam da, yine de ben sizi çepeçevre kuşatacak bir Günün gazabından korkuyorum!

Ömer Nasuhi Bilmen

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: «Ey Kavmim! Allah'a ubûdiyette bulunun, sizin için O'ndan başka bir mabûd yoktur. Ve ölçeği ve teraziyi eksik kılmayın. Şüphe yok, ben sizi bir hayır içinde görüyorum. Ve ben muhakkak ki, sizin üzerinize bir kaplayıcı günün azabından korkarım.»

Ömer Öngüt

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Onlara: “Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve ben sizin hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum. ”

Suat Yıldırım

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. O da onlara: "Ey halkım! dedi, yalnız Allah’a ibadet edin, çünkü sizin O’ndan başka tanrınız yoktur. Hem ölçü ve tartıyı eksik tutmayın!Ben sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum. Ama böyle devam edecek olursanız, sizi azapla kuşatacak olan bir günden korkuyorum.

Süleyman Ateş

Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Alah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur; ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum ve ben sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum!"

Süleymaniye Vakfı

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. "Ey halkım!" dedi: "Allah'a kulluk edin; sizin ondan başka ilahınız yoktur. Ölçeği ve tartıyı eksik yapmayın. Sizin iyi durumda olduğunuzu görüyorum. Doğrusu ben sizi çepeçevre kuşatacak bir günün azabından korkuyorum.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Medyen'e de soydaşları Şuayb'ı elçi gönderdik. "Ey halkım!" dedi, "Allah'a kul olun; sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçeği ve tartıyı eksik yapmayın. Sizi bolluk içinde görüyorum. Doğrusu ben sizi kıskıvrak yakalayacak bir günün azabından korkuyorum."

Şaban Piriş

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i (gönderdik). -Ey halkım, dedi. Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben, sizin bolluk içinde olduğunuzu görüyorum. Ve ben, sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum.

Tefhim-ul Kuran

Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik) . Dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten ben, sizi bir 'bolluk ve refah (hayır) ' içinde görüyorum. Doğrusu ben, sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum.»

Ümit Şimşek

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O da 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin,' dedi. 'Ondan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Sizi bolluk içinde görüyorum; bir yandan da, hepinizi kuşatacak bir günün azabından sizin hesabınıza korkuyorum.

Yaşar Nuri Öztürk

Medyen'e, kardeşleri Şuayb'ı göndermiştik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka tanrınız yok sizin. Eksik ölçüp yanlış tartmayın. Sizi nimet, bereket içinde görüyorum, ama sizin için sarıp kuşatan bir günün azabından da korkuyorum."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mədyən qövmünə də qardaşları Şueybi göndərdik. O dedi: “Ey qövmüm! Allaha ibadət edin. Sizin Ondan başqa ibadətə layiq olan məbudunuz yoxdur. Ölçünü və çəkini əskiltməyin. Mən sizi bolluq içində görürəm və qorxuram ki, başınıza hər şeyi bürüyən günün əzabı gələ.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mədyən əhlinə də qardaşları Şüeybi (peyğəmbər göndərdik). O dedi: ″Ey qövmüm! Allaha ibadət edin. Sizin Ondan başqa heç bir tanrınız yoxdur. Ölçünü və çəkini əskiltməyin. Mən sizi xeyir-bərəkət içində (firavan yaşamaqda) görürəm. Bununla belə (Allahın hökmlərinə riayət etməyəcəyiniz təqdirdə) sizi (hər tərəfdən) bürüyəcək bir günün əzabından qorxuram!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Zu den Madyan entsandten Wir ihren Bruder Schuʹaib. Der sprach: ʺO mein Volk! Dienet Gott! Ihr habt außer Ihm keinen Gott. Ihr sollt Maße und Gewichte nicht antasten. Ich sehe, euch geht es gut, und ich fürchte für euch die Strafe eines alle Frevler erfassenden Tages.

Almanca — Der Edle Quran

Und (Wir sandten) zu Madyan ihren Bruder Suʹaib. Er sagte: ʺO mein Volk, dient Allah! Keinen Gott habt ihr außer Ihm. Laßt an Maß und Gewicht nichts fehlen! Ich sehe, es geht euch gut. Aber ich fürchte für euch die Strafe eines umfassenden Tages.

Almanca — M. A. Rassoul

Und zu den Madyan (entsandten Wir) ihren Bruder Suaib. Er sagte: ʺ0 mein Volk, dient Allah. Ihr habt keinen anderen Gott außer Ihm. Und verkürzt nicht Maß und Gewicht. Ich sehe euch im Wohlsein, aber ich fürchte für euch die Strafe eines völlig vernichtenden Tages.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und zu Madyan (entsandten WIR) ihren Bruder Schuʹaib. Er sagte: ʺMeine Leute! Dient ALLAH! Ihr habt doch keine Gottheit außer Ihm und mindert nicht das Maß und das Wiegen. Ich sehe doch, daß es euch gut geht, auch gewiß, ich fürchte um euch die Peinigung eines alles umfassenden Tages.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We sent to the Midianites their brother, the Messenger Shuaib, who said to them: "My people: worship Allah and adore Him with appropriate acts and rites; no Ilah have you but He. You must not fraudulently scant the measure and the weight; I see that you are a people of condition and I do fear for you the punishment coming into play on a Momentous Day when all the guilty be surrounded and there is no escape."

Abdul Haleem

And to Midian, We sent their brother Shuayb. He said, ‘My people, worship God. You have no god other than Him. Do not give short measure nor short weight. I see you are prospering, but I fear you will have torment on an overwhelming Day.

Abdullah Yusuf Ali

To the Madyan People (We sent) Shu'aib, one of their own brethren: he said: "O my people! worship Allah: Ye have no other god but Him. And give not short measure or weight: I see you in prosperity, but I fear for you the penalty of a day that will compass (you) all round.

Abul A'la Maududi

And to (the people of) Midian We sent their brother Shu'ayb. He said: 'My people! Serve Allah; you have no god other than Him. And do not diminish the measure and weight. Indeed I see that you are prospering now, but I fear for you the chastisement of an encompassing day in the future.

Aisha Bewley

And to Madyan their brother Shu‘ayb. He said, ‘My people, worship Allah! You have no god apart from Him. Do not give short measure and short weight. I see you prospering and I fear for you the punishment of an all-encompassing Day.

Al-Hilali & Khan

And to the Madyan (Midian) people (We sent) their brother Shu‘aib. He said: "O my people! Worship Allâh, you have no other ilâh (god) but Him, and give not short measure or weight. I see you in prosperity and verily I fear for you the torment of a Day encompassing.

Ali Quli Qarai

And to Midian [We sent] Shu‘ayb, their brother. He said, ‘O my people! Worship Allah. You have no other god besides Him. Do not diminish the measure or the balance. Indeed I see that you are faring well, but I fear for you the punishment of an all-embracing day.’

Amatul Rahman Omar

And to Midian (We sent) their kinsman Shu`aib (as a Messenger). He said, `My people! worship Allâh, you have no One worthy of worship other than He. And give not short measure and (short) weight. (Today) I see you in (a state of) prosperity. But (for tomorrow) I fear lest there should befall you the punishment of a (dreadful) day that encompasses all (for destruction).

Arthur John Arberry

And to Midian their brother Shuaib; he said, 'O my people, serve God! You have no god other than He. And diminish not the measure and the balance. I see you are prospering; and I fear for you the chastisement of an encompassing day.

Bijan Moeinian

As to the people of Median, I appointed their brother Shu’aib as My Messenger. He said: "O my people, Worship none but God as you do not have any other lord beside Him. Quit this habit of cheating people when you measure or weight. I see you a prosperous people now, but I am afraid that the continuation of your behavior will lead to a sudden doom day for you."

E. Henry Palmer

And unto Midian (we sent) their brother Sho'haib. He said, 'O my people! serve God; ye have no god but Him, and give not short measure and weight. Verily, I see you well off; but, verily, I fear for you the torments of an encompassing day.

Edip-Layth

To Midian was their brother Shuayb, he said, "My people, serve God, you have no god besides Him, and do not give short in the measure and weight. I see you in prosperity, and I fear for you the retribution of a day that is surrounding."

George Sale

And unto Madian We sent their brother Shoaib: He said, O my people, worship God; ye have no God but Him: And diminish not measure and weight. Verily I see you to be in a happy condition: But I fear for you the punishment of the day which will encompass the ungodly.

Hamid S. Aziz

Marked with fire from your Lord, and these are never far from the wrongdoers!

Mahmoud Ghali

And to Madyan (We sent) their brother Shuaayb. He said, "O my people, worship Allah! In no way do you have any god other than He. And do not diminish the measuring and the balance. Surely I see you are in charitable (circumstances); and surely I fear for you the torment of an encompassing Day.

Marmaduke Pickthall

And unto Midian (We sent) their brother Shu'eyb. He said: O my people! Serve Allah. Ye have no other Allah save Him! And give not short measure and short weight. Lo! I see you well-to-do, and lo! I fear for you the doom of a besetting Day.

Mohamed Ahmed - Samira

We sent to Midian their brother Shu'aib. He said: "O my people, worship God; you have no other god but He. So do not give in short measure nor underweigh. I see you are prosperous, but I fear the doom of an overwhelming Day for you.

Muhammad Asad

AND UNTO [the people of] Madyan [We sent] their brother Shu'ayb. He said: "O my people! Worship God [alone]: you have no deity other than Him; and do not give short measure and weight [in any of your dealings with men]. Behold, I see you [now] in a happy state; but, verily, I dread lest suffering befall you on a Day that will encompass [you with doom]!

Mustafa Khattab

And to the people of Midian We sent their brother Shu’aib. He said, "O my people! Worship Allah. You have no god other than Him. And do not give short measure and weight. I do see you in prosperity now, but I truly fear for you the torment of an overwhelming Day.

Progressive Muslims

And to Median was their brother Shu'ayb, he said: "My people, serve God, you have no god besides Him, and do not give short in the measure and weight. I see you in prosperity, and I fear for you the retribution of a day that is surrounding."

Sahih International

And to Madyan [We sent] their brother Shu'ayb. He said, "O my people, worship Allah ; you have no deity other than Him. And do not decrease from the measure and the scale. Indeed, I see you in prosperity, but indeed, I fear for you the punishment of an all-encompassing Day.

Sam Gerrans

And to Madyan, their brother Shuʿayb: he said: “O my people: serve God; you have no god but He; so decrease not the measure and the balance. I see you in affluence, but I fear for you the punishment of an encompassing day.”

Shabbir Ahmed

And to Midyan, We sent their brother Shoaib. He said, "O My people! Serve Allah alone. There is no god for you but He. And give not short measure and weight. I see that you are well-to-do, but (any system based on injustice is never durable) I fear for you a Day that will surround you with chastisement."

Syed Vickar Ahamed

And to the Madyan people, (We sent) Shu’aib, their brother: He said: "O my people! Worship Allah: You have no other god but Him. And do not give short in measure or in weight: I see you in prosperity, and verily, I fear for you the penalty of a Day that will circle (you) all round.

Taqi Usmani

And to Madyan (We sent) their brother, Shu‘aib. He said, "O my people, worship Allah. You have no god other than Him. And do not curtail the measure and the weight. I see you quite well off, and I fear for you the punishment of an encircling day.

The Monotheist Group

And to Midyan was their brother Shu'ayb, he said: "My people, serve God, you have no god besides Him, and do not give short in the measure and the weight. I see you in prosperity, and I fear for you the retribution of a day that is surrounding."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et (Nous avons envoyé) aux Madyan, leur frère Chuayb qui leur dit: ʺO mon peuple, adorez Allah; vous nʹavez point de divinité en dehors Lui. Et ne diminuez pas les mesures et le poids. Je vous vois dans lʹaisance, et je crains pour vous (si vous ne croyez pas) le châtiment dʹun jour qui enveloppera tout.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me, ji gelê Medyenê re jî, birayê wan Şueyb şand. (Şueyb ji wan re) Got: Ey gelê min! Xwedê bihebînin. Ji Wî pê ve ji bo we tu îlah nîn in. Kêşan û pîvanê kêm nekin. Bêguman ez we di xweşiyê de dibînim û bêguman ez ji bo we ji ezabê rojeke dorgir, ditirsim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En tot de Madjan (was) hun broeder Sjoeʹaib (gezonden). Hij zei: ʺMijn volk! Dient God; jullie hebben geen andere god dan Hem. En doet niet tekort in maat en gewicht. Ik zie dat het jullie goed gaat, maar ik vrees voor jullie de bestraffing op een veelomvattende dag.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En tot Madian zonden wij hunnen broeder Shoaïb. Hij zeide: O mijn volk! aanbid God; gij hebt geen God buiten hem; en verminder geen maat of gewicht. Waarlijk, ik zie dat gij in een gelukkigen toestand verkeert; maar ik vrees voor u de straf van den dag, die de goddeloozen zal omstrikken.

Hollandaca — Siregar

En tot (de bewoners van) van Madyan (zonden Wij) hun broeder (Sjoeʹaib). Hij zei: ʺO mijn volk, aanbidt Allah, er is voor jullie geen god dan Hij, en vermindert niet de maat en de weegschaal. Voorwaar, ik zie dat jullie in goede doen zijn en voorwaar, ik vrees voor jullie de bestraffing op een allesomvattende Dag.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

(Мы послали] также к мадйанитам их брата Шуʹайба. Он сказал: ʺО мой народ! Поклоняйтесь Аллаху: у вас нет иного бога, кроме Него. Не обмеривайте и не обвешивайте [людей при сделках]. Я вижу, как вы благоденствуете, и боюсь, что [вас постигнет] наказание в Судный день.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH TILL Madyans (folk sändes) deras broder Shu`ayb. Han sade: ʺDyrka Gud, mitt folk! Ni har ingen gud utom Honom. Och mät inte och väg inte upp för knappt. Jag ser att välstånd råder hos er, men jag bävar för det straff (som kan drabba er) en Dag då ni finner er inringade (utan möjlighet att fly).