Nuh, "Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum" dedi.

قَالَ رَبِّ اِنِّٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ لِي بِهِ عِلْمٌ وَاِلَّا تَغْفِرْ لِي وَتَرْحَمْنِي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِرِينَ

ḳāle rabbi innī eǔƶu bike en eseleke mā leyse lī bihi ǐlmun ve illā teğfir lī ve terHamnī ekun mine l-ḣāsirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اِنِّٓيinnīmuhakkak ben
4اَعُوذُeǔƶuع و ذSığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebisığınırım
5بِكَbikesana
6اَنْen
7اَسْـَٔلَكَeselekeس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksenden istemekten
8مَاbir şeyi
9لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirolmayan
10لِيbenim
11بِهِbihihakkında
12عِلْمٌǐlmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgim
13وَاِلَّاve illāeğer
14تَغْفِرْteğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışlamazsan
15لِيbeni
16وَتَرْحَمْنِيve terHamnīر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.ve bana rahmet etmezsen
17اَكُنْekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolurum
18مِنَmine-dan
19الْخَاسِرِينَl-ḣāsirīneخ س رKayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya yok olmasına sebep olmak, birini uzaklaştırmak/yabancılaştırmak/soğutmak, hain/alçak/aşağılık olmak, sadakatsiz olmak, cimri olmak, insanlar arasında küçük/önemsiz/zayıf olmak, başkasının davetini reddetmek.hüsrana uğrayanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Nûh, Rabbim dedi, bilmediğim şeyi senden istemekten, gene sana sığınırım ve beni yarlıgamazsan, bana acımazsan ziyankârlardan olurum ben.

Abdulkadir Gölpınarlı

Nûh, Rabbim dedi, bilmediğim şeyi senden istemekten, gene sana sığınırım ve beni yarlıgamazsan, bana acımazsan ziyankârlardan olurum ben.

Adem Uğur

Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum!

Ahmed Hulusi

(Nuh) dedi ki: "Rabbim! Bilgisine sahip olmadığım (içyüzünü bilmediğim) şeyi senden istemekten sana sığınırım! Beni bağışlamaz ve bana rahmet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum. "

Ahmet Tekin

Nuh: 'Rabbim, hakkında bilgim olmayan bir konuda, senden bir şey istemekten sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, sen bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.' dedi.

Ahmet Varol

O da: 'Ey Rabbim! Hakkında bilgim olmayan bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer sen beni bağışlamaz ve bana rahmet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.' dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum."

Ali Fikri Yavuz

Nûh, dedi ki: “- Ey Rabbim, bilmediğim şeyi, senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, hüsrana düşenlerden olurum.”

Ali Rıza Safa

"Efendim!" dedi; "Hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten Sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana acımazsan, yitime uğrayanlar arasında olurum!"

Bayraktar Bayraklı

Nuh,"Rabbim! Doğrusu, hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni affetmezsen ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum." dedi.

Bekir Sadak

"Rabbim! Bilmedigim seyi Senden istemekten Sana siginirim. Beni bagislamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum» dedi.

Celal Yıldırım

Nûh dedi ki: «Rabbim! Bilmediğim bir şeyi senden istemekten yine sana sığınırım; eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen elbette zarara uğrayanlardan olurum»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Nûh dedi ki: “Ey rabbim! Ben, senden hakkında bilgi sahibi olmadığım bir şeyi istemekten yine sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, kaybedenlerden olurum!”

Diyanet İşleri

Nuh, "Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

'Rabbim! Bilmediğim şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum' dedi.

Diyanet Vakfi

Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nuh: «Ey Rabbim! Ben bilmediğim bir şeyi istemiş olmaktan dolayı sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen ben hüsrana uğrayanlardan olurum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nuh: "Ey Rabbim, senden bilmediğim şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer sen, beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen hüsrana düşenlerden olurum!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rabb! dedi: senden bilmediğim şey'i istemekten sana sığınırım, sen bana mağrifetini reva, rahmetini ata kılmazsan ben husrana düşenlerden olurum

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Bilmediğim bir şeyi Sen'den istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'im! Bilmediğim bir şeyi Sen'den istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'im! Bilmediğim bir şeyi Sen'den istemekten Sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum." dedi.

Fizilal-il Kuran

Nuh dedi ki; «İçyüzünü bilmediğim bir şeyi yapmanı istemekten sana sığınırım. Eğer sen beni affetmez, bana merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.»

Gültekin Onan

Dedi ki: "Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum."

Hamdi Döndüren

Nuh dedi: “Ey Rabbim! Bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, ziyana uğrayanlardan olurum!”

Hasan Basri Çantay

(Nuh) "Ey Rabbim, dedi, ben bilgimin olmadığı şey'i Senden istemekden Sana sığınırım. Eğer beni yarlığamazsan, beni esirgemezsen husrane düşmüşlerden olurum".

Hasib Asutay

(Nuh) dedi ki: 'Ey Rabbim! Hakkında bilgim olmayan bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, ziyana uğrayanlardan olurum! '

Hayrat Neşriyat

(Nûh) dedi ki: 'Rabbim! Doğrusu ben, hakkında bilgi sâhibi olmadığım bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer bana mağfiret etmez ve bana merhamet etmezsen, hüsrâna uğrayanlardan olurum.'

İbni Kesir

Rabbım; bilmediğim şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve yarlıgamazsan; hüsrana uğrayanlardan olurum, dedi.

Mehmet Okuyan

(Nuh) şöyle demişti: “Rabbim! Senden hakkında bilgim olmayanı istemekten sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum!”

Muhammed Esed

"Ey Rabbim!" dedi (Nuh), "Senden, hakkında bilgi sahibi olmadığım herhangi bir şey istemekten Sana sığınırım! Çünkü, beni bağışlamaz, beni acıyıp esirgemezsen, şüphesiz, kaybedenlerden olurum!"

Mustafa İslamoğlu

(Nuh) "Rabbim! Hakkında bilgim olmayan bir şey istemekten sana sığınırım! Eğer beni bağışlamaz ve bana merhamat etmezsen, büsbütün kaybedenlerden olurum!" dedi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ey Rabbim! Kendisine benim için bilgi olmayan bir şeyi Senden sormaktan şüphe yok ki ben Sana sığınırım ve eğer benim için mağfiret etmez ve beni esirgemezsen ben hüsrâna düşenlerden olurum.»

Ömer Öngüt

Nuh dedi ki: “Ey Rabbim! Bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, ziyana uğrayanlardan olurum. ”

Suat Yıldırım

"Ya Rabbî, dedi, hakkında kesin bilgim olmayan şeyi istemekten Sana sığınırım. Eğer beni affetmez, bana merhamet etmezsen, her şeyi kaybedenlerden olurum."

Süleyman Ateş

(Nuh) dedi ki: "Rabbim, bilmediğim bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz, bana acımazsan ziyana uğrayanlardan olurum!"

Süleymaniye Vakfı

Nuh dedi ki: "Rabbim! Bilmediğim şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana ikramda bulunmazsan kaybedenlerden olurum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh dedi ki "Rabbim! Bilmediğim şeyi sana sorduğum için sana sığınırım. Eğer ben (durumumu düzeltmez) bağışlamaz, bana acımazsan kaybedenlerden olurum."

Şaban Piriş

-Rabbim, bilmediğim şeyi senden dilemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan hüsrana uğrayanlardan olurum, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Rabbim, bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen, hüsrana uğrayanlardan olurum.»

Ümit Şimşek

Nuh 'Rabbim,' dedi, 'bilmediğim birşeyi istemekten Sana sığınırım. Eğer Sen beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen, ben hüsrana düşenlerden olurum.'

Yaşar Nuri Öztürk

Nuh dedi: "Rabbim! Hakkında bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni affetmez, bana acımazsan hüsrana uğrayanlardan olurum."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Nuh) dedi: ″Ey Rəbbim! Bilmədiyim bir şeyi Səndən istəməkdən (belə bir işə cürʼət etməkdən) Sənə sığınıram. Əgər məni bağışlamasan, rəhm etməsən, ziyana uğrayanlardan olaram!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Darauf sagte er: ʺMein Herr! Behüte mich davor, Dich um etwas zu bitten, was ich nicht weiß! Wenn Du mir nicht vergibst und mich nicht in Deine Barmherzigkeit aufnimmst, werde ich einer der Verlierer sein.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺMein Herr, ich suche Schutz bei Dir (davor), daß ich Dich um etwas bitte, wovon ich kein Wissen habe! Wenn Du mir nicht vergibst und Dich meiner nicht erbarmst, werde ich zu den Verlierern gehören.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺMein Herr, ich nehme meine Zuflucht bei Dir davor daß ich Dich nach dem frage, wovon ich keine Kenntnis habe. Und wenn Du mir nicht verzeihst und Dich meiner nicht erbarmst, so werde ich unter den Verlierenden sein.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺMein HERR! Ich suche Schutz bei Dir, daß ich Dich um etwas bitte, worüber ich kein Wissen habe. Und würdest DU mir nicht vergeben und Gnade erweisen, würde ich bestimmt zu den Verlierern gehören.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nuh said: "O Allah, my Creator, I commit myself to You counter the consequence accruing from an invocatory prayer with a result I do not know; and unless You forgive me and have mercy on me, I will inevitably be one of those born to be losers. "

Abdul Haleem

He said, ‘My Lord, I take refuge with You from asking for things I know nothing about. If You do not forgive me, and have mercy on me, I shall be one of the losers.’

Abdullah Yusuf Ali

Noah said: "O my Lord! I do seek refuge with Thee, lest I ask Thee for that of which I have no knowledge. And unless thou forgive me and have Mercy on me, I should indeed be lost!"

Abul A'la Maududi

Noah said: 'My Lord! I take refuge with You that I should ask you for that concerning which I have no knowledge. And if You do not forgive me and do not show mercy to me, I shall be among the losers.

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, I seek refuge with You from asking You for anything about which I have no knowledge. If You do not forgive me and have mercy on me, I will be among the lost.’

Al-Hilali & Khan

Nûh (Noah) said: "O my Lord! I seek refuge with You from asking You that of which I have no knowledge. And unless You forgive me and have Mercy on me, I will indeed be one of the losers."

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! I seek Your protection lest I should ask You something of which I have no knowledge. If You do not forgive me and have mercy upon me I shall be among the losers.’

Amatul Rahman Omar

He said, `My Lord! I beg You to protect me that I should ask You that of which I have no knowledge. And unless You forgive me and have mercy on me I shall be of the losers.'

Arthur John Arberry

He said, 'My Lord, I take refuge with Thee, lest I should ask of Thee that whereof I have no knowledge; for if Thou forgivest me not, and hast not mercy on me, I shall be among the losers. '

Bijan Moeinian

Noah replied: "Lord, I apologize about begging for something that I do not have the least knowledge about it. Now, if you do not accept my apology and have no mercy on me, I will find myself in line with the losers."

E. Henry Palmer

He said, 'My Lord, verily, I seek refuge in Thee from asking Thee for aught of which I know nothing; and, unless Thou dost forgive me and have mercy on me, I shall be of those who lose. '

Edip-Layth

He said, "My Lord, I seek refuge with You that I would ask You what I did not have knowledge of. If You do not forgive me and have mercy on me, I will be of the losers!"

George Sale

Noah said, O Lord, I have recourse unto Thee for the assistance of thy grace, that I ask not of Thee that wherein I have no knowledge: And unless thou forgive me, and be merciful unto me, I shall be one of those who perish.

Hamid S. Aziz

He said, "O Noah! He is not of your family (people); verily, because his conduct is unrighteous. Therefore ask Me not for that of which you have no knowledge. Verily, I give you counsel lest you should be among the ignorant."

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Surely I take refuge with You that I should ask of You that of which I have no knowledge; and unless You forgive me and have mercy on me, I will be among the losers. "

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Lo! in Thee do I seek refuge (from the sin) that I should ask of Thee that whereof I have no knowledge. Unless Thou forgive me and have mercy on me I shall be among the lost.

Mohamed Ahmed - Samira

"Preserve me, O Lord," said (Noah), "from asking You that of which I have no knowledge. If You do not forgive me and have mercy on me I shall be among those who perish."

Muhammad Asad

Said [Noah]: "O my Sustainer! Verily, I seek refuge with Thee from [ever again] asking of Thee anything whereof I cannot have any knowledge! For unless Thou grant me forgiveness and bestow Thy mercy upon me, I shall be among the lost!"

Mustafa Khattab

Noah pleaded, "My Lord, I seek refuge in You from asking You about what I have no knowledge of, and unless You forgive me and have mercy on me, I will be one of the losers."

Progressive Muslims

He said: "My Lord, I seek refuge with You that I would ask You what I did not have knowledge of. And if You do not forgive me and have mercy on me, I will be of the losers!"

Sahih International

[Noah] said, "My Lord, I seek refuge in You from asking that of which I have no knowledge. And unless You forgive me and have mercy upon me, I will be among the losers."

Sam Gerrans

Said he: “My Lord, in Thee do I seek refuge lest I ask of Thee that whereof I have no knowledge; and save Thou forgive me, and have mercy on me, I will be among the losers.”

Shabbir Ahmed

Noah said, "My Lord! I guard myself in Your shelter from asking favors which do not befit me, and for my lack of knowledge. Forgive me and shower me with Your Grace, otherwise I will become a loser."

Syed Vickar Ahamed

Nuh (Noah) said: "O my Lord! I seek refuge with You, in case I ask You for that about which I have no knowledge. And until You forgive me and have Mercy on me, I will truly be lost!"

Taqi Usmani

He said, "My Lord, I seek refuge with You that I should ask You something of which I have no knowledge. If You do not forgive me and do not show mercy to me, I shall be among the losers."

The Monotheist Group

He said: "My Lord, I seek refuge with You from asking You what I do not have knowledge of. And if You do not forgive me and have mercy on me, I will be of the losers!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Alors Noé dit: ʺSeigneur, je cherche Ta protection contre toute demande de ce dont je nʹai aucune connaissance. Et si Tu ne me pardonnes pas et ne me fais pas miséricorde, je serai au nombre des perdantsʺ.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn Heer, ik zoek bij U bescherming dat ik niets vraag waarvan ik geen kennis heb. En als U mij niet vergeeft en erbarmen met mij hebt, dan behoor ik tot de verliezers.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Noach zeide: O Heer! ik neem mijne toevlucht tot u; onthef mij er van, u te vragen wat ik niet weet; en tot gij mij vergeeft en barmhartig voor mij zijt, zal ik tot hen behooren die verdoemd zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он [пророк Нух] сказал: «Господи, поистине я обращаюсь к Тебе за защитой, чтобы мне не просить Тебя о том, чего я не знаю. И если Ты не простишь меня и не помилуешь, то я буду из числа потерпевших убыток».

Rusça — Osmanov

[Нух] сказал: ʺГосподи! Воистину, я уповаю на Тебя и не стану просить о том, чего не ведаю. И урон я понесу, если ты не простишь меня и не помилуешьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Noa) sade: ʺHerre, bevara mig för (synden) att be Dig om något som jag inte har kännedom om. Om Du inte förlåter mig och förbarmar Dig över mig blir jag en av de förlorade!ʺ