Allah, "Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O halde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim" dedi.

قَالَ يَانُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ اِنِّٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ

ḳāle yā nūHu innehu leyse min ehlike innehu ǎmelun ğayru SāliHin fe lā teselni mā leyse leke bihi ǐlmun innī eǐZuke en tekūne mine l-cāhilīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Allah) dedi ki
2يَانُوحُyā nūHuيانوحEY/HEY/AH Nuh
3اِنَّهُinnehuşüphesiz o
4لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirdeğildir
5مِنْmin-den
6اَهْلِكَehlikeا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarsenin ailen-
7اِنَّهُinnehuelbette o
8عَمَلٌǎmelunع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatbir iş yapmıştı
9غَيْرُğayruغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.olmayan
10صَالِحٍSāliHinص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi
11فَلَاfe lā
12تَسْـَٔلْنِteselniس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekbenden isteme
13مَاbir şeyi
14لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirolmayan
15لَكَlekesenin
16بِهِbihihakkında
17عِلْمٌǐlmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgin
18اِنِّٓيinnīşüphesiz ben
19اَعِظُكَeǐZukeو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.seni sakındırıyorum
20اَنْen
21تَكُونَtekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmanı
22مِنَmine-den
23الْجَاهِلِينَl-cāhilīneج ه لCahil olmak, bir şeyden haberdar olmamak, aptal veya akılsız olmak, şiddetle kaynamak, cahillik taklidi yapmak, bilmezlikten gelmek, birini hesaba katmak veya değer vermek, kargaşa veya istikrarsızlık yaratmak, yanlış davranış sergilemek, bilgiden yoksun olmak, bir şeyi gerçekte olduğundan farklı zannetmek, bir şeyi yapılması gerektiği şekilden farklı yapmak, bilgi olmadan ilerlemek, bir şeyi görmezden gelmek, pagan olmak.bilgisizler-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dedi ki: Yâ Nûh, o, kesin olarak senin âilenden değil, çünkü o, kötü bir iş işledi. Artık bilmediğin şeyi isteme benden şüphe yok ki bilgisizlerden olmaman için öğüt vermedeyim sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dedi ki: Yâ Nûh, o, kesin olarak senin âilenden değil, çünkü o, kötü bir iş işledi. Artık bilmediğin şeyi isteme benden şüphe yok ki bilgisizlerden olmaman için öğüt vermedeyim sana.

Adem Uğur

Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.

Ahmed Hulusi

Buyurdu ki: "Ey Nuh! Muhakkak ki o senin ailenden değildir! Muhakkak ki o (hükmüme karşı oğlun konusunda ısrarlı olman) imanın gereği olmayan bir fiildir! Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme! Muhakkak ki Ben sana cahillerden olmamanı öğütlerim. "

Ahmet Tekin

Allah: 'Ey Nuh, oğlun ailenden, iman edenlerden, kurtarılacaklardan değildi. İtirazın yerinde olmadığı gibi, doğru bir davranış da değil. O, sâlih amel işleyen biri de değil. O halde, hakkında bilgin olmayan bir konuda benden bir şey isteme. Ben sana, bilgiden muhakemeden uzak, tutarsız davranan cahillerden olmamanı tavsiye ediyorum, seni uyarıyorum.' dedi.

Ahmet Varol

(Allah): 'Ey Nuh! O, senin ailenden değildir. O iyi olmayan bir iş üzereydi. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme. Sana bilgisizlerden olmamanı öğütlerim' dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş (yapmıştır). Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Gerçekten ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum."

Ali Fikri Yavuz

Allah şöyle buyurdu: “-Ey Nûh! O, senin ailenden değildir. Çünkü o, sâlih olmıyan bir amel sahibidir (kâfirdir). O halde bilmediğin bir şeyi benden isteme. Seni, cahillerden olmaktan menederim.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ey Nuh! O, senin ailenden değildir; erdemli olmayan edimler yapmıştır. Artık, hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Aslında, bilisizler arasında olmamanı öğütlüyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Allah,"Ey Nuh! O senin ailenden değildir. Çünkü o, doğru olmayan bir iş yapmıştır. Öyleyse, hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Doğrusu, cahillerden olman konusunda seni uyarıyorum" dedi.

Bekir Sadak

Allah: «Ey Nuh! O senin ailenden sayilmaz; cunku kotu bir is islemistir; oyleyse bilmedigin seyi Benden isteme. Iste sana ogut, bilgisizlerden olma» dedi.

Celal Yıldırım

Allah Ona : «Ey Nûh ! Şüphesiz ki, o senin ailenden değildir; çünkü onun (yaptığı) cidden sâlih (İyi-yararlı) bir âmel değildi. Artık (içyüzünü) bilmediğin bir şeyi benden isteme. Bilgisizlerden olmayasın diye gerçekten sana öğüt veriyorum» buyurdu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah buyurdu ki: “Ey Nûh! O senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı iyi olmayan bir iştir. Sakın hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi benden isteme! Ben cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.”

Diyanet İşleri

Allah, "Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O halde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Allah: 'Ey Nuh! O senin ailenden sayılmaz; çünkü kötü bir iş işlemiştir; öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme. İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma' dedi.

Diyanet Vakfi

Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah: «Ey Nuh! O kesinlikle senin ehlin (âilen)'den değildir. Çünkü o salih olmayan bir amelin sahibidir. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben, seni, cahillerden olmaktan sakındırırım.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "Ey Nuh, O, asla senin ailenden değildir. O, doğru olmayan bir iştir. O halde bilmediğin birşeyi benden isteme! Ben, seni cahillerden olmaktan men ederim." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Nuh! buyurdu: o senin ehlinden değil, o gayri salih bir amel, binaenaleyh bilmediğin şeyi benden isteme ben seni cahillerden olmaktan tahzir ederim

Erhan Aktaş

Dedi ki: "Ey Nuh! O senin ehlinden değildir. Zira onun yaptığı doğru olmayan bir işti. Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Cahillerden olmaktan seni sakındırıyorum."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dedi ki: "Ey Nuh! O senin ehlinden değildir. Zira onun yaptığı doğru olmayan bir işti. Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Cahillerden olmaktan seni sakındırıyorum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dedi ki: "Ey Nuh! O senin ehlinden değildir. Zira onun yaptığı doğru olmayan bir işti. Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi Benden isteme. Cahillerden olmaktan seni sakındırıyorum."

Fizilal-il Kuran

Allah dedi ki; «Ey Nuh, o oğlun senin ailenden değildi. Çünkü o kötü işler yaptı. İçyüzünü bilmediğin bir şeyi yapmamı benden isteme. Sana cahillerden olmamanı öğütlerim.»

Gültekin Onan

Dedi ki: "Ey Nuh, kesinlikle o senin ehlinden (ailenden) değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş (yapmıştır). Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Gerçekten ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum."

Hamdi Döndüren

Allah dedi: “Ey Nuh! O, senin ailenden değildir. Çünkü yaptığı kötü bir iştir. Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmayasın diye öğüt veriyorum!”

Hasan Basri Çantay

(Allah da şöyle) buyurdu: "Ey Nuh, o kat'iyyen senin ailenden değildir. Çünkü o (nun işlediği) Saalih olmayan (kötü) bir işdir. O halde bilgin olmadığı bir şey'i benden isteme. Seni bilmezlerden olmakdan bihakkın men ederim".

Hasib Asutay

(Allah,) 'Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir. (13) Çünkü o (nun yaptığı) salih olmayan bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme. Ben sana cahillerden olmamanı öğütlerim' dedi. (13. İnsanlar arasında yakınlığın asıl nedeni din birliğidir. Müminle kâfir örf bakımından birbirine akraba olsalar bile Allah katında hiçbir önemi yoktur. Nitekim Hz. Nuh'un oğlu babasına inanmadığı için, yüce Allah onu babasının ailesinden saymamıştır.)

Hayrat Neşriyat

(Allah) buyurdu ki: 'Ey Nûh! Şübhesiz o, senin âilenden değildir! Çünki o(nun yaptığı), sâlih olmayan bir ameldir. Öyleyse hakkında bilgi sâhibi olmadığın bir şeyi benden isteme! Muhakkak ki ben seni câhillerden olmaktan sakındırırım!'

İbni Kesir

Buyurdu ki: Ey Nuh; o senin ailenden değildir. Çünkü kötü bir iş işlemiştir. Öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme. Cahillerden olmaman için sana öğüt veriyorum.

Mehmet Okuyan

(Allah) şöyle demişti: “Ey Nuh! O asla senin ailenden (destekçilerinden) değildir; şüphesiz ki o (yaptığı) kötü bir iştir. Hakkında bilgin olmayanı benden isteme! Şüphesiz ki cahillerden olma(ma)n konusunda sana öğüt veriyorum.”

Muhammed Esed

(Allah:) "Ey Nuh!" dedi, "O senin ailenden sayılmazdı; çünkü iyi ve doğru olmayan bir şey yaptı o. Ayrıca hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şey isteme Benden: böylece, sana cahillerden olmamanı öğütlüyorum".

Mustafa İslamoğlu

(Allah) "Ey Nuh! Kesinlikle o senin ailenden sayılamaz; dolayısıyla bu (bu tarz yaklaşım) doğru olmayan bir davranıştır; bundan böyle, iç yüzünü bilmediğin bir şeyi Benden isteme: Elbet Ben sana cahillerden olmamanı öğütlerim!" dedi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Buyurdu ki: «Ey Nûh! O muhakkak senin ehlinden değildir. Şüphesiz ki o gayrı sâlih bir iştir. Artık kendisine senin için bilgi olmayan bir şeyi Benden sorma. Muhakkak ki, Ben sana cahillerden olmayasın diye öğüt veririm.»

Ömer Öngüt

Allah: “Ey Nuh! O senin âilenden değildir. Çünkü o sâlih olmayan (kötü) bir iş işlemişti. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi bizden isteme. Bilgisizlerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum. ” buyurdu.

Suat Yıldırım

"Ey Nuh!" buyurdu Allah, "O senin ailenden değil. Çünkü o, dürüst iş yapan, temiz bir insan değildi. O halde, hakkında kesin bilgin olmayan bir şeyi Benden isteme. Cahilce bir davranışta bulunmayasın diye sana öğüt veriyorum."

Süleyman Ateş

(Rabbi): "Ey Nuh, dedi, o senin ailenden değildir. O, yaramaz iş yaptı. Bilmediğin bir şeyi benden isteme. Sana cahillerden olmamanı öğütlerim!"

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "Ey Nuh! O, senin ailenden değildir. O, uygunsuz bir işin ürünüdür. Aslını bilmediğin şeyi benden isteme. Kendini bilmezlerden biri olursun diye sana öğüt veriyorum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah dedi ki "Bak Nuh! O, senin ailenden değildir. O, uygunsuz bir iş ürünüdür. Bilmediğin şeyi bana sorma. Kendini bilmezlerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum."

Şaban Piriş

Allah: -Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildi, çünkü doğru olmayanı yaptı. Öyleyse, bilmediğin şeyi benden isteme. Cahillerden olma diye sana öğüt veriyorum, dedi

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o, salih olmayan bir iş (yapmıştır) . Öyleyse hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Gerçekten ben, cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.»

Ümit Şimşek

Allah buyurdu ki: 'Ey Nuh, o senin ailenden değildir. O kötü bir iş yaptı. Bilmediğin şeyi Benden isteme. Cahillik etmeyesin diye Ben sana öğüt veriyorum.'

Yaşar Nuri Öztürk

Allah buyurdu: "Ey Nuh! O, senin ailenden değildi. Yaptığı, iyi olmayan bir işti. Hakkında bilgin olmayan şeyi benden isteme. Cahillerden olmaman hususunda seni uyarırım."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O dedi: “Ey Nuh! O, sənin ailəndən deyildir. Doğrusu, bu, pis bir işdir. Elə isə bilmədiyin bir şeyi Məndən istəmə. Həqiqətən də, Mən sənə cahillərdən olmamağı tövsiyə edirəm”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) buyurdu: ″Ey Nuh! O sənin ailəndən deyildir. Çünki o (küfr etməklə) pis bir iş görmüşdür. (Və ya sənin Məndən onu xilas etmək xahişin yaxşı iş deyildir). Elə isə bilmədiyin bir şeyi Məndən istəmə. Sənə cahillərdən olmamağı tövsiyə edirəm (məsləhət görürəm)″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺO Noah! Er gehört nicht zu deiner Familie. Er beging eine üble Tat. Bitte Mich nicht um etwas, was du nicht weißt. Ich belehre dich, damit du dich nicht unter die Unwissenden reihst.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺO Nuh, er gehört nicht zu deinen Angehörigen. Er ist eine Tat, die nicht rechtschaffen ist. So bitte Mich nicht um etwas, wovon du kein Wissen hast! Ich ermahne dich, nicht zu den Toren zu gehören.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sprach: ʺ0 Noah, er gehört nicht zu deiner Familie; siehe, dies ist kein rechtschaffenes Benehmen. So frage Mich nicht nach dem, von dem du keine Kenntnis hast. Ich ermahne dich, damit du nicht einer der Toren wirst.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

ER sagte: ʺNuh! Gewiß, er gehört nicht zu deiner Familie. Dies ist sicher keine gottgefällig gute Tat. Also bitteMich nicht um das, worüber du kein Wissen hast. ICH ermahne dich, einer der Unwissenden zu sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"He is not a part of your family", said Allah; piety was not an, attribute of your son. Your plea on behalf of your son is not an act of wisdom and piety, therefore, do not invoke Me for something whose consequence you do not know. I exhort you not to be one of those in want of intellect and spiritual knowledge."

Abdul Haleem

God said, ‘Noah, he was not one of your family. What he did was not right. Do not ask Me for things you know nothing about. I am warning you not to be foolish.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O Noah! He is not of thy family: For his conduct is unrighteous. So ask not of Me that of which thou hast no knowledge! I give thee counsel, lest thou act like the ignorant!"

Abul A'la Maududi

In response Noah was told: 'Most certainly he is not of your family; verily he is of unrighteous conduct. So do not ask of Me for that concerning which you have no knowledge. I admonish you never to act like the ignorant ones.

Aisha Bewley

He said, ‘Nuh, he is definitely not of your family. He is someone whose action was not righteous. Do not, therefore, ask Me for something about which you have no knowledge. I admonish you lest you should be among the ignorant.’

Al-Hilali & Khan

He said: "O Nûh (Noah)! Surely, he is not of your family; verily, his work is unrighteous, so ask not of Me that of which you have no knowledge! I admonish you lest you should be one of the ignorant."

Ali Quli Qarai

Said He, ‘O Noah! Indeed He is not of your family. Indeed he is [personification of] unrighteous conduct. So do not ask Me [something] of which you have no knowledge. I advise you lest you should be among the ignorant.’

Amatul Rahman Omar

(The Lord) said, `He decidedly does not belong to your family as he is given to unrighteous conduct, so do not ask of Me that of which you have no knowledge. I advise you not to be of those wanting in knowledge.'

Arthur John Arberry

Said He, 'Noah, he is not of thy family; it is a deed not righteous. Do not ask of Me that whereof thou hast no knowledge. I admonish thee, lest thou shouldst be among the ignorant.'

Bijan Moeinian

I said: "Noah, he is not a member of your family as he [is carrying the wrong genes and consequently) is doing nothing but wrong. Therefore, do not ask for something that you have any knowledge about it. Do not behave like ignorant people (who think the criminals are human beings and should not be destroyed.)"

E. Henry Palmer

He said, 'O Noah! he is not of thy people; verily, it is a work that is not right. Then, ask me not for that of which thou knowest naught. Verily, I admonish thee that thou shouldst not be of the ignorant.'

Edip-Layth

He said, "O Noah, he is not from your family, he committed sin, so do not ask what you have no knowledge of. I advise you not to be of the ignorant."

George Sale

God answered, O Noah, verily he is not of thy family: This intercession of thine for him, is not a righteous work. Ask not of me therefore that wherein thou hast no knowledge: I admonish thee that thou become not one of the ignorant.

Hamid S. Aziz

And Noah called unto his Lord saying, "My Lord, verily, my son is of my family (people), and, surely Thy promise is true, and Thou art the most just of judges. "

Mahmoud Ghali

Said He, "O Nûh, (Noah) surely he is not of your family; surely it is a deed not (Literally: other than being righteous) righteous; so do not ask of Me that of which you have no knowledge. Surely I admonish you that you should not be among the ignorant."

Marmaduke Pickthall

He said: O Noah! Lo! he is not of thy household; lo! he is of evil conduct, so ask not of Me that whereof thou hast no knowledge. I admonish thee lest thou be among the ignorant.

Mohamed Ahmed - Samira

"O Noah", He answered, "truly he is not of your family. He is surely the outcome of an unrighteous act. So ask Me not of what you do not know. I warn you not to be one of the ignorant."

Muhammad Asad

[God] answered: "O Noah, behold, he was not of thy family, for, verily, he was unrighteous in his conduct. And thou shalt not ask of Me anything whereof thou canst not have any knowledge: thus, behold, do I admonish thee lest thou become one of those who are unaware [of what is right]."

Mustafa Khattab

Allah replied, "O Noah! He is certainly not of your family—he was entirely of unrighteous conduct. So do not ask Me about what you have no knowledge of! I warn you so you do not fall into ignorance."

Progressive Muslims

He said: "O Noah, he is not from your family, he was fathered illicitly, so do not ask what you have no knowledge of. I advise you not to be of the ignorant."

Sahih International

He said, "O Noah, indeed he is not of your family; indeed, he is [one whose] work was other than righteous, so ask Me not for that about which you have no knowledge. Indeed, I advise you, lest you be among the ignorant."

Sam Gerrans

He said: “O Noah: he was not of thy household. He was a deed not righteous; so ask thou Me not of that whereof thou hast no knowledge; I admonish thee lest thou be of the ignorant.”

Shabbir Ahmed

His Lord said, "O Noah! Your son was not of your family. His conduct was not righteous. You were not aware of the Divine Criterion of relationships which are based on Ideology and not on lineage otherwise you wouldn't have asked such a question. I enlighten you so that you don't remain ignorant in this regard."

Syed Vickar Ahamed

He (Allah) said: "O Nuh (Noah)! He (your son) is not of your family: Surely, his conduct is not righteous. So do not ask from Me, that about which you have no knowledge! I give you advice, in case you act like one who does not know!"

Taqi Usmani

He said, "O NūH, in fact, he is not a part of your family. Indeed, he is (a man of) bad deeds. So do not ask Me something of which you have no knowledge. I exhort you not to be among the ignorant."

The Monotheist Group

He said: "O Noah, he is not from your family, he was of an unrighteous deed, so do not ask what you have no knowledge of. I advise you not to be of the ignorant."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺO Noé, il nʹest pas de ta famille car il a commis un acte infâme. Ne me demande pas ce dont tu nʹas aucune connaissance. Je tʹexhorte afin que tu ne sois pas du nombre des ignorantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê (jê re) got: Ya Nûh! Nexêr, ew ne ji xelkê te ye. Karê wî karekî ne qenc e. Nexwe tiştê tu pê nizanî ji min nexwaze. Bêguman ez li te şîret dikim da ku tu nebî ji nezanan!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺO Noeh, hij behoort niet tot jouw familie. Hij is (een toonbeeld van) ondeugdelijk handelen. Vraag Mij niet iets waarvan jij geen kennis hebt. Ik vermaan je niet tot de onwetenden te behoren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

God antwoordde: O Noach! waarlijk, hij behoort niet tot uw gezin; uwe tusschenkomst voor hem is geen rechtvaardig werk. Vraag dus niet van mij, waarvan gij geene kennis hebt; ik waarschuw u, geen onwetende te worden.

Hollandaca — Siregar

Hij (Allah) zei: ʺO Nôeh, voorwaar, hij behoort niet tot jouw familie, voorwaar, het is geen rechtschapen daad, vraag Mij daarom niet iets waarover jij geen kennis hebt. Voorwaar, Ik vermaan je, opdat jij niet tot de onwetenden zult behoren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал Он [Аллах Всевышний]: «О Нух! Поистине, он [твой сын, который погиб] не из твоей семьи (из-за своего неверия); это [что творил твой сын] – дело не праведное; не спрашивай же Меня, о чем ты (точно) не знаешь. Поистине, Я увещаю тебя не быть из числа невежд».

Rusça — Osmanov

[Аллах] сказал: ʺО Нух! Он - не частица твоей семьи. Твоя просьба - неправое дело, не проси Меня о том, чего не разумеешь. Воистину, я советую тебе не быть невеждойʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Gud) svarade: ʺNoa! Han var inte av din familj - han begick (mycken) orätt! Be Mig inte om sådant som du saknar all kännedom om. Jag förmanar dig för att du inte skall bli (som) en av dem som inte vet (vad rätt och orätt är).ʺ