Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak."

قِيلَ يَانُوحُ اهْبِطْ بِسَلَامٍ مِنَّا وَبَرَكَاتٍ عَلَيْكَ وَعَلٰٓى اُمَمٍ مِمَّنْ مَعَكَ وَاُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُمْ مِنَّا عَذَابٌ اَلِيمٌ

ḳīle yā nūHu hbiT bi selāmin minnā ve berakātin ǎleyke ve ǎlā umemin mimmen meǎke ve umemun se numettiǔhum ṧumme yemessuhum minnā ǎƶābun elīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledenildi ki
2يَانُوحُyā nūHuيانوحEY/HEY/AH Nuh
3اهْبِطْhbiTه ب طİlerlemek, inmek, aşağı indirmek, yüksek bir durumdan alçak bir duruma inmek, bir yerden başka bir yere geçmek, girmek, durum değiştirmek, ortaya çıkmak, alçalmak, değersizleşmek.in
4بِسَلَامٍbi selāminس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakselam ile
5مِنَّاminnābizden
6وَبَرَكَاتٍve berakātinب ر كÇökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmakve bereketlerle
7عَلَيْكَǎleykesana
8وَعَلٰٓىve ǎlāve üzerine
9اُمَمٍumeminا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmetler
10مِمَّنْmimmenolanlardan
11مَعَكَmeǎkeseninle birlikte
12وَاُمَمٌve umemunا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ve (bazı) ümmetlere
13سَنُمَتِّعُهُمْse numettiǔhumم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.geçimlik vereceğiz
14ثُمَّṧummesonra, ayrıca
15يَمَسُّهُمْyemessuhumم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.onlara dokunacaktır
16مِنَّاminnābizden
17عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azap
18اَلِيمٌelīmunا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacıklı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dendi ki: Nûh, sana ve seninle berâber bulunanlardan türeyecek ümmetlere bizden gönderilen esenlikler ve bereketlerle in gemiden. Onlardan türeyecek ümmetler içinde öyleleri de var ki onları da bir müddet faydalandıracak, geçindireceğiz de sonra bizden elemli bir azâba uğrayacaktır onlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dendi ki: Nûh, sana ve seninle berâber bulunanlardan türeyecek ümmetlere bizden gönderilen esenlikler ve bereketlerle in gemiden. Onlardan türeyecek ümmetler içinde öyleleri de var ki onları da bir müddet faydalandıracak, geçindireceğiz de sonra bizden elemli bir azâba uğrayacaktır onlar.

Adem Uğur

Denildi ki: Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyada) faydalandıracağımız, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağı ümmetler de olacaktır.

Ahmed Hulusi

"Ey Nuh. . . Sen ve seninle beraber olanlardan oluşacak halklara bizden Selam ve bereketlerle in. . . Biz onları yararlandıracağız, sonra da onlara bizden (hakikatindeki Esma manası sonucu olarak, derunundan gelen bir yolla) acı azap yaşatılır" denildi.

Ahmet Tekin

'Ey Nuh, sana, seninle beraber olanlardan türeyen milletlere katımızdan barış, güvenlik, bolluk ve bereket va’dimizle gemidekilerle birlikte gemiden in. Onların neslinden yoldan çıkmış milletler de türeyecek, onlara da dünyada zevk ü sefa tattıracağız. Sonra onlara, tarafımızdan verilen can yakıp inleten müthiş bir azap dokunacak.' denildi.

Ahmet Varol

'Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olanlardan (türeyecek) ümmetlere bizden selam ve bereketlerle in. Ancak öyle ümmetler de olacak ki onları bir süre yararlandıracağız. Sonra kendilerine bizden acıklı bir azap dokunacaktır' denildi.

Ali Bulaç

'Ey Nuh' denildi. 'Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in. (Sizden türeyecek diğer kâfir) Ümmetleri de yararlandıracağız, sonra onlara bizden acı bir azab dokunacaktır.'

Ali Fikri Yavuz

Şöyle denildi: “- Ey Nûh! Sana ve gemide seninle beraber bulunan müminlere (veya soylarına) bizden bir selâmet ve bereketlerle (gemiden) in. Onlardan bir takım kâfir ümmetler olacak ki, biz onları dünyada rızıklarla faydalandıracağız. Sonra da, âhirette kendilerine, bizden acıklı bir azâp dokunacaktır.

Ali Rıza Safa

Şöyle denildi: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olan toplumların üzerine, Bizden selam ve ongunluklarla in. Kimi toplumları bir süre geçindireceğiz. Sonra, acı cezamız onlara gelecektir!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey Nûh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara, bizden bir esenlik ve bereket olmak üzere gemiden in!" denildi. Ama birçok topluluğun geçimini de sağlayacağız. Sonra onlara, bizden acıklı bir azap değecektir.

Bekir Sadak

«Ey Nuh! Sana ve Seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in. Ama bircok topluluklari da gecindirecegiz, sonra onlara can yakici bir azap verecegiz» denildi.

Celal Yıldırım

Denildi ki: «Ey Nûh! Bizden sana ve seninle birlikte bulunan mü' minlere (topluluklara) bir selâmet ve çok bereketlerle gemiden in.. İleride nice ümmetleri de geçindirip yararlandıracağız ; sonra da bizden onlara elem verici azâb dokunacak.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Denildi ki: “Ey Nûh! Sana ve seninle beraber olan gruplar üzerine bizden selâm ve bereketlerle gemiden in! İleride, bir süre faydalandıracağımız, sonra tarafımızdan can yakıcı bir azapla cezalandırılacak topluluklar da olacaktır.

Diyanet İşleri

Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak."

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in. Ama birçok toplulukları da geçindireceğiz, sonra onlara can yakıcı bir azab vereceğiz' denildi.

Diyanet Vakfi

Denildi ki: Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyada) faydalandıracağımız, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağı ümmetler de olacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ey Nuh!» denildi, « Bizden bir selâm sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere, kutluluk dileğiyle gemiden in. İlerde kendilerini bir çok nimetten faydalandıracağımız, sonra da bu yüzden kendilerine tarafımızdan acıklı bir azap dokunacak nice ümmetler olacaktır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Denildi ki: "Ey Nuh, sana ve beraberindeki kimselerden birçok ümmetlere tarafımızdan bir selam ve birçok bereketlerle in! Daha birçok ümmetleri de ileride faydalandıracağız. Sonra Bizden onlara acı bir azap dokunacaktır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Nuh! denildi: in bizden bir selam ve bir çok berekat ile sana ve beraberindeki kimselerden bir çok ümmetlere, daha bir çok ümmetler; ileride onları da müstefid edeceğiz, sonra onlara bizden bir elim azab dokunacak

Erhan Aktaş

Dendi ki: "Ey Nuh! Katımızdan esenlikle in. Sana ve sana tabi olan topluluklara bereketler olsun. Ama öyle toplumlar da olacak ki, onları dünya nimetlerinden yararlandıracağız, sonra onlara Bizden can yakıcı bir azap dokunacaktır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dendi ki: "Ey Nuh! Katımızdan esenlikle in. Sana ve sana tabi olan topluluklara bereketler olsun. Ama öyle toplumlar da olacak ki, onları dünya nimetlerinden yararlandıracağız, sonra onlara Bizden can yakıcı bir azap dokunacaktır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dendi ki: "Ey Nuh! Katımızdan esenlikle in. Sana ve sana tabi olan topluluklara bereketler olsun. Ama öyle toplumlar da olacak ki, onları dünya nimetlerinden bir süre yararlandıracağız, sonra onlara Bizden can yakıcı bir azap dokunacaktır.

Fizilal-il Kuran

Bu sırada şöyle bir ses duyuldu; «Ey Nuh, sana ve yanındakilerden meydana gelecek ümmetlere sunacağımız esenliğin ve bereketlerin eşliğinde gemiden in. Yanındakilerin soyundan başka ümmetler de gelecektir. Bunlara bir süreye kadar dünya nimetlerini tattırdıktan sonra kendilerini acıklı azabımıza çarptıracağız.»

Gültekin Onan

"Ey Nuh" denildi. "Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in. [Sizden türeyecek diğer kafir] Ümmetleri de yararlandıracağız, sonra onlara bizden acı bir azab dokunacaktır."

Hamdi Döndüren

(Ona) denildi: “Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere, bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in! Ancak birtakım ümmetler de olacak ki, onları bir süre yaşatacağız, sonra onlara bizden can yakıcı bir azap dokunacaktır!”

Hasan Basri Çantay

Denildi ki: "Ya Nuh, sana ve (gemide) maiyyetinde bulunanlardan (gelecek mü'min) ümmetlere bizden selam (-ü selamet) ve bereketlerle in (gemiden. Onlardan türeyecek diğer kafir) ümmetler de vardır ki biz onları dahi (dünyada bol rızıklarla) faidelendireceğiz. Sonra ise (ahiretde) onları bizden acıklı bir azab çarpacakdır..

Hasib Asutay

Denildi ki: 'Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bizden selâm ve bereketlerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyada) faydalandıracağımız sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağı ümmetler de olacaktır.'

Hayrat Neşriyat

(Tarafımızdan) buyuruldu ki: 'Ey Nûh! Sana ve berâberindekilerden (çoğalarak tüm dünyaya yayılacak) olan ümmetlere bizden selâm ve bereketlerle (gemiden) in!(Onlardan ileride) öyle ümmetler de olacaktır ki, kendilerini yakında (dünyada)faydalandıracağız, sonra (inkâr etmelerinden dolayı) bizden onlara (yine pek) elemli bir azab dokunacaktır.'

İbni Kesir

Ey Nuh; bizim katımızdan selametle in. Sana ve seninle beraber olan ümmetlere hayır ve bereketler olsun. Ama öyle ümmetler var ki; onları bir süre geçindireceğiz. Sonra onlara can yakıcı bir azab vereceğiz, denildi.

Mehmet Okuyan

(Nuh’a) şöyle denmişti: “Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olan ümmetlere bizden bir selam ve pek çok bereketle (gemiden) in! Kendilerini yararlandıracağımız, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağı ümmetler de olacaktır.”

Muhammed Esed

Bunun üzerine (Nuh'a) "Ey Nuh!" denildi, "Sana ve seninle beraber (olanlara; senin ve) onlar(ın soyun)dan gelecek olan (iyi) insanlara katımızdan bir barış ve güvenlik, bir bolluk bereket (vaadi) ile gemiden in. Fakat (senin ve onların soyundan gelecek olan zalim ve inkarcı) insanlara gelince, Biz onların (bu dünyada belli bir süre) tutunup geçinmelerine fırsat verecek, sonra da başlarına katımızdan bir azap saracağız."

Mustafa İslamoğlu

(Nuh'a) "Ey Nuh! Senin ve seninle birlikte olanların nesillerinden (gelecek) olanlara, katımızdan bir esenlik ve mutluluk, bir bereket ve bolluk (muştusuyla) inip yerleş. Ama (gelecek) kuşaklar (arasında öyleleri) bulunacak ki; (önce) onlara geçici zevkleri tattıracağız, sonra tarafımızdan can yakıcı bir azaba çarptıracağız!" denildi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Denildi ki: «Ey Nûh! Bizden bir selâm ile ve senin üzerine ve seninle beraber olanlardan neş'et edecek ümmetler üzerine birçok bereketler ile (gemiden) in. Ve birtakım milletleri de ileride faidelendireceğiz, sonra onlara Bizden acıklı bir azap dokunacaktır.»

Ömer Öngüt

“Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in! Amma (gelecek nesiller içinde) kendilerini (dünyada bol rızıklarla) faydalandıracağımız, sonra da bizden kendilerine acıklı bir azabın dokunacağı ümmetler de vardır. ” denildi.

Suat Yıldırım

"Ey Nuh! denildi, sana ve beraberinde bulunan mümin topluluklara bizim tarafımızdan bir selâmet ve çok bereketlerle gemiden in! Gelecek nesiller içinde niceleri de olacak ki onları dünyada bir müddet yaşatacağız, sonra da bizden onlara gayet acı bir azap dokunacaktır."

Süleyman Ateş

"Ey Nuh, denildi, sana ve seninle beraber bulunan ümmetlerden bir bölüme bizden selamet ve bolluklarla (gemiden) in. Ama öyle ümmetler de var ki, onları bir süre yaşatacağız, sonra onlara bizden acı bir azab dokunacaktır!"

Süleymaniye Vakfı

"Ey Nuh, sana ve senin beraberindekilerden oluşacak toplumlara katımızdan esenlik ve bereketlerle in! İçlerinden öyle toplumlar da çıkacak ki onları önce yararlandıracağız, sonra acıklı azabımız onları çarpacaktır." denildi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey Nuh! İn artık" dendi. "Sana ve seninle birlikte olanların soyundan gelecek toplumların (ümmetlerin) üzerinde, bizden esenlik, güvenlik ve bereketler olacak; öyle toplumlar (ümmetler) da var ki önce onlara nimet vereceğiz, sonra acıklı azabımız onları çarpacaktır.

Şaban Piriş

-Ey Nuh, sana ve seninle birlikte olan topluluklara, bizden bir esenlik ve bereketle in. Ve daha sonraki toplumlara da geçimlikler vereceğiz. Sonra onlara katımızdan can yakıcı bir azap dokunacaktır, denildi.

Tefhim-ul Kuran

«Ey Nuh» denildi. «Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine bizden selâm ve bereketlerle (gemiden) in. (Sizden türeyecek diğer kâfir) Ümmetleri de yararlandıracağız, sonra onlara bizden acıklı bir azab dokunacaktır.»

Ümit Şimşek

'Ey Nuh,' denildi. 'Sana ve beraberindekilerden gelecek topluluklara Bizim katımızdan bir esenlik ve bereketle in. Onlardan gelen daha başka topluluklar da olacak ki, onları bir müddet nasiplendireceğiz; sonra da tarafımızdan onlara acı bir azap dokunacak.'

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle denildi: "Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olanlardan diğer gruplara bizden bereketler ve bir selamla aşağıya in. Bazı ümmetler de var, kendilerini önce nimetlendireceğiz sonra bizden acıklı bir azap hepsini kucaklayacak."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra deyildi: “Ey Nuh! Sənə və səninlə birlikdə olan ümmətlərə Bizim bəxş etdiyimiz əmin-amanlıq və bərəkətlərlə gəmidən en! Özlərinə bir müddət güzəran verəcəyimiz, sonra da Öz tərəfimizdən ağrılı-acılı bir əzaba düçar edəcəyimiz ümmətlər də olacaqdır”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Sonra) belə deyildi: ″Ey Nuh! Sənə və səninlə birlikdə (gəmidə) olan camaatdan törənəcək (möʼmin) ümmətlərə Bizdən əmin-amanlıq və bərəkətlər bəxş edilməklə (gəmidən) en. (Gələcəkdə sizin nəsildən olub küfr edəcək) bəʼzi ümmətlərə də (dünyada) dolanışıq verəcək, sonra isə (axirətdə) onları şiddətli bir əzaba düçar edəcəyik!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann wurde gesagt: ʺO Noah! Steige aus! Dich begleitet Friede von Uns. Segen sei über dir und über den Generationen, die mit dir sind! Es werden aber auch Generationen kommen, die Wir im Diesseits genießen lassen und dann mit qualvoller Pein im Jenseits bestrafen werden.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Es wurde gesagt: ʺO Nuh, steige hinunter in Frieden von Uns und mit Segnungen über dich und über Gemeinschaften von denen, die mit dir sind. Es gibt (aber auch) Gemeinschaften, denen Wir einen Nießbrauch geben werden, hierauf wird ihnen schmerzhafte Strafe von Uns widerfahren.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Es wurde befohlen: ʺ0 Noah, geh an Land, (und sei) mit Unserem Frieden begleitet! Und Segnungen (seien) über dir und über den Geschlechtern, die bei dir sind ! Und es werden andere Geschlechter kommen, denen Wir Versorgung gewähren; dann aber wird Unsere schmerzliche Strafe sie treffen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Es wurde gesagt: ʺNuh! Steige herunter in Salam von Uns und Baraka auf dich und auf Umam von denen, die mit dir sind, sowie auf Umam, denen WIR Wohlergehen gewähren werden, dann sie von Uns eine qualvolle Peinigung treffen wird.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He was told: "Disembark O Nuh and go downhill with peace of mind, soul and conscience proceeding from us and with blessings upon you and those with you and upon their descendants who conform to Our will and upon succeeding generations; some We shall bless and others shall We put to the torment laid upon the damned. "

Abdul Haleem

And it was said, ‘Noah, descend in peace from Us, with blessings on you and on some of the communities that will spring from those who are with you. There will be others We will allow to enjoy life for a time, but then a painful punishment from Us will afflict them.’

Abdullah Yusuf Ali

The word came: "O Noah! Come down (from the Ark) with peace from Us, and blessing on thee and on some of the peoples (who will spring) from those with thee: but (there will be other) peoples to whom We shall grant their pleasures (for a time), but in the end will a grievous penalty reach them from Us."

Abul A'la Maududi

It was said: 'Noah! Disembark, with Our peace, and with blessings upon you and upon those who are with you. There are also people whom We shall allow to enjoy themselves for a while, and then a painful chastisement from Us shall afflict them.'

Aisha Bewley

It was said, ‘Nuh, descend with peace from Us and with blessings on you and on the nations which will issue from those who are with you. But there are nations to whom we will give enjoyment and then a painful punishment from Us will afflict them.’

Al-Hilali & Khan

It was said: "O Nûh (Noah)! Come down (from the ship) with peace from Us and blessings on you and on the people who are with you (and on some of their off-spring), but (there will be other) people to whom We shall grant their pleasures (for a time), but in the end a painful torment will reach them from Us."

Ali Quli Qarai

It was said, ‘O Noah! Disembark in peace from Us and with [Our] blessings upon you and upon nations [to descend] from those who are with you, and nations whom We shall provide for, then a painful punishment from Us shall befall them. ’

Amatul Rahman Omar

There came the command, `Noah! descend (from the Ark) with peace from Us and (varied) blessings (We shall bestow ) on you and upon peoples (to be born) of those with you. There shall be other peoples whom We shall grant provisions (of this world for a time), then they will receive from Us a grievous punishment (as a result of their transgression).'

Arthur John Arberry

It was said, 'Noah, get thee down in peace from Us, and blessings upon thee and on the nations of those with thee; and nations -- We shall give them enjoyment, then there shall visit them from Us a painful chastisement. '

Bijan Moeinian

I replied: "Noah, you may leave the Arc now. Peace and My blessings will be with you and your people (and the generations who will follow them.) As for other [disbelieving] nations, I will let them enjoy their appointed lifetime [lifetime in this world] and then subject them to a painful punishment.

E. Henry Palmer

It was said, 'O Noah! descend in safety from us, and blessings upon thee and upon (some) nations of those who are with thee; but (some) nations we will allow to enjoy prosperity and then there shall touch them from us grievous woe. '

Edip-Layth

It was said, "O Noah, descend with peace from Us, and with blessings upon you and upon nations to come from those with you. As for other nations whom We will first grant them pleasure, then they will receive a painful retribution from Us."

George Sale

It was said unto him, O Noah, come down from the ark, with peace from us, and blessings upon thee, and upon a part of those who are with thee: But as for a part of them, We will suffer them to enjoy the provision of this world; and afterwards shall a grievous punishment from us be inflicted on them, in the life to come.

Hamid S. Aziz

He said, "My Lord, verily, I seek refuge in Thee (from wrong) lest I ask Thee that whereof I have no knowledge. Unless Thou dost forgive me and have mercy on me, I shall be of those who are lost."

Mahmoud Ghali

It was said, "O Nûh, (Noah) get down in Peace from Us, and blessings upon you and upon nations from (among) the ones with you. And (to other) nations We will soon give enjoyment, thereafter painful torment from Us will touch them." (i.e., befall them)

Marmaduke Pickthall

It was said (unto him): O Noah! Go thou down (from the mountain) with peace from Us and blessings upon thee and some nations (that will spring) from those with thee. (There will be other) nations unto whom We shall give enjoyment a long while and then a painful doom from Us will overtake them.

Mohamed Ahmed - Samira

(And the Lord) said: "O Noah, disembark with peace and safety from Us and blessings on you and the people with you. As for some (of them), We shall bestow advantages for a time, then send a grievous punishment on them."

Muhammad Asad

[Thereupon] the word was spoken: "O Noah! Disembark in peace from Us, and with [Our] blessings upon thee as well as upon the people [who are with thee, and the righteous ones that will spring from thee and] from those who are with thee. But [as for the unrighteous] folk [that will spring from you] - We shall allow them to enjoy life [for a little while], and then there will befall them grievous suffering from Us."

Mustafa Khattab

It was said, "O Noah! Disembark with Our peace and blessings on you and some of the descendants of those with you. As for the others, We will allow them ˹a brief˺ enjoyment, then they will be touched with a painful punishment from Us."

Progressive Muslims

It was said: "O Noah, descend in peace from Us and blessings upon you and upon nations to come from those with you; and nations whom We will grant pleasure, then a painful retribution will reach them from Us. "

Sahih International

It was said, "O Noah, disembark in security from Us and blessings upon you and upon nations [descending] from those with you. But other nations [of them] We will grant enjoyment; then there will touch them from Us a painful punishment."

Sam Gerrans

It was said: “O Noah: get thee down in peace from Us, and blessings upon thee and upon nations out of those with thee. And nations will We give enjoyment — then a painful punishment from Us will touch them.”

Shabbir Ahmed

He was told, "O Noah! Disembark and descend from the hills in Peace from Us, and there are the blessings of decent sustenance for you and your companions (in spite of the recent flood (11:41)). And other nations, all of them will be awarded according to their deeds. Those who care only for the ornament of this life will be provided for in the world, but eventually suffer from Our Law of Requital." (11:15-16).

Syed Vickar Ahamed

The Word (from Allah) came: "O Nuh (Noah)! Come down (from the Ark) with Peace from Us, and blessing on you and on some of the peoples (to come) from those with you: But (there will be other) peoples to whom We shall grant their (worldly) pleasures, but in the end, a painful Penalty will reach them from Us. "

Taqi Usmani

It was said, "O NūH, disembark in peace from Us and with blessings upon you and upon the peoples (springing) from those with you. And there are peoples whom We shall give some enjoyment, then a painful punishment from Us will visit them."

The Monotheist Group

It was said: "O Noah, descend in peace from Us and blessings upon you and upon nations to come from those with you. And nations whom We will give enjoyment, then a painful retribution will reach them from Us."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il fut dit: ʺO Noé, débarque avec Notre sécurité et Nos bénédictions sur toi et sur des communautés (issues) de ceux qui sont avec toi. Et il y (en) aura des communautés auxquelles Nous accorderons une jouissance temporaire; puis un châtiment douloureux venant de Nous les toucheraʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Er werd tot hem gezegd: ʺO Noeh, ga van boord in vrede die van Ons komt en met zegeningen voor jou en voor gemeenschappen van hen die bij jou zijn. Er zijn ook gemeenschappen die Wij laten genieten, maar dan treft hen een pijnlijke bestraffing van Ons.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het werd tot hem gezegd: O Noach! kom uit de ark met vrede van ons, en zegeningen op u en op een deel van hen, die met u zijn; maar een deel van hen zullen wij van de geneugten dezer wereld doen genieten, en daarna zal hun eene gestrenge straf in het volgende leven door ons opgelegd worden.

Hollandaca — Siregar

Er werd gezegd: ʺO Nôeh, ga van boord met veiligheid en de zegening van Ons over jou en over de gemeenschappen met jou. En Wij schenken genietingen aan gemeenschappen, vervolgens treft hen een pijnlijke bestraffing van Ons.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Было сказано (Аллахом): «О Нух! Сойди (с ковчега) с миром от Нас и с благословениями над тобой и над общинами из тех, что с тобой; но будут и общины, которым Мы дадим блага (только в этом мире), но потом постигнет их от Нас мучительное наказание (в День Суда)».

Rusça — Osmanov

Было сказано: ʺО Нух! Сходи [на берег] с миром, ниспосланным Нами, и с благословениями [Нашими] тебе и общинам, которые с тобой. [Среди твоих потомков будут] общины, которых Мы облагодетельствуем, но потом их постигнет [за грехи] мучительное наказание от Насʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (Gud talade och) sade: ʺNoa! Stig nu i land! Vår fred är med dig och Vi ger dig och alla (rättfärdiga) efterkommande till dem som är med dig Vår välsignelse. Men vad (andra bland dessa) efterkommande beträffar skall de få glädjas (åt livet under en tid) och därefter skall Vi låta dem utstå ett plågsamt straff.ʺ