Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ

ṧumme ḳīle li(e)lleƶīne Zelemū ƶūḳū ǎƶābe l-ḣuldi hel tuczevne illā bimā kuntum teksibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledenilir
3لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimselere
4ظَلَمُواZelemūظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmeden(lere)
5ذُوقُواƶūḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygutadın
6عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
7الْخُلْدِl-ḣuldiخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksonsuz
8هَلْhelmusunuz?
9تُجْزَوْنَtuczevneج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezalandırılıyor
10اِلَّاillābaşkasıyla
11بِمَاbimā
12كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduklarınızdan
13تَكْسِبُونَteksibūneك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazanıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra da zulmedenlere, tadın ebedî azâbı denecek, kazandığınızın karşılığı neyse ondan başka bir şeyle mi cezâya uğrayacaktınız?

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra da zulmedenlere, tadın ebedî azâbı denecek, kazandığınızın karşılığı neyse ondan başka bir şeyle mi cezâya uğrayacaktınız?

Adem Uğur

Sonra o (kendilerine) zulmedenlere, "Ebedî azabı tadın!" denilecek. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Ahmed Hulusi

Sonra zulmedenlere: "Sonsuz azabı tadın!" denildi. . . "Sadece yapmış olduklarınızın getirisi olarak sonuçlarını yaşamıyor musunuz?"

Ahmet Tekin

Sonra yalanlamaları sebebiyle kendilerine zulüm ve haksızlık yapanlara, müşriklere: 'Tadın bakalım şu ebedî cezayı' denilecek. Vaktiyle işlediğiniz ameller, yüklendiğiniz günahların karşılığından başka bir ceza ile mi cezalandırılacaksınız?

Ahmet Varol

Sonra zulmedenlere: 'Sonsuz azabı tadın. Kazandıklarınızdan başka bir şeyle mi cezalandırılıyorsunuz?' denilir.

Ali Bulaç

Sonra o zulmetmekte olanlara: "Sürekli azabı tadın" denilecek. Kazandıklarınız dışında, bir başka şeyle mi cezalandırılacaktınız?"

Ali Fikri Yavuz

Sonra o zulmedenlere: “- Ebedî azabı tadın” denilecek. Vaktiyle kazandığınızdan başka bir sebeple cezalandırılacak değilsiniz.

Ali Rıza Safa

Sonra, haksızlık yapanlara, şöyle denilir: "Tadın, sürekli cezayı; hak ettiğinizden başka bir şeyle mi cezalandırılacaktınız?"

Bayraktar Bayraklı

Sonra zulmedenlere, "Süreli azabı tadınız" denilecek. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Bekir Sadak

Haksizlik edenlere de: «Sonsuz azabi tadin, ancak yaptiginiza karsilik ceza cekiyorsunuz» denir.

Celal Yıldırım

Sonra o zulmedenlere, «tadın sonu gelmiyen azabı, siz ancak elde ettiğinize karşılık ceza görüyorsunuz» denilecek.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra o kötülük edenlere şöyle denilir: “Tadın bitmeyen azabı! Vaktiyle yaptıklarınızdan başka şeyler sebebiyle mi cezalandırılıyorsunuz?”

Diyanet İşleri

Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Haksızlık edenlere de: 'Sürekli azabı tadın, ancak yaptığınıza karşılık ceza çekiyorsunuz' denir.

Diyanet Vakfi

Sonra o (kendilerine) zulmedenlere, «Ebedî azabı tadın!» denilecek. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra o zulüm yapanlara «Tadın bakalım şu ebedi azabı!» denilecek. Vaktiyle kazandığınızdan başkası ile mi cezalandırılacaksınız?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra o zulmedenlere denilecek ki: "Tadın bakalım o sonsuz azabı! Vaktiyle kazandığınızın dışında bir sebeple cezalandırılacak da değilsiniz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra denilecek o zulm edenlere ki tadın bakalım huld azabını, vaktile kazandığınızdan başka bir sebeble cezalandırılacak değilsiniz?

Erhan Aktaş

Sonra zulmedenlere, "Süresiz azabı tadın." denir. "Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra zulmedenlere, "Süresiz azabı tadın." denir. "Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra zulmedenlere, "Süresiz azabı tadın." denir. Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?

Fizilal-il Kuran

Sonra zulmedenlere denir ki; «Sürekli azabı tadınız bakalım, sadece dünyada işlediklerinizin karşılıkları ile cezalandırılmıyor musunuz?

Gültekin Onan

Sonra o zulmetmekte olanlara: "Sürekli azabı tadın" denilecek. "Kazandıklarınız dışında, bir başka şeyle mi cezalandırılacaktınız?"

Hamdi Döndüren

Sonra zulmedenlere, “O halde, sürekli olan azabı tadın bakalım! Siz, yapmış olduklarınızın karşılığından başkasıyla mı cezalandırılacaksınız?” denilir.

Hasan Basri Çantay

Sonra, o zulmedenlere "Ebedi azabı tadın, denilecek, (vaktiyle) ne kazanıyor idiyseniz ondan başkasıyle mi cezalandırılacakdınız ya"?.

Hasib Asutay

Sonra o (kendilerine) zulmedenlere, 'Ebedî azabı tadın!' denilecek. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Hayrat Neşriyat

Sonra o zulmedenlere: 'Ebedî azâbı tadın! Vaktiyle kazanmakta olduğunuz(günahlar)dan başkası ile cezâlandırılacak değilsiniz!' denilecek.

İbni Kesir

Sonra zulmetmiş olanlara denilir ki: Sürekli azabı tadın. Yalnız kazanır olduğunuz şeylerle cezalandırılmıyor musunuz?

Mehmet Okuyan

Sonra (kendilerine) haksızlık edenlere “Ebedî azabı tadın!” denmiş (olacak)tır. Kazanmakta olduklarınızdan başka bir şeyin karşılığını mı bulacaksınız?

Muhammed Esed

O Gün ki, (dünya hayatında) haksızlık yapmaya eğilim gösterenlere, 'Tadın bitmeyen azabı' denecek, yapageldiğiniz işlerin karşılığından başkasıyla mı cezalandırılıyorsunuz sanki?;

Mustafa İslamoğlu

Sonunda, bilinci ters dönmüş kimselere denilecek ki: "Tadın bitimsiz azabı! Kazanıp durduğunuz şeyler dışında bir karşılık mı bekliyorsunuz?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra zulmetmiş olanlara denilecektir ki, «Şimdi ebedî azabı tadınız. Siz başkasıyla değil, ancak kazanmış olduğunuz şey sebebiyle cezalandırılırsınız.»

Ömer Öngüt

Sonra o zâlimlere: “Ebedî azabı tadın! Kazanmakta olduğunuz şeylerden başkası ile mi cezalandırılacaksınız?” denilir.

Suat Yıldırım

Sonra o zalimlere: "Ebedî azabı tadın bakalım! Siz dünya hayatında neyi hak ettiyseniz, sadece onun karşılığını göreceksiniz." denir.

Süleyman Ateş

Sonra zulmedenlere: "Sürekli azabı tadın!" denilecek, "Yalnız kazandığınız şeylerle cezalandırılmıyor musunuz?"

Süleymaniye Vakfı

Yanlışlar içindeki o kimselere daha sonra şöyle denecektir: "Kalıcı azabı tadın bakalım. Kazandığınızın karşılığından başka bir şey mi verilecek!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İlerisinde yanlışlar içindeki o kimselere şöyle denecektir: "Kalıcı azabı tadın bakalım. Kazandığınızın karşılığından başka ne görecektiniz!"

Şaban Piriş

Sonra zalimlere şöyle denir: -Sonsuz azabı tadın! Kazandıklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılacaksınız? denir.

Tefhim-ul Kuran

Sonra o zulmetmekte olanlara: «Sürekli azabı tadın» denilecek. Kazanmakta olduklarınız dışında, bir başka şeyle mi cezalandırılacaktınız?»

Ümit Şimşek

Sonra da o zulmedenlere denir ki: Sürekli azabı tadın bakalım! Siz ancak kendi işlediklerinizin cezasını görüyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra, zulmedenlere şöyle denecek: "Sonsuzluğun azabını/sonsuz azabı tadın! Kazandığınız şeyler dışında bir şeyle cezalandırılmayacaksınız!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra zalımlara deyiləcəkdir: “Dadın əbədi əzabı! Məgər siz ancaq qazandığınız günahlara görə cəzalandırılmırsınızmı?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra zülm edənlərə: ″Dadın əbədi əzabı. Siz ancaq qazandığınız günahlara görə cəzalandırılırsınız!″ – deyiləcək.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann wird den Ungerechten verkündet: ʺKostet die ewige Pein! Werdet ihr für etwas anderes belangt als für die Taten, die ihr euch aufgebürdet habt?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Dann wird zu denen, die Unrecht getan haben, gesagt werden: ʺKostet die ewige Strafe! Wird euch denn etwas anderes vergolten als das, was ihr verdient habt?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Dann wird zu den Ungerechten gesagt werden: ʺKostet nun die Strafe der Ewigkeit. Erhaltet ihr denn etwas anderes als das, wofür ihr vorgesorgt habt?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann wurde zu denjenigen schwer Verfehlenden gesagt: ʺKostet die Peinigung der Ewigkeit! Wird euch etwa anderes vergolten als das, was ihr euch zu erwerben pflegtet?!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall the wrongful of actions be told: "Now taste the eternal punishment laid on the damned; shall you be requited but with what is commensurate with your evil deeds!"

Abdul Haleem

It will be said to the evildoers, ‘Taste lasting punishment. Why should you be rewarded for anything but what you did?’

Abdullah Yusuf Ali

"At length will be said to the wrong-doers: 'Taste ye the enduring punishment! ye get but the recompense of what ye earned!'"

Abul A'la Maududi

The wrong-doers will then be told: 'Suffer now the abiding chastisement. How else can you be rewarded except according to your deeds?'

Aisha Bewley

Then it will be said to those who did wrong, ‘Taste the punishment of eternity! Have you been repaid for anything other than what you earned?’

Al-Hilali & Khan

Then it will be said to them who wronged themselves: "Taste you the everlasting torment! Are you recompensed (aught) save what you used to earn?"

Ali Quli Qarai

Then it will be said to those who were wrongdoers, ‘Taste the everlasting punishment. Shall you be requited except for what you used to earn?’

Amatul Rahman Omar

At that time it will be said to the wrong doers, `Suffer the abiding punishment. You are only repaid (with punishment) for those actions of yours that you deliberately committed.'

Arthur John Arberry

Then it will be said to the evildoers: 'Taste the chastisement of eternity! Are you recompensed for aught but that you have been earning?'

Bijan Moeinian

When the criminals are subjected to their punishment, they will be told: "Now taste this everlasting torture. What else did you expect to earn for your evil deeds?"

E. Henry Palmer

Then shall it be said to those who have done wrong, Taste ye the torment of eternity! shall ye be recompensed except for that which ye have earned?'

Edip-Layth

Then it will be said to the wicked: "Taste the everlasting retribution. You are only recompensed for what you have earned!"

George Sale

Then shall it be said unto the wicked, taste ye the punishment of eternity: Would ye receive other than the reward of that which ye have wrought?

Hamid S. Aziz

And when it has fallen on you, will you believe in it. What! Believe now, when you wished to hasten it through unbelief.

Mahmoud Ghali

Thereafter it will be said to the ones who did injustice, "Taste the torment of eternity! Are you recompensed anything except for what you were earning?"

Marmaduke Pickthall

Then will it be said unto those who dealt unjustly Taste the torment of eternity. Are ye requited aught save what ye used to earn?

Mohamed Ahmed - Samira

Then will the sinners be told: "Now taste everlasting torment. Should you be rewarded for anything else but what you did?"

Muhammad Asad

-whereupon those who [in their lifetime] were bent on evildoing will be told, `Taste suffering abiding! Is this requital anything but the just due for what you were wont to do?"

Mustafa Khattab

Then the wrongdoers will be told, "Taste the torment of eternity! Are you not rewarded except for what you used to commit?"

Progressive Muslims

Then it will be said to those who were wicked: "Taste the everlasting retribution. You are only recompensed for what you have earned!"

Sahih International

Then it will be said to those who had wronged, "Taste the punishment of eternity; are you being recompensed except for what you used to earn?"

Sam Gerrans

Then will it be said to those who did wrong: “Taste the punishment of eternity!” Are you to be rewarded save for what you earned?

Shabbir Ahmed

It will be said to the oppressors and violators of human rights, "Taste the eternal torment, the exact reward of what you earned. "

Syed Vickar Ahamed

In the end, (it) will be said to them, the wrongdoers: "You taste the lasting punishment! You get only the repayment of what you earned!"

Taqi Usmani

Then it will be said to the unjust, "Taste the punishment lasting for ever. You shall not be punished except for what you have been earning."

The Monotheist Group

Then it will be said to those who were wicked: "Taste the everlasting retribution. You are only recompensed for what you have earned!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis il sera dit aux injustes: ʺGoûtez au châtiment éternel! Etes-vous rétribués autrement quʹen rapport de ce que vous acquériez?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Piştre ji bo wan ên ku neheqî li xwe kirin dê bê gotin: De ezabê ebedî tehm bikin! Ji bilî ya hûn dikin pê ve hûn nayêne cezakirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dan wordt tegen hen die onrecht plegen gezegd: ʺProeft de altijddurende bestraffing. Wordt aan jullie iets anders vergolden dan wat jullie begaan hebben?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dan zal tot de goddeloozen gezegd worden: Onderga de straf der eeuwigheid; zoudt gij anders willen ontvangen dan de vergelding voor hetgeen gij hebt bedreven?

Hollandaca — Siregar

Daarna zal tot degenen die onrecht pleegden worden gezegd: ʺProeft de eeuwige bestraffing, jullie worden vergolden voor niets anders dan wat jullie plachten te bedrijven.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом будет сказано тем, которые причинили несправедливость (самим себе) (своим неверием): «Вкушайте наказание вечности! Разве вам воздается (еще чем-либо), кроме того, что вы приобрели? [Вам воздается только за ваше неверие.]

Rusça — Osmanov

Потом будет сказано тем, кто был несправедлив: ʺВкусите вечной муки! Разве воздается вам не за то, что вы совершали?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Därefter skall det sägas till dem som begick orätt: ʺPröva på det straff som skall vara i evighet! Är inte detta den (rättvisa) lönen för era handlingar?ʺ