"O (azap) gerçek midir?" diye senden haber soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah'ı) aciz kılacak değilsiniz."

وَيَسْتَنْبِؤُ۫نَكَ اَحَقٌّ هُوَ قُلْ اِي وَرَبِّي اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَا اَنْتُمْ بِمُعْجِزِينَ

ve yestenbiūneke e Haḳḳun huve ḳul ī ve rabbī innehu le Haḳḳun ve mā entum bi muǎ'cizīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَسْتَنْبِؤُ۫نَكَve yestenbiūnekeن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygambersenden soruyorlar
2اَحَقٌّe Haḳḳunح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek mi?
3هُوَhuveO
4قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
5اِيīevet
6وَرَبِّيve rabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbime yemin ederim ki
7اِنَّهُinnehuşüphesiz o
8لَحَقٌّle Haḳḳunح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçektir
9وَمَاve māve değil(siniz)
10اَنْتُمْentumsiz
11بِمُعْجِزِينَbi muǎ'cizīneع ج زGeride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.aciz bırakacak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gerçek mi diye soruyorlar senden; de ki: Evet, andolsun Rabbime ki gerçektir ve siz de ondan kurtulmayacaksınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gerçek mi diye soruyorlar senden; de ki: Evet, andolsun Rabbime ki gerçektir ve siz de ondan kurtulmayacaksınız.

Adem Uğur

O (azap) bir gerçek midir? diye senden haber istiyorlar. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki o şüphesiz gerçektir ve siz âciz bırakacak değilsiniz.

Ahmed Hulusi

"O (azap) gerçek midir?" diye senden haber isterler. . . De ki: "Evet, Rabbim hakkı için o elbette gerçektir! Siz bundan kaçıp kurtulamazsınız!"

Ahmet Tekin

'Bu cezanın aslı var mı?' diye senden haber soruyorlar. 'Evet, Rabbime andolsun ki, ceza gerçekleşmesi kesin hak bir olgudur. Siz, Allah’ın koyduğu kanunların dışına çıkamayacak, bundan yakayı kurtaramayacaksınız' de.

Ahmet Varol

'O gerçek mi?' diye senden soruyorlar. De ki: 'Evet. Rabbime yemin ederim ki o gerçektir ve siz onun önüne geçemezsiniz.'

Ali Bulaç

"Bu bir gerçek mi?" diye senden haber soracaklar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki, şüphesiz gerçektir ve sizler aciz bırakacak değilsiniz."

Ali Fikri Yavuz

“O azab, bir gerçek mi?” diye senden sorarlar. De ki: “- Evet, Rabbime yemin ederim ki, O, muhakkak bir gerçektir. Siz bundan yakayı kurtaramazsınız.”

Ali Rıza Safa

Üstelik "Gerçek mi bu?" diyerek sana soruyorlar; şunu söyle: "Evet! Efendime yemin ederim ki, kesinlikle gerçektir. Zaten güçsüz bırakamazsınız!"

Bayraktar Bayraklı

"O bir gerçek midir?" diye senden haber istiyorlar. De ki: "Evet, Rabbime yemin ederim ki, o şüphesiz gerçektir ve siz aciz bırakacak değilsiniz."

Bekir Sadak

«Y gercek midir?» diye senden sorarlar. De ki: «Evet, Rabbim hakki icin o gercektir, siz Allah'i aciz kilamazsiniz.»

Celal Yıldırım

O (azâb) hak mıdır, diye senden haber isterler. De ki: Evet, Rabbim hakkı için o gerçekten haktır ve siz (ondan Allah'ı) âciz bırakacak değilsiniz (yakayı da kurtaramıyacaksınız).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Sahi bu doğru mu?” diye sana soruyorlar. De ki: “Elbette! Rabbime yemin ederim ki bu söylenenler kuşku götürmez bir gerçektir. Siz de bunları önleyemeyeceksiniz!”

Diyanet İşleri

"O (azap) gerçek midir?" diye senden haber soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah'ı) aciz kılacak değilsiniz."

Diyanet İşleri (eski)

'O gerçek midir?' diye senden sorarlar. De ki: 'Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir, siz aciz kılamazsınız (önleyemezsiniz).'

Diyanet Vakfi

«O (azap) bir gerçek midir?» diye senden haber istiyorlar. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki o şüphesiz gerçektir ve siz âciz bırakacak değilsiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«O azap gerçek mi?» diye sana soruyorlar. De ki; «Evet. Rabbim hakkı için o kesin bir gerçektir. Ve siz bundan yakayı kurtaramazsınız.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Sahi doğru mu bu?" diye senden soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime yemin ederim ki, o dosdoğru ve siz, bundan yakayı kurtaramazsınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sahih doğru mu bu? Diye senden istifsar ediyorlar, de ki: evet, rabbıma kasem ederim ki o, dosdoğru, ve siz bundan yakayı kurtaramazsınız

Erhan Aktaş

Sana "Bu gerçek midir?" diye soruyorlar. De ki: "Rabb'ime yemin ederim ki o gerçektir. Ve siz onu engelleyemezsiniz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana "Bu gerçek midir?" diye soruyorlar. De ki: "Rabb'ime yemin ederim ki o gerçektir. Ve siz onu engelleyemezsiniz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana "Bu gerçek midir?" diye soruyorlar. De ki: "Rabb'ime yemin ederim ki o gerçektir. Ve siz onu engelleyemezsiniz."

Fizilal-il Kuran

Sana, «O ceza gerçek midir?» diye soruyorlar. Onlara de ki; «Rabbim hakkı için, evet. O, gerçektir, siz Allah'ın yapacağını engelleyemezsiniz.»

Gültekin Onan

"Bu bir gerçek mi?" diye senden haber soracaklar. De ki: "Evet, rabbime andolsun ki, şüphesiz gerçektir ve sizler aciz bırakacak değilsiniz."

Hamdi Döndüren

Onlar,“Sözünü ettiğin bu azap gerçek midir?” diye sana soruyorlar. De ki: “Evet! Rabbime andolsun ki o gerçektir. Çünkü siz, Allah’ı güçsüz bırakamazsınız!”

Hasan Basri Çantay

"O (azab) bir gerçek mi?" diye senden haber isterler. De ki "Evet, Rabbime andederim ki, o elbet ve elbet bir hakıykatdır. Siz (bundan Allahı) aciz bırakıcılar değilsiniz".

Hasib Asutay

(Resulüm!) 'O (azap) gerçek midir?' diye senden soruyorlar. De ki: Evet, Rabbime andolsun ki o, şüphesiz gerçektir ve siz (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz.

Hayrat Neşriyat

'Sâhiden o (azab) gerçek midir?' diye de senden haber isterler. De ki: 'Evet, Rabbime yemîn olsun ki şübhesiz o, elbette gerçektir ve siz ona mâni' olacak kimseler değilsiniz!'

İbni Kesir

O gerçek mi? diye senden haber sorarlar. De ki: Rabbıma andolsun ki o, muhakkak gerçektir. Elbette siz, O'nu aciz bırakacaklar değilsiniz.

Mehmet Okuyan

(Bazı inkârcılar) “O (azap) gerçek midir?” diye senden haber bekliyorlar. De ki: “Evet, Rabbime yemin olsun: Şüphesiz ki o gerçektir ve siz asla (O’nu) aciz bırakıcılar değilsiniz.”

Muhammed Esed

Bazıları da sana, "Bütün bunlar gerçek mi?" diye soruyorlar. De ki: "Elbette! Rabbim hakkı için, katıksız gerçek bu; ve sizler de (büyük sorgulamadan) asla kaçamayacaksınız!"

Mustafa İslamoğlu

Tutup bir de seni "Şimdi bu gerçek mi yani?" diye sorguluyorlar. De ki: "Kesinlikle! Rabbim hakkı için bu gerçeğin ta kendisidir; üstelik sizler (büyük sorgulamayı) asla atlatamayacaksınız!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve senden haber almak istiyorlar ki, o doğru mudur? De ki: «Evet. Ve Rabbime andolsun ki doğru bir hakikattır ve siz onu bertaraf edecek kimseler değilsinizdir.»

Ömer Öngüt

“O (azap) gerçek midir?” diye senden haber sorarlar. De ki: “Evet! Rabbime andolsun ki, o şüphesiz gerçektir ve siz âciz bırakamazsınız. ”

Suat Yıldırım

"Sahi doğru mu bu?" diye senden haber sorarlar. De ki: "Evet! Rabbime yemin ederim ki o elbette gerçektir ve siz bundan yakayı kurtaramazsınız."

Süleyman Ateş

"Sahiden o gerçek midir?" diye senden soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir. Siz (onu) önleyemezsiniz!"

Süleymaniye Vakfı

Senden "O azap gerçek mi?" diye bilgi almak istiyorlar. De ki: "Evet! Rabbime yemin ederim ki o gerçektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senden haber almaya çalışıyorlar, "O gerçek mi?" diye. De ki "Evet! Rabbime yemin ederim ki gerçektir. Ondan yakanızı kurtaramayacaksınız."

Şaban Piriş

-Gerçek mi bu? diye sana soruyorlar. De ki: -Evet, Rabbim hakkı için o gerçektir. Siz ondan kaçamayacaksınız.

Tefhim-ul Kuran

«Bu bir gerçek mi?» diye senden haber soracaklar. De ki: «Evet, Rabbime andolsun ki, şüphesiz gerçektir ve sizler aciz bırakacak olanlar da değilsiniz.»

Ümit Şimşek

Bir de senden haber soruyorlar, 'O gerçek mi?' diye. De ki: Evet. Rabbime and olsun, o gerçektir. Ve siz bundan yakayı asla kurtaramayacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Soruyorlar sana: "Doğru mu bu?" De ki: "Evet! Rabbime yemin ederim, o doğrunun ta kendisidir! Ve siz ondan yakayı kurtaramayacaksınız."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Səndən: “O əzab doğrudurmu?”– deyə xəbər alırlar. De: “Bəli, and olsun Rəbbimə! Həqiqətən də, o, doğrudur və siz də ondan yaxa qurtara bilməyəcəksiniz”.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie fragen dich: ʺIst das wahr?ʺ Sprich: ʺJa, bei meinem Herrn, das ist gewiß die Wahrheit. Ihr seid nicht so unschlagbar, wie ihr wähnt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und sie erkundigen sich bei dir: ʺIst es wahr?ʺ Sag: Ja, bei meinem Herrn! Es ist bestimmt wahr, und ihr werdet euch (Ihm) nicht entziehen können.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie fragen dich: ʺIst das die Wahrheit?ʺ Sprich: ʺJa, bei meinem Herrn! Es ist ganz gewiß die Wahrheit; und ihr könnt es nicht verhindern.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie holen bei dir die Auskunft ein: ʺIst es wahr?ʺ Sag: ʺJa! Bei meinem HERRN gewiß, es ist doch wahr!ʺ Und ihr könnt (Uns) nicht zu schaffen machen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They mockingly and insolently ask you O Muhammad with a strong bias toward the disparagement of Resurrection and of the Quran and its threat or menace of committing the infidels to Hell-Fire, and wonder interrogatively if this be true! Say to them: "By Allah, my Creator, it is indeed true; it is as true as is the needle to the pole, and you just cannot counteract the laws and statutes of the Realm nor can you escape. "

Abdul Haleem

They ask you [Prophet], ‘Is it true?’ Say, ‘Yes, by my Lord, it is true, and you cannot escape it.’

Abdullah Yusuf Ali

They seek to be informed by thee: "Is that true?" Say: "Aye! by my Lord! it is the very truth! and ye cannot frustrate it!"

Abul A'la Maududi

They ask you if what you say is true? Tell them: 'Yes, by my Lord, this is altogether true, and you have no power to prevent the chastisement from befalling.'

Aisha Bewley

They will ask you to tell them if this is true. Say: ‘Yes indeed, by my Lord, it certainly is true and you can do nothing to prevent it.’

Al-Hilali & Khan

And they ask you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to inform them (saying): "Is it true (i.e. the torment and the establishment of the Hour - the Day of Resurrection)?" Say: "Yes! By my Lord! It is the very truth! and you cannot escape it!"

Ali Quli Qarai

They inquire of you, ‘Is it true?’ Say, ‘Yes! By my Lord, it is true, and you cannot thwart [Him]. ’

Amatul Rahman Omar

They inquire of you (to inform them), `Is this (warning about punishment) certain to be true?' Say, `Yes, by my Lord! it is most surely bound to be true. You cannot frustrate Him (in His purpose in order to avert it).'

Arthur John Arberry

They ask thee to tell them, 'Is it true?' Say: 'Yes, by my Lord! It is true; you cannot frustrate Him. '

Bijan Moeinian

They will ask then: "Is what you say really true?" Respond: “By my Lord it is absolutely true, and you can do nothing to escape from it. ”

E. Henry Palmer

They will ask thee to inform them whether it be true. Say, 'Aye, by my Lord! verily, it is the truth, nor can ye weaken him.'

Edip-Layth

They seek news from you: "Is it true?" Say, "Yes, by my Lord it is true, and you cannot escape from it."

George Sale

They will desire to know of thee, whether this be true. Answer, yea, by my Lord, it is certainly true; neither shall ye weaken God's power, so as to escape it.

Hamid S. Aziz

Then shall it be said to those who have done wrong, "Taste you the torment of Eternity! Are you recompensed except for that which you have earned? "

Mahmoud Ghali

And they ask you to inform them, "Is it true?" Say, "Yea, by my Lord! Surely it is true indeed; and in no way can you be defiant to (Him). "

Marmaduke Pickthall

And they ask thee to inform them (saying): Is it true? Say: Yea, by my Lord, verily it is true, and ye cannot escape.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they want to be informed if it is true. Say: "By my Lord, it is the truth. You cannot invalidate it."

Muhammad Asad

And some people ask thee, "Is all this true?" Say: "Yea, by my Sustainer! It is most certainly true, and you cannot elude [the final reckoning]!"

Mustafa Khattab

They ask you ˹O Prophet˺, "Is this true?" Say, “Yes, by my Lord! Most certainly it is true! And you will have no escape.”

Progressive Muslims

And they seek news from you: "Is it true" Say: "Yes, by my Lord it is true, and you cannot escape from it. "

Sahih International

And they ask information of you, [O Muúammad], "Is it true?" Say, "Yes, by my Lord. Indeed, it is truth; and you will not cause failure [to Allah ]."

Sam Gerrans

And they ask thee to inform them: “Is it true?” Say thou: “Yea, by my Lord, it is true; and you cannot escape.”

Shabbir Ahmed

They keep asking you (O Prophet), "Is it really true?" Say, "Yes indeed, by my Lord, it is really true. And you cannot defy His Laws."

Syed Vickar Ahamed

And they would like to be told by you: "Is that true?" Say: "Yes! By my Lord! It is the very truth! And you cannot escape from it!"

Taqi Usmani

They ask you to tell them whether it is true. Say, "Yes, by my Lord, it is true. And you cannot frustrate (Allah’s plan)."

The Monotheist Group

And they seek news from you: "Is it true?" Say: "Yes, by my Lord it is true, and you cannot escape from it."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils sʹinforment auprès de toi: ʺEst-ce vrai?ʺ - Dis: ʺOui! Par mon Seigneur! Cʹest bien vrai. Et vous ne pouvez vous soustraire à la puissance dʹAllah.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ji te dipirsin û dibêjin: Ma ew (ezabê ku tu pê gefan li me dikî) rast e? Bibêje: Erê, ez bi Xwedayê xwe sond dixwim ku teqez ew rast e û hûn ê Xwedê neçar jî nekin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zullen jou vragen om mee te delen of het waar is. Zeg: ʺJa, bij mijn Heer het is waar en jullie kunnen er niets tegen doen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen van u begeeren te weten, of dit inderdaad waar is: Antwoord: Bij mijn Heer! het is zekerlijk waar: nimmer zult gij Gods macht verzwakken, noch die ontkomen.

Hollandaca — Siregar

En zij vragen jou: ʺIs het waar?ʺ Ze.g: ʺJa, bij mijn Heer: voorwaar, het is zeker de Waarheid, en jullie kunnen het niet ontvluchten.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И они [многобожники] осведомляются [спрашивают] у тебя (о, Пророк): «Правда ли это [День Суда]?» Скажи (им) (о, Посланник): «Да, клянусь Господом моим, это – однозначно, истина, и вы не в состоянии ослабить (Аллаха) [не избежите воскрешения, суда и воздаяния]!»

Rusça — Osmanov

Они станут спрашивать тебя: ʺПравда ли все это?ʺ Отвечай: ʺКонечно, клянусь моим Господом! Воистину, это - подлинная правда, и вам не уклониться [от нее]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De frågar dig: ʺÄr då allt detta (verkligen) sant?ʺ Säg: ʺJa, vid min Herre och Gud! Det är sant och ni kan ingenting göra för att kullkasta (Guds beslut)!ʺ