De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."
قُلْ لَا اَمْلِكُ لِنَفْسِي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا اِلَّا مَا شَاءَ اللّٰهُ لِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌ اِذَا جَاءَ اَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
ḳul lā emliku li nefsī Derran ve lā nef'ǎn illā mā şā'e (a)llahu li kulli ummetin ecelun iƶā cā'e eceluhum fe lā yeste'ḣirūne sāǎten ve lā yesteḳdimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Allah dilemedikçe kendimden bile bir zararı gidermeye, bir hayrı elde etmeye gücüm yetmez. Her ümmetin mukadder bir zamanı var. Mukadder zamanları geldi mi ne bir an geri kalırlar, ne bir an önce helâk olurlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
De ki: Allah dilemedikçe kendimden bile bir zararı gidermeye, bir hayrı elde etmeye gücüm yetmez. Her ümmetin mukadder bir zamanı var. Mukadder zamanları geldi mi ne bir an geri kalırlar, ne bir an önce helâk olurlar.
Adem Uğur
De ki: "Ben kendime bile Allah'ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.
Ahmed Hulusi
De ki: "Nefsim için Allah'ın dilediği haricinde bir zarar ve bir faydaya malik değilim. . . Her ümmetin bir ömrü vardır. . . Yaşam süreleri tamam olduğunda, ne bir saat geri kalırlar ve ne de ileri giderler. "
Ahmet Tekin
'Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellilerine uygun olanların dışında, ben kendime ne zarar verebilecek, ne fayda sağlayabilecek güce sahibim. Her millet (toplum, devlet, medeniyet) için bir vade belirlenmiştir. Vadeleri dolduğu zaman ne bir an erteleyebilirler, ne de öne alabilirler' de.
Ahmet Varol
De ki: 'Ben Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir zarar veya yarar dokunduramam. Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiğinde ne bir saat öne alınırlar, ne de bir saat geriye bırakılırlar.'
Ali Bulaç
De ki: "Allah'ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), de ki: “- Ben kendi kendime, Allah’ın dilediğinden başka, ne bir menfaate, ne de bir zarara sahip olamam.” Her ümmetin helâki için muayyen bir vakit (ecel) vardır. Artık bu ecel geldiği vakit, bir an geri de kalamazlar, ileride gidemezler.
Ali Rıza Safa
De ki: "Allah dilemedikçe, kendime bile, ne bir yitim ne de bir yarar verme gücüm yok. Her toplum için bir süre belirlenmiştir. Süreleri dolduğunda, artık, ne bir saat ertelenirler ne de öne alınırlar!"
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Ben kendime bile, Allah'ın istediği dışında ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman, artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.
Bekir Sadak
De ki: «Allah'in dilemesi disinda ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda degilim. Her ummet icin bir sure vardir; sureleri sona erince bir saat bile geciktirilmezler ve one de alinmazlar.»
Celal Yıldırım
De ki: Ben —Allah'ın dilediğinden başka— kendi kendime ne bir zarara, ne de bir yarara mâlikim. Her ümmetin belirlenmiş bir süresi vardır, onların o süresi gelince ne bir ân geri kalırlar, ne de bir ân ileri geçerler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda vermeye muktedirim. Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiğinde ne bir an geri kalır ne de bir an ileri gidebilirler.”
Diyanet İşleri
De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."
Diyanet İşleri (eski)
De ki: 'Allah'ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Her ümmet için bir süre vardır; süreleri sona erince bir saat bile geciktirilmezler ve öne de alınmazlar.'
Diyanet Vakfi
De ki: «Ben kendime bile Allah’ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir menfaat verme gücüne sahibim.» Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
De ki, «Ben, Allah'ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir zarar ne bir fayda verebilirim». Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri, ne bir an ileri gidebilirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(48-49) "Ne zamandır bu va'dedilen (azap); eğer doğru söylüyorsanız?" diyorlar. De ki: "Ben Allah'ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir yarar, ne de bir zarara malikim!" Her ümmetin bir eceli vardır; ecelleri gelince artık bir an geride kalamazlar, ileri de gidemezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: ben kendi kendime Allahın dilediğinden başka ne bir menfeate ne de bir mazarrata malik değilim, her ümmet için bir ecel vardır, ecelleri geldiği vakıt artık bir saat geri de kalamazlar, ileri de gidemezler
Erhan Aktaş
De ki: "Ben, kendime dahi Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlama ne de bir zarar verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat öne alınırlar ne de geriye bırakılırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
De ki: "Ben, kendime dahi Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlama ne de bir zarar verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat öne alınırlar ne de geriye bırakılırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
De ki: "Ben, kendime dahi Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlama ne de bir zarar verme gücüne sahibim. Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat öne alınırlar ne de geriye bırakılırlar.
Fizilal-il Kuran
Onlara de ki; «Allah'ın dileği dışında benim kendime bile zarar ya da yarar dokundurmaya gücüm yetmez. Her ümmetin belirli bir yaşama süresi vardır. O süre dolunca, ne bir an geri bırakılırlar ve ne de bir an önceye alınırlar.»
Gültekin Onan
De ki: "Tanrı'nın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler."
Hamdi Döndüren
De ki: “Ben kendime bile, Allah dilemedikçe, ne bir zarar verebilirim ne de bir yarar sağlayabilirim.” Her toplumun bir süresi vardır. Süreleri geldiğinde, (onu) ne bir an erteleyebilirler, ne de öne alabilirler!
Hasan Basri Çantay
De ki: "Ben kendi kendime Allahın dilediğinden başka ne bir zarar, ne de bir faide (yapmıya) muktedir değilim. Her ümmetin (helakleri için mukadder) bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık bir saat geri de kalamazlar, öne de geçemezler".
Hasib Asutay
(Resulüm!) De ki: Ben kendime bile Allah'ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim. Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.
Hayrat Neşriyat
De ki: '(Ben) kendim için dahi, Allah’ın dilemesi müstesnâ, ne bir zarar, ne de bir faydaya sâhibim!' Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman, artık ne bir saat geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler!
İbni Kesir
De ki: Allah'ın dilemesi dışında, ben; kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Her ümmet için bir sure vardır. Sureleri gelince; ne bir an geciktirilir, ne de öne alınırlar.
Mehmet Okuyan
De ki: “Allah’ın dilemesi hariç, kendime herhangi bir zarar veya yarar sağlayacak güce sahip değilim.” Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri geldiği zaman artık ne bir saat (bir an) geri kalabilirler ne de ileri gidebilirler.
Muhammed Esed
(Ey Peygamber) de ki: "Allah dilemedikçe, ben kendim ne bir zararı önleyecek ne de kendime bir yarar sağlayabilecek güçteyim. Her ümmet için bir süre belirlenmiştir: süreleri son bulunca, onu ne bir an geciktirebilirler, ne de çabuklaştırabilirler".
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendim için dahi ne yarar sağlayacak ne de zararı önleyecek bir güce sahibim. Her ümmet için belirlenmiş bir süre vardır; süreleri dolduğunda artık onu ne bir an erteleyebilirler, ne de öne alabilirler."
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ben kendi nefsim için Allah Teâlâ'nın dilediğinden başka ne bir zarara ve nede bir faideye mâlik olamam. Her ümmet için bir ecel vardır. Ecelleri geldiği vakit artık ne bir saat geri kalabilirler ve ne de ileri gidebilirler.»
Ömer Öngüt
De ki: “Allah'ın dilemesi dışında ben kendime ne bir zarar, ne de bir menfaat verme gücüne sahip değilim. ” Her ümmetin (hayatlarının son bulacağı) belirli bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de öne geçebilirler.
Suat Yıldırım
De ki: "Ben kendi kendime bile, Allah’ın dilediğinden başka ne bir zararı savma, ne de bir fayda sağlama imkânına sahip değilim. Her ümmetin belirlenmiş bir ömür süresi vardır. Artık o vâdeleri gelince, onu ne bir saat ileri, ne de bir saat geri alamazlar."
Süleyman Ateş
De ki: "Ben kendime dahi, Allah'ın dilediğinden başka, ne zarar, ne de yarar verme gücüne sahip değilim. Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de ileri giderler."
Süleymaniye Vakfı
De ki: "Allah'ın onayladıkları dışında kendime herhangi bir fayda sağlamaya da kendime gelecek bir zararı gidermeye de gücüm yetmez. Her toplumun bir eceli vardır. Ecelleri gelince bir an bile erteleyemezler. Onu, öne de alamazlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
De ki "Kendim için, zararlı veya yararlı bir iş yapmaya gücüm yetmez; Allah'ın koyduğu kanuna uyarsam başka. Her toplumun (ümmetin) bir eceli vardır. Ne ecelleri gelince onu bir süre erteleyebilirler, ne de ecelleri gelmeden onun gelmesini sağlayabilirler."
Şaban Piriş
De ki: -Allah'ın dilediğinden başka kendim için bir zarar da fayda da sağlayamam. Her ümmetin bir eceli vardır. Eceli geldiği zaman bir saat bile geri de bırakılmaz; ileri de alınmaz."
Tefhim-ul Kuran
De ki: «Allah'ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim, her şey Allah'ın iradesine bağlıdır, Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler.»
Ümit Şimşek
De ki: Allah dilemedikçe benim kendime ne bir yararım dokunur, ne bir zararım. Her ümmet için bir ecel vardır. Ecelleri geldiğinde de ne bir an geri bırakılır, ne de öne alınır.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ben kendime bile Allah'ın istediği dışında bir zarar verme yahut yarar sağlama gücünde değilim. Her ümmetin bir eceli var. Ecelleri geldiğinde bir saat geri de kalamazlar, ileri de gidemezler."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
De: “Allahın istədiyindən başqa, mən özümə nə bir zərər, nə də bir xeyir verməyə qadirəm. Hər ümmətin bir əcəli vardır. Onların əcəli gəldiyi zaman bircə saat belə nə yubanar, nə də qabağa keçə bilərlər”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) De: ″Allahın istədiyindən başqa, mən özümə nə bir xeyir, nə də bir zərər verə bilərəm. Hər ümmətin (əzəldən müəyyən olunmuş) bir əcəl vaxtı (ömrünün sona çatma, məhv olma, tənəzzülə uğrama, əzaba, müsibətə düçar olma çağı) vardır. Onların əcəli gəlib çatdıqda (ondan) bircə saat belə nə geri qalar, nə də irəli keçərlər″.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sprich: ʺIch kann mir weder schaden noch nützen, es sei denn, Gott will es. Jedem Volk ist eine Frist gesetzt, und wenn es soweit ist, können sie sie weder um eine Stunde hinausschieben noch beschleunigen.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sag: Ich vermag mir selbst weder Schaden noch Nutzen (zu bringen), außer was Allah will. Jede Gemeinschaft hat eine (festgesetzte) Frist. Und wenn ihre Frist kommt, können sie (sie) weder um eine Stunde hinausschieben noch vorverlegen.
Almanca — M. A. Rassoul
Sprich: ʺIch vermag mir selbst weder zu schaden noch zu nutzen, es sei denn, Allah will es. Jeder Gemeinschaft ist eine Frist bestimmt; und wenn ihre Frist um ist, so können sie nicht (hinter ihr) eine Stunde zurückbleiben, noch können sie ihr vorausgehen.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sag: ʺIch kann mir selbst weder Schaden noch Nutzen zufügen außer dem, was ALLAH will.ʺ Für jede Umma ist eine Frist festgelegt. Wenn ihre Frist abgelaufen ist, können sie (diese) weder um eine Stunde verschieben, noch vorverlegen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Say to them: "I have no control over what will come nor of what will befall me, be it bad or good, but as Allah Wills" And to every people, all and each, We have ordained a definite point of time, and when their. time is fulfilled never shall they be able to delay it or anticipate it for one hour or infinitely less.
Abdul Haleem
Say [Prophet], ‘I cannot control any harm or benefit that comes to me, except as God wills. There is an appointed term for every community, and when it is reached they can neither delay nor hasten it, even for a moment.’
Abdullah Yusuf Ali
Say: "I have no power over any harm or profit to myself except as Allah willeth. To every people is a term appointed: when their term is reached, not an hour can they cause delay, nor (an hour) can they advance (it in anticipation)."
Abul A'la Maududi
Tell them: 'I have no power to harm or benefit even myself, except what Allah may will. There is an appointed term for every people; and when the end of their term comes, neither can they put it off for an hour, nor can they bring it an hour before.
Aisha Bewley
Say: ‘I possess no power to harm or help myself except as Allah wills. Every nation has an appointed time. When their appointed time comes, they cannot delay it a single hour or bring it forward.’
Al-Hilali & Khan
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I have no power over any harm or profit to myself except what Allâh may will. For every Ummah (a community or a nation), there is a term appointed; when their term comes, neither can they delay it nor can they advance it an hour (or a moment)." (Tafsir Al-Qurtubî).
Ali Quli Qarai
Say, ‘I have no control over any benefit for myself nor [over] any harm except what Allah may wish. There is a time for every nation: when their time comes, they shall not defer it by a single hour nor shall they advance it.’
Amatul Rahman Omar
Say, `I have no power to hurt or to do good to myself. It shall happen as Allâh will. There is a term appointed for every nation (for the recompense of their actions). When their term comes they cannot remain behind (it) a single moment (to escape from it), nor can they get ahead (of it to avoid it).'
Arthur John Arberry
Say: 'I have no power to profit for myself, or hurt, but as God will. To every nation a term; when their term comes they shall not put it back by a single hour nor put it forward.'
Bijan Moeinian
Say to them: "I do not have any power of my own to materialize my wishful thinking or to prevent any hardship which I am destined to go through. Whatever is the Will of Lord will happen. Every nation has a destiny; when its time come, it will neither be postponed nor advanced."
E. Henry Palmer
Say, 'I have no power over myself for harm or for profit, save what God will. Every nation has its appointed time; when their appointed time comes to them they cannot delay it for an hour or bring it on.'
Edip-Layth
Say, "I do not posses for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one moment nor advance it."
George Sale
Answer, I am able neither to procure advantage unto my self, nor to avert mischief from me, but as God pleaseth. Unto every nation is a fixed term decreed; when their term therefore is expired, they shall not have respite for an hour, neither shall their punishment be anticipated.
Hamid S. Aziz
But they say, "When will this promise come to pass, if you tell the truth?"
Mahmoud Ghali
Say, "I do not possess (any means for) harm or profit for myself, excepting whatever Allah decides. To every nation is a term; when their term comes they will not be able to postpone it by a (single) hour, nor will they be able put it forward."
Marmaduke Pickthall
Say: I have no power to hurt or benefit myself, save that which Allah willeth. For every nation there is an appointed time. When their time cometh, then they cannot put it off an hour, nor hasten (it).
Mohamed Ahmed - Samira
Say: "I have no power over my own gain or loss other than what God may please. " Every people have a certain term. When their time is come they can neither delay it an hour nor advance it a moment forward.
Muhammad Asad
Say [O Prophet]: "It is not within my power to avert harm from, or bring benefit to, myself, except as God may please. For all people a term has been set: when the end of their term approaches, they can neither delay it by a single moment, nor hasten it."
Mustafa Khattab
Say, ˹O Prophet,˺ "I have no power to benefit or protect myself, except by the Will of Allah." For each community there is an appointed term. When their time arrives, they cannot delay it for a moment, nor could they advance it.
Progressive Muslims
Say: "I do not posses for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one hour nor advance it."
Sahih International
Say, "I possess not for myself any harm or benefit except what Allah should will. For every nation is a [specified] term. When their time has come, then they will not remain behind an hour, nor will they precede [it]."
Sam Gerrans
Say thou: “I have power to do myself neither harm nor benefit save that God should will.” For every community is a term; when their term comes, then they will not defer an hour, nor will they advance.
Shabbir Ahmed
Say (O Messenger), "I have no power even to avert any harm to myself, or benefit myself contrary to the Laws of Allah. Every nation determines its own rise and fall. When the time comes, they can neither delay, nor hasten the Requital."
Syed Vickar Ahamed
Say: "I have no power over any harm or gain to myself except as Allah wills. A term is fixed for every people: When their term is come, they can not postpone it by an hour, nor can they advance (it by an hour)."
Taqi Usmani
Say, "I have no power to bring a harm or a benefit to myself, except what Allah wills. For every people there is an appointed time. When their time comes, they are not able to put it off for a moment, nor are they able to go ahead of it."
The Monotheist Group
Say: "I do not possess for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one hour nor advance it."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Dis: ʺJe ne détiens pour moi rien qui peut me nuire ou me profiter, excepté ce quʹAllah veut. A chaque communauté un terme. Quand leur terme arrive, ils ne peuvent ni le retarder dʹune heure ni lʹavancerʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bibêje: Ji ya ku Xwedê bivê pê ve ez nikarim zerarekê ji ser xwe rakim û ez nikarim feydeyekê jî bidim xwe. Ji her umetekê re civanekî wê heye ku jê re hatiye diyarkirin. Dema civanê wan bê, ew nikarin wê saetekê bidin paş û beriya civanê wan bê jî ew nikarin bidin pêş.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Antwoord: Ik ben noch in staat om mij zelven voordeel te verschaffen, noch om ongeluk van mij af te wenden, dan wanneer het Gode behaagt. Voor ieder volk is een bepaald tijdstip vastgesteld; indien dus hun tijd is verloopen, zullen zij zelf geen uur uitstel erlangen; maar ook hunne straf zal nimmer vervroegd worden.
Hollandaca — Siregar
Zeg (O Moehammad): ʺIk heb voor mijzelf geen macht om schade te voorkomen, noch om iets van nut te verkrijgen, behalve wat Allah wil.ʺ Voor elke gemeenschap is er een eindtijd. Wanneer hun eindtijd is gekomen, dan kunnen zij het geen moment uitstellen, noch kunnen zij het bespoedigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Скажи (им) (о, Посланник): «Не распоряжаюсь я для самого себя ни вредом, ни пользой, кроме того, что пожелает Аллах. [Я не могу отклонить от себя вред, или принести себе пользу, если этого Аллах не пожелает.] У каждой общины есть свой срок [предел, когда закончится их жизнь]. Когда придет их срок (который установил Аллах), то они не задержатся (от срока) ни на час [им не будет дана отсрочка] и не приблизятся (к сроку ни на час) [он не наступит раньше того момента, который установил Аллах]».
Rusça — Osmanov
Отвечай [, Мухаммад]: ʺНе в моей власти [причинить] самому себе ни зло, ни добро, помимо того, что пожелает Аллах. Для каждой общины установлен срок. Когда настанет ее срок, то [она] ни на час не отсрочит его и не ускоритʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Säg (Muhammad): ʺJag kan inte (hindra att) ont drabbar mig eller (utverka att) goda och nyttiga ting kommer på min lott, om det inte är Guds vilja (att så sker). För alla människor är en frist utsatt och de kan varken förkorta den eller förlänga den, ens med ett ögonblick, när den har löpt ut.ʺ