Sözlük

ض د د (ĐD̃D̃)

D-d-d

Bazıları şöyle demiştir: ضِدَّان ; tek bir cinsin altında olup da her biri diğeriyle özel nitelikleri konusunda aykırı olan ve birbirlerinden olabildiğince uzak olan iki şeydir. Siyah-beyaz; şer-hayır gibi. Eğer iki şey aynı cinsten değillerse onlara ضِدَّان denilmez; حَلاَوَة /tatlı ve حَرَكَة /hareket gibi. Derler ki; ضِدّ , iki karşıttan biridir. Çünkü karşıtlar, zat itibarıyla farklı olan iki şeydir. Onların her biri de diğerinin karşıtı olup tek bir şeyde ve tek bir zamanda bir araya gelemezler.

Bu tür şeyler dört kısma ayrılır: Zıt olanlar: Beyaz-siyah gibi. Mütenakız/Karşıt olanlar: İki kat-yarım gibi. Varlık-yokluk: Görmek-körlük gibi. Haberî cümlelerde olumluluk-olumsuzluk: كُلُّ إِنْسَانٍ هَهُنَا وَلَيْسَ كُلُّ إِنْسَانٍ هَهُنَا : Bütün insanlar buradadır; bütün insanlar burada değildir, gibi. Birçok kelâmcı ve dilci bütün bunları zıt olanlardan saymaktadır. Zira onlara göre, iki zıt; aynı yerde bir araya gelemeyen şeylerdir. Şöyle denilmiştir: Yüce Allah’ın niddi/eşi ve zıddı yoktur. Çünkü nidd, aynı cevherde ortak olmaktır; zıdd, ise birbirine aykırı iki şeyin aynı cinste peş peşe gelmeleridir. Oysa Yüce Allah cevher olmaktan münezzehtir. Şu hâlde O’nun ne zıddı ne de eşi vardır. وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا : Onlara zıdd olacaklar (19/Meryem 82); yani onlara karşıt olacaklar.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →