Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden يهدين formunun kendisi aranıyor.
اِلَّٓا اَنْ يَشَاءَ اللّٰهُ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَسِيتَ وَقُلْ عَسٰٓى اَنْ يَهْدِيَنِ رَبِّي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا
illā en yeşā'e (a)llahu ve ƶkur rabbeke iƶā nesīte ve ḳul ǎsā en yehdiyeni rabbī li eḳrabe min hāƶā raşeden
Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.
اَلَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ
elleƶī ḣaleḳanī fe huve yehdīni
"O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir."