Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.

اِلَّٓا اَنْ يَشَاءَ اللّٰهُ وَاذْكُرْ رَبَّكَ اِذَا نَسِيتَ وَقُلْ عَسٰٓى اَنْ يَهْدِيَنِ رَبِّي لِاَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا

illā en yeşā'e (a)llahu ve ƶkur rabbeke iƶā nesīte ve ḳul ǎsā en yehdiyeni rabbī li eḳrabe min hāƶā raşeden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِلَّٓاillāancak
2اَنْen
3يَشَاءَyeşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilerse
4اللّٰهُ(a)llahuAllah
5وَاذْكُرْve ƶkurذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve an (hatırla)
6رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbini
7اِذَاiƶāzaman
8نَسِيتَnesīteن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmakunuttuğun
9وَقُلْve ḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve de ki
10عَسٰٓىǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kiumarım
11اَنْen
12يَهْدِيَنِyehdiyeniه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.beni ulaştırmasını
13رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimin
14لِاَقْرَبَli eḳrabeق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.daha yakın
15مِنْmin
16هٰذَاhāƶābundan
17رَشَدًاraşedenر ش دDoğru yolu takip etmek, iyi yönlendirilmiş olmak, gerçek yön, doğru hareket kuralı, dürüstlük, bir çocuğun/zekanın olgunluğu, kişinin işlerini yönetme kapasitesi.bir doğruya

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak Allah dilerse yaparım de ve birşeyi unutunca Rabbini an ve de ki: Umarım, Rabbim, beni bundan daha ziyade hayra ve doğruya yakın birşeye erdirir ve başarı verir bana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak Allah dilerse yaparım de ve birşeyi unutunca Rabbini an ve de ki: Umarım, Rabbim, beni bundan daha ziyade hayra ve doğruya yakın birşeye erdirir ve başarı verir bana.

Adem Uğur

Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Unuttuğun zaman Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir."de.

Ahmed Hulusi

Sadece "İnşa Allah = Allah inşa ederse" kaydıyla demen, müstesna! Unuttuğunda Rabbini (hakikatin olan Esma mertebesini) zikret (hatırla)! Ve de ki: "Umarım Rabbim beni kurbunda (maiyet sırrının yaşandığı Tecelli-i Sıfat mertebesi. {İnsan-ı Kamil, Sıfatların tecellisi bahsi; Abdülkerim Ciyli. A. H. }) olgunluğa erdirir. "

Ahmet Tekin

'Ancak Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa yapacağım' de. Unuttuğun vakit, mâsivayı kalbinden çıkardığın vakit, bir şeyi hatırlayamadığın zaman tesbih ile, tekbir ile, istiğfar ile Rabbini zikret, Rabbine şükret. 'Umarım Rabbim beni doğruya, bundan daha yakın olan bir bilgiye ulaştıracak aydınlatıcı bilgiler verecek' de.

Ahmet Varol

Ancak, 'Allah dilerse' (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: 'Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya iletir.'

Ali Bulaç

Ancak: "Allah dilerse" (inşallah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip iletir."

Ali Fikri Yavuz

Ancak sözünü, Allah’ın dilemesine bağlıyarak (Allah dilerse yapacağım) söyle. (İnşaallah demeyi) unuttuğun zaman Allah’ı an ve şöyle de: “-Olur ki Rabbim, beni, bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir muvaffakiyete ulaştırır.”

Ali Rıza Safa

"Ancak, Allah dilerse!" Unuttuğunda, Efendini an ve şunu söyle: "Efendimin, bundan daha doğru bilgiye, beni eriştireceğini umut ediyorum!"

Bayraktar Bayraklı

- Allah'ın dilemesine bağlamadıkça, hiçbir şey için,"Bunu yarın yapacağım" deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve"Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olan bir yolla iletir" de!

Bekir Sadak

(23-24) Herhangi bir sey icin, Allah'in dilemesi disinda: «Ben yarin onu yapacagim» deme. Unuttugun zaman Rabbini an ve soyle de: «Umulur ki, Rabbim beni dogruya daha yakin olana eristirir.»

Celal Yıldırım

(23-24) Hiçbir şey için «ben bunu mutlaka yarın yapacağım» deme ; ancak Allah dilerse yapacağım, de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve de ki: Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın doğruya eriştirir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(23-24) “Allah izin verirse” demeden hiçbir şey için, “Şu işi yarın yapacağım” deme! Unuttuğun takdirde rabbini an ve “Umarım rabbim bana,doğruya bundan daha yakın yolu gösterir” de.

Diyanet İşleri

Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.

Diyanet İşleri (eski)

(23-24) Herhangi bir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: 'Ben yarın onu yapacağım' deme. Unuttuğun zaman Rabbini an ve şöyle de: 'Umulur ki, Rabbim beni doğruya daha yakın olana eriştirir.'

Diyanet Vakfi

(23-24) Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Ve unuttuğun vakit Allah'ı an ve «Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir.» de.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın dilemesine bağlamaksızın. Unuttuğun zamanda Allah'ı an ve şöyle de: "Umarım ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir başarıya eriştire!"

Elmalılı Hamdi Yazır

(23-24) Hiç bir şey hakkında da Allahın meşiyyetiyle takyid etmeden "ben bunu yarın muhakkak yaparım" deme ve unuttuğun vakıt Allahı zikret ve şöyle de: ola ki rabbım beni bundan daha yakın bir vakıtta dosdoğru bir muvaffakıyyete iysal buyur

Erhan Aktaş

Ancak, "Allah'ın dilemesiyle yapacağım." de. Ve unuttuğun zaman Rabb'ini an. Ve "Umulur ki Rabb'im beni en doğru olanı yapmaya yöneltir." de.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak, "Allah'ın dilemesiyle yapacağım." de. Ve unuttuğun zaman Rabb'ini an. Ve "Umulur ki Rabb'im beni en doğru olanı yapmaya yöneltir." de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak, Allah'ın dilemesiyle yapacağım de. Ve unuttuğun zaman Rabb'ini an. Ve "Umulur ki Rabb'im beni en doğru olanı yapmaya yöneltir." de.

Fizilal-il Kuran

Bunun yerine, «Allah dilerse (inşaallah) yarın bu işi yapacağım» de. Böyle demeyi unuttuğunda ise Rabb'ini an ve «Umarım ki, beni şimdikinden daha çok doğruya yaklaştırır» de.

Gültekin Onan

Ancak: "Tanrı dilerse" [inşallah yapacağım de]. Unuttuğun zaman rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip iletir."

Hamdi Döndüren

Ancak, “Allah dilerse (yaparım.)” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Rabbimin, beni bundan daha doğru bir bilgiye ulaştıracağını umarım.” de!

Hasan Basri Çantay

Meğer ki (özünü) Allahın dilemesi (ne bağlamış olasın). Unutduğun zaman Rabbini an ve (şöyle) de: "Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir hayra ve muvaffakiyyete erdirir".

Hasib Asutay

Ancak 'Allah dilerse (yapacağım)' de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve (şöyle) de: Umulur ki Rabbim beni bundan daha doğru olana ulaştırır.

Hayrat Neşriyat

(23-24) (Ey Habîbim!) Sakın hiçbir şey için, Allah’ın dilemesine bağlamadıkça(inşâallah demedikçe): 'Ben bunu yarın kesinlikle yapacak olanım' deme! (Bunu)unuttuğun zaman ise, Rabbini an ve: 'Umarım ki Rabbim, bundan (bu kıssadan, peygamberliğime delîl olan) daha yakın bir yola (daha nice delillere) beni eriştirir' de!

İbni Kesir

Meğer ki Allah dilemiş ola. Unuttuğun zaman da Rabbını an ve şöyle de: Umulur ki Rabbım; beni doğruya daha yakın olana eriştirir.

Mehmet Okuyan

“Ancak Allah dilerse (yapacağım.” de)! Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana ulaştırır.” de!

Muhammed Esed

(bunu) ancak "Eğer Allah dilerse" (sözcüğüyle birlikte söyle). Ve bunu unutursan (hatırladığın zaman) Rabbini anarak de ki: "Umarım ki Rabbim beni doğru olana bundan daha yakın olan bir bilgi ve duyarlık düzeyine eriştirir!"

Mustafa İslamoğlu

Ancak "Allah dilerse (yapabilirim)" de. Ve bunu unuttuğun zaman hemen Rabbini hatırla ve de ki: "Umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın (ve derinlikli) bir bilgi ve bilinç düzeyine eriştirir!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(23-24) Ve bir şey hakkında, «Ben bunu elbette ki, yarın yapacağım,» deme. Ancak Allah Teâlâ dileyecek olursa (yapacağım)» de. Ve unuttuğun vakit Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir dosdoğru hayra (bir muvaffakiyete) eriştirir.»

Ömer Öngüt

Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşaallah demedikçe). Bunu unuttuğun zaman Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim beni doğruya, bundan daha yakına eriştirir. ” de.

Suat Yıldırım

(23-24) Hiçbir konuda: Allah’ın dilemesine bağlamaksızın, "Ben yarın mutlaka şöyle şöyle yapacağım" deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah’ı zikret ve: "Umarım ki Rabbim, doğru olma yönünden beni daha isabetli davranışa muvaffak kılar" de.

Süleyman Ateş

Ancak "Allah dilerse (yapacağım)" (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Rabbimin beni bundan daha doğru bir bilgiye ulaştırcağını umarım" de.

Süleymaniye Vakfı

"Allah'ın destek vermesi durumunda (yapacağım)" dersen o başka. Unuttuğun zaman Rabbini hatırla ve de ki: "Rabbim beni belki yarından da yakın bir vakitte başarıya ulaştırır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"İnşaallah (Allah izin verirse)" de. Unutunca da Rabbini hatırla ve de ki "Belki Rabbim beni bundan daha iyi bir işe yöneltir."

Şaban Piriş

"Allah dilerse.." de. Bunu unuttuğun zaman da Rabbini an ve Rabbim umulur ki beni doğruya en yakın olana eriştirir, de!

Tefhim-ul Kuran

Ancak: «Allah dilerse» (yapacağım, de) . Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip iletir.»

Ümit Şimşek

Ancak Allah'ın dilemesine bağlarsan müstesnadır. Unuttuğun zaman da Rabbini an ve 'Umarım, Rabbim beni bundan daha doğru bir yola iletir' de.

Yaşar Nuri Öztürk

"Allah dilerse" şeklinde söyleyebilirsin. Unuttuğunda, Rabbini an. Ve de: "Umarım ki Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda başarıya/aydınlığa ulaştırır."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ancaq: ″İnşallah (əgər Allah istəsə; Allah qoysa) deyəcəyəm!″ – de. (İnşallah deməyi) unutduğun zaman Rəbbinin yada salıb: ″Ola bilsin ki, Rəbbim məni bundan (əshabi-kəhfin əhvalatına dair xəbərlərdən) haqqa daha yaxın olan bir yola yönəltsin (peyğəmbərliyimə daha çox dəlalət edən bir möʼcüzə vesin!)″ – de.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

sondern: ʺDas werde ich morgen machen, so Gott will.ʺ Gedenke Gottes, wenn du es einmal vergessen solltest und sage: ʺHoffentlich leitet Gott mich recht und läßt mich ein richtigeres Ziel als das, was mir vorschwebte, erreichen!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

außer (du fügst hinzu): ʺWenn Allah will.ʺ Und gedenke deines Herrn, wenn du (etwas) vergessen hast, und sag: ʺVielleicht leitet mich mein Herr zu etwas, was dem rechten Ausweg näher kommt als dies.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

es sei denn (du fügst hinzu): ʺSo Allah willʺ. Und gedenke deines Herrn, wenn du dies vergessen hast, und sprich: ʺlch hoffe, mein Herr wird mich noch näher als diesmal zum rechten Wege führen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Es sei denn, wenn ALLAH es will. Und erwähne (den Willen) deines HERRN (danach), solltest du 2 es (vorher) vergessen haben. Und sag: ʺIch hoffe, daß mein HERR mich zu einer besseren Führung als dieses rechtleitet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

That is "if it be the will of Allah". And should you forget this divine axiom, then call Allah to mind and invoke Him to guide you to a better choice than that which you had in mind "I pray and beseech You O Allah, my Creator, to guide me to a better choice than that which I had in mind".

Abdul Haleem

without adding, ‘God willing,’ and, whenever you forget, remember your Lord and say, ‘May my Lord guide me closer to what is right.’

Abdullah Yusuf Ali

Without adding, "So please Allah!" and call thy Lord to mind when thou forgettest, and say, "I hope that my Lord will guide me ever closer (even) than this to the right road."

Abul A'la Maududi

unless Allah should will it. And should you forget (and make such a statement), remember your Lord and say: "I expect my Lord to guide me to what is nearer to rectitude than this."

Aisha Bewley

Without adding ‘If Allah wills. ’ Remember your Lord when you forget, and say, ‘Hopefully my Lord will guide me to something closer to right guidance than this.’

Al-Hilali & Khan

Except (with the saying), "If Allâh will!" And remember your Lord when you forget and say: "It may be that my Lord guides me unto a nearer way of truth than this."

Ali Quli Qarai

without [adding], ‘if Allah wishes. ’ And when you forget, remember your Lord, and say, ‘Maybe my Lord will guide me to [something] more akin to rectitude than this.’

Amatul Rahman Omar

Unless (you add to it) `God willing. ' And remember your Lord whenever you forget (and make a mistake) and say, `I hope my Lord will guide me to a course even shorter than this to the right path (leading to success).

Arthur John Arberry

but only, 'If God will'; and mention thy Lord, when thou forgettest, and say, 'It may be that my Lord will guide me unto something nearer to rectitude than this. ')

Bijan Moeinian

say: "May my Lord help me not to forget to mention “God willing" next time. ”

E. Henry Palmer

except 'if God please;' and remember thy Lord when thou hast forgotten, and say,' It may be that my Lord will guide me to what is nearer to the right than this. '

Edip-Layth

"Except if God wills." Remember your Lord if you forget and say, "Perhaps my Lord will guide me closer than this to the truth."

George Sale

unless thou add, if God please. And remember thy Lord, when thou forgettest, and say, my Lord is able to direct me with ease, that I may draw near unto the truth of this matter rightly.

Hamid S. Aziz

And never say of anything, "Verily, I am going to do that to-morrow,"

Mahmoud Ghali

Except (if you add), If Allah (so) decides. " (i.e., say: insha " É " Allah) And remember your Lord when you forget, and say, "It may be that my Lord will guide me to something nearer to rectitude than this."

Marmaduke Pickthall

Except if Allah will. And remember thy Lord when thou forgettest, and say: It may be that my Lord guideth me unto a nearer way of truth than this.

Mohamed Ahmed - Samira

Without (adding), "if God may please;" and think of your Lord in ease you forget, and say: "Perhaps my Lord will show me a nearer way to rectitude. "

Muhammad Asad

without (adding], "if God so wills. " And if thou shouldst forget [thyself at the time, and become aware of it later], call thy Sustainer to mind and say: "I pray that my Sustainer guide me, even closer than this, to a consciousness of what is right!"

Mustafa Khattab

without adding, "if Allah so wills!" But if you forget, then remember your Lord, and say, “I trust my Lord will guide me to what is more right than this.”

Progressive Muslims

"Except if God wills. " And remember your Lord if you forget and Say: "Perhaps my Lord will guide me to what is nearer to this in wisdom."

Sahih International

Except [when adding], "If Allah wills. " And remember your Lord when you forget [it] and say, "Perhaps my Lord will guide me to what is nearer than this to right conduct."

Sam Gerrans

Save: “If God wills.” And remember thou thy Lord when thou forgetest, and say thou: “It may be that my Lord will guide me nearer than this in rectitude.”)

Shabbir Ahmed

Add to your statement, "If my promise is not contrary to the Divine Physical Laws. " And remember your Lord if you forget your promise. Say, "I hope that my Lord will guide me even closer to the right course."

Syed Vickar Ahamed

Without (also saying), "If Allah so wills!" And call your Lord to mind when you forget, and say, "I hope that my Lord will guide me ever closer (even) than this to the right road. "

Taqi Usmani

unless (you say - ‘if) Allah wills.’ And remember your Lord if you forget, and say (to those who asked you about the story of the People of the Cave), "May be, my Lord will lead me to something closer than this to guidance."

The Monotheist Group

"Except if God wills." And remember your Lord if you forget and say: "Perhaps my Lord will guide me to what is nearer than this in wisdom."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

sans ajouter: ʺSi Allah le veutʺ, et invoque ton Seigneur quand tu oublies et dis: ʺJe souhaite que mon Seigneur me guide et me mène plus près de ce qui est correctʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Heyanî bi xwestina Xwedê ve girênedî (heya tu nebêjî: Xwedê hez bike/ Înşaellah). Dema tu vê ji bîr bikî, Xwedê di bîra xwe bîne û bibêje: Ez hêvîdar im ku Xwedayê min riyeke ji vê çêtir nîşanî min bide.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

zonder: ʺals God wil.ʺ En gedenk jouw Heer wanneer je het vergeten hebt en zeg: ʺMisschien dat mijn Heer mij op het goede pad zal brengen, dat dichter bij de rechtschapenheid is dan ditʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Tenzij gij er bijvoegt: Indien het Gode behaagt. En herdenk uwen Heer als gij dit vergeet, en zeg: God is in staat mij gemakkelijk te leiden, opdat ik de kennis der waarheid van deze gebeurtenis nabij zou kunnen komen.

Hollandaca — Siregar

(Zeg) slechts: ʺIndien Allah het wenstʺ en herinner je jouw Heer indien jij, vergeet, en zeg: ʺHopelijk zal mijn Heer mij leiden naar wat dichterbij is van deze Leiding.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

без (того, чтобы сказать): «Если (только этого) пожелает Аллах». И вспомни твоего Господа, когда ты забудешь, и скажи: «Может быть, выведет меня мой Господь к более близкому (пути) (ведущему к Истине), чем это, по прямоте».

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

utan (att lägga till:) ʺom Gud villʺ. Och skulle du glömma (men senare påminna dig) detta, vänd dig då till din Herre och säg: ʺJag hoppas att min Herre skall leda mig närmare den rätta vägen än (jag nu var)!ʺ