Allah'a ortak koşanların Allah katında ve Resulü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

كَيْفَ يَكُونُ لِلْمُشْرِكِينَ عَهْدٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَعِنْدَ رَسُولِهِ اِلَّا الَّذِينَ عَاهَدْتُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ فَمَا اسْتَقَامُوا لَكُمْ فَاسْتَقِيمُوا لَهُمْ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ

keyfe yekūnu li l-muşrikīne ǎhdun ǐnde (a)llahi ve ǐnde rasūlihi illā (e)lleƶīne ǎāhedtum ǐnde l-mescidi l-Harāmi fe mā steḳāmū lekum fe steḳīmū lehum inne (a)llahe yuHibbu l-mutteḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
2يَكُونُyekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolabilir
3لِلْمُشْرِكِينَli l-muşrikīneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşanların
4عَهْدٌǎhdunع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.andlaşması
5عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanında
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7وَعِنْدَve ǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.ve yanında
8رَسُولِهِrasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçisinin
9اِلَّاillāancak hariçtir
10الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
11عَاهَدْتُمْǎāhedtumع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.andlaştıklarınız
12عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanında
13الْمَسْجِدِl-mescidiس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmekMescid-i
14الْحَرَامِl-Harāmiح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.Haram
15فَمَاfe mā
16اسْتَقَامُواsteḳāmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhonlar dürüst davrandıkça
17لَكُمْlekumsize
18فَاسْتَقِيمُواfe steḳīmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhsiz de dürüst davranın
19لَهُمْlehumonlara
20اِنَّinneçünkü
21اللّٰهَ(a)llaheAllah
22يُحِبُّyuHibbuح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.sever
23الْمُتَّقِينَl-mutteḳīneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunanları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Müşriklerin, Allah ve Peygamberi katında nasıl bir ahitleri olabilir ki? Ancak Mescid-i Harâm yanında ahitleştikleriniz müstesna. Onlar, size karşı doğru hareket ederlerse siz de onlara karşı doğru hareket edin. Şüphe yok ki Allah, çekinenleri sever.

Abdulkadir Gölpınarlı

Müşriklerin, Allah ve Peygamberi katında nasıl bir ahitleri olabilir ki? Ancak Mescid-i Harâm yanında ahitleştikleriniz müstesna. Onlar, size karşı doğru hareket ederlerse siz de onlara karşı doğru hareket edin. Şüphe yok ki Allah, çekinenleri sever.

Adem Uğur

Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında müşriklerin Allah ve Resûlü yanında nasıl (muteber) bir ahdi olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah (ahdi bozmaktan) sakınanları sever.

Ahmed Hulusi

Müşriklerin, Allah ve Rasulünün indinde bir anlaşmaları nasıl olabilir? Mescid-i Haram indinde sözleştikleriniz müstesna. . . Onlar size sözlerine bağlı olarak davrandıkça, siz de onlara dosdoğru davranın. . . Muhakkak ki Allah, hükmüne boyun eğerek azabından korunanları sever.

Ahmet Tekin

Ahitlerini, antlaşmalarını bozup duran, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerin, Allah indinde ve Rasûlünün yanında nasıl saldırmazlık ve himâye antlaşmaları olabilir? Ancak Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız, size karşı dürüst davranıp, antlaşmalarına riayet ettikçe, siz de onlara dürüst davranarak, antlaşmalara riâyet edin. Allah kendisine sığınıp emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minleri sever.

Ahmet Varol

Kendileriyle Mescidi Haram'ın yanında antlaşma yaptıklarınızın dışında müşriklerin Allah katında ve Peygamber'i yanında nasıl antlaşmaları olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkça siz de onlara karşı dürüst davranın [1]. Allah sakınanları sever.

Ali Bulaç

Mescid-i Haram yanında kendileriyle anlaştıklarınız dışında, müşriklerin Allah katında ve Resulünün katında nasıl bir ahdi olabilir? Şu halde o (anlaşmalı olanlar), size karşı (doğru) bir tutum takındıkça, siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz Allah, muttaki olanları sever.

Ali Fikri Yavuz

O müşriklerin Allah katında ve Rasûlüllah yanında nasıl bir sözleşmesi olabilir? (Onlar sözleşmeyi bozarlar.) Ancak Mescîd-i Harâmda muahede yaptığınız kimseler (Damîre ve Kinâne kabileleri) vardır ki, onlar müstesnâdır. Bunlar size karşı doğru durdukça (ahidlerini bozmadıkça) siz de onlara doğru harekette bulunun. Allah, şüphesiz ki hiyânetten sakınanları sever.

Ali Rıza Safa

Kutsal Yakarış Evi yanında antlaşma yaptıklarınız dışında, Allah'ın katında ve O'nun elçisinin yanında, ortaklar koşanların bir antlaşma yapmaları nasıl olabilir? Artık, size karşı doğru kaldıkları sürece, siz de onlara karşı doğru olun. Kuşkusuz, Allah, sorumluluk bilinci taşıyanları sever.

Bayraktar Bayraklı

Şirk koşanların Allah katında ve Peygamber'inin yanında nasıl antlaşmaları olabilir? Ancak Mescid-i Haram'da antlaştıklarınız hariçtir. Onlar size dürüst davrandıkça siz de onlara dürüst davranınız; çünkü Allah, müttakileri/sakınanları sever.

Bekir Sadak

Mescidi Haram'in yaninda andlastiklarinizin disinda, puta tapanlarin Allah katinda ve peygamberi onunde nasil bir andlasmalari olabilir. Size dogru davrandikca siz de onlara dogru davranin. Allah, sozlesmelerini bozmaktan sakinanlari sever.

Celal Yıldırım

Müşriklerin Allah yanında ve Peygamberi yanında nasıl bir sözleşme ve anlaşmaları olabilir? Ancak Mescid-i Haram yanında anlaştıklarınız müstesna ; onlar size karşı doğru davrandıkça siz de (mevcut anlaşma hükümlerine uyarak) kendilerine karşı doğru davranın. Şüphesiz ki Allah (sözleşme ve anlaşmalara bağlı kalıp hıyanet ve döneklikte bulunmaktan) sakınanları sever.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Müşriklerin Allah’ın yanında, peygamberinin yanında geçerli ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Harâm yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız müstesnadır. Onlar size verdikleri söze sadık kaldıkları sürece siz de onlara verdiğiniz sözde durun. Şüphesiz Allah günahtan sakınanları sever.

Diyanet İşleri

Allah'a ortak koşanların Allah katında ve Resulü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

Diyanet İşleri (eski)

Mescidi Haram'ın yanında andlaştıklarınızın dışında, puta tapanların Allah katında ve Peygamberi önünde nasıl bir andlaşmaları olabilir. Size doğru davrandıkça siz de onlara doğru davranın. Allah, sözleşmelerini bozmaktan sakınanları sever.

Diyanet Vakfi

Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında müşriklerin Allah ve Resûlü yanında nasıl (muteber) bir ahdi olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah (ahdi bozmaktan) sakınanları sever.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O müşriklerin Allah katında ve Resulü katında herhangi bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid- i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız var ki, bunlar size karşı doğru durdukça siz de onlara doğru olun. Allah (hainlikten) sakınanları elbette sever.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Müşriklerin, Allah katında peygamber yanında bir antlaşması nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında antlaşma yaptıklarınız başka. Onlar size dürüstçe davrandıkça siz de onlara dürüst davranın. Şüphe yok ki, Allah hiyanetten sakınanları elbette sever.

Elmalılı Hamdi Yazır

O müşriklerin Allah yanında, Resulü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak mescidi haram yanında muahede yaptıklarınız var ki bunlar size doğru durdukça siz de onlara doğru bulunun, Allah, hıyanetten sakınanları elbette sever

Erhan Aktaş

Yaptıkları antlaşmayı bozan Müşriklerin, Allah ve Resul'ünün yanında nasıl itibarları olabilir ki? Kendileriyle Mescid-i Haram yanında sözleşme yaptıklarınızın durumu başkadır. Onlar, size karşı sözlerinde durdukları sürece siz de sözünüzde durun. Allah, takva sahibi olanları sever.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptıkları antlaşmayı bozan müşriklerin, Allah ve Resul'ünün yanında nasıl itibarları olabilir ki? Kendileriyle Mescid-i Haram yanında sözleşme yaptıklarınızın durumu başkadır. Onlar, size karşı sözlerinde durdukları sürece siz de sözünüzde durun. Allah, takva sahibi olanları sever.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptıkları antlaşmayı bozan müşriklerin, Allah ve Rasul'ünün yanında nasıl itibarları olabilir ki? Kendileriyle Mescid-i Haram yanında sözleşme yaptıklarınızın durumu başkadır. Onlar, size karşı sözlerinde durdukları sürece siz de sözünüzde durun. Allah, takvalı olanları sever.

Fizilal-il Kuran

Mescid i Haram'ın, Kabe'nin yanında antlaşma yaptıklarınız dışındaki müşriklere karşı Allah'ın ve Peygamber'in nasıl taahhüdü olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkça siz de onlara karşı dürüst davranınız. Hiç şüphesiz Allah kötülükten sakınanları sever.

Gültekin Onan

Mescid-i Haram yanında kendileriyle anlaştıklarınız dışında müşriklerin Tanrı katında ve Resülünün katında nasıl bir ahdi olabilir? Şu halde o (anlaşmalı olanlar), size karşı (doğru) bir tutum takındıkça, siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz Tanrı muttaki olanları sever.

Hamdi Döndüren

Kendileriyle, Mescid-i Haram’ın yanında antlaşma yaptıklarınız dışında, ortak koşanların, Allah ve elçisi katında nasıl bir antlaşmaları olabilir? Onlar size dürüst davrandıkça, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, sakınanları sever.

Hasan Basri Çantay

O müşriklerin Allah yanında, resulü yanında nasıl bir ahdi olabilir? Mescid-i haraamın yanında muaahede etdikleriniz müstesnadır. O halde bunlar size karşı (ahidlerine sadakat hususunda) doğrulukla haraket ederlerse siz de kendilerine öylece doğrulukla muamele edin. Şübhesiz ki Allah (ahde vefasızlıkdan) sakınanları sever.

Hasib Asutay

Mescid-i Haram yanında (kendileriyle) antlaşma yaptıklarınız hariç (2), müşriklerin Allah ve Resulü katında nasıl (geçerli) bir sözleşmesi olabilir? Onlar size karşı dürüst davrandıkları sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah (ahdi bozmaktan) sakınanları sever. (2. Burada istisna edilenler, Hudeybiye anlaşmasına dolaylı olarak katılan Hüzeyme ve Müdlicoğullarıdır. Kureyşliler ve onlara bağlı diğer müşrikler anlaşmayı bozdukları için Müslümanlar hicretin sekizinci yılında harekete geçip Mekke'yi fethettiler. Antlaşmayı bozmayan kabilelere ise dokunmadılar.)

Hayrat Neşriyat

Müşrikler için, Allah katında ve Resûlü yanında (sözlerinde durmadıkları hâlde)nasıl bir andlaşma olabilir? Ancak (Hudeybiye günü) Mescid-i Harâm’ın yanında kendileriyle andlaşma yaptıklarınız müstesnâ. Artık (onlar) size dürüst davranırlarsa, o hâlde (siz de) onlara böyle doğrulukla muâmele edin! Şübhesiz ki Allah, takvâ sâhiblerini sever.

İbni Kesir

Mescid-i Haram'ın yanında muahede yaptıklarınız müstesna, müşriklerin Allah yanında ve Rasulünün yanında nasıl bir ahdi olabilir ki? Onlar, size doğru davrandıkça siz de onlara karşı doğru davranın. Muhakkak ki Allah; müttakileri sever.

Mehmet Okuyan

Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınızın dışında, müşriklerin Allah ve Elçisi yanında nasıl bir sözü olabilir ki! Onlar size karşı dürüst davrandıkları sürece siz de onlara dürüst davranın! Şüphesiz ki Allah muttakîleri (duyarlı olanları) sever.

Muhammed Esed

Sizin (ey inananlar) Mescid-i Haramın yakınında kendileriyle bir andlaşma yapmış olduğunuz kimselerin dışında, Allahtan başkalarına tanrılık yakıştıranların Allah ve Onun Elçisiyle bir andlaşma sağlamaları nasıl mümkün olabilir ki? (Sizin andlaşma yaptıklarınıza gelince,) onlar size karşı dürüst kaldıkları sürece siz de onlara karşı dürüst olun: çünkü, (unutmayın), Allah, yalnızca, kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyanları sever.

Mustafa İslamoğlu

Şirk koşan kimselerin Allah'la ve O'nun Elçi'siyle anlaşma yapmaları nasıl mümkün olabilir ki! Ne var ki sizin Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle anlaşma yaptığınız kimseler hariç; onlar size verdikleri söze sadık kaldıkları sürece siz de onlara verdiğiniz söze sadık kalın: unutmayın ki Allah sorumlu davrananları sever.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ'nın katında ve peygamberinin katında o müşrikler için nasıl bir ahd olabilir! Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle muâhede yapmış olduklarınız müstesna. İmdi onlar size karşı istikamet gösterdikçe siz de onlar için istikamette bulunun. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ muttakîleri sever.

Ömer Öngüt

O müşriklerin Allah katında ve Resul'ü katında nasıl bir andlaşmaları olabilir? Ancak Mescid-i haram'da andlaştıklarınız hariç. Onlar size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Şüphesiz ki Allah muttakileri sever.

Suat Yıldırım

O müşriklerin Allah yanında, Resulü yanında nasıl olup da bir ahitleri olabilir ki! (olamaz, zira onlar daima hainlik edip verdikleri sözden dönerler). Mescid-i Haram’ın yanında antlaşma yaptıklarınız bundan müstesna olup, onlar size karşı dürüst davrandıkça siz de onlara dürüst davranın. Allah, Kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları sever.

Süleyman Ateş

Ortak koşanların, Allah'ın yanında ve Elçisinin yanında nasıl andlaşması olabilir? Ancak Mescid-i haram'da andlaştıklarınız hariç. Onlar size dürüst davrandıkça siz de onlara dürüst davranın, çünkü Allah, korunanları sever.

Süleymaniye Vakfı

Mescid-i Haram yanında yaptığınız antlaşmanın kapsamına girmeyen müşrikler lehine, Allah ve elçisi nezdinde verilmiş bir söz nasıl olabilir ki! Antlaşma yaptıklarınızdan size karşı dürüst davranmaya devam edenlere siz de dürüst davranın. Allah yanlışlardan sakınanları sever.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız hariç Allah katından ve elçisi katından o müşrikler lehine verilmiş bir söz nasıl olabilir? Bunlar size karşı doğru davrandıkça siz de onlara karşı doğru davranın. Allah kendisinden çekinerek korunanları sever.

Şaban Piriş

Mescid-i Haram'ın yanında antlaştıklarınızın dışında, müşriklerin nasıl Allah katında ve resulü yanında bir antlaşmaları olabilir. (Bununla beraber) size doğru davrandıkça siz de onlara doğru davranın. Allah sakınanları sever.

Tefhim-ul Kuran

Mescid-i Haram yanında kendileriyle anlaştıklarınız dışında, müşriklerin Allah katında ve Resulünün katında nasıl bir ahdi olabilir? Şu halde o (anlaşmalı olanlar), size karşı (doğru) bir tutum takındıkça, siz de onlara karşı doğru bir tutum takının. Şüphesiz Allah, muttaki olanları sever.

Ümit Şimşek

O müşriklerin Allah ve Resulü katında nasıl bir ahdi olabilir ki? Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız ise müstesnadır. Onlar size dürüst davrandıkları müddetçe siz de onların hakkına riayet edin. Muhakkak ki Allah kötülükten sakınanları sever.

Yaşar Nuri Öztürk

Müşriklerin Allah katında, onun resulü katında ahitleri nasıl olabilir! Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız müstesna. Bu şekilde antlaşması olanlara, onlar size doğru dürüst davrandıkça, siz de doğru dürüst davranın. Allah, sakınanları sever.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məscidulharamın yanında saziş bağladığınız kəslər istisna olmaqla müşriklərin Allah və Onun Elçisi yanında nə əhdi ola bilər? Nə qədər ki, onlar sizinlə düzgün davranır, siz də onlarla düzgün davranın. Həqiqətən, Allah müttəqiləri sevir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məscidülhəramın yanında (Hüdeybiyyədə) müqavilə bağladığınız kəslər (Bəni–Zəmirə və Kinanə qəbilələri) istisna olmaqla, müşriklərin Allah və Onun Peyğəmbəri yanında necə əhdi ola bilər?! Onlar sizinlə doğru-düzgün davrandıqca (əhdi pozmadıqca) siz də onlarla doğru-düzgün dolanın. Həqiqətən, Allah müttəqiləri (xəyanətdən, əhdi pozmaqdan çəkinənləri) sevər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wie können die vertragsbrüchigen Götzendiener ein Bündnis mit Gott und Seinem Gesandten anstreben? Anders steht es mit jenen, mit denen ihr bei der Heiligen Moschee - al-Masdschid al-Harâm - ein Bündnis geschlossen habt. Wenn sie euch gegenüber korrekt sind, seid korrekt mit ihnen! Gott liebt die Frommen.

Almanca — Der Edle Quran

Wie sollte es denn für die Götzendiener bei Allah und bei Seinem Gesandten einen Vertrag geben, außer (für) diejenigen, mit denen ihr bei der geschützten Gebetsstätte einen Vertrag abgeschlossen habt? Solange sie sich euch gegenüber recht verhalten, verhaltet (auch) ihr euch ihnen gegenüber recht. Gewiß, Allah liebt die Gottesfürchtigen.

Almanca — M. A. Rassoul

Wie kann es einen Vertrag geben zwischen den Götzendienern und Allah und Seinem Gesandten - allein die ausgenommen, mit denen ihr bei der heiligen Moschee ein Bündnis eingingt -? Solange diese euch die Treue halten, haltet ihnen die Treue. Wahrlich, Allah liebt diejenigen, die (Ihn) fürchten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Weshalb sollten die Muschrik über einen (Schutz-)Vertrag bei ALLAH und bei Seinem Gesandten verfügen?! Ausgenommen sind diejenigen, mit denen ihr einen Vertrag bei Almasdschidil-haram abgeschlossen habt - so lange sie euch gegenüber vertragstreu sind, so seid ihnen gegenüber vertragstreu! Gewiß, ALLAH liebt die Muttaqi.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You must realize O Muslims that these treacherous Pagans place before themselves one thing to be attained, that is to divert your minds from righteousness and uprightness and suppress Allah's system of faith. Therefore, how could they honour their vow or treaty with Allah and with His Messenger; they only conclude with you a treaty as a stratagem to obtain an advantage. Yet you must honour your obligation to those of them with whom you concluded a treaty at the Sacrosanct Mosque. As long as they honour their part you will have to honour yours. Allah likes those who obey Him and entertain the profound reverence dutiful to Him.

Abdul Haleem

How could there be a treaty with God and His Messenger for such idolaters? But as for those with whom you made a treaty at the Sacred Mosque, so long as they remain true to you, be true to them; God loves those who are mindful of Him.

Abdullah Yusuf Ali

How can there be a league, before Allah and His Messenger, with the Pagans, except those with whom ye made a treaty near the sacred Mosque? As long as these stand true to you, stand ye true to them: for Allah doth love the righteous.

Abul A'la Maududi

[9:7] How can there be a covenant with those who associate others with Allah in His Divinity be binding upon Allah and His Messenger, excepting those with whom you made a covenant near the Sacred Mosque? Behave in a straight manner with them so long as they behave with you in a straight manner for Allah loves the Godfearing.

Aisha Bewley

How could any of the idolaters possibly have a treaty with Allah and with His Messenger, except for those you made a treaty with at the Masjid al-Haram? As long as they are straight with you, be straight with them. Allah loves those who have taqwa.

Al-Hilali & Khan

How can there be a covenant with Allâh and with His Messenger for the Mushrikûn (polytheists, idolaters, pagans, disbelievers in the Oneness of Allâh) except those with whom you made a covenant near Al-Masjid-al-Harâm (at Makkah)? So long as they are true to you, stand you true to them. Verily, Allâh loves Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).

Ali Quli Qarai

How shall the polytheists have any [valid] treaty with Allah and His Apostle?! (Barring those with whom you made a treaty at the Holy Mosque; so long as they are steadfast with you, be steadfast with them. Indeed Allah loves the Godwary.)

Amatul Rahman Omar

There can be no treaty (on the part) of these Polytheists (after their repeated violations of the same) in the sight of Allâh and His Messenger. This, however, does not apply to those with whom you entered into a treaty near the Holy Mosque (at Makkah). So long as they keep true to (the treaty for) you, you should also keep true (in maintaining the treaty) for them. Allâh, surely, loves those who become secure (against the breach of trusts).

Arthur John Arberry

How should the idolaters have a covenant with God and His Messenger? -- excepting those with whom you made covenant at the Holy Mosque; so long as they go straight with you, do you go straight with them; surely God loves the godfearing.

Bijan Moeinian

How can God and His Messenger abide by the treaty that the idol worshipers have already broken? If they respect the treaty that you have signed with them in Masjid- Al Haram [the oldest house of worship built by Abraham and Ishmael in Mecca], you should respect it too for the simple reason that God loves the righteous people [who respect their words].

E. Henry Palmer

How can there be for the idolaters a treaty with God and with His Apostle, save those with whom ye have made a league at the Sacred Mosque! Then while they stand by you, stand ye by them; verily, God loves those who fear.

Edip-Layth

How can those who have set up partners have a pledge with God and with His messenger? Except for those with whom you made a pledge near the Restricted Temple, as long as they are upright with you, then you are upright with them. God loves the righteous.

George Sale

How shall the idolaters be admitted into a league with God and with his apostle; except those with whom ye entered into a league at the holy temple? So long as they behave with fidelity towards you, do ye also behave with fidelity towards them; for God loveth those who fear him.

Hamid S. Aziz

How can there be for the idolaters a treaty with Allah and with His Messenger, save those with whom you have made a treaty at the Sacred Mosque! Then while they stand by you, stand you by them; verily, Allah loves the righteous (those who fear evil).

Mahmoud Ghali

How should the associators (Those who associate others with Allah) have a covenant in the Meeting with Allah and in the sight of His Messenger? Excepting the ones (with) whom you covenanted at the Inviolable Mosque; so, as long as they go straight with you, so go straight with them; surely Allah loves the pious. .

Marmaduke Pickthall

How can there be a treaty with Allah and with His messenger for the idolaters save those with whom ye made a treaty at the Inviolable Place of Worship? So long as they are true to you, be true to them. Lo! Allah loveth those who keep their duty.

Mohamed Ahmed - Samira

How could there be a treaty between idolaters and God and His Apostle, except those you covenanted by the Sacred Mosque? Therefore as long as they are honest with you be correct with them, for God loves those who are godly.

Muhammad Asad

HOW COULD they who ascribe divinity to aught beside God be granted a covenant by God and His Apostle, unless it be those [of them] with whom you [O believers] have made a covenant in the vicinity of the Inviolable House of Worship? [As for the latter,] so long as they remain true to you, be true to them: for, verily, God loves those who are conscious of Him.

Mustafa Khattab

How can such polytheists have a treaty with Allah and His Messenger, except those you have made a treaty with at the Sacred Mosque?[1] So, as long as they are true to you, be true to them. Indeed Allah loves those who are mindful ˹of Him˺.

Progressive Muslims

How can those who have set up partners have a pledge with God and with His messenger Except for those with whom you made a pledge near the Restricted Temple, as long as they are upright with you, then you are upright with them. God loves the righteous.

Sahih International

How can there be for the polytheists a treaty in the sight of Allah and with His Messenger, except for those with whom you made a treaty at al-Masjid al-îaram? So as long as they are upright toward you, be upright toward them. Indeed, Allah loves the righteous [who fear Him].

Sam Gerrans

How can there be for the idolaters a covenant with God and with His messenger save those with whom you made a covenant at the inviolable place of worship? — so long as they take a straight path with you, then take a straight path with them; God loves those of prudent fear —

Shabbir Ahmed

How can there be a treaty with Allah and His Messenger for the idolaters (when they have repeatedly violated it)? Exempted are those with whom you make a treaty at the Sacred Masjid. If they honor and uphold such a treaty, so shall you. Allah loves those who walk aright.

Syed Vickar Ahamed

How can there be a treaty before Allah and His Messenger (Muhammad), with the pagans, except those with whom you made a treaty near the Sacred Mosque? As long as these (pagans) remain true to you, you remain true to them: Verily Allah does love the righteous.

Taqi Usmani

How can the Mushriks have a treaty with Allah and His Messenger? Except those with whom you made a treaty near Al-Masjid-ul-Harām . Then, as long as they remain straight with you, you too remain straight with them. Surely, Allah loves the God-fearing.

The Monotheist Group

How can the polytheists have a pledge with God and with His messenger? Except for those with whom you made a pledge near the Restricted Temple, as long as they are upright with you, then you are upright with them. God loves the righteous.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Comment y aurait-il pour les associateurs un pacte admis par Allah et par Son messager? A lʹexception de ceux avec lesquels vous avez conclu un pacte près de la Mosquée sacrée. Tant quʹils sont droits envers vous, soyez droits envers eux. Car Allah aime les pieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma çawa ji bo muşrikan li cem Xwedê û Pêxemberê wî dê peyman hebe? Ji bilî yên ku li cem Mizgefta Heramê we peyman daye wan (ew cuda ne), vêca heta ew der heqê we de rast bin, hûn jî ji wan re rast bin. Bêguman Xwedê ji yên ku soza xwe diparêzin hez dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hoe kan er jegens de veelgodendienaars een verbondsverplichting bij God en bij Zijn gezant zijn, behalve dan jegens hen met wie jullie een verbintenis aangegaan zijn bij de heilige moskee. Zolang zij jegens jullie correct handelen, handelt jullie dan ook correct. God bemint de godvrezenden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hoe zouden de afgodendienaars tot een verbond met God en zijn gezant worden toegelaten, uitgenomen zij met welke gij een verbond in den heiligen tempel sluit. Zoo lang zij getrouw omtrent u handelen, handel ook gij getrouw omtrent hen; want God bemint hen, die hem vreezen.

Hollandaca — Siregar

Hoe kan er voor de veelgodenaanbidders een verbond zijn bij Allah en bij zijn Boodschapper, behalve voor degenen met wie jullie een verbond hebben gesloten bij de Masdjid al Harâm? Zolang zij het gestand blijven, blijven jullie het met hen gestand. Voorwaar, Allah houdt van de Moettaqôen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Как будет [не может быть] у многобожников договор с Аллахом и Его посланником, кроме только тех (многобожников), с которыми вы заключили договор [[Договор о перемирии сроком на десять лет, было заключено между мусульманами и курайшитами в 628 году в местности аль-Худайбийя, которая находится на западной границе священной территории Мекки.]] у Запретной (для греха) Мечети [аль-Харам в Мекке]? И пока они верны вам (в исполнении договора), будьте и вы (также) верны им: ведь поистине, Аллах любит остерегающихся (наказания Аллаха) [исполняющих свои договора]!

Rusça — Osmanov

Не может быть у многобожников договор с Аллахом и Его Посланником, не считая тех, с которыми вы [, верующие,] заключили договор у Запретной мечети. Пока неверные строго соблюдают договор, вы также соблюдайте его неукоснительно. Воистину, Аллах любит богобоязненных.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HUR SKULLE avgudadyrkarna kunna (göra anspråk på) fördragsenligt (beskydd) av Gud och Hans Sändebud, bortsett från dem som ni slöt avtal med om vapenvila i närheten av den heliga Moskén? (Vad dem beträffar) skall ni stå fast vid ert ord till dem, så länge de står fast vid sitt ord till er. Gud älskar dem som fruktar Honom.