Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, "Oturun, oturan acizlerle beraber" denildi.

وَلَوْ اَرَادُوا الْخُرُوجَ لَاَعَدُّوا لَهُ عُدَّةً وَلٰكِنْ كَرِهَ اللّٰهُ انْبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ وَقِيلَ اقْعُدُوا مَعَ الْقَاعِدِينَ

ve lev erādū l-ḣurūce le eǎddū lehu ǔddeten ve lākin kerihe (a)llahu nbiǎāṧehum fe ṧebbeTahum ve ḳīle ḳ'ǔdū meǎ l-ḳāǐdīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2اَرَادُواerādūر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isteselerdi
3الْخُرُوجَl-ḣurūceخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkmak
4لَاَعَدُّواle eǎddūع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.yaparladı
5لَهُlehuonun için
6عُدَّةًǔddetenع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.bir hazırlık
7وَلٰكِنْve lākinfakat
8كَرِهَkeriheك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmakhoşlanmadı
9اللّٰهُ(a)llahuAllah
10انْبِعَاثَهُمْnbiǎāṧehumب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekdavranışlarından
11فَثَبَّطَهُمْfe ṧebbeTahumث ب طBirisini durdurmak, alıkoymak, engellemek/önlemek/saptırmak, engel koymak, dinlendirmeden tutmak, geride kalmak, tembelleştirmek/yavaşlatmak/ağırlaştırmak/aptallaştırmak (örneğin eylemde).ve onları durdurdu
12وَقِيلَve ḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve denildi
13اقْعُدُواḳ'ǔdūق ع دOturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma yaşını geçmiş kadınlar, çocuk doğurma yaşını geçmiş yaşlı bekar kadınlar, evde oturan kişi, hareketsiz oturan kişi, oturma yeri, istasyon, kamp yerioturun
14مَعَmeǎberaber
15الْقَاعِدِينَl-ḳāǐdīneق ع دOturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma yaşını geçmiş kadınlar, çocuk doğurma yaşını geçmiş yaşlı bekar kadınlar, evde oturan kişi, hareketsiz oturan kişi, oturma yeri, istasyon, kamp yerioturanlarla

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Savaşa çıkmayı kursalardı elbette bir hazırlıkta bulunurlardı, fakat Allah, onların çıkmasını hoş görmedi de onları alıkoydu ve kendilerine, oturun oturanlarla denildi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Savaşa çıkmayı kursalardı elbette bir hazırlıkta bulunurlardı, fakat Allah, onların çıkmasını hoş görmedi de onları alıkoydu ve kendilerine, oturun oturanlarla denildi.

Adem Uğur

Eğer onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını çirkin gördü ve onları geri koydu; onlara "Oturanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!" denildi.

Ahmed Hulusi

Eğer (onlar sefere) çıkmak dileselerdi elbette onun için bir hazırlıkları olurdu. Fakat Allah onların sefere çıkmalarını gereksiz gördü de, onları sefere çıkarttırmadı: "Oturun, oturanlarla beraber" denildi.

Ahmet Tekin

Eğer sizinle beraber cihada çıkmak isteselerdi, elbette cihad ile ilgili olarak teçhizatlarını, araçlarını, kumanyalarını hazırlarlardı. Fakat Allah onların davranışlarını beğenmedi. Onları alıkoydu. Onlara: 'Savaşa giden orduya katılma mükellefiyetleri olmayan sakatlar, düşkünler, hastalar, mazeret sahipleri ve çoluk çocukla beraber siz de evlerinizde oturun' denildi.

Ahmet Varol

Eğer (savaşa) çıkmak isteselerdi onun için hazırlık yaparlardı. Ama Allah onların savaşa çıkmalarını hoş görmedi ve onları durdurdu. Kendilerine: 'Oturanlarla birlikte siz de oturun' denildi.

Ali Bulaç

Eğer (savaşa) çıkmak isteselerdi, herhalde ona bir hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, (savaşa) gönderilmelerini çirkin gördü de ayaklarını doladı ve; "(Onlara) Siz de oturanlarla birlikte oturun" denildi.

Ali Fikri Yavuz

Eğer o münafıklar savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, davranmalarını kerih gördü de onları evlerinde alıkoydu ve kendilerine: “- Oturun, oturanlarla beraber” dendi.

Ali Rıza Safa

Çıkmak isteselerdi, bunun için kesinlikle hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, edimlerinden hoşlanmadığı için onları engelledi. Ve şöyle denildi: "Oturanlarla birlikte oturun!"

Bayraktar Bayraklı

Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi ona bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını çirkin gördü ve onları alıkoydu; onlara, "Aciz olanlarla beraber oturunuz" denildi.

Bekir Sadak

Eger savasa cikmak isteselerdi bir hazirlik yaparlardi. Ama Allah davranislarini begenmedi de onlari alikoydu. «Acizlerle beraber oturun» denildi.

Celal Yıldırım

Eğer onlar savaşa çıkmayı isteselerdi, onun için bir takım hazırlıklarda bulunurlardı; ama Allah davranmalarını hoş görmedi de onları alıkoydu, «oturun, oturanlarla beraber» denildi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yapabilirlerdi; fakat Allah da onların sefere çıkmalarını istemedi, onları geri koydu, onlara “Oturun bakalım diğer oturanlarla beraber!” denildi.

Diyanet İşleri

Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, "Oturun, oturan acizlerle beraber" denildi.

Diyanet İşleri (eski)

Eğer savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah davranışlarını beğenmedi de onları alıkoydu. 'Acizlerle beraber oturun' denildi.

Diyanet Vakfi

Eğer onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını çirkin gördü ve onları geri koydu; onlara «Oturanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun!» denildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer sizinle beraber cihada çıkmak isteselerdi, elbette onunla ilgili olarak bir takım hazırlıklar yaparlardı. Fakat Allah davranmalarını istemedi de onları yoldan alıkoydu ve (kendilerine): «oturun oturanlarla beraber» denildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer cihada çıkmayı isteselerdi, mutlaka onun için hazırlık görürlerdi, fakat Allah, davranmalarını istemedi de onları alıkoydu ve: "Oturun, oturanlarla beraber!" denildi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer cihada çıkmayı dileselerdi elbet onun için hazırlık görürlerdi, lakin davranmalarını Allah istemedi de onları alıkoydu ve oturun oturanlarla beraber denildi.

Erhan Aktaş

Eğer çıkmak isteselerdi, elbette bunun için hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, onların davranışlarını kötü gördü de kendilerini alıkoydu ve onlara: "Oturanlarla beraber siz de oturun." denildi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer çıkmak isteselerdi, elbette bunun için hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, onların davranışlarını kötü gördü de kendilerini alıkoydu ve onlara: "Oturanlarla beraber siz de oturun." denildi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer çıkmak isteselerdi, elbette bunun için hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, onların davranışlarını kötü gördü de kendilerini alıkoydu ve onlara: "Oturanlarla beraber siz de oturun." denildi.

Fizilal-il Kuran

Eğer onlar sefere çıkmak isteselerdi, bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, sefere çıkmaya kalkışmalarını istemediği için onları böyle bir girişimden alıkoydu. Kendilerine «(Kadın, çocuk, yaşlı, hasta gibi) savaşma gücünden yoksun kimselerle birlikte siz de evlerinizde oturunuz» dendi.

Gültekin Onan

Eğer (savaşa) çıkmak isteselerdi, herhalde ona bir hazırlık yaparlardı. Ancak Tanrı, (savaşa) gönderilmelerini çirkin gördü de ayaklarını doladı ve; "(Onlara) Siz de oturanlarla birlikte oturun" denildi.

Hamdi Döndüren

Onlar, seninle savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, onların (savaşa) gitmelerini istemedi de, onları tembellikle geciktirdi. Onlara, “(Evlerde) oturanlarla birlikte oturun!” denildi.

Hasan Basri Çantay

Eğer onlar (harbe) çıkmak isteselerdi elbet bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranmalarını çirkin gördü de kendilerini (korkaklıkları ve tenbellikleri yüzünden evlerinde) alıkoydu. Onlara: "Oturun oturanlarla beraber" denildi.

Hasib Asutay

Eğer onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Ancak Allah onların davranışlarını çirkin gördü de (onları) geri koydu ve (onlara) 'Siz de oturanlarla birlikte oturun' denildi.

Hayrat Neşriyat

Eğer (cihâda) çıkmak isteselerdi, elbette onun için bir hazırlık (bir tedbir)hazırlarlardı; fakat Allah onların (cihâda) çıkmaya kalkmalarını çirkin gördü de onları (oşereften) alıkoydu; (onlara:) '(Evlerinde) oturan (kadın)larla berâber oturun!' denildi.

İbni Kesir

Eğer onlar çıkmak isteselerdi; elbette bunun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, onların davranışlarını çirkin gördü de kendilerini alıkoydu. Ve: Oturun oturanlarla beraber, denildi.

Mehmet Okuyan

Onlar (savaşa) çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların katılmasını uygun görmedi ve onları geri bıraktırdı. Onlara “Oturanlarla (kadın ve çocuklarla) birlikte oturun!” dendi.

Muhammed Esed

Çünkü, (gerçekten seninle sefere) çıkmak isteselerdi, elbette, bunun için bir hazırlık yaparlardı: zaten Allah onların kalkış tarzlarını beğenmedi ve bu yüzden onları (seferden) alıkoydu; Ve kendilerine: "Peki, (sizler de) evlerinizde oturun bakalım, (öteki) oturanlarla beraber" denildi.

Mustafa İslamoğlu

Hem, eğer (gerçekten) sefere çıkmak isteselerdi elbet bir hazırlığa girişirlerdi; fakat Allah onların kalkış biçimlerini beğenmedi, bu yüzden de onları alıkoydu. Adeta onlara, "(Sefere ehil olmayıp) oturanlarla birlikte siz de oturun!" denildi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer (cihada) çıkmak isteseydiler, elbette onun için bir hazırlık (bir kuvvet) hazırlardılar. Fakat Allah Teâlâ onların cihada çıkmalarını kerih gördü de onları alıkoydu. Ve, «Oturanlar ile beraber oturunuz!» denildi.

Ömer Öngüt

Eğer onlar çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların savaşa çıkmalarını uygun bulmadı ve onları yoldan alıkoydu. Onlara: “Oturanlarla beraber oturun!” denildi.

Suat Yıldırım

Eğer onlar gerçekten sefere çıkmak isteselerdi, elbette onun için hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların davranışlarını hoş görmeyip kendilerini engelledi ve kendilerine: "Oturun, oturanlarla beraber!" denildi.

Süleyman Ateş

Eğer (cihada) çıkmak isteselerdi, onun için bir hazırlık yaparladı. Fakat Allah, onların davranışlarından hoşlanmadığı için onları durdurdu: "Oturan(kadın ve çocuk)larla beraber oturun!" denildi.

Süleymaniye Vakfı

Eğer savaşa çıkmak isteselerdi kesinlikle bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah, tutum ve davranışlarından hoşlanmadı da üzerlerine bir ağırlık çökertti. Onlara: "(Savaşa gelemeyip) oturanlarla birlikte siz de oturun." denildi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah, tutumlarını çirkin buldu da onları bocalattı. Onlara: "Oturanlarla birlikte siz de oturun." denildi.

Şaban Piriş

Eger savaşa çıkmak isteselerdi bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah, davranışlarını çirkin gördü de onları alıkoydu. 'Acizlerle beraber oturun.!' denildi.

Tefhim-ul Kuran

Eğer (savaşa) çıkmak isteselerdi, herhalde ona bir hazırlık yaparlardı. Ancak Allah, (savaşa) gönderilmelerini çirkin gördü de ayaklarını doladı ve: «(Onlara) Siz de oturanlarla birlikte oturun» denildi.

Ümit Şimşek

Sefere çıkmaya niyetleri olsaydı bir hazırlık yaparlardı. Ama Allah onların sefere çıkmalarını istemedi ve onları alıkoydu. Ve kendilerine, 'Evlerinde oturanlarla beraber oturun' denildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Sefere çıkmak isteselerdi elbette ki, bir sefer hazırlığına girişirlerdi. Ama Allah, harekete geçmelerini istemedi de onları yerlerine çiviledi ve "oturun, oturanlarla beraber" denildi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər onlar döyüşə çıxmaq istəsəydilər, mütləq ona hazırlıq görərdilər. Lakin Allah onların döyüşə getməsini istəmədi və onları saxladı. Onlara: “Evdə oturanlarla bərabər, siz də oturun!”– deyildi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər onlar (münafiqlər cihada) çıxmaq istəsəydilər, ona hazırlıq görərdilər. Lakin onların davranışı Allaha xoş gəlmədi, buna görə də (cihada çıxmaqlarına) mane oldu. Onlara: ″(Evdə) oturanlara (qocalar, zəiflər, qadınlar və uşaqlarla bərabər) siz də oturun!″ - deyildi.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie wirklich zum Kampf hätten ausziehen wollen, hätten sie sicher Vorbereitungen getroffen. Doch Gott gefiel es nicht, daß sie mit dieser Einstellung mit ausziehen. So hielt Er sie zurück. Ihnen wurde gesagt: ʺBleibt zurück mit den rechtmäßig zuhause Bleibenden!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wären sie aber zum Ausmarsch entschlossen gewesen, hätten sie sich doch gewiß für ihn gerüstet; doch Allah wollte ihren Abmarsch nicht. So hielt Er sie zurück, und es wurde gesagt: ʺSitzet (daheim) bei den Sitzenden.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hätten sie den Aufbruch gewollt, gewiß hätten sie dafür das Notwendige vorbereitet. Doch ALLAH verabscheute ihren Aufbruch, so hat ER sie (noch mehr) entmutigt und es wurde gesagt: ʺBleibt zurück (als Drückeberger) mit den Zurückbleibenden!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Had they been disposed in mood and mind to obey such advice as Allah inclines them to propound, they would have made all preparations necessary for overpowering the assailant who is quick, skillful and deadly. But being fully aware of their innermost thoughts and of what their breasts forge, Allah disliked their participation in the campaign, and discouraged them and impelled them to the feeling of utter demoralization and it was decided that they join the stay-at-home.

Abdul Haleem

If they had really wanted to go out [to battle] with you, they would have made preparations, but God was loath to let them rise up and made them hold back. It was said, ‘Stay with those who stay behind.’

Abdullah Yusuf Ali

If they had intended to come out, they would certainly have made some preparation therefor; but Allah was averse to their being sent forth; so He made them lag behind, and they were told, "Sit ye among those who sit (inactive)."

Abul A'la Maududi

[9:46] Had they truly intended to march forth to fight, they would have certainly made some preparation for it. But Allah was averse to their going forth, so He made them lag behind, and they were told: "Stay behind with those that are staying behind."

Aisha Bewley

If they had really desired to go out, they would have made proper preparations for it, but Allah was averse to their setting out so He held them back and they were told: ‘Stay behind with those who stay behind. ’

Al-Hilali & Khan

And if they had intended to march out, certainly, they would have made some preparation for it; but Allâh was averse to their being sent forth, so He made them lag behind, and it was said (to them), "Sit you among those who sit (at home)."

Ali Quli Qarai

Had they desired to go forth, they would have surely made some preparations for it; but Allah was averse to arouse them, so He held them back, and it was said [to them], ‘Be seated with those who sit back. ’

Amatul Rahman Omar

If they had (really) intended to go forth they would certainly have made some preparations (for the expedition), but Allâh disliked their attending (to their duty) and He held them back and it was said (to them), `Remain back with those who stay behind. '

Arthur John Arberry

If they had desired to go forth, they would have made some preparation for it; but God was averse that they should be aroused, so He made them pause, and it was said to them, 'Tarry you with the tarriers. '

Bijan Moeinian

Had they really have any enthusiasm, they would have prepared themselves to go to the war. It was God Who resented their participation (for their lack of sincerity) and they were told to stay behind with those [children and women] who stay behind.

E. Henry Palmer

Had they wished to go forth, they would have prepared for it a preparation; but God was averse from their starting off, and made them halt, and they were told to sit with those who sit.

Edip-Layth

If they had gone with you then they would have taken all preparation for it, but God disliked their being sent forth, so He hindered them, and they were told: "Stay with those who have stayed."

George Sale

If they had been willing to go forth with thee, they had certainly prepared for that purpose a provision of arms and necessaries: But God was averse to their going forth; wherefore He rendered them slothful, and it was said unto them, sit ye still with those who sit still.

Hamid S. Aziz

Had they wished to go forth, they would certainly have prepared some equipment; but Allah was averse from their being sent forth, and held them back, and they were told "Sit you with the inactive (sedentary or passive). "

Mahmoud Ghali

And if they had been willing to go out (among you), they would indeed have made some preparation (Literally: prepared a preparation) for it; but Allah hated that they should be sent forth, so He discouraged them, and it was said to them, "Sit with the ones sitting back. ".

Marmaduke Pickthall

And if they had wished to go forth they would assuredly have made ready some equipment, but Allah was averse to their being sent forth and held them back and it was said (unto them): Sit ye with the sedentary!

Mohamed Ahmed - Samira

If they had intended to go out (to fight) they would surely have made preparations. But God did not like their setting forth, and they were held back and told: "Stay at home with those who stay behind."

Muhammad Asad

For, had they been [truly] desirous of setting out [with thee], they would surely have made some preparation therefor: but God was averse to their taking the field, and so He caused them to hold back when it was said, "[You may] stay at home with all [the others] who stay at home. "

Mustafa Khattab

Had they ˹really˺ intended to march forth, they would have made preparations for it. But Allah disliked that they should go, so He let them lag behind, and it was said ˹to them˺, "Stay with those ˹helpless˺ who remain behind."

Progressive Muslims

And if they had gone with you then they would have taken all precautions for it, but God disliked them coming forth, so He made them lag behind, and they were told: "Stay with those who have stayed. "

Sahih International

And if they had intended to go forth, they would have prepared for it [some] preparation. But Allah disliked their being sent, so He kept them back, and they were told, "Remain [behind] with those who remain."

Sam Gerrans

And had they wished to go forth, they would have made preparation for it. But God was averse to their being sent forth, and held them back, and it was said: “Sit with those that sit.”

Shabbir Ahmed

If they wanted to go forth, they would have made necessary preparation. Allah disliked their participation for their reluctance, and held them back. (The Prophet's permission had) said to them, "Stay behind with those who are sitting back."

Syed Vickar Ahamed

If they had wanted to come out, then truly they would have made some preparation for it; But Allah was against their being sent forth; So He made them fall behind, and they were told, "Sit among those who sit (inactive at home). "

Taqi Usmani

Had they wished to set out, they would have made some preparation for it, but Allah disliked their going forth, so He made them lag behind, and it was said to them, "Stay back with those who are staying back."

The Monotheist Group

And if they had wanted to go then they would have taken all precautions for it, but God disliked them coming forth, so He made them lag behind, and they were told: "Stay with those who have stayed."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et sʹils avaient voulu partir (au combat), ils lui auraient fait des préparatifs. Mais leur départ répugna à Allah; Il les a rendus paresseux. Et il leur fut dit: ʺRestez avec ceux qui restentʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger wan bivêya bi we re derkevin şer, teqez ji bo vê amadahiyek dê bikirina. Lê belê Xwedê derketina wan bi we re nexwest, vêca li ber wan giran kir û (ji wan re) hate gotin: Hûn jî digel ên rûniştî rûnin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als zij wensten uit te trekken, dan hadden zij voorbereidingen getroffen, maar het stond God tegen dat zij optrokken, dus hield Hij hen tegen. En er werd gezegd: ʺBlijft thuis met de thuisblijvers.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien zij geneigd zouden zijn geweest, met u te vertrekken, zouden zij zekerlijk voor dat doel een voorraad van wapens en benoodigdheden hebben gereed gemaakt; maar God was er afkeerig van, hen te laten vertrekken; hij heeft hen traag gemaakt en hij zeide tot hen: zit stil met hen die stil zitten.

Hollandaca — Siregar

En als zij (met jou ten strijde) zouden willen trokken, dan zouden zij daartoe zeker voorbereidingen hebben getroffen. Maar Allah keurde hun vertrek af, zodat Hij hen ontmoedigde. En er werd gezegd: ʺBlijf thuis met de thuisblijvers.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если бы они [лицемеры] желали бы (вместе с тобой) выйти (в поход), то приготовили бы для этого оружие, но не пожелал Аллах их отправление и удержал их [лишил их решительности и поселил в их души лень], и было сказано: «Сидите [оставайтесь] с сидящими [с женщинами, детьми и больными]!»

Rusça — Osmanov

Если бы они желали выступить в поход, то приготовили бы военное снаряжение. Однако Аллах не захотел отправить их в поход, удержал [в Медине], и было им сказано: ʺОставайтесь с теми, кто остается [дома]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om de hade velat gå (med de övriga) skulle de helt säkert ha gjort förberedelser för detta. Men Gud ville inte att de skulle gå ut och så höll Han dem tillbaka, och (de fick) svaret: ʺStanna hemma med (de övriga) som stannar hemma.ʺ