(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْدِيكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْ وَيَتُوبُ اللّٰهُ عَلٰى مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

ḳātilūhum yuǎƶƶibhumu (a)llahu bi eydīkum ve yuḣzihim ve yenSurkum ǎleyhim ve yeşfi Sudūra ḳavmin mu'minīne / ve yuƶhib ğayZe ḳulūbihim ve yetūbu (a)llahu ǎlā men yeşā'u ve(a)llahu ǎlīmun Hakīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَاتِلُوهُمْḳātilūhumق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakonlarla savaşın (ki)
2يُعَذِّبْهُمُyuǎƶƶibhumuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12onlara azabetsin
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4بِاَيْدِيكُمْbi eydīkumي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitsizin ellerinizle
5وَيُخْزِهِمْve yuḣzihimخ ز يAlçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan etkilenmek.ve onları rezil etsin
6وَيَنْصُرْكُمْve yenSurkumن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakve sizi üstün getirsin
7عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
8وَيَشْفِve yeşfiش ف يİyileştirmek, gidermek, sağlığına kavuşturmak. Şifa - iyileşme, ilaç, şifa verme.ve şifa versin
9صُدُورَSudūraص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğüslerine
10قَوْمٍḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtoplumunun
11مُؤْمِنِينَmu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar
1وَيُذْهِبْve yuƶhibذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekve gidersin
2غَيْظَğayZeغ ي ظkızdırmak, öfkelendirmek, kışkırtmak, kafasını karıştırmak, sinirlendirmek, öfke, hiddet, şiddet, sıkıntı; tencereöfkesini
3قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpyüreklerinin
4وَيَتُوبُve yetūbuت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.ve tevbesini kabul eder
5اللّٰهُ(a)llahuAllah
6عَلٰىǎlā
7مَنْmenkişinin
8يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
9وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
10عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
11حَكِيمٌHakīmunح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yüreklerindeki gazabı gidersin ve Allah, dilediğine tövbe nasîp eder ve tövbesini kabûl eyler ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

Adem Uğur

Ve onların (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

Kalplerindeki kin ve öfkeyi gidersin. . . Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. . . Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Mü’minlerin kafalarındaki, kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere günah işlemekten vazgeçme ve kendisine itaate yönelme, tevbe nasib eder. Allah’ın ilmi her şeyi kuşatır. Hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah alimdir, hakimdir.

Ali Bulaç

Ve kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

Ve müşriklerden eziyet çeken müminlerin kalblerindeki kîni gidersin. Allah, dilediği kimseye tevbe nasib eder. Allah Alîm’dir, Hakîmdir.

Ali Rıza Safa

Ve yüreklerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediği kimsenin pişmanlığını kabul edecektir. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Kafirlerin kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dileyenin tövbesini kabul eder. Allah bilendir; hikmet sahibidir.

Bekir Sadak

(14-15) Onlarla savasin ki Allah sizin elinizle onlari azablandirsin, rezil etsin ve sizi ustun getirsin de muminlerin gonullerini ferahlandirsin, kalblerindeki ofkeyi gidersin. Allah dilediginin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.

Celal Yıldırım

Kalblerindeki kin ve öfkeyi gidersin. Allah dilediğine tevbeyi nasib eder. Allah bilendir ve hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onları sizin elinizle cezalandırsın, onları rezil rüsvâ etsin, sizi onlara karşı başarılı kılsın, inananların yüreklerine su serpsin, kalplerindeki öfkeyi yatıştırsın. Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah bilmekte, hikmetle yönetmektedir

Diyanet İşleri

(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

(14-15) Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azablandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandırsın, kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.

Diyanet Vakfi

Ve onların (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğine tevbeyi nasib eder. Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kalplerindeki kini gidersin. Bir de Allah, dilediğine tevbe de nasip eder. Allah herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve kalblerindeki gayzı gidersin, hem Allah dilediğine tevbe de nasıb eder, Allah alimdir, hakimdir

Erhan Aktaş

Ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, hak edene tevbe nasip eder. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, hak edene tevbe nasip eder. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğine tövbe nasip eder. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Kalblerindeki kini gidersin. Allah dilediği kimselerin tevbesini kabul eder. Allah üstün iradelidir ve ne yaparsa yerindedir.

Gültekin Onan

Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin. Tanrı dilediğinin tevbesini kabul eder. Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hamdi Döndüren

Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin! Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah, çok iyi bilen, tam hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Hasan Basri Çantay

Ve kalblerindeki gazabı gidersin. Allah kimi dilerse ona tevbe nasıyb eder. Allah hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir O.

Hasib Asutay

Ve kalplerinin öfkesini gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

Hem kalblerinin öfkesini gidersin! Allah, dilediğinin tevbesini (kendi lütfundan)kabûl eder. Çünki Allah, Alîm (herşeyi hakkıyla bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Ve kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah; dilediğine tevbe nasib eder. Ve Allah; Alim'dir, Hakim'dir.

Mehmet Okuyan

Kalplerinden öfkeyi gidersin! Allah dileyenin (layık gördüğünün) tevbesini kabul eder. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

kalplerindeki öfkeyi yatıştıracak. Ve Allah dilediğine merhametle yönelir ve bağışlar; çünkü Allah doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

ve kalplerindeki öfkeyi dindirir. Sonuçta Allah dilediğine affını tahsis eder; zira Allah her şeyi bilendir, her hükmünde üstün hikmet sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kalplerinin gazabını gidersin. Ve Allah Teâlâ dilediğini tevbeye muvaffak kılar. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.

Ömer Öngüt

Ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah en iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

(14-15) Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın, onları rüsvay etsin, onlara karşı size yardım edip zafer yolunu açsın, müminlerin gönüllerini ferahlatsın, kalplerindeki kin ve öfkeyi gidersin. Allah Teâlâ dilediğine tövbe de nasib eder. Allah alîmdir, hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

Süleyman Ateş

Yüreklerinin öfkesini gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Bir de inanıp güvenenlerin kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah gerekeni yapanın tövbesini /dönüşünü de kabul eder. Allah daima bilen ve kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir de onların kalplerinde ki kini gidersin ve dönüş yapmayı (tevbe) tercih edenlerin dönüşünü kabul etsin. Allah bilir, doğru kararlar verir.

Şaban Piriş

Kalplerinizdeki korkuyu gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah, bilendir, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Ve kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ümit Şimşek

Ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Gerçi Allah dilediğine de tevbe nasip eder. Çünkü Allah herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve yüreklerinin öfkesini gidersin. Allah dilediğine tövbe nasip eder. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

və möminlərin qəlbindən qəzəbi silib aparsın. Allah istədiyi kəsin tövbəsini qəbul edər. Allah Biləndir, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və onların (müşriklərin əlindən əziyyət çəkən müsəlmanların) qəlblərindən qəzəbi silib aparsın. Allah istədiyi kəsin tövbəsini qəbul edər. Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und den Groll aus ihren Herzen vertreiben. Gott verzeiht, wem Er will. Gottes Wissen und Weisheit sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

und den Grimm in ihren Herzen vergehen lassen. Allah nimmt die Reue an, von wem Er will. Allah ist Allwissend und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

und Er wird die Wut aus ihren Herzen bannen. Und Allah kehrt Sich gnädig dem zu, dem Er will. Und Allah ist Allwissend, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

und läßt den Zorn ihrer Herzen sich legen. Und ALLAH läßt bereuen, wen ER will. Und ALLAH ist allwissend, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

To free their hearts from inveterate anger and their uneasy minds from soreness, and to return them to their settled calm. Allah gives up resentment against whom He will and pardons his offence, He is 'Alimun (Omniscient), and Hakimun (Wis

Abdul Haleem

and remove the rage from their hearts. God turns to whoever He will in His mercy; God is all knowing and wise.

Abdullah Yusuf Ali

And still the indignation of their hearts. For Allah will turn (in mercy) to whom He will; and Allah is All-Knowing, All-Wise.

Abul A'la Maududi

[9:15] and will remove rage from their hearts, and will enable whomsoever He wills to repent. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Aisha Bewley

He will remove the rage from their hearts. Allah turns to anyone He wills. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

And remove the anger of their (believers’) hearts. Allâh accepts the repentance of whom He wills. Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Ali Quli Qarai

and remove rage from their hearts, and Allah turns clemently to whomever He wishes, and Allah is all-knowing, all-wise

Amatul Rahman Omar

And He may take away the suppressed rage of their (- the disbeliever's) hearts. And Allâh turns (with mercy) to him who wishes (Him to turn to him with grace). Verily, Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

and He will remove the rage within their hearts; and God turns towards whomsoever He will; God is All-knowing, All-wise

Bijan Moeinian

If the disbelievers repent, God may pacify the believers [so that the disbelievers embrace Islam and become the believers’ brothers in faith]; God knows everything and the Most Wise.

E. Henry Palmer

and will remove rage from their hearts; for God turns unto Him whomsoever He pleases, and God is knowing, wise!

Edip-Layth

To remove the anger from their hearts; God pardons whom he pleases. God is Knowledgeable, Wise.

George Sale

and will take away the indignation of their hearts: For God will be turned unto whom He pleaseth; and God is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

And He will remove rage from their heart; for Allah relents unto whomsoever He will. Allah is Knower, Wise!

Mahmoud Ghali

And He will put away the rage of their hearts; and Allah relents towards whomever He decides; and Allah is Ever-Knowing, Ever-Wise. .

Marmaduke Pickthall

And He will remove the anger of their hearts. Allah relenteth toward whom He will. Allah is Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

And remove the anger from their breasts; for God turns to whosoever desires. God is all-knowing and all-wise.

Muhammad Asad

and will remove the wrath that is in their hearts. And God will turn in His mercy unto whom He wills: for, God is all-knowing, wise.

Mustafa Khattab

removing rage from their hearts. And Allah pardons whoever He wills. For Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

And to remove the anger from their hearts; God pardons whom he pleases. God is Knowledgeable, Wise.

Sahih International

And remove the fury in the believers' hearts. And Allah turns in forgiveness to whom He wills; and Allah is Knowing and Wise.

Sam Gerrans

And remove the wrath of their hearts; and God relents towards whom He wills; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

He will remove the anger and frustration the believers have suffered at their hands. The invitation is still open to the opponents. Allah, according to His Law, turns to those who turn to Him. He is All Knowing, All Wise.

Syed Vickar Ahamed

And bring down the anger of their hearts. For Allah will turn (in mercy) to whom He will; And Allah is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

and remove the rage of their hearts. And Allah relents to whomsoever He wills. Allah is (All-) Knowing, (All-) Wise.

The Monotheist Group

And to remove the anger from their hearts; God pardons whom he pleases. God is Knowledgeable, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et il fera partir la colère de leurs cœurs. Allah accueille le repentir de qui Il veut. Allah est Omniscient et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dê ji dilên wan (bawermendan) kînê bibe û Xwedê kê bivê tobeya wî dipejirîne. Xwedê zana û karbinecih e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Hij zal de woede die in hun harten is verwijderen en God zal zich genadig wenden tot wie Hij wil. God is wetend en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij zal de verontwaardiging uit hunne harten wegnemen; want hij zal zich wenden tot hen, die hem behagen. God is alwetend en wijs.

Hollandaca — Siregar

En Hij zal de woede van de heden doen verdwijnen en Allah aanvaardt het berouw van wie Hij wil. En Allah is Alwetend, Alwijs.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и удалит гнев из сердец их [верующих]. И (если кто-то из неверующих обратится к Аллаху с покаянием, то) Аллах принимает покаяние того, кого пожелает: Аллах – знающий (о правдивости его покаяния) (и) мудрый (во всех Своих деяниях)!

Rusça — Osmanov

и усмиряет гнев в их сердцах. Аллах прощает того, кого пожелает, ибо Он - знающий, мудрый.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och stilla vreden i deras hjärtan. Gud vänder Sig till den Han vill och innesluter honom i Sin nåd; Gud är allvetande, vis.