Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَ وَمِنْ اَهْلِ الْمَدِينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظِيمٍ

ve mimmen Havlekum mine l-eǎ'rābi munāfiḳūne ve min ehli l-medīneti meradū ǎlā n-nifāḳi lā teǎ'lemuhum neHnu neǎ'lemuhum se nuǎƶƶibuhum merrateyni ṧumme yuraddūne ilā ǎƶābin ǎZīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِمَّنْve mimmenve vardır
2حَوْلَكُمْHavlekumح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.çevrenizdeki
3مِنَmine
4الْاَعْرَابِl-eǎ'rābiع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmakbedevi Araplardan
5مُنَافِقُونَmunāfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.münafıklar
6وَمِنْve minve
7اَهْلِehliا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarhalkından
8الْمَدِينَةِl-medīnetiم د نşehirMedine
9مَرَدُواmeradūم ر دEkmek (veya mısır) ıslatmak veya suya batırmak, ufalamak veya yumuşatmak, bir şeyi suda ovmak, bir şeyi yumuşatmak, bir şeyi parlatmak, sakalsız veya yüzünde kıl olmayan (genç veya delikanlı), kendini yüceltmek, küstah ve cüretkar/cesur olmak, aşırı gururlu veya yozlaşmış olmak, yanlış yapma ve itaatsizlikte aşırıya kaçmak, bir şeye alışmış/alıştırılmış/dayanıklı olmak, bir şeyi önemsememek, iyilikten yoksun olmak, bir şeyi soymak veya kabuğunu çıkarmak, yüksek veya yüce olmak, canlı/neşeli/dinç olmak.iyice alışmış
10عَلَىǎlā
11النِّفَاقِn-nifāḳiن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.iki yüzlülüğe
12لَا
13تَعْلَمُهُمْteǎ'lemuhumع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamesen onları bilmezsin
14نَحْنُneHnubiz
15نَعْلَمُهُمْneǎ'lemuhumع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameonları biliriz
16سَنُعَذِّبُهُمْse nuǎƶƶibuhumع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12onlara azabedeceğiz
17مَرَّتَيْنِmerrateyniم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.iki kere
18ثُمَّṧummesonra da
19يُرَدُّونَyuraddūneر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.onlar itileceklerdir
20اِلٰىilā
21عَذَابٍǎƶābinع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azaba
22عَظِيمٍǎZīminع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Çevrenizdeki yerlerdeki bedevîlerden münâfıklar olduğu gibi Medinelilerden de münâfıklığa cüret edenler, münâfıklık edip duranlar var; sen onları bilmezsin, biz biliriz. Onları iki kere azaplandıracağız da sonra pek büyük bir azâba uğratılacaklar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Çevrenizdeki yerlerdeki bedevîlerden münâfıklar olduğu gibi Medinelilerden de münâfıklığa cüret edenler, münâfıklık edip duranlar var; sen onları bilmezsin, biz biliriz. Onları iki kere azaplandıracağız da sonra pek büyük bir azâba uğratılacaklar.

Adem Uğur

Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz biliriz onları. Onlara iki kez azap edeceğiz, sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir.

Ahmed Hulusi

Hem Bedevilerden etrafınızda münafıklar var, hem de Medine halkından ikiyüzlülükte ısrarlı hünerli kimseler var. . . Sen onları bilmezsin; Biz biliriz. . . Biz onlara iki kere azap yaşatacağız. . . Sonra da en büyük azaba döndürülürler!

Ahmet Tekin

Çevrenizdeki Bedevî Araplar arasında müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar var. Medine halkından münâfıklıkta ısrar edenler de var. Sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onları iki kere cezalandıracağız. Sonra büyük bir cezaya daha dûçar olacaklar.

Ahmet Varol

Çevrenizde bulunan bedevilerden ve Medinelilerden nifakta direnen münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin. Onları biz biliriz. Onlara iki kere azap edeceğiz. Sonra büyük bir azaba atılacaklar.

Ali Bulaç

Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine halkından da nifakı alışkanlığa çevirmiş olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Biz onları iki kere azablandıracağız, sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.

Ali Fikri Yavuz

Çevrenizdeki Bedevî’lerden ve Medîne halkından bir takım münafıklar vardır ki, onlar, nifak yapmaya alışmışlardır. Sen, onları bilmezsin, onları biz biliriz. Biz, onları iki defa (dünyada ve kabirde) azablandıracağız. Sonra da kıyamette, büyük bir azaba (ateşe) atılırlar.

Ali Rıza Safa

Çevrenizdeki Araplar arasında ikiyüzlüler vardır; kent halkı arasında da ikiyüzlülüğe iyice alışmış olanlar vardır. Sen, onları bilmezsin, ama Biz, biliyoruz. Onlara, iki kat ceza vereceğiz. Sonra, büyük bir cezaya döndürüleceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

Çevrenizdeki bedevi Araplar ile Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz;sonra da büyük azaba götürülürler.

Bekir Sadak

Cevrenizdeki bedeviler icinde ikiyuzluler ve Medine'liler icinde de ikiyuzlulukte direnenler vardir. Onlari siz degil, ancak Biz biliriz. Kendilerine iki defa azabedecegiz; onlar sonra da buyuk bir azaba ugratilirlar.

Celal Yıldırım

Çevrenizdeki Bedevîler'den bir kısmı münafıktırlar. Medineliler' den de bir kısmı münafıklıkta inatla ısrar etmekteler, siz onları bilmezsiniz, biz biliriz. Onları iki defa azaba uğratacağız. Sonra da büyük bir azaba döndürüleceklerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Çevrenizdeki bedevîler içinde münafıklar var. Medine ahalisi içinde de iki yüzlülüğü huy edinmiş olanlar var. Sen onları bilmezsin; onları biz biliriz. Onları iki defa cezalandıracağız, ayrıca çok büyük bir azaba itilecekler.

Diyanet İşleri

Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Çevrenizdeki Bedeviler içinde ikiyüzlüler ve Medine'liler içinde de ikiyüzlülükte direnenler vardır. Onları siz değil, ancak Biz biliriz. Kendilerine iki defa azabedeceğiz; onlar sonra da büyük bir azaba uğratılırlar.

Diyanet Vakfi

Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz biliriz onları. Onlara iki kez azap edeceğiz, sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem çevrenizdeki bedevilerden münafıklar var, hem de Medine halkından münafıklıkta ısrar edenler var. Sen onları bilmezsin. Onları biz biliriz. Biz onları iki kere azaba uğratacağız. Daha sonra da büyük bir azaba itilecekler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem çevrenizdeki bedevilerden münafıklar var, hem de Medine halkından münafıklığa çalışanlar var. Sen onları bilmezsin, Biz biliriz. Biz, onları iki kere azaba uğratacağız. Sonra da büyük bir azaba itilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem etrafınızdaki a'rabilerden münafıklar var, hem de medine ahalisinden münafıklığa idman edenler, sen onları bilemezsin, onları biz biliriz, biz onları iki kerre tazib edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler

Erhan Aktaş

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan Münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çevrenizdeki bedevi Araplardan münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

Fizilal-il Kuran

Gerek çevrenizdeki bedeviler içinde ve gerekse Medine halkı arasında ikiyüzlülükte uzmanlaşmış, kaşarlanmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin, ancak biz biliriz. Onları iki kez azaba çarptıracağız, sonra da büyük azaba uğratılacaklardır.

Gültekin Onan

Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine ehlinden da nifakı alışkanlığa çevirmiş (??) olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Biz onları iki kere azablandıracağız, sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.

Hamdi Döndüren

Çevrenizde bedevî Araplardan bir takım münafıklar vardır. Medine halkından bazıları da münafıklığı huy edinmişlerdir. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onları iki kere azaba uğratacağız. Sonra (kıyamet gününde) onlar yine büyük bir azaba uğrayacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Çevrenizdeki bedevilerden ve Medine ahalisinden bir takım münafıklar vardır ki onlar nifak üzerinde idman yapmışlardır! Sen bunları bilmezsin. Onları biz biliriz. Biz onları iki kerre azaba uğratacağız. Sonra da daha büyük bir azaba döndürüleceklerdir onlar.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Hem çevrenizdeki bedevilerden münafıklar var, hem de Medine halkından iki yüzlülükte ısrar edenler vardır. Sen onları bilmezsin (47), onları biz biliriz. Biz onları iki kere azaba uğratacağız. Sonra da daha büyük bir azaba itileceklerdir. (47. Bazı münafıklar iki yüzlülükte o kadar maharet kazanmışlardır ki, Peygamberimiz (s.a.v.) onların münafık olduklarını sezemiyordu. Ancak vahyin gelmesiyle onların durumlarını biliyordu. Çünkü münafıklar en hassas tenkid noktalarını biliyor ve ona göre davranıyorlardı.)

Hayrat Neşriyat

Çevrenizdeki bedevîlerden münâfık olanlar da vardır. Medîne halkından da(bazıları) vardır ki, nifakta mahâret kazanmışlardır, (sen ise) onları bilmezsin! Onları biz biliriz. Onlara yakında iki def'a (dünyada ve kabirde) azâb edeceğiz; sonra da (âhirette)büyük bir azâba döndürüleceklerdir.

İbni Kesir

Çevrenizdeki Bedevilerden münafıklar vardır. Medine halkından da. Ki onlar nifak üzerinde diretirler. Siz bilmezsiniz onları, Biz biliriz. Onlara iki kere azab edeceğiz. Sonra da onlar; daha büyük bir azaba döndürüleceklerdir.

Mehmet Okuyan

Çevrenizdeki göçebe (Arap)lardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki bunlar münafıklıkta ileri gitmiştir. Sen onları bilemezsin; onları biz biliriz. Onlara yakında iki kez azap edeceğiz; sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir.

Muhammed Esed

Ne var ki, bedeviler arasında ikiyüzlüler ve (Peygamber'in) şehrinde yaşayanlar arasında da ikiyüzlülüğünü küstahlığa vardıranlar var. Sen onları (her zaman) tanımıyorsun. Ama Biz onları biliyoruz. Onlara (bu dünyada) iki kat azap vereceğiz; (öte dünyada ise) onlar çok (daha) zorlu bir azaba terk edilecekler.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki çevrenizdekilerden bedevi Araplar arasında ikiyüzlüler ve şehir ahalisi arasında da ikiyüzlülükte zirveleşenler var. Sen onları tanımıyorsun, (ama) Biz tanıyoruz. Onlara (bu dünyada) iki kat azap çektireceğiz, (bu hayatın) sonunda ise korkunç bir azaba sevk edileceklerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sizin etrafınızdaki bedevîlerden ve Medîne ahalisinden münafıklar vardır. Münafıklık üzerine sebat edip durdular. Onları sen bilmezsin, onları Biz biliriz. Elbette onları iki kere muazzep edeceğiz, sonra da daha büyük bir azaba döndürüleceklerdir.

Ömer Öngüt

Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkından münafıklar vardır. Bunlar münafıklıkta mâhir olmuşlardır. Sen onları bilmezsin, biz onları iyi biliriz. Biz onlara iki kez azap edeceğiz. Sonra da onlar daha büyük bir azaba itileceklerdir.

Suat Yıldırım

Çevrenizdeki bedevîlerden ve Medine ahalisinden öyle münafıklar vardır ki onlar nifak işinde mahir olmuşlardır. Pek sinsi hareket ettikleri için sen onları bilemezsin, ama Biz pek iyi biliriz. Biz onları çifte cezaya çarptıracağız. Sonra da müthiş bir azaba itileceklerdir.

Süleyman Ateş

Çevrenizdeki bedevi Araplardan ve Medine halkından iki yüzlülüğe iyice alışmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki kere azab edeceğiz, sonra da onlar, büyük azaba itileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Çevrenizdeki taşralı Araplardan münafık /iki yüzlü olanlar vardır. Medine halkından da münafıklıkta ustalaşmış olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara (bu dünyada) iki kat azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem çevrenizdeki çöl Araplarından hem Medine halkından ikiyüzlülükte (münafıklıkta) uzmanlaşmış münafıklar vardır. Onları sen bilmezsin, biz biliriz. Onları iki defa azaba uğratacağız. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Şaban Piriş

Çevrenizdeki bedevi ve münafıklardan ve Medine halkından sizin bilmediğiniz nifakta direnen kimseler vardır. Biz onları biliyoruz. Onlara iki kere azap vereceğiz. Sonra da büyük bir azaba uğrayacaklar.

Tefhim-ul Kuran

Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine halkından da nifakı alışkanlığa çevirmiş olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Biz onları iki kere azablandıracağız, sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.

Ümit Şimşek

Civarınızdaki bedevîler arasında münafıklar vardır. Şehir ahalisinden de münafıklıkta işi ileri götürenler vardır ki, onları sen bilmezsin, Biz biliriz. Biz onları iki kere azaba uğratacağız; ondan sonra da pek büyük bir azaba sevk olunacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan münafıklar var. Medine halkından da münafıklığa iyice alışmış olanlar var. Sen bilmezsin onları. Ama biz biliriz onları. İki kez azap edeceğiz onlara, sonra da çok büyük bir azaba itilecekler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Çevrənizdəki bədəvilərdən və Mədinə əhalisi arasında münafiqlər var. Onlar ikiüzlülükdə inadkarlıq göstərir, sən isə onları tanımırsan. Biz ki onları tanıyırıq. Biz onlara iki dəfə işgəncə verəcəyik. Sonra isə böyük bir əzaba qaytarılacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ətrafınızdakı bədəvilər və Mədinə əhalisi içərisində ikiüzlülüyü özlərinə adət etmiş (bu işdə mahir) münafiqlər vardır. Sən onları tanımazsan, Biz isə onları tanıyırıq. Onlara iki dəfə (dünyada və qəbr evində) əzab verəcəyik. Sonra (axirətdə) isə ən böyük əzaba uğrayacaqlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Unter den Wüstenarabern in eurer Umgebung gibt es Heuchler. Auch unter den Bewohnern Medinas gibt es hinterlistige Scheinheilige. Du kennst sie nicht, Wir aber kennen sie. Wir werden sie zweimal bestrafen, dann werden sie sich einer gewaltigen, qualvollen Strafe unterziehen müssen.

Almanca — Der Edle Quran

Unter den Wüstenarabern in eurer Umgebung gibt es Heuchler und (auch) unter den Bewohnern von al-Madina, die in der Heuchelei geübt sind. Du kennst sie nicht, aber Wir kennen sie. Wir werden sie zweimal strafen, und hierauf werden sie einer gewaltigen Strafe zugeführt werden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und unter den Wüstenarabern, die in eurer Gegend wohnen, gibt es auch Heuchler, wie im Volk von Madina. Sie sind verstockt in ihrer Heuchelei. Du kennst sie nicht; Wir aber kennen sie. Wir werden sie zweimal bestrafen. Hierauf werden sie einer gewaltigen Strafe zugewiesen werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und unter denjenigen von den Wüstenarabern um euch herum sind Munafiq sowie unter den Bewohnern von Madina. Sie beharren auf Nifaq. Du kennst sie nicht, doch WIR kennen sie. WIR werden sie zweimal peinigen, dann werden sie wieder in eine überharte Peinigung hineingeschickt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Some of the desert Arabs round about you, and of the a Madinite are hypocrites; to all of them hypocrisy is a way of life. They conceal their disposition and cleverly hide their nature from apprehension, you do not recognized them, but We do know them. We will make them suffer double, then be sent back to the torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

Some of the desert Arabs around you are hypocrites, as are some of the people of Medina- they are obstinate in their hypocrisy. You [Prophet] do not know them, but We know them well: We shall punish them twice and then they will be returned to [face] a painful punishment [in the Hereafter].

Abdullah Yusuf Ali

Certain of the desert Arabs round about you are hypocrites, as well as (desert Arabs) among the Medina folk: they are obstinate in hypocrisy: thou knowest them not: We know them: twice shall We punish them: and in addition shall they be sent to a grievous penalty.

Abul A'la Maududi

[9:101] As for the bedouin Arabs around you, some are hypocrites; and so are some of the people of Madinah who have become inured to hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will inflict double chastisement on them, and then they shall be returned to an awesome suffering.

Aisha Bewley

Some of the desert Arabs around you are hypocrites and some of the people of Madina are obdurate in their hypocrisy. You do not know them but We know them. We will punish them twice over and then they will be returned to a terrible punishment.

Al-Hilali & Khan

And among the bedouins around you, some are hypocrites, and so are some among the people of Al-Madinah who persist in hypocrisy; you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) know them not, We know them. We shall punish them twice, and thereafter they shall be brought back to a great (horrible) torment.

Ali Quli Qarai

There are hypocrites among the Bedouins around you and among the townspeople of Madinah, steeped in hypocrisy. You do not know them; We know them, and We will punish them twice, then they shall be consigned to a great punishment.

Amatul Rahman Omar

Some of the Arabs of the desert living around you and some of the people of Madînah (also) are hypocrites. They persist in and are habituated to hypocrisy, you know them not, but We know them. We will punish them again and again (in this life), then they shall be made to revert to a greater punishment (in the Hereafter).

Arthur John Arberry

And some of the Bedouins who dwell around you are hypocrites; and some of the people of the City are grown bold in hypocrisy. Thou knowest them not; but We know them, and We shall chastise them twice, then they will be returned to a mighty chastisement.

Bijan Moeinian

Among the Arabs (living around Al-Medina) there are hypocrites [who pretended having embraced Islam in order to take advantage of its citizenship. ] In Al-Medina, too, there are those who have mastered hypocrisy. You do not know that but I do know them. When the time comes, they will be subjected to double punishment (for their lack of belief and for their hypocrisy.) Once well punished, they will be sent to a far greater doom.

E. Henry Palmer

And of those who are round about you of the Arabs of the desert, some are hypocrites, and of the people of Medinah, some are stubborn in hypocrisy; thou dost not know them - we know them; we will torment them twice over; then shall they be sent off into mighty woe.

Edip-Layth

Among the Arabs around you are hypocrites, as well as from the city people; they are audacious in hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will punish them twice, then they will be returned to a great punishment.

George Sale

And of the Arabs of the desert who dwell round about you, there are hypocritical persons: And of the inhabitants of Medina there are some who are obstinate in hypocrisy. Thou knowest them not, O prophet, but We know them: We will surely punish them twice; afterwards shall they be sent to a grievous torment.

Hamid S. Aziz

And of those of the wandering Arabs of the desert who are round about you, some are hypocrites, and some of the people of Medina persist in hypocrisy; you do not know them. We know them, and We will chastise them twice; then shall they be sent off into mighty woe.

Mahmoud Ghali

And among the ones around you of the Arabs (of the desert) there are hypocrites and among the population of Al-Madînah: they are ever-insurgent with hypocrisy. You (i.e., the prophet) do not know them. We, Ever We, know them. We will soon torment them twice; thereafter they will be turned back to a tremendous torment.

Marmaduke Pickthall

And among those around you of the wandering Arabs there are hypocrites, and among the townspeople of Al-Madinah (there are some who) persist in hypocrisy whom thou (O Muhammad) knowest not. We, We know them, and We shall chastise them twice; then they will be relegated to a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Some of the Arabs of the desert around you are hypocrites, and some of the people of Madina are stubborn in hypocrisy. You are not aware of them; We know them, and will punish them twice, and they will be sent to a harrowing doom.

Muhammad Asad

But among the bedouin who dwell around you there are hypocrites; and among the people of the [Prophet's] City [too] there are such as have grown insolent in [their] hypocrisy. Thou dost not [always] know them, [O Muhammad - but] We know them. We shall cause them to suffer doubly [in this world]; and then they will be given over to awesome suffering [in the life to come].

Mustafa Khattab

Some of the nomads around you ˹believers˺ are hypocrites, as are some of the people of Medina. They have mastered hypocrisy. They are not known to you ˹O Prophet˺; they are known to Us. We will punish them twice ˹in this world˺,[1] then they will be brought back ˹to their Lord˺ for a tremendous punishment.

Progressive Muslims

And from the Nomads around you are hypocrites, as well as from the city people, they persist in hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will punish them twice, then they will be returned to a great punishment.

Sahih International

And among those around you of the bedouins are hypocrites, and [also] from the people of Madinah. They have become accustomed to hypocrisy. You, [O Muúammad], do not know them, [but] We know them. We will punish them twice [in this world]; then they will be returned to a great punishment.

Sam Gerrans

And among those around you of the desert Arabs are waverers; and among the people of the city — they persist in wavering. Thou knowest them not, but We know them; We will punish them twice, then will they be sent back to a great punishment.

Shabbir Ahmed

Some of the Bedouins who dwell around your town are hypocrites, and some of the people of

Syed Vickar Ahamed

And among some of the desert Arabs around you are hypocrites, as well as (desert Arabs) from the Medinah folk: They are firm in (their) hypocrisy: You do not know them: (But) We know them: We shall punish them twice: And also they shall be sent to a painful Penalty.

Taqi Usmani

And among those Bedouins who are around you there are hypocrites, and among the people of Madīnah as well. They are adamant on hypocrisy. You do not know them. We know them. We will chastise them twice, then they shall be driven to a terrible punishment (in the Hereafter).

The Monotheist Group

And from among the Nomads around you are hypocrites, and from among the people of the city, they persist in hypocrisy. You do not know them, but We know them. We will punish them twice, then they will be returned to a great punishment.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et parmi les Bédouins qui vous entourent, il y a des hypocrites, tout comme une partie des habitants de Médine. Ils sʹobstinent dans lʹhypocrisie. Tu ne les connais pas mais Nous les connaissons. Nous les châtierons deux fois puis ils seront ramenés vers un énorme châtiment.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bedewiyên li hawirdora we û ji xelkê Medînê jî hinek munafiqên wisan hene ku di munafiqtiyê de pêşketî ne û li serê bi rik in! (Ji ber ku bi konetî tevdigerin) tu wan nizanî (lê belê) em baş wan dizanin. Em ê (li dinyayê) ezab li dûv ezab bidin wan û (roja qiyametê) ew ê li ezabekî mezin bêne vegerandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En onder de bedoeïenen uit jullie omgeving zijn er huichelaars en onder de mensen van Medina zijn er voor wie huichelarij gewoon geworden is. Jullie kennen hen niet maar Wij kennen hen. Wij zullen hen tweemaal bestraffen en dan zullen zij tot een geweldige bestraffing teruggebracht worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Onder de Arabieren van de woestijn, die rondom u wonen, zijn huichelachtige personen, en onder de bewoners van Medina zijn sommigen die hardnekkig in huichelarij zijn. Gij kent hen niet, o profeet! maar wij kennen hen; wij zullen hen zekerlijk tweemaal straffen; daarna zullen zij tot eene pijnlijke kastijding verwezen worden.

Hollandaca — Siregar

En onder de bedoeïenen in jouw omgeving bevinden zich huichelaars, en (ook) onder de bewoners van Medinah, zij volharden in hun huichelarij. Jij kent hen niet, maar Wij kennen hen wel. Wij zullen hen twee maal straffen, dan zullen zij worden teruggevoerd naar een geweldige bestraffing.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Среди бедуинов, которые живут вокруг вас, а также среди жителей Медины есть мунафики, которые упорствуют в [своем] лицемерии. Ты [, Мухаммад], не распознаешь их, Мы же знаем их [хорошо] и накажем дважды. А затем они будут подвергнуты великому наказанию [в будущей жизни].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men bland ökenaraberna omkring er, liksom bland dem som bor i (Profetens) stad, finns trotsiga hycklare som inte ger upp. Du känner dem inte, men Vi känner dem. Vi skall ge dem dubbelt straff (i denna värld) och sedan skall de utlämnas åt ett svårt lidande.