(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

فِيهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌ وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌ وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌ

fīhā sururun merfūǎtun / ve ekvābun mevDūǎtun / ve nemāriḳu meSfūfetun / ve zerābiyyu mebṧūṧetun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فِيهَاfīhāorada
2سُرُرٌsururunس ر رSevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuktahtlar
3مَرْفُوعَةٌmerfūǎtunر ف عYükseltmek, yukarı kaldırmak, yüceltmek, övmek, yukarı almak, kaldırmak/vinçle çekmek, yüceltmek, Kha-Fa-Daad'ın zıttı [56:3], dikmek, yüksek/görkemli yapmak, alıp taşımak, görünür kılmak, yüceltmek, ilerletmek, bir şeyi yakına getirip sunmak veya teklif etmek, öne sürmek, uzaklaştırmak, kaybolmak, geriye doğru izlemek, onurlandırmak, saygı göstermek, tanıtmak, arıtmak, bilinir kılmak, yukarı çıkmak, yüksek rütbe/durum/halyükseltilmiş
1وَاَكْوَابٌve ekvābunك و بBir kadehten içmek. Kulpsuz bir kupa veya içme kabı, başı büyük ve boynu ince olan, bir şeyin geçmişi veya kaçırılması için iç çekme veya üzüntü veya pişmanlık. Ortası ince olan küçük bir davul veya eli dolduran küçük bir taş.ve kadehler
2مَوْضُوعَةٌmevDūǎtunو ض عBir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu düşürmek, zarar görmek, kazanç sağlayamamak, alçaltmak/tevazu göstermek, emanet yeri, bir şeyin uygun yeri.konulmuş
1وَنَمَارِقُve nemāriḳuve yastıklar
2مَصْفُوفَةٌmeSfūfetunص ف فDüzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).dizilmiş
1وَزَرَابِيُّve zerābiyyuve halılar
2مَبْثُوثَةٌmebṧūṧetunب ث ثYayılmış/dağılmış/saçılmış, yayımlanmış/açıklanmış.serilmiş

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Orada yükseltilmiş tahtlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Orada yükseltilmiş tahtlar.

Adem Uğur

Yükseltilmiş tahtlar,

Ahmed Hulusi

Orada yükseltilmiş tahtlar vardır.

Ahmet Tekin

Pınarların başlarında, yükseltilmiş tahtlar, divanlar var.

Ahmet Varol

Orada yükseltilmiş tahtlar,

Ali Bulaç

Orada yükseklerde kurulmuş, tahtlar da vardır;

Ali Fikri Yavuz

Orada var yüksek tahtlar,

Ali Rıza Safa

Yüksek sedirler vardır.

Bayraktar Bayraklı

- Orada akan pınarlar olacak; orada yüksek divanlar; konulmuş kadehler, dizilmiş koltuklar, yastıklar; serilmiş halılarolacak.

Bekir Sadak

Orada, yukseltilmis tahtlar vardir.

Celal Yıldırım

Orada yüksek tahtlar, kanepeler mevcuttur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(13-14-15-16) Orada yüksek tahtlar, önlerine konmuş kadehler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş değerli halılar vardır.

Diyanet İşleri

(13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.

Diyanet Vakfi

(12-16) Orada (cennette) devamlı akan bir pınar, orada yükseltilmiş tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yükseltilmiş divanlar,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

yüksek kanepeler,

Elmalılı Hamdi Yazır

Onda yüksek serirler

Erhan Aktaş

Yükseklere kurulmuş divanlar,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yükseklere kurulmuş divanlar,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yükseklere kurulmuş divanlar,

Fizilal-il Kuran

Orada yükseltilmiş tahtlar vardır.

Gültekin Onan

Orada 'yükseklerde kurulmuş' tahtlar da vardır;

Hamdi Döndüren

Orada yüksek divanlar,

Hasan Basri Çantay

orada yüksek tahtlar,

Hasib Asutay

Orada yükseltilmiş tahtlar,

Hayrat Neşriyat

(13-16) Orada yükseltilmiş tahtlar, (önlerine) konulmuş kadehler, dizilmiş yastıklar ve serilmiş halılar vardır!

İbni Kesir

Orada yüksek tahtlar,

Mehmet Okuyan

Orada yükseltilmiş tahtlar vardır.

Muhammed Esed

(ve) yükseltilmiş (mutluluk) tahtları,

Mustafa İslamoğlu

orada sevinç ve huzur kaynağı yüce makamlar bulunacak;

Ömer Nasuhi Bilmen

(12-13) Orada akan bir su kaynağı vardır. Orada yüksek tahtlar vardır.

Ömer Öngüt

Orada yükseltilmiş tahtlar vardır.

Suat Yıldırım

Orada üstün, kıymetli tahtlar...

Süleyman Ateş

Orada yükseltilmiş tahtlar,

Süleymaniye Vakfı

Yine orada yükseltilmiş sedirler vardır;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

orada yüksek tahtlar (koltuklar),

Şaban Piriş

Orada yükseltilmiş sedirler/yataklar..

Tefhim-ul Kuran

Orada yükseklerde kurulmuş, tahtlar da vardır;

Ümit Şimşek

Yükseklere kurulmuş tahtlar,

Yaşar Nuri Öztürk

Yüksek sedirler vardır orada,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Orada hündür taxtlar,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Orada uca taxtlar;

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

darin gibt es erhöhte Liegen

Almanca — M. A. Rassoul

in dem es erhöhte Ruhebetten gibt

Almanca — Muhammad Zaidan

Darin sind gehobene Liegen

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therein are dignified seats covered with embroidered cloth woven in gold and ornamented with brocade,

Abdul Haleem

raised couches,

Abdullah Yusuf Ali

Therein will be Thrones (of dignity), raised on high,

Abul A'la Maududi

and couches raised high,

Aisha Bewley

and raised-up couches,

Al-Hilali & Khan

Therein will be thrones raised high.

Ali Quli Qarai

and in it there are raised couches,

Amatul Rahman Omar

It shall have thrones raised high,

Arthur John Arberry

therein uplifted couches

Bijan Moeinian

While relaxing on high thrones.

E. Henry Palmer

wherein are couches raised on high,

Edip-Layth

In it are raised beds.

George Sale

Therein shall be raised beds,

Hamid S. Aziz

Wherein are Thrones (of dignity) raised on high,

Mahmoud Ghali

Therein are upraised settees,

Marmaduke Pickthall

Wherein are couches raised

Mohamed Ahmed - Samira

And within it are couches placed on high,

Muhammad Asad

[and] there will be thrones [of happiness] raised high,

Mustafa Khattab

along with thrones raised high,

Progressive Muslims

In it are raised beds.

Sahih International

Within it are couches raised high

Sam Gerrans

Therein — couches raised,

Shabbir Ahmed

Therein are thrones of honor.

Syed Vickar Ahamed

In there will be Thrones (of dignity), raised high,

Taqi Usmani

In it there are elevated couches

The Monotheist Group

In it are raised beds.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Là, des divans élevés

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Textên qîmetbilind…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Daar zijn verhoogde rustbedden,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daar zullen verheven zetels opgericht wezen.

Hollandaca — Siregar

Daarin zijn verhoogde rustbanken.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

там воздвигнуты ложа,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och rikt utsirade troner,