Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

kellā bel rāne ǎlā ḳulūbihim mā kānū yeksibūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İş öyle değil, hayır, kazandıkları şeyler, üstüste kalplerine yığılmıştır da kalpleri pas tutmuştur.

Abdulkadir Gölpınarlı

İş öyle değil, hayır, kazandıkları şeyler, üstüste kalplerine yığılmıştır da kalpleri pas tutmuştur.

Adem Uğur

Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.

Ahmed Hulusi

Hayır (asla)! Aksine yaptıklarının getirileri onların şuurlarını (bir pas gibi) örtmüştür.

Ahmet Tekin

Bu nasıl söz? Asıl, onların yaptığı kötülükler, yüklenmeye devam ettiği günahlar kalplerinin, beyinlerinin üzerinde pas tutmuştur.

Ahmet Varol

Hayır. Doğrusu onların kazandıkları şeyler kalplerinin üzerine pas tutmuştur.

Ali Bulaç

Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

Ali Fikri Yavuz

Hayır, (onların zannetikleri gibi değil). Doğrusu onların kazandıkları günahlar, kalblerini kaplamıştır.

Ali Rıza Safa

Hayır, asla! Kazandıkları, yüreklerinin üzerinde pas tutmuştur.

Bayraktar Bayraklı

Hayır! Doğrusu, işledikleri günahlar, kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.

Bekir Sadak

Hayir, hayir; onlarin kazandiklari kalblerini paslandirip korletmistir.

Celal Yıldırım

Hayır, hayır; onların kazandıkları (günahlar, haklara tecâvüz) kalbleri üzerinde pas bağlamıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hayır! Gerçek şu ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır.

Diyanet İşleri

Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

Diyanet İşleri (eski)

Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.

Diyanet Vakfi

Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hayır, hayır! Onların kazançları kalplerinin üzerine pas bağlamıştır!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır! Fakat onların kazancları kalblerinin üzerine pas bağlamıştır

Erhan Aktaş

Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.

Fizilal-il Kuran

Hayır, aksine kazandıkları, kalplerini karatmıştı.

Gültekin Onan

Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

Hamdi Döndüren

Hayır, doğrusu onların yapmış oldukları şeyler, kalplerinin üzerine pas olmuştur!

Hasan Basri Çantay

Hayır (hakıykat öyle değil), bil'akis, onların kazanmakda oldukları (irtikab edegeldikleri ma'siyetler) kalblerini yenmiş (paslandırmış) dır.

Hasib Asutay

Hayır! Bilakis onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

Hayrat Neşriyat

Hayır! Bil'akis kazanmakta oldukları şeyler (günahlar), kalblerinin üzerine pas bağlamıştır.

İbni Kesir

Hayır; onların kazandıkları, kalblerini paslandırıp körletmiştir.

Mehmet Okuyan

Hayır, aksine! Kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.

Muhammed Esed

Hayır, onların kalpleri, yaptıkları (kötülükler) ile pas tutmuştur!

Mustafa İslamoğlu

Ondan daha da beter: yaptıkları yüzünden kalpleri tümüyle pas tutmuştur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Asla öyle değil. Fakat onların kazanmış oldukları şey, kalpleri üzerini kaplamıştır.

Ömer Öngüt

Hayır! Onların kazanmakta oldukları kötülükler kalplerini paslandırıp körletmiştir.

Suat Yıldırım

Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (onun için âhireti inkâr ederler.)

Süleyman Ateş

Hayır, doğrusu, onların işleyip kazandıkları şeyler, kalblerinin üzerine pas olmuştur.

Süleymaniye Vakfı

Hayır, hayır! Aslında onların elde ettikleri şeyler kalpleri üzerinde pas oluşturmuştur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hayır hayır… Aslında kazançları, yürekleri üzerinde pas oluşturmuştur.

Şaban Piriş

-Hayır! aksine, kazandıkları onların kalplerini paslandırmıştır.

Tefhim-ul Kuran

Asla, hayır; onların kazanmakta oldukları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.

Ümit Şimşek

Hâşâ! Aslında kazandıkları günahlar onların kalplerini paslandırmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Xeyr! Onların qəlbini qazandıqları günahlar bürümüşdür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Xeyr (belə deyildir). Əslində onların qəlblərini qazandıqları (günahlar) qaplamışdır.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

O nein! Die Herzen dieser vermessenen Frevler sind durch ihre Untaten versiegelt.

Almanca — Der Edle Quran

Keineswegs! Vielmehr hat sich das, was sie zu erwerben pflegten, über ihren Herzen angesetzt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, nein! Sondern es überkam ihre Herzen, was sie zu erwerben pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No, but what deafened their hearts' ears and made them irresponsive was the blight which their hearts acquired through their ill deeds and woeful story.

Abdul Haleem

No indeed! Their hearts are encrusted with what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

By no means! but on their hearts is the stain of the (ill) which they do!

Abul A'la Maududi

No indeed! The truth is that their hearts have become rusted on account of their evil deeds.

Aisha Bewley

No indeed! Rather what they have earned has rusted up their hearts.

Al-Hilali & Khan

Nay! But on their hearts is the Rân (covering of sins and evil deeds) which they used to earn.[1]

Ali Quli Qarai

No indeed! Rather their hearts have been sullied by what they have been earning.

Amatul Rahman Omar

Nay (not at all so), the truth is that their (evil) deeds have rusted their hearts.

Arthur John Arberry

No indeed; but that they were earning has rusted upon their hearts.

Bijan Moeinian

Their sins have stained their heart so badly that they can not accept the reality.

E. Henry Palmer

Nay, but that which they have gained has settled upon their hearts.

Edip-Layth

No, a covering has been placed on their hearts for what they have earned.

George Sale

By no means: But rather their lusts have cast a veil over their hearts.

Hamid S. Aziz

Nay! But what they used to do has become like rust upon their heart.

Mahmoud Ghali

Not at all! No indeed, (but) whatever they were earning has overlaid on their hearts.

Marmaduke Pickthall

Nay, but that which they have earned is rust upon their hearts.

Mohamed Ahmed - Samira

No. In fact what they have been doing has rusted their hearts.

Muhammad Asad

Nay, but their hearts are corroded by all [the evil] that they were wont to do!

Mustafa Khattab

But no! In fact, their hearts have been stained by all ˹the evil˺ they used to commit!

Progressive Muslims

No, a covering has been placed on their hearts for what they have earned.

Sahih International

No! Rather, the stain has covered their hearts of that which they were earning.

Sam Gerrans

No, indeed! The truth is, what they earned conquered their hearts.

Shabbir Ahmed

Nay, but their hearts get corroded by what they have earned. (2:7).

Syed Vickar Ahamed

By no means! But on their hearts is the stain of (the evil, ) whatever they do!

Taqi Usmani

No! But that which they used to commit has covered their hearts with rust.

The Monotheist Group

No,a covering has been placed on their hearts for what they have earned.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Pas du tout, mais ce quʹils ont accompli couvre leurs cœurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Naxêr, ne wisan e! Belkî xerabî û gunehên wan dilê wan perde kiriye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Volstrekt niet.--Maar hunne lusten hebben veeleer een sluier over hunne harten geworpen.

Hollandaca — Siregar

Nee! Wat zij plachten te doen heeft zelfs hun harten bedekt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Так нет же! [Совсем не так, как утверждают они!] Наоборот, (это – слова Аллаха, которое Он дал откровением Своему пророку). Закрылись их сердца (чтобы признать истину) из-за того [тех грехов], что они приобретали.

Rusça — Osmanov

Так нет же! Деяния их окутали [пеленой] их сердца.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Nej (de är lögnare)! Det (onda) de har gjort har förlamat deras hjärtan!