(19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ ذِي قُوَّةٍ عِنْدَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ مُطَاعٍ ثَمَّ اَمِينٍ

innehu le ḳavlu rasūlin kerīmin / ƶī ḳuvvetin ǐnde ƶī l-ǎrşi mekīnin / muTāǐn ṧemme emīnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّهُinnehuşüphesiz o
2لَقَوْلُle ḳavluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesözüdür
3رَسُولٍrasūlinر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir resul
4كَرِيمٍkerīminك ر مÜretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmakdeğerli
1ذِيƶīsahibidir
2قُوَّةٍḳuvvetinق و يGüçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin - çöl/vahşi doğa sakinleri (qawiya fiilinden türetilmiştir, bu da ıssız veya terk edilmiş hale gelmek anlamına gelir).güç
3عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
4ذِيƶīsahibi
5الْعَرْشِl-ǎrşiع ر شİnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik.Arşın
6مَكِينٍmekīninم ك نBirine yer vermek, bir konuta yerleştirmek veya kurmak, birinin bir şeyi yapmasını sağlamak veya yetkilendirmekyücedir
1مُطَاعٍmuTāǐnط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ita'at edilendir
2ثَمَّṧemmeorada
3اَمِينٍemīninا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangüvenilendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kuvvetlidir, arş sâhibinin katında kadri yüce.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kuvvetlidir, arş sâhibinin katında kadri yüce.

Adem Uğur

O elçi güçlü, Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında çok itibarlıdır.

Ahmed Hulusi

Kuvvet sahibi (bir Rasulün)! Arş sahibi'nin indinde güvencede!

Ahmet Tekin

Arş’ın, sınırsız kudret ve iktidar makamının sahibinin yanında güçlü ve itibarlı bir elçinin dilinden size ulaşan ilâhi bir kelâmdır.

Ahmet Varol

Kuvvet sahibi; Arşın sahibinin katında itibarlı (bir elçinin).

Ali Bulaç

(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi katında şereflidir.

Ali Fikri Yavuz

Bir elçi ki, pek kuvvetlidir. Arşın sahibi (Allah) katında yüksek bir mevki sahibidir.

Ali Rıza Safa

Güçlüdür; Egemen Erkin Sahibinin katında saygınlığı vardır.

Bayraktar Bayraklı

- Kur'an kesinlikle değerli bir elçinin/Cebrail'in peygambere ilettiği sözdür. Arşın sahibinin katında güçlü ve değerli elçinin/Cebrail'in -ki o yüksek makam sahibidir-.

Bekir Sadak

(19-21) Bu Kuran, arsin sahibi katinda degerli, guclu, sozu dinlenen ve guvenilen serefli bir elcinin getirdigi sozdur.

Celal Yıldırım

(19-20) Muhakkak o (Kur'ân), yüce şerefli, Arş'ın sahibi yanında güçlü ve kudretli bir elçinin sözüdür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(19-20) O Kur’an gerçekten değerli, güçlü ve arşın sahibi katında itibarlı bir elçinin sözüdür.

Diyanet İşleri

(19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

Diyanet İşleri (eski)

(19-21) Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.

Diyanet Vakfi

(19-20) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında itibarlı bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O elçi, pek güçlü, Arş'ın sahibinin katında itibarlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir Resul ki pek kuvvetli, metin, Zül'arş'ın nezdinde mekin

Erhan Aktaş

Güç sahibi, arşın sahibi yanında itibarlıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Güç sahibi, arşın sahibi yanında itibarlıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Güç sahibi, arşın sahibi yanında itibarlıdır.

Fizilal-il Kuran

Kuvvet sahibidir. Arşın sahibi Allah katında yücedir.

Gültekin Onan

(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi katında şereflidir.

Hamdi Döndüren

(Bu elçi) güçlü ve Arş’ın sahibinin katında yüksek bir itibar sahibidir.

Hasan Basri Çantay

(Bir elçi ki) çetin bir kudrete maliktir. Arşın saahibi (olan Allah) nezdinde çok i'tibarlıdır.

Hasib Asutay

(O elçi) güçlüdür, arşın sahibi (Allah) katında itibarlıdır.

Hayrat Neşriyat

(O elçi) pek kuvvetlidir; arşın sâhibi (Allah’ın) katında çok i'tibarlıdır.

İbni Kesir

Arş'ın sahibi katında değerlidir ve güçlüdür.

Mehmet Okuyan

(O elçi), arşın sahibi (olan Allah) katında itibarlı (sözü dinlenen ve kendisine güvenilen)dir.

Muhammed Esed

güç bahşedilmiş, kudret ve egemenlik tahtının Sahibi nezdinde emin kılınmış,

Mustafa İslamoğlu

Arş'ın sahibi katından ona hem güç hem de makam bahşedilmiştir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Büyük bir kuvvet sahibidir, arş'ın sahibi nezdinde âlî bir makama nâildir.

Ömer Öngüt

O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibi katında itibarlıdır.

Suat Yıldırım

O Elçi ki çok kuvvetlidir. Yüce Arş sahibi Allah’ın nezdinde pek itibarlıdır.

Süleyman Ateş

(O elçi,) Güçlüdür, Arşın sahibi (Allah) katında yücedir.

Süleymaniye Vakfı

Güçlü ve arşın/ yönetim merkezinin sahibi yanında itibarlı olan,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Güçlü… Bütün yönetimin (arşın) sahibi yanında itibarlı,

Şaban Piriş

Güçlü, Arşın sahibi yanında itibarlı..

Tefhim-ul Kuran

(Bu elçi,) Bir güç sahibidir; arşın sahibi katında şereflidir.

Ümit Şimşek

Bir elçi ki pek kuvvetli, Arş Sahibi katında itibarlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Çok güçlüdür o elçi, Arş sahibinin katında saygındır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O elçi ki, qüvvətlidir, Ərşin sahibi yanında böyük hörmət sahibidir,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Elə bir elçi ki) çox qüvvətlidir; ərşin sahibi (Allah) yanında çox hörmətlidir (izzətlidir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

der beim allmächtigen Herrn Ansehen und Würde genießt,

Almanca — Der Edle Quran

Besitzer von Kraft und beim Herrn des Thrones in Ansehen,

Almanca — M. A. Rassoul

der mit Macht begabt ist bei dem Herrn des Throns und in Ansehen steht

Almanca — Muhammad Zaidan

der Kraft und Ansehen bei Demjenigen von Alʹahrsch hat,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He is quite powerful and he is endued from the Throne of grace with high esteem;

Abdul Haleem

who possesses great strength and is held in honour by the Lord of the Throne––

Abdullah Yusuf Ali

Endued with Power, with rank before the Lord of the Throne,

Abul A'la Maududi

one mighty and held in honour with the Lord of the Throne;

Aisha Bewley

possessing great strength, securely placed with the Lord of the Throne,

Al-Hilali & Khan

Owner of power, (and high rank) with (Allâh), the Lord of the Throne,

Ali Quli Qarai

powerful and eminent with the Lord of the Throne,

Amatul Rahman Omar

Possessor of power, occupying a (glorious) secure position with the Lord of the Throne,

Arthur John Arberry

having power, with the Lord of the Throne secure,

Bijan Moeinian

Established with might by the Lord of the dominion.

E. Henry Palmer

mighty, standing sure with the Lord of the throne,

Edip-Layth

With power and influence from the One of the throne.

George Sale

endued with strengeth, of established dignity in the sight of the possessor of the throne,

Hamid S. Aziz

The possessor of power and high rank with the Lord of the Throne,

Mahmoud Ghali

Owning power, established in the Providence of The Owner of the Throne,

Marmaduke Pickthall

Mighty, established in the presence of the Lord of the Throne,

Mohamed Ahmed - Samira

Full of power, well-established (in position) with the Lord and Master of the Throne,

Muhammad Asad

with strength endowed, secure with Him who in almightiness is enthroned

Mustafa Khattab

full of power, held in honour by the Lord of the Throne,

Progressive Muslims

With power and influence from the One of the throne.

Sahih International

[Who is] possessed of power and with the Owner of the Throne, secure [in position],

Sam Gerrans

Possessor of power, with the Lord of the Throne secure,

Shabbir Ahmed

Strengthened by Him Who is enthroned in His Almightiness of Supreme Control.

Syed Vickar Ahamed

Given the power with rank before the Lord of the Throne,

Taqi Usmani

the one possessing power and a high status with the Lord of the Throne,

The Monotheist Group

With power and influence from the One upon the Throne.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

doué dʹune grande force, et ayant un rang élevé auprès du Maître du Trône,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedanhêz e, li cem Xwedanê Erş xwedî cih û qedirbilind e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Begaafd met kracht, en met waardigheid in het aangezicht van den bezitter van den troon,

Hollandaca — Siregar

Een bezitter van kracht die een ereplaats heeft bij de Bezitter van de Troon.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

обладающего силой (для исполнения повелений), и при Владыке Трона [при Аллахе] занимающего высокое положение,

Rusça — Osmanov

обладателя силы при Властителе Трона, могущественного,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

en som äger stor makt och vars plats är nära Herren till allmaktens tron,