Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِنِينَ عَلَى الْقِتَالِ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُوا اَلْفًا مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ

yā eyyuhā n-nebiyyu HarriDi l-mu'minīne ǎlā l-ḳitāli in yekun minkum ǐşrūne Sābirūne yeğlibū miAeteyni ve in yekun minkum miAetun yeğlibū elfen mine (e)lleƶīne keferū bi ennehum ḳavmun lā yefḳahūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2النَّبِيُّn-nebiyyuن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebi
3حَرِّضِHarriDiح ر ضZayıflamak, düzensiz olmak, müsrif olmak, hastalanmak, yorgun olmak, ölüm noktasında yorgun düşmek, aşırı üzüntü veya aşktan tükenmek, sürekli üzüntüden ölüm noktasına gelmek, uzun süreli zihin huzursuzluğu ve hastalık çekmek, bulunduğu yerden kalkamamak veya ayrılamamak, düşük seviyeli veya bayağı veya kötü olmak, ihmal edilmek veya terk edilmek, hiçbir iyiliğe sahip olmamak, birini kışkırtmak/teşvik etmek/kışkırtmak, birini coşkuya veya kavgaya kışkırtmak, kumar oklarıyla oynama veya karıştırmada başkasıyla yarışmak, işe sürekli veya sebatla kendini adamak, kendini veya kendi ruhunu bozmak veya mahvetmek.teşvik et
4الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minleri
5عَلَىǎlā
6الْقِتَالِl-ḳitāliق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaksavaşa
7اِنْineğer
8يَكُنْyekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolursa
9مِنْكُمْminkumsizden
10عِشْرُونَǐşrūneع ش رOnda birini almak, dokuza bir ekleyerek on yapmak, onuncu olmak. ashrun/asharun (d.), asharatun/ashratun (e.): on, onyıl, üçten ona kadar olan dönem. Yirmiden sonra dişil ve eril arasında fark yoktur. ashara - arkadaşlık etmek, birlikte yaşamak, birinin toplumunu geliştirmek, tanıdık olmak. ashirun - yoldaş, ashiratun - akraba, ma'sharun - topluluk, ırk, kalabalık, yakın iletişim içinde yaşayanlar (çoğul: ashair).yirmi (kişi)
11صَابِرُونَSābirūneص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.sabreden
12يَغْلِبُواyeğlibūغ ل بÜstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli.yenerler
13مِائَتَيْنِmiAeteyniم ا يYüz (100)iki yüz(kafir)i
14وَاِنْve inve eğer
15يَكُنْyekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolursa
16مِنْكُمْminkumsizden
17مِائَةٌmiAetunم ا يYüz (100)yüz (kişi)
18يَغْلِبُواyeğlibūغ ل بÜstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli.yenerler
19اَلْفًاelfenا ل فBir şeye bağlı kalmak, sık sık ziyaret etmek, alışkanlıkla başvurmak, bir şeye aşina olmak veya alışmak, sosyal/arkadaşça/dostça olmak, sevmek/onaylamak/dostane olmak, korumak/güvence altına almak, güvenlikten sorumluluğu içeren anlaşma/yükümlülük. Birleştirmek veya bir araya getirmek, birlik/ittifak/anlaşma durumu, birleşme veya arkadaşlığa sebep olmak, toplamak/bağlamak/birleştirmek/birleşmek. Bin olmak. İyi bilinen belirli bir yuvarlak sayı.bin (kişiyi)
20مِنَmine-den
21الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler-
22كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafir(ler)
23بِاَنَّهُمْbi ennehumçünkü onlar
24قَوْمٌḳavmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir topluluktur
25لَا
26يَفْقَهُونَyefḳahūneف ق هİlahi kanunda öğrenmiş, yetenekli, kavrayışlı olmak, bir şeyi anlamak.anlamaz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey Peygamber, inananları savaşa teşvik et. Sizden yirmi tane sabırlı er bulunsa onların iki yüzüne üst gelir ve siz yüz kişi olsanız kâfirlerin bin tânesine üst olursunuz, çünkü onlar, hiçbir şeyden anlamaz bir topluluktur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey Peygamber, inananları savaşa teşvik et. Sizden yirmi tane sabırlı er bulunsa onların iki yüzüne üst gelir ve siz yüz kişi olsanız kâfirlerin bin tânesine üst olursunuz, çünkü onlar, hiçbir şeyden anlamaz bir topluluktur.

Adem Uğur

Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

Ahmed Hulusi

Ey Nebi! İman edenleri harbe teşvik et! Eğer sizden sabreden yirmi (kişi) olursa, iki yüze galip gelirler. . . Şayet sizden yüz (kişi) olursa, hakikat bilgisini inkar edenlerden bine (kişiye) galip gelirler. . . Onlar anlayışsız bir topluluktur!

Ahmet Tekin

Ey Peygamber, hesap edilmeyen tehlikeleri önlemek, sıkıntıları kolaylaştırmak için mü’minleri savaşa, savaşa hazırlıklı olmaya tekrar tekrar teşvik et. Sizden sabırlı, eğitimli, kararlı, cesur yirmi kişilik özel bir birlik oluşursa, iki yüz kâfire galip gelirler; sizden yüz kişilik özel bir birlik oluşursa, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile küfre saplananlardan bin kişiye gâlip gelirler. Bu, onların hakkı ve âkıbeti düşünmeyen anlayışı kıt bir toplum olmalarından ileri gelmektedir.

Ahmet Varol

Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı yirmi kişi olursa iki yüz kişiyi yener. Eğer sizden yüz kişi olursa inkar edenlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

Ali Bulaç

Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kafirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.

Ali Fikri Yavuz

Ey Peygamber; müminleri savaşa teşvik et. İçinizden sabır ve sebat edecek yirmi kişi bulunursa, onlar iki yüz kişiye galebe ederler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiye galebe çalarlar. Çünkü onlar, gerçeği ve neticeyi anlayamıyan bir kavimdirler. (Müslümanların çoğalması ile bu âyeti kerimenin hükmü, bundan sonra gelen şu âyeti kerime ile nesh edilmiştir.)

Ali Rıza Safa

Ey peygamber! İnananları, savaşa yüreklendir. Aranızda dirençli yirmi olsa, iki yüze üstün gelir. Aranızda yüz olsa, nankörlük edenlerden bine üstün gelir. Çünkü onlar, anlamayan bir toplumdur.

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kafire galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kafir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

Bekir Sadak

(65-66) Muminleri savas icin costur. Sizin sabirli yirmi kisiniz onlardan ikiyuz kisiyi yener. Sizin yuz kisiniz, inkar edenlerden bin kisiyi yener; cunku onlar anlayissiz bir guruhtur. simdi Allah yukunuzu hafifletti, zira icinizde zaf bulundugunu biliyordu. Sizin sabirli yuz kisiniz onlardan ikiyuz kisiyi yener; sizin bin kisiniz, Allah'in izniyle, ikibin kisiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.

Celal Yıldırım

Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa tahrik ve teşvîk et. Sizden sabreden yirmi kişi olursa, ikiyüz kişiyi yenip alteder. Sizden yüz kişi olursa, o küfredenlerden bin kişiyi yenip alteder. Çünkü onlar (hakkın gücünü, ilâhî kudretin üstünlüğünü) idrâk etmeyen anlayışsız bir topluluktur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey peygamber! Müminleri savaşa teşvik et! Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa inkâr edenlerden iki yüz kişiyi yener, sizden yüz kişi olursa bin kişiyi yener; çünkü onlar yaptıklarının bilincinde olmayan bir topluluktur

Diyanet İşleri

Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

Diyanet İşleri (eski)

(65-66) Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.

Diyanet Vakfi

Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey peygamber, mü'minleri cihada teşvik et! Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa ikiyüz kişinin üstesinden gelir ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden binini alteder. Çünkü onlar, gerçeği kavrayamayan anlayışsız bir topluluktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o Peygamber! Mü'minleri cihade teşvik eyle, eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galebe ederler ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden birine galebe ederler, çünkü onlar hakkı ve akıbeti iyi idrak etmez fıkıhsız bir kavmdirler

Erhan Aktaş

Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, Kafirlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz bir halktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, Kafirlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz bir halktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Nebi! Mü'minleri savaşmaya cesaretlendir. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelir. Eğer sizden yüz kişi bulunursa, gerçeği yalanlayan nankörlerden bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar gerçekten anlamaz bir topluluktur.

Fizilal-il Kuran

Ey peygamber, mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer sizden yirmi sabırlı kişi olursa bunlar iki yüz kâfiri yenerler. Eğer sizden yüz kişi olsa, bunlar bin kâfiri yenerler. Çünkü onlar anlayışsız, bilinçsiz bir güruhtur.

Gültekin Onan

Ey Peygamber, müminleri savaşa karşı hazırlayıp teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, küfredenlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan (la yefkahun) bir topluluktur.

Hamdi Döndüren

Ey peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et! Öyle ki içinizden sabırlı yirmi kişi olursa, onlar iki yüz kişiyi yenerler; içinizden yüz kişi olursa, onlar inkâr edenlerden bin kişiyi yenerler. Çünkü onlar, gerçekten anlamayan bir topluluktur.

Hasan Basri Çantay

Ey peygamber, mü'minleri harbe teşvik et. Eğer içinizden sabr-u sebata malik yirmi (kişi) bulunursa onlar iki yüze galebe ederler. Eğer sizden yüz (kişi) olursa kafirlerden binini yener. Çünkü onlar anlamazlar güruhudur.

Hasib Asutay

Ey peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi (kişi) bulunursa iki yüz (kâfir)e üstün gelir. Eğer sizden yüz (sabırlı kişi) olursa, kâfir olanlardan binine üstün gelir. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.

Hayrat Neşriyat

Ey peygamber! Mü’minleri savaşa (cihâda) teşvîk et! Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, (müşriklerden) iki yüz kişiye galib gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, inkâr edenlerden bin kişiye galib gelirler; çünki gerçekten onlar (hakikati) anlamayan bir kavimdir.

İbni Kesir

Ey Peygamber; mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi bulunursa; ikiyüz kişiyi mağlup ederler. Eğer sizden yüz kişi bulunursa; küfretmiş olanlardan binini mağlup ederler. Çünkü onlar, anlamazlar güruhu dur.

Mehmet Okuyan

Ey Peygamber! (Saldırıya karşılık) müminleri savaşa teşvik et! Sizden sabırlı yirmi (kişi) olursa, iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden yüz (kişi) olursa, (gerçeği) anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyle kâfir olanlardan bin (kişiy)e galip gelebilir.

Muhammed Esed

Ey Peygamber! İnananları, kavgada ölüm korkusunu alt etmeleri yönünde (şöyle) yüreklendir: Sizden zor durumlara göğüs germesini bilen yirmi kişi çıkarsa, bunlar iki yüz kişiyi tepele(yebil)melidir; sizden böyle yüz kişi çıkarsa, hakkı inkara kalkışanlardan bin kişiyi tepele(yebil)melidir; çünkü onlar bunu kavrayamayan bir güruhturlar.

Mustafa İslamoğlu

Sen ey Peygamber! Savaşta ölüm korkusunu yenmeleri için inananları yüreklendir: Eğer sizden dirençli yirmi kişi olursa, bunlar iki yüz kişiyi alt eder; yok eğer sizden yüz kişi olursa, inkarda direnenlerden bin kişiyi alt eder: çünkü onlar derin kavrayıştan mahrum bir yığındırlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey Peygamber! Mü'minleri cihada teşvik et. Eğer sizden sabredici yirmi kişi olsa iki yüze galip olurlar. Ve eğer sizden yüz kişi olsa, kâfir olanlardan bine galip gelirler. Çünkü onlar şüphe yok ki, hakkı anlamaz bir kavimdirler.

Ömer Öngüt

Ey Peygamber! Müminleri savaş için coştur. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, onlardan ikiyüz kâfire galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlayışsız bir gürûhtur.

Suat Yıldırım

Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden tam sabırlı yirmi kişi olursa, iki yüz kişiye galip gelir ve eğer siz müminlerden yüz kişi olursa, kâfirlerden bin kişiyi mağlup eder; çünkü o kâfirler gerçeği ve âkıbeti anlamayan bir güruhtur.

Süleyman Ateş

Ey peygamber, mü'minleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabreden yirmi kişi olursa, iki yüz(kafir)i yenerler. Sizden yüz kişi olursa, kafirlerden bin kişiyi yenerler. Çünkü kafirler, anlamaz bir topluluktur.

Süleymaniye Vakfı

Ey Nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı /duruşunu bozmayan yirmi kişi olursa, iki yüz kişiyi yener; içinizden yüz kişi olursa onlar da kafirlik edenlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar (direnç göstermenin önemini) kavrayamayan bir topluluktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey nebi! Müminleri savaşa teşvik et. Sizden sabırlı yirmi kişi olursa, ikiyüz kişiyi yener. İçinizden sabırlı yüz kişi de kafirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar, anlayışsız bir topluluktur.

Şaban Piriş

-Ey Peygamber! Müminleri savaş için hırslandır. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan iki yüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz kafirlerden bin kişiyi yener. Çünkü onlar anlayışsız bir toplumdur.

Tefhim-ul Kuran

Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, bunlar da kâfirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.

Ümit Şimşek

Ey Peygamber! Mü'minleri savaşa teşvik et. Sizden yirmi sabırlı kişi olsa, iki yüz kişiye üstün gelir. Sizden yüz kişi de kâfirlerden bin kişiye üstün gelir; çünkü onlar anlayıştan yoksun bir güruhtur.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey Peygamber! Müminleri çarpışmaya teşvik et! Sizden sabırlı yirmi kişi olsa, küfre sapanların iki yüzüne galip gelir; sizden yüz kişi olsa, onların binine galebe çalar. Çünkü onlar gereğince anlamayan bir topluluktur.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ya Peyğəmbər! Möʼminləri döyüşə həvəsləndir (təşviq et). İçərinizdə iyirmi səbirli kişi olsa, iki yüz kafirə, yüz səbirli kişi olsa, min kafirə qalib gələr. Çünki onlar (həqiqətən, Allahın möʼminlərə olan köməyini) anlamayan bir tayfadır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O Prophet! Ermutige die Gläubigen zum Kampf! Wenn es unter euch zwanzig Standhafte gibt, werden sie zweihundert Ungläubige besiegen. Wenn es hundert Standhafte sind, werden sie tausend Ungläubige besiegen, weil sich die Ungläubigen des Verstandes nicht bedienen.

Almanca — Der Edle Quran

O Prophet, sporne die Gläubigen zum Kampf an! Wenn es unter euch zwanzig Standhafte gibt, werden sie zweihundert besiegen. Und wenn es unter euch hundert gibt, werden sie Tausend von denen, die ungläubig sind, besiegen, weil sie Leute sind, die nicht verstehen.

Almanca — M. A. Rassoul

O Prophet, feuere die Gläubigen zum Kampf an. Sind auch nur zwanzig unter euch, die Geduld haben, so sollen sie zweihundert überwältigen; und sind einhundert unter euch, so werden sie eintausend von denen überwältigen, die ungläubig sind, weil das ein Volk ist, das nicht begreift.

Almanca — Muhammad Zaidan

Prophet! Ermuntere die Mumin zum bewaffneten Kampf! Wenn es unter euch zwanzig gibt, die sich in Geduld üben, besiegen sie zweihundert. Und wenn 1 es unter euch einhundert gibt, besiegen sie eintausend von denjenigen, die Kufr betrieben haben, weil sie Leute sind, die nicht begreifen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you the Prophet: Urge the Muslims to action; twenty of you exercising patience and standing firm shall vanquish two hundred, and if there are a hundred of such a caliber, they shall defeat a thousand of the infidels who are fighting against the truth because they are characterized with dullness of comprehension.

Abdul Haleem

Prophet, urge the believers to fight: if there are twenty of you who are steadfast, they will overcome two hundred, and a hundred of you, if steadfast, will overcome a thousand of the disbelievers, for they are people who do not understand.

Abdullah Yusuf Ali

O Prophet! rouse the Believers to the fight. If there are twenty amongst you, patient and persevering, they will vanquish two hundred: if a hundred, they will vanquish a thousand of the Unbelievers: for these are a people without understanding.

Abul A'la Maududi

O Prophet! Rouse the believers to fighting. If they be twenty of you who persevere they shall vanquish two hundred; and if there be of you a hundred, they shall vanquish a thousand of those who disbelieve, for they are a people who lack understanding.

Aisha Bewley

O Prophet! spur on the muminun to fight. If there are twenty of you who are steadfast, they will overcome two hundred; and if there are a hundred of you, they will overcome a thousand of those who are kafir, because they are people who do not understand.

Al-Hilali & Khan

O Prophet (Muhammad صلى الله عليه وسلم)! Urge the believers to fight. If there are twenty steadfast persons amongst you, they will overcome two hundreds, and if there be a hundred steadfast persons they will overcome a thousand of those who disbelieve, because they (the disbelievers) are people who do not understand.

Ali Quli Qarai

O Prophet! Urge on the faithful to fight: If there be twenty patient men among you, they shall overcome two hundred; and if there be a hundred of you, they shall overcome a thousand of the faithless, for they are a lot who do not understand.

Amatul Rahman Omar

O Prophet! urge the believers frequently and strongly to (defensive) fighting. If there be of you twenty steadfast, they shall overcome two hundred and if there be a hundred of you they shall overcome a thousand of those who disbelieve, because these are a people devoid of understanding.

Arthur John Arberry

O Prophet, urge on the believers to fight. If there be twenty of you, patient men, they will overcome two hundred; if there be a hundred of you, they will overcome a thousand unbelievers, for they are a people who understand not.

Bijan Moeinian

O Prophet, lift the spirit of the believers to fight. Let them know that twenty of them can overcome two hundred enemies with perseverance. The same is true for one hundred with such an attitude who can easily defeat one thousand of disbelievers as the latter do not understand [why they are fighting and consequently suffer from lack of morale.]

E. Henry Palmer

O thou prophet! urge on the believers to fight. If there be of you twenty patient men, they shall conquer two hundred; if there be of you a hundred, they shall conquer a thousand of those who misbelieve, because they are a people who did not discern.-

Edip-Layth

O prophet, urge those who acknowledge to battle. If there are twenty of you who are patient, they will defeat two hundred. If there are one hundred of you, they will defeat one thousand from amongst those who reject; that is because they are a people who do not reason.

George Sale

O prophet, stir up the faithful to war: If twenty of you persevere with constancy, they shall overcome two hundred, and of there be one hundred of you, they shall overcome a thousand of those who believe not; because they are a people which do not understand.

Hamid S. Aziz

O you Prophet! Urge on the believers to fight. If there be of you twenty steadfast men, they shall overcome two hundred; if there be of you a hundred, they shall overcome a thousand of those who disbelieve, because they are a people without understanding (or discernment).

Mahmoud Ghali

O you Prophet, exhort the believers to the fight. In case there are twenty of you, patient (men), they will overcome two hundred; and in case there are a hundred of you, they will overcome a thousand of the ones who have disbelieved for that they are a people who do not comprehend.

Marmaduke Pickthall

O Prophet! Exhort the believers to fight. If there be of you twenty steadfast they shall overcome two hundred, and if there be of you a hundred (steadfast) they shall overcome a thousand of those who disbelieve, because they (the disbelievers) are a folk without intelligence.

Mohamed Ahmed - Samira

O Prophet, urge the faithful to fight. If there are twenty among you with determination they will vanquish two hundred; and if there are a hundred then they will vanquish a thousand unbelievers, for they are people devoid of understanding.

Muhammad Asad

O Prophet! Inspire the believers to conquer all fear of death when fighting, [so that,] if there be twenty of you who are patient in adversity, they might overcome two hundred; and [that,] if there be one hundred of you, they might overcome one thousand of those who are bent on denying the truth, because they are people who cannot grasp it.

Mustafa Khattab

O Prophet! Motivate the believers to fight. If there are twenty steadfast among you, they will overcome two hundred. And if there are one hundred of you, they will overcome one thousand of the disbelievers, for they are a people who do not comprehend.

Progressive Muslims

O prophet, urge the believers to fight. If there are twenty of you who are patient, they will defeat two hundred. And if there are one hundred of you, they will defeat one thousand from amongst those who reject; that is because they are a people who do not comprehend.

Sahih International

O Prophet, urge the believers to battle. If there are among you twenty [who are] steadfast, they will overcome two hundred. And if there are among you one hundred [who are] steadfast, they will overcome a thousand of those who have disbelieved because they are a people who do not understand.

Sam Gerrans

O Prophet: rouse thou the believers to fight: if there be of you twenty patient, they will defeat two hundred; and if there be of you a hundred, they will defeat a thousand of those who ignore warning, because they are people who understand not.

Shabbir Ahmed

O Prophet! Inspire the believers to conquer all fear of death when fighting in the Cause of Allah. So that if there be twenty of you who are patient in adversity, they might overcome two hundred; and if there be one hundred of you, they might overcome one thousand of those who are bent upon denying the Truth. This is because the rejecters cannot grasp the Eternal rewards that infuse enthusiasm in the believers.

Syed Vickar Ahamed

O Prophet! Make ready the believers to the fight. If there are twenty from you, (who are) steadfast (patient and persevering) persons, they will defeat two hundred: If there be a hundred steadfast persons from you, they will defeat a thousand of the disbelievers: Because these are the people without understanding.

Taqi Usmani

O Prophet, rouse the believers to fighting. If there are twenty among you, who are patient, they will overcome two hundred; and if there are one hundred among you, they will overcome one thousand of those who disbelieve, because they are a people who do not understand.

The Monotheist Group

O prophet, urge the believers to fight. If there are twenty of you who are patient, they will defeat two hundred. And if there are one hundred of you, they will defeat one thousand from among those who reject; that is because they are a people who do not understand.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O Prophète, incite les croyants au combat. Sʹil se trouve parmi vous vingt endurants, ils vaincront deux cents; et sʹil sʹen trouve cent, ils vaincront mille mécréants, car ce sont vraiment des gens qui ne comprennent pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ey Pêxember! Li hember (kafiran) nav di bawermendan bide, wan li ser şer germ bike. Eger ji we bîst kesên sebirkêş hebin ew ê zora du sed kesên (kafir) bibin, eger ji we sed kes hebin ew ê zora hezar kesê kafir bibin. Lewra ew birastî qewmekî tênegihêj in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

O profeet, spoor de gelovigen aan tot de strijd. Als er onder jullie twintig zijn die volhouden, dan zullen zij er tweehonderd overwinnen en als er onder jullie tweehonderd zijn, dan zullen zij duizend van hen die ongelovig zijn overwinnen, omdat dat mensen zijn die geen begrip hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O profeet! zet de geloovigen tot oorlog aan; indien twintig uwer volhardend zijn, zullen zij twee honderd overwinnen, en indien er een honderd van u zijn, zullen zij duizend overwinnen van degenen die niet gelooven, daar zij een volk zijn dat niet begrijpt.

Hollandaca — Siregar

O Profeet, spoor de gelovigen aan tot het gevecht. Als er onder jullie twintig zijn die geduldig zijn, dan zullen zij er tweehonderd verslaan. En als er onder jullie honderd zijn, dan zullen zij er duizend verslaan van degenen die ongelovig zijn, omdat zij een volk zijn dat niet begrijpt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О, Пророк! Побуждай верующих к сражению. Если будет среди вас двадцать терпеливых (которые проявят терпение при встрече с врагами), то они победят две сотни (неверующих); а если будет среди вас сотня (терпеливых), то они победят тысячу тех, которые стали неверными, потому что они [неверующие] – люди (которые) не понимают (что Аллах приготовил для тех, кто усердствует на Его пути) (и сами эти неверующие воюют лишь для того, чтобы обрести власть и затем распространять на земле порочность).

Rusça — Osmanov

О Пророк! Воодушевляй верующих сражаться [с неверными]. Двадцать стойких из вас одолеют две сотни [неверных]; если же вас будет сто [стойких], они одолеют тысячу неверных, так как неверные - люди неразумеющие.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Profet! Inge de troende lugn och dödsförakt inför striden! Om det finns tjugo bland er som håller stånd skall de besegra tvåhundra, och finns det hundra bland er kommer de att besegra tusen av förnekarna, därför att de är människor som inte kan inse (sanningen).