Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.
كَمَا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّ فَرِيقًا مِنَ الْمُؤْمِنِينَ لَكَارِهُونَ
ke mā eḣraceke rabbuke min beytike bi l-Haḳḳi ve inne ferīḳan mine l-mu'minīne le kārihūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Nasıl ki Rabbin, seni hak uğruna evinden çıkarmıştı ve şüphe yok ki inananların bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Nasıl ki Rabbin, seni hak uğruna evinden çıkarmıştı ve şüphe yok ki inananların bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.
Adem Uğur
(Onların bu hali,) müminlerden bir gurup kesinlikle istemediği halde, Rabbinin seni evinden hak uğruna çıkardığı (zamanki halleri) gibidir.
Ahmed Hulusi
Nitekim Rabbin seni, Hakk'ı yaşatarak (duygusallıktan değil) evinden çıkardığında, gerçekten iman edenlerden bir bölümü bundan hoşlanmıyorlardı.
Ahmet Tekin
Bedir ganimetlerinin dağıtımı sırasındaki ashabın tavrı, Rabbinin seni hak uğrunda, sorumluluğun gereği haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak evinden, şehrinden Bedir’e doğru yola çıkardığı andaki tavırlarına benziyor. Mü’minlerden bir grup senin bu tutumundan hiç hoşlanmamıştı.
Ahmet Varol
Nitekim Rabbin seni hak üzere evinden çıkardığı zaman da mü'minlerden bir grup isteksizdi. [1]
Ali Bulaç
Rabbin seni evinden hak uğrunda (savaşa) çıkardığında mü'minlerden bir grup isteksizdi.
Ali Fikri Yavuz
Ganimetlerin taksiminden bazı kimselerin hoşlanmayışı, Rabbin seni hak uğrunda (savaş için) evinden çıkardığı hale benzer. Çünkü müminlerden bir topluluk muhakkak ki (Savaşa çıkmak) istemiyorlardı.
Ali Rıza Safa
Efendin, seni, evinden gerçek için çıkardığında, inananların arasından bir küme bundan hoşlanmamıştı.
Bayraktar Bayraklı
Hani, müminlerden bir grup tamamen isteksiz olmasına rağmen Rabbin seni hak uğruna öz yurdundan çıkartmıştı.
Bekir Sadak
Nitekim, Rabbin seni hak ugrunda evinden savas icin cikarmisti, oysa muslumanlarin bir takimi bundan hoslanmamisti.
Celal Yıldırım
Nitekim Rabbin seni hak uğrunda (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı da mü'minlerden bir kısmı bundan hoşlanmamış, isteksizlik göstermişlerdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Nitekim müminlerden bir kısmı isteksiz oldukları halde rabbin seni, doğru bir kararla evinden savaşa çıkarmıştı.
Diyanet İşleri
Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.
Diyanet İşleri (eski)
Nitekim, Rabbin seni hak uğrunda evinden savaş için çıkarmıştı, oysa müslümanların bir takımı bundan hoşlanmamıştı.
Diyanet Vakfi
(Onların bu hali,) müminlerden bir gurup kesinlikle istemediği halde, Rabbinin seni evinden hak uğruna çıkardığı (zamanki halleri) gibidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Nitekim Rabbin seni, hak uğruna savaşmak için evinden çıkarmıştı. Oysa müslümanların bir kısmı o zaman bundan hoşlanmamışlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Nitekim Rabbin seni hak uğruna savaşmak için evinden çıkardı. Oysa mü'minlerden bir kısmı ise istemiyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nasıl ki: rabbın seni hakk uğruna evinden çıkardı ve mü'minlerden bir kısmı ise istemiyorlardı
Erhan Aktaş
Keza, Rabb'in Hakk uğruna seni evinden çıkardı. Oysa Mü'minlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Keza, Rabb'in hakk uğruna seni evinden çıkardı. Oysa Mü'minlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Keza, Rabb'in hakk uğruna seni evinden çıkardı. Oysa mü'minlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.
Fizilal-il Kuran
(Ganimetlerin bölüşümü sırasında karşılaştığın bu hoşnutsuzluk) tıpkı mü'minlerin bir kesimi istemediği halde Rabbinin seni hak uğruna savaşmak için evinden çıkarmasına benzer.
Gültekin Onan
Rabbin seni evinden hak uğrunda (savaşa) çıkardığında inançlılardan bir grup isteksizdi.
Hamdi Döndüren
Nitekim Rabbin seni, gerçek uğrunda evinden çıkardığı zaman, mü’minlerden bir kısmı bundan hoşlanmamışlardı!
Hasan Basri Çantay
("Bedir" ganimetlerinin taksiminden ba'zıları nasıl hoşlanmadılarsa) Rabbin seni hak uğrunda evinden (harbe) çıkardığı zaman da (hal böyle idi.) Çünkü mü'minlerden bir zümre muhakkak ki isteksizdirler.
Hasib Asutay
Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak için) evinden çıkarmıştı. Müminlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.
Hayrat Neşriyat
(Onların ganîmetler hakkındaki ihtilâfı) şu hâle benzer ki, Rabbin seni evinden hak uğruna (da'vân adına) çıkarmıştı da, (sâdece kervan için çıkıp, bir cihad emriyle karşılaşınca) doğrusu mü’minlerden bir kısmı (buna) gerçekten isteksizlerdi.
İbni Kesir
Nitekim Rabbın; seni evinden hak uğruna çıkarmıştı. Halbuki mü'minlerden bir zümre bundan hoşlanmamışlardı.
Mehmet Okuyan
Nitekim müminlerden bir grup istemediği hâlde, Rabbin seni bir amaç uğrunda (Bedir Savaşı için) evinden çıkarmıştı.
Muhammed Esed
Sanki Rabbin seni, inananlardan bazıları buna karşı oldukları halde, hak yolunda (savaşmak üzere) evinden çıkarmış gibi,
Mustafa İslamoğlu
Tıpkı, Rabbin seni hakikat yoluna (savaşmak için) evinden çıkardığında inananlardan kimileri bundan nasıl hoşlanmadılarsa;
Ömer Nasuhi Bilmen
Nasıl ki, Rabbin seni hak uğrunda evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir kısmı ise şüphe yok ki, bunu hoş görmüyorlardı.
Ömer Öngüt
Nitekim Rabbin seni hak uğrunda evinden savaş için çıkarmıştı. Oysa müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamış, isteksizlik göstermişti.
Suat Yıldırım
(5-6) Nitekim pek yerinde ve gerekli bir iş için Rabbin seni evinden çıkardığı zaman da, müminlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı. Gerçek apaçık meydana çıktıktan sonra bile, onlar bu hususta seninle münakaşa ediyorlardı; sanki göz göre göre ölüme sevk ediliyorlardı.
Süleyman Ateş
(Ganimetlerin bölüştürülmesinde bazı kimselerin hoşnutsuzluk göstermesi, daha önce, Bedir Savaşı'na çıkmanı hoş görmeyenlerin durumuna benzer). Nitekim hak uğruna (savaşa gitmek için) Rabbin seni, evinden çıkardığı zaman, mü'minlerden birtakımı, bundan hoşlanmıyordu.
Süleymaniye Vakfı
Nitekim (enfal konusunda olduğu gibi) Rabbin, gerçekleşen o şey sebebiyle seni evinden çıkardığı sırada bile müminlerin bir kesimi tam bir hoşnutsuzluk içinde idiler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Rabbinin seni gerçek bir sebeple evinden çıkardığı gün, inanıp güvenenlerin bir kısmı tam bir hoşnutsuzluk içindeydiler.
Şaban Piriş
Rabbin seni hak uğrunda evinden çıkardığı zaman da; mü'minlerden bir grup bundan hoşlanmamıştı.
Tefhim-ul Kuran
Rabbin seni evinden hak uğrunda (savaşa) çıkardığında mü'minlerden bir grup isteksizdi.
Ümit Şimşek
Rabbin seni evinden hak ile çıkardığında, mü'minlerden bir kısmı bunu hoş karşılamıyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
Bildiğin gibi, Rabbin seni hak uğruna, öz yurdundan çıkarmıştı. Ve müminlerden bir grup tamamen isteksizdi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Rəbbin səni bu minvalla haqq-ədalət uğrunda Bədrə getmək üçün evindən çıxartdı. Halbuki bu, möminlərdən bir dəstənin xoşuna gəlmirdi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Qənimətlərin bölüşdürülməsi üsulundan bəʼzilərinin narazı qalması) möʼminlərdən bir dəstənin (Bədr vuruşuna getmək) xoşuna gəlmədiyi halda, Rəbbinin səni haqq (cihad) uğrunda öz evindən çıxartmasına bənzər! (Bəʼzi möʼminlər müsəlmanların sayca az, qüvvətcə zəif olduqları üçün Bədr müharibəsinə getməyi Peyğəmbər əleyhissəlama məsləhət görməmiş, özləri də orada iştirak etmək istəməmişdilər. Lakin Peyğəmbər onların sözünə baxmayıb yaxın əshabələri ilə vuruşa yollanmış və düşməni məğlub edərək xeyli qənimət əldə etmişdi. Qənimətin bölünməsi haqqında cürbəcür təkliflər irəli sürülmüş, nəhayət Peyğəmbər bu barədə öz fikrini demişdi. Bu fikir əvvəlcə bəʼzilərinin xoşuna gəlməmiş, sonra onun düzgünlüyü başa düşülüb hamılıqla qəbul edilmişdi. Beləliklə, hər iki halda – həm müharibəyə getməkdə, həm də qənimətlərin bölünməsi üsulunda Peyğəmbər əleyhissəlamın haqlı olduğu sübuta yetmişdi).
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Gott führte dich einst um der Wahrheit willen aus deinem Haus hinaus, während es einigen Gläubigen zuwiderlief.
Almanca — Der Edle Quran
So wie dein Herr dich aus deinem Haus hinausziehen ließ mit der Wahrheit, während es einer Gruppe der Gläubigen wahrlich zuwider war,
Almanca — M. A. Rassoul
Dies (genauso), wie dein Herr dich in gerechter Weise aus deinem Hause führte, während ein Teil der Gläubigen abgeneigt war.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
The spoils of war precipitated diversity of opinion, exactly as did your contemplated expedition when Allah, your Creator, induced you O Muhammad to leave your home on a mission of truth authorizing war of belief against disbelief. Some of those who conformed to Islam did not have fighting in their minds and were hesitant to join battle, declaring their aversion.
Abdul Haleem
For it was your Lord who made you [Prophet] venture from your home for a true purpose––though a group of the believers disliked it
Abdullah Yusuf Ali
Just as thy Lord ordered thee out of thy house in truth, even though a party among the Believers disliked it,
Abul A'la Maududi
(Now with regard to the spoils the same situation exists as when) your Lord brought you forth from your home in a righteous cause while a party among the believers were much averse to it.
Aisha Bewley
Just as your Lord brought you out from your house with truth, even though a group of the muminun disliked it,
Al-Hilali & Khan
As your Lord caused you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to go out from your home with the truth; and verily, a party among the believers disliked it,
Ali Quli Qarai
As your Lord brought you out from your home with a just cause, a part of the faithful were indeed reluctant.
Amatul Rahman Omar
(This reward is) because your Lord brought you forth from your house (for the Battle of Badr) for a righteous purpose, even though a party of the believers considered it very difficult.
Arthur John Arberry
As thy Lord brought thee forth from thy house with the truth, and a part of the believers were averse to it,
Bijan Moeinian
Recall how your Lord ordered you to leave your home for a mission of truth and how some believers resented it.
E. Henry Palmer
As thy Lord caused thee to go forth from thy house with the truth, although a sect of the believers were averse therefrom.
Edip-Layth
As your Lord made you go out from your home with the truth, but a party from among those who acknowledge opposed this.
George Sale
This is because thy Lord has brought thee forth from thy house for a righteous purpose while a party of the believers were quite averse to it.
Hamid S. Aziz
Even as your Lord caused you to go forth from your house with the Truth, a sect of the believers were averse to it.
Mahmoud Ghali
As also as your Lord brought you (The prophet) out of your home with the truth, and surely a group of the believers indeed are hating that.
Marmaduke Pickthall
Even as thy Lord caused thee (Muhammad) to go forth from thy home with the Truth, and lo! a party of the believers were averse (to it).
Mohamed Ahmed - Samira
As your Lord sent you from your home (to fight) for the true cause, a section of the faithful were averse,
Muhammad Asad
EVEN AS thy Sustainer brought thee forth from thy home [to fight] in the cause of the truth, although some of the believers were averse to it,
Mustafa Khattab
Similarly, when your Lord brought you ˹O Prophet˺ out of your home for a just cause, a group of believers was totally against it.
Progressive Muslims
As your Lord made you go out from your home with the truth, but a party from among the believers disliked this.
Sahih International
[It is] just as when your Lord brought you out of your home [for the battle of Badr] in truth, while indeed, a party among the believers were unwilling,
Sam Gerrans
Like as thy Lord brought thee forth from thy house in truth; and a faction among the believers was averse,
Shabbir Ahmed
(When the time came to defend the Ideological State of Madinah), your Lord commanded you (O Prophet) to go forth from your home with the conviction that the Truth was on your side. And some of the believers were reluctant.
Syed Vickar Ahamed
Just like your Lord commands you to go away from your house in (the way of) truth, and surely, some of the believers disliked it,
Taqi Usmani
It is like when your Lord made you leave your home for the sake of truth, while a group from the believers were averse to it;
The Monotheist Group
As your Lord made you go out from your home with the truth, but a party from among the believers disliked this.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
De même, cʹest au nom de la vérité que ton Seigneur tʹa fait sortir de ta demeure, malgré la répulsion dʹune partie des croyants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Resûlê min! (Çawa ku parvekirina xenimê (pêşî) bi wan xweş nebû) Xwedayê te ku bi heqî te ji mala te derxistiye her wisa ew jî bi birek bawermend nexweş bû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zoals jouw Heer jou met de waarheid jouw huis liet uitgaan en dat terwijl het een groep van de gelovigen tegenstond.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Toen uw Heer u van uw huis wegvoerde, met waarheid, en een deel der geloovigen afkeerig van uwe leiding waren.
Hollandaca — Siregar
Zoals jouw Heer jou met de Waarheid uit jouw huis heeft doen gaan, (zo verdeelt Hij ook met de Waarheid de oorlogsbuit). En voorwaar, een groep van de gelovigen heeft ef een afkeer van.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Верующие были в разногласиях относительно раздела трофеев,) подобно тому, как (были в разногласиях относительно необходимости выхода в сражение при Бадре, когда) вывел тебя (о, Пророк) Господь твой из дома твоего (в Медине) с истиной [ты будучи на истине] (на встречу с многобожниками), а часть верующих очень не желала (сражаться),
Rusça — Osmanov
[С дележом добычи обстоит так,] как [обстояло], когда твой Господь велел тебе выступить в поход во имя истины, хотя некоторые из верующих были против этого
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
LIKSOM några bland de troende inte ville (följa dig) när din Herre med sann (vägledning) ledde dig att lämna ditt hem (för att gå ut till strid),