Enfal Suresi 45. Ayet — Elfaz
Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!Nida Edatı+İsim
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اٰمَنُٓواāmenūinanan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
4اِذَاiƶāzamanZaman Zarfı
5لَقِيتُمْleḳītumkarşılaştığınızMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.
6فِئَةًfietenbir topluluklaİsimف ا يGölgelik, Örtü, Koruyucu tente, Korunacak yer, Sığınılacak yer, Barınak
7فَاثْبُتُواfe ṧbutūsebat edinSonuç Edatı+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.
8وَاذْكُرُواve ƶkurūve anınBağlaç+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermek
9اللّٰهَ(a)llaheAllah'ıLafza-i Celal
11لَعَلَّكُمْleǎllekumbelkiHarf-i Nasb+Zamir
12تُفْلِحُونَtufliHūnebaşarıya erişirsinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü