Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

وَاِذْ يُرِيكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ فِي اَعْيُنِكُمْ قَلِيلًا وَيُقَلِّلُكُمْ فِي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ

ve iƶ yurīkumūhum iƶi lteḳaytum fī eǎ'yunikum ḳalīlen ve yuḳallilukum fī eǎ'yunihim li yeḳDiye (a)llahu emran kāne mef'ǔlen ve ilā (a)llahi turceǔ l-umūru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶta ki
2يُرِيكُمُوهُمْyurīkumūhumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.onları gösteriyor
3اِذِiƶizaman
4الْتَقَيْتُمْlteḳaytumل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.karşılaştığınız
5فِي
6اَعْيُنِكُمْeǎ'yunikumع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.sizin gözlerinize
7قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.az
8وَيُقَلِّلُكُمْve yuḳallilukumق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.ve sizi de azaltıyordu
9فِي
10اَعْيُنِهِمْeǎ'yunihimع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.onların gözlerinde
11لِيَقْضِيَli yeḳDiyeق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakyerine getirmesi için
12اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
13اَمْرًاemranا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbir işi
14كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
15مَفْعُولًاmef'ǔlenف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumyapılması gereken
16وَاِلَىve ilāve
17اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
18تُرْجَعُturceǔر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.döndürülecektir
19الْاُمُورُl-umūruا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak(bütün) işler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani karşılaştığınız zamanda Allah, onları sizin gözünüze az gösterdiği gibi sizi de onlara az göstermişti; çünkü Allah, olacak işi yapacak, yerine getirecekti ve bütün işlerin mercii Allah'tır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani karşılaştığınız zamanda Allah, onları sizin gözünüze az gösterdiği gibi sizi de onlara az göstermişti; çünkü Allah, olacak işi yapacak, yerine getirecekti ve bütün işlerin mercii Allahʼtır.

Adem Uğur

Allah, olacak bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.

Ahmed Hulusi

Hani siz karşı karşıya geldiğinizde onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. . . Allah, hükmü verilmiş olayı oluşturdu! (Nihayet) tüm işler Allah'a döndürülür.

Ahmet Tekin

İşte onlarla karşılaştığınız vakit, Allah, onları sizin gözünüze az gösteriyordu. Sizi de, onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü gerçekleşmesi gereken planı Allah gerçekleştirecekti. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah’tır.

Ahmet Varol

Karşı karşıya geldiğiniz zaman da, Allah, yapılması kesinleşmiş olan işi yerine getirmek için sizin gözünüzde onları, onların gözlerinde de sizi az gösteriyordu. İşler hep Allah'a döndürülür.

Ali Bulaç

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah, 'olacağı olan işi gerçekleştirmek' için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür.

Ali Fikri Yavuz

O vakit düşmanla karşılaştığınız sırada, Allah, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu (ki, çözülmeyib harbe tutuşsunlar. Halbuki savaş başladıktan sonra, sizi kendilerinin iki misli görüyorlardı). Çünkü Allah, mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah’a döndürülür.

Ali Rıza Safa

Allah, olacak bir işi gerçekleştirmek için karşılaştığınızda, sizin gözünüzde onları az gösteriyor; sizi de onların gözünde azaltıyordu. Çünkü tüm işler, Allah'a döndürülür.

Bayraktar Bayraklı

Allah, olacak bir işi yerine getirmek için savaş alanında karşılaştığınız zaman, onları sizin gözünüzde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.

Bekir Sadak

Karsilastiginizda, olacak isi oldurmak icin, onlari gozlerinize az gosteriyor ve sizi de onlarin gozunde azaltiyordu. Butun isler donup Allah'a varir. *

Celal Yıldırım

Ve hatırla ki, (olacak bir durumu yerine getirmek için) karşılaştığınızda (Allah) onları gözlerinizde az gösteriyor ve sizi de onların gözünde az gösteriyordu. İşler ancak Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri

Hani karşılaştığınız zaman onları gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki Allah, olacak bir işi gerçekleştirsin. Bütün işler Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri (eski)

Karşılaştığınızda, olacak işi oldurmak için, onları gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler dönüp Allah'a varır.

Diyanet Vakfi

Allah, olacak bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler Allah'a döner.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve işte onlarla karşılaştığınız vakit onları sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah o mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah'a döndürülür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hani karşılıştığınızda Allah, o yapılması gereken işi yerine getirmek için onları sizin gözlerinizde azaltıyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Öyle ya, bütün işler yalnız Allah'a döndürülecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakıt ki karşılaştığınız sıra onları sizin gözlerinizde azaltıyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu, çünkü Allah o fi'le çıkarılmış olan emri yerine getirecekti, öyle ya bütün işler Allaha irca' olunur

Erhan Aktaş

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah onları sizin gözünüzde, sizi de onların gözünde sayıca azmış gibi gösteriyordu ki takdir edilen işi yerine getirsin. Bütün işler yalnızca Allah'a döndürülür.

Fizilal-il Kuran

Allah, ortaya çıkması gereken sonucun gerçekleşmesi için savaş alanında karşılaştığınızda onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Her işin sonu Allah'a varır.

Gültekin Onan

Karşı karşıya geldiğinizde Tanrı, gerçekleş(tiril)ecek buyruğu yerine getirmek (kaza etmek) için onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Ve (bütün) buyruklar Tanrı'ya döndürülür.

Hamdi Döndüren

Hani Allah, düşmanla karşılaştığınızda, yapılması gereken bir işi yerine getirmek için, onları sizin gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu! Ancak, sonunda bütün işler Allah’a döndürülecektir.

Hasan Basri Çantay

Hani karşılaşdığınız zaman (Allah) onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah işlenmesi gereken emri yerine getirecekdi. (Bütün) işler ancak Allaha döndürülür.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Allah takdir edilmiş bir işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ve bütün işler Allah'a döndürülür.

Hayrat Neşriyat

O vakit karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki, Allah (ezelî ilminde) yapılmış (hükmedilmiş) bir işi yerine getirsin! Nihâyet (bütün) işler ancak Allah’a döndürülecektir.

İbni Kesir

Hani, karşılaştığınız zaman; Allah, yapılmış bir emri yerine getireceğinden onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözünde azaltıyordu. Ve işler Allah'a döndürülür.

Mehmet Okuyan

Hani (Allah) yapılması (gerekli) olan işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları gözlerinizde size az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu (az gösteriyordu). Bütün işler, yalnızca Allah’a döndürülecektir.

Muhammed Esed

İşte böylece, kavgada karşı karşıya geldiğiniz zaman, onları gözünüze az gibi gösterdi -tıpkı sizi de onların gözünde azalttığı gibi- ki Allah, (yapılmasını irade buyurduğu) işi gerçekleştirsin: çünkü bütün olay ve oluşumların gidişi, (başlangıç ve sonuç olarak) gelip Allaha dayanır.

Mustafa İslamoğlu

Hani o gün karşı karşıya geldiğiniz zaman onları gözünüzde büyütmemenizi sağlamıştı; sizse onların gözünde zaten az görünüyordunuz ki, Allah olması mukadder bir işi gerçekleştirsin: sonunda her iş döner dolaşır Allah'ın dilediğine varır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hani karşı karşıya geldiğiniz zaman onları size gözlerinizde pek az gösteriyordu ve sizleri de onların gözlerinde azaltıyordu. Tâ ki, Allah Teâlâ yapılmış olan bir emri yerine getirsin. Ve bütün işler Allah Teâlâ'ya döndürülür.

Ömer Öngüt

Allah, olacak olan emri yerine getirmek için (düşmanla) karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde az gösteriyordu. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.

Suat Yıldırım

Karşılaştığınız zaman Allah sizin gözlerinizde onları az gösteriyor, sizi de onlara az gösteriyordu ki Allah takdir ettiği işi yerine getirsin. Bütün işler sonuçta Allah’a raci olur (nihaî karar ve yürütme O’na aittir.)

Süleyman Ateş

Karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinize az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu ki yapılması gereken bir işi yerine getirsin. İşler, hep Allah'a döndürülecektir.

Süleymaniye Vakfı

Onlarla (Mekke ordusuyla) karşılaştığınızda da Allah, sizin gözünüzde onları az göstermiş, onların gözünde de sizi az göstermişti. Allah, kararlaştırılan bir işi gerçekleştirsin diye böyle yapmıştı. Bütün işler Allah'a arz edilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlarla (Mekkelilerle) karşılaştığınızda da Allah, onları sizin gözünüze az göstermiş, sizi de onların gözlerine az göstermişti. Allah, kesin karar verdiği sonucu ortaya çıkarmak için böyle yapmıştı. Her işin, Allah ile bağlantısı vardır.

Şaban Piriş

Karşılaştığınızda olacak işi gerçekleştirmek için Allah, onları sizin gözlerinizde az gösteriyor; sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. İşler dönüp Allah'a varır.

Tefhim-ul Kuran

Karşı karşıya geldiğinizde, Allah, 'olacağı olan işi gerçekleştirmek' için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür.

Ümit Şimşek

Onlarla karşılaştığınızda ise, onları sizin gözünüze, sizi de onların gözlerine az gösterdi-tâ ki, olacak olan işi Allah böylece yerine getirsin. Zaten sonunda bütün işler Allah'a döner.

Yaşar Nuri Öztürk

Karşılaştığınızda onları sizin gözlerinize az gösteriyordu. Sizi de onların gözünde azaltıyordu ki, yapılmasına karar verilen işi yürürlüğe koysun. Zaten bütün işler Allah'a döndürülür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O vaxt qarşı-qarşıya gəldiyiniz zaman Allah onları sizin gözünüzə az göstərdi, sizi də onların gözündə azaltdı ki, olacaq işi yerinə yetirsin. Bütün işlər Allaha qayıdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Düşmənlə) üz-üzə gəldiyiniz zaman Allah olacaq işi yerinə yetirmək məqsədilə onları sizin gözünüzdə (sayca) az göstərir, sizi də onların gözündə azaldırdı. Bütün işlər axırda Allaha qayıdacaqdır. (Zəfər də, məğlubiyyət də sayın çoxluğu ilə deyil, Allahın iradəsi ilədir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ließ sie euch, als ihr aufeinandertraft, als wenige erscheinen und ließ euch in ihren Augen als wenige erscheinen, damit Gott eine beschlossene Sache ausführt. Zu Gott werden alle Fragen zur Entscheidung zurückgeführt.

Almanca — Der Edle Quran

Und als Er sie euch, als ihr aufeinandertraft, in euren Augen als wenige erscheinen ließ, und (auch) euch in ihren Augen weniger machte, damit Allah eine Angelegenheit entscheide, die ausgeführt werden sollte. Und zu Allah werden (all) die Angelegenheiten zurückgebracht.

Almanca — M. A. Rassoul

Zur Zeit eures Treffens geschah es, daß Er sie in euren Augen als zahlenmäßig gering erscheinen ließ und euch in ihren Augen als zahlenmäßig gering erscheinen ließ, auf daß Allah die Sache herbeiführte, die geschehen sollte. Und zu Allah werden alle Angelegenheiten zurückgebracht.

Almanca — Muhammad Zaidan

(Und erinnere daran), als ER sie in euren Augen, als ihr aufeinander getroffen seid, als Wenige erscheinen ließ, und euch in ihren Augen als Wenige erscheinen ließ, damit ALLAH eine Angelegenheit verwirklicht, die sowieso bestimmt war. Und an ALLAH werden die Angelegenheiten gewandt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When the two forces met, We influenced your minds' eyes so as you view them as being some few, and you would be viewed as being some few, so that you assail each other, and Allah's purpose would be served as has been enacted, and to Allah, the Ultimate Authority are committed and submitted all matters and all affairs for consideration, decision and execution here and Hereafter.

Abdul Haleem

When you met He showed them to you as few, and He made you few in their eyes, so that He might bring about what has been ordained: everything goes back to God.

Abdullah Yusuf Ali

And remember when ye met, He showed them to you as few in your eyes, and He made you appear as contemptible in their eyes: that Allah might accomplish a matter already enacted. For to Allah do all questions go back (for decision).

Abul A'la Maududi

And recall when He made them appear as few in your eyes when you met them in the battle just as He lessened you in their eyes so that Allah might accomplish what had been decreed. To Allah are all matters referred for decision.

Aisha Bewley

Remember when Allah made you see them as few when you met them, and also made you seem few in their eyes. This was so that Allah could settle a matter whose result was preordained. All matters return to Allah.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when you met (the army of the disbelievers on the Day of the battle of Badr), He showed them to you as few in your eyes and He made you appear as few in their eyes, so that Allâh might accomplish a matter already ordained (in His Knowledge), and to Allâh return all matters (for decision).

Ali Quli Qarai

And when He showed them to you —when you met them [on the battlefield]— as few in your eyes, and He made you [appear] few in their eyes in order that Allah may carry through a matter that was bound to be fulfilled, and to Allah all matters are returned.

Amatul Rahman Omar

And when you encountered (them), He made them appear as a few in your eyes and He made you appear as a few in their eyes, in order that Allâh might bring about the thing that had already been decreed. And to Allâh all matters stand referred (for decision).

Arthur John Arberry

When God showed you them in your eyes as few, when you encountered, and made you few in their eyes, that God might determine a matter that was done; and unto God all matters are returned.

Bijan Moeinian

When you engaged in the fight, God made them appear to you fewer in number [to encourage you to fight] and made you appear fewer in number in their eyes too, so that [they would be encouraged to engage in the fight and that] God materializes His will; ultimately, it is God Who decides what should take place.

E. Henry Palmer

And when He showed them to you, as ye encountered them, as few in your eyes; and made you seem few in their eyes; that God might accomplish a thing that was as good as done; for unto God do things return!

Edip-Layth

He showed them to you when you met as being few to your eyes, and He made you appear as being fewer to their eyes. That was so God's decree would come to be; and to God all matters are returned.

George Sale

And when He caused them to appear unto you, when ye met, to be few in your eyes; and diminished your numbers in their eyes; that God might accomplish the thing which was decreed to be done: And unto God shall all things return.

Hamid S. Aziz

And when He showed them to you (Muslims), when you encountered them, as few in your eyes; and made you seem weak (or contemptible) in their eyes, it was that Allah might accomplish a thing that must be done (or was fore-ordained); for unto Allah do all things return!

Mahmoud Ghali

And as He showed you them in your eyes as few, as you encountered, and made you few in their eyes, that Allah might decree a Command that was to be performed, and to Allah all Commands are returned.

Marmaduke Pickthall

And when He made you (Muslims), when ye met (them), see them with your eyes as few, and lessened you in their eyes, (it was) that Allah might conclude a thing that must be done. Unto Allah all things are brought back.

Mohamed Ahmed - Samira

When you faced them He made (the enemy) seem few to you in numbers, and made you appear fewer in their eyes, (it was) so that God could accomplish what had been decreed; for all things rest with God.

Muhammad Asad

And so, when you met in battle, He made them appear as few in your eyes -just as He made you appear as of little account in their eyes - so that God might accomplish a thing [which He willed] to be done: for all things go back to God [as their source].

Mustafa Khattab

Then when your armies met, Allah made them appear as few in your eyes, and made you appear as few in theirs, so Allah may establish what He had destined. And to Allah ˹all˺ matters will be returned ˹for judgment˺.

Progressive Muslims

And God showed them to you when you met as being few to your eyes, and He made you appear as being fewer to their eyes. That was so God's decree would come to be; and to God all matters are returned.

Sahih International

And [remember] when He showed them to you, when you met, as few in your eyes, and He made you [appear] as few in their eyes so that Allah might accomplish a matter already destined. And to Allah are [all] matters returned.

Sam Gerrans

And when He showed them, when you met, in your eyes as few, and lessened you in their eyes, that God might conclude a matter that was done; and to God are matters returned.

Shabbir Ahmed

When the two armies faced each other, He made them appear few in your eyes, and made you appear weak in their eyes (3:12). Allah willed that to be the Day of Distinction. All matters go back to Allah's Laws as their source.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when you met (in war), he showed them (the enemy) to you as a few (men) in your eyes, and He made you appear as few (and worthless) in their eyes: For Allah to complete an act already decided; For all questions go back to Allah (for decision).

Taqi Usmani

And when, at the time you met each other, He showed them to you few in number in your eyes, and reduced your number in their eyes, so that Allah might accomplish what was destined to be done. And to Allah all matters are returned.

The Monotheist Group

And He showed them to you when you met as being few to your eyes, and He made you appear as being fewer to their eyes. That was so the decree of God would come to be; and to God all matters are returned.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et aussi, au moment de la rencontre, Il vous les montrait peu nombreux à Vos yeux, de même quʹIl vous faisant paraître à leurs yeux peu nombreux afin quʹAllah parachève un ordre qui devait être exécuté. Cʹest à Allah que sont ramenées les choses.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê dema (di qada şer de) hûn hatin hemberî hev, ji bo Xwedê ya ku (li cem Wî) misoger e bîne cih, ew li ber çavên we kêm nîşan dan û hûn jî li ber çavên wan kêm nîşan dan. Hemû kar û bar, her bi bal Xwedê ve dizivirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen Hij hen aan jullie, toen jullie tot een treffen kwamen, in jullie ogen weinig liet lijken en maakte dat jullie in hun ogen maar weinigen waren. Dat gebeurde opdat God een beschikking zou treffen die volvoerd moest worden. En aan God worden alle zaken voorgelegd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen hij hem zich voor u deed vertoonen, deed hij hem weinig talrijk voor uwe oogen schijnen; hij verminderde het getal in uwe oogen, opdat God de zaak zou mogen vervullen, welke hij besloten had te doen; en tot God zullen alle dingen terugkeeren.

Hollandaca — Siregar

Toen Hij hen aan jullie toonde, toen jullie met hen tot een treffen kwamen, deed Hij hen in jullie ogen als weinigen voorkomen. En Hij deed jullie als een klein aantal in hun ogen voorkomen, zodat Allah een vastgestelde zaak zou volbrengen. En tot Allah keren alle zaken terug.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И помните, о Пророк и сподвижники) как Он [Аллах] показал вам их [ваших врагов], когда вы встретились (на поле битвы), малочисленными в ваших глазах (и это прибавило в вас отваги) и уменьшил вас [показал как будто бы вас мало] в их глазах (чтобы они не готовились к сражению серьезно и не отступили), для того, чтобы Аллах решил дело, которое было свершено [уже предопределено]. И (только) к (одному) Аллаху возвращаются (все) дела (касающиеся как этого мира, так и Вечной жизни) (и каждому Он воздаст по тому, чего тот заслуживает)!

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад,] как Аллах, когда вы сошлись, представил неверующих вашим глазам малочисленными, а вас [также] представил в их глазах малочисленными, чтобы свершить дело, которое было предрешено. Ведь от Аллаха зависит свершение всех дел.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Då ni drabbade samman lät Gud er se dem som en obetydlig skara och Han lät er i deras ögon framstå som en svag (motståndare) - för att (striden skulle komma till stånd) enligt Guds vilja. Allt går (sist och slutligen) tillbaka till Gud.