Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.

اِذْ يُوحِي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنِّي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذِينَ اٰمَنُوا سَاُلْقِي فِي قُلُوبِ الَّذِينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ

iƶ yūHī rabbuke ilā l-melāiketi ennī meǎkum fe ṧebbitū (e)lleƶīne āmenū se ulḳī fī ḳulūbi (e)lleƶīne keferū r-ruǎ'be fe Dribū fevḳa l-eǎ'nāḳi ve Dribū minhum kulle benānin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذْhani
2يُوحِيyūHīو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyediyordu
3رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
4اِلَىilā
5الْمَلٰٓئِكَةِl-melāiketiم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.meleklere
6اَنِّيennīşüphesiz ben
7مَعَكُمْmeǎkumsizinle beraberim
8فَثَبِّتُواfe ṧebbitūث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.siz pekiştirin
9الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
10اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananları
11سَاُلْقِيse ulḳīل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.ben salacağım
12فِيiçine
13قُلُوبِḳulūbiق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpyüreklerine
14الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
15كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar edenlerin
16الرُّعْبَr-ruǎ'beر ع بKorku/dehşet, korkutmak, korkudan titremek, büyük huşu, tehdit edilmiş, yüksek ve şiddetli ses, kafiyeli düzyazı, büyülenmiş/büyülenmiş olmak, doldurmak (örn. kap, vadi), parçalara veya dilimlere ayırmak, zayıf ve korkak, sarsılma/titremekorku
17فَاضْرِبُواfe Dribūض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakvurun
18فَوْقَfevḳaف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.üstüne
19الْاَعْنَاقِl-eǎ'nāḳiع ن قUzun boyunlu olmak, boyunda incelme olmak. Kucaklaşmak. Boyun, insan topluluğu, ağaç gövdesi, yaprak veya meyve sapı, insanların başları veya şefleri, büyük kişiler anlamlarına gelir. 17:29'da mecazi bir ifade olarak 'yapma' anlamında kullanılmıştır.boyunların(ın)
20وَاضْرِبُواve Dribūض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakve vurun
21مِنْهُمْminhumonların
22كُلَّkulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
23بَنَانٍbenāninب ن نUzuvlar, vücut uzantıları (parmaklar/ayak parmakları), kol ve bacaklar, vücut organları (kollar, eller, bacaklar vb.).parmağına

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani Rabbin, şüphe yok ki ben, sizinleyim, inananları sebât ettirin, kâfirlerin yüreklerine korku salacağım, hadi vurun boyunlarını, vurun onların ellerine, ayaklarına diye meleklere vahyetmedeydi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani Rabbin, şüphe yok ki ben, sizinleyim, inananları sebât ettirin, kâfirlerin yüreklerine korku salacağım, hadi vurun boyunlarını, vurun onların ellerine, ayaklarına diye meleklere vahyetmedeydi.

Adem Uğur

Hani Rabbin meleklere: "Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu.

Ahmed Hulusi

Hani Rabbin melaikeye şöyle vahyetmişti: "Muhakkak ben sizinle beraberim (Allah melekle yan yana olmayacağına göre; anlatılmak istenen {tasavvufta maiyet sırrı diye bahsedilen}: meleklerin, kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah'ın kuvvet ve kudreti bilincini taşıdıkları realitesine işaret olunmaktadır). . . İman edenleri sabitleyin. . . Hakikat bilgisini inkar edenlerin kalplerinde korku oluşturacağım. . . (Onların) boyunlarının üstüne vurun (vehim üzere sabitleyin) ve onların her parmağına darbedin. "

Ahmet Tekin

İşte o anda Rabbin meleklere: 'Ben sizinle beraberim. İman edenlere savaşta destek olun, muharebe alanında tutundurun. Ben, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin aklına, kalbine korku yerleştireceğim. Onların boyunlarının üstüne üstüne vurun. Parmaklarını biçin.' diye vahyediyordu.

Ahmet Varol

Rabbin meleklere: 'Ben sizinleyim. İman edenleri sebatlı kılın. İnkar edenlerin kalplerine bir korku salacağım. Vurun boyunlarının üstüne ve vurun onların bütün parmaklarına' diye vahyediyordu.

Ali Bulaç

Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkar edenlerin kalblerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına."

Ali Fikri Yavuz

O vakit Rabbin Meleklere şöyle vahyediyordu; “-Şüphesiz ki ben sizinle beraberim, hemen müminlere (yardım ve zafer ilham ederek kalblerine) sebat verin. Kâfirlerin kalblerine korku salacağım, hemen boyunları üstüne vurun (başlarını kesin), el ve ayakları etrafına vurun.”

Ali Rıza Safa

Efendin, meleklere, şöyle bildiriyordu: "Kuşkusuz, sizinle birlikteyim; inananları güçlendirin. Nankörlük edenlerin yüreklerine korku salacağım. Artık, vurun boyunlarının üzerine; vurun tüm parmaklarına!"

Bayraktar Bayraklı

Hani Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırınız. İnkar edenlerin kalplerine korku salacağım. Vurun boyunlarına, vurun onların bütün parmaklarına!"

Bekir Sadak

Rabbin meleklere, «Ben sizinleyim, inananlari destekleyin» diye vahyetti. «Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacagim, artik onlarin boyunlarini vurun, parmaklarini dograyin» dedi.

Celal Yıldırım

Hani Rabbin meleklere : Muhakkak ben sizinle beraberim; imân edenlerin (moral vererek) sebatlarını sağlayın, diye vahyetmişti. İnkâr edip duranların kalblerine korku ve dehşet salacağım. Artık (ey mü'minler,) vurun onların boyunlarına, vurun onların her bir parmağına.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O sırada rabbin meleklere şunu vahyediyordu: Şüphesiz ben sizinle beraberim, iman edenlerin sebatlarını pekiştirin. Ben inkâr edenlerin kalplerine korku salacağım, artık boyunlarının üzerinden vurun, onların bütün parmaklarına vurun.

Diyanet İşleri

Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbin meleklere, 'Ben sizinleyim, inananları destekleyin' diye vahyetti. 'Ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına' dedi.

Diyanet Vakfi

Hani Rabbin meleklere: «Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte o anda Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: «Ben sizinle beraberim, müminlere sebat verin. Kâfirlerin yüreğine korku salacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, parmaklarına, parmaklarına vurun».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O anda Rabbin meleklere şu vahyi veriyordu: "Ben sizinle beraberim. Haydi imanı sağlamlaştırın! Kafirlerin yüreklerine dehşet bırakacağım, hemen boyunlarının üstüne vurun, vurun onların parmaklarına!"

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki rabbın Melaikeye şu vahyi veriyordu: "ben sizinle beraberim, haydin iymanı olanları tesbit edin, kafirlerin yüreklerine dehşet bırakacağım, hemen vurun boyunlarının üstüne, vurun onların parmaklarına

Erhan Aktaş

Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; "İman Edenleri pekiştirin. Kafirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; "İman edenleri pekiştirin." Kafirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; "İman edenleri pekiştirin." Gerçeği yalanlayan nankörlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına.

Fizilal-il Kuran

Hani Rabbin meleklere «Ben sizinle beraberim, mü'minleri yüreklendirin, ben kafirlerin kalplerine korku salacağım, vurun boyunlarını, indirin darbelerinizi parmaklarına» diye vahyetti.

Gültekin Onan

Rabbin meleklere: "Kuşkusuz ben sizinleyim, inananları destekleyin / sağlamlık katın. Küfredenlerin kalplerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey müslümanlar) vurun boyunlara, vurun onların parmaklarına" diye vahyetmişti.

Hamdi Döndüren

Hani Rabbin meleklere, “Kuşkusuz Ben, sizinle beraberim, mü’minleri destekleyin. Ben, inkârcıların kalplerine korku salacağım. O halde, onların boyunlarına vurun, herbirinin parmaklarına vurun!” diye vahyediyordu.

Hasan Basri Çantay

Hani Rabbin meleklere: "Şübhesiz ki ben sizinle beraberim. Haydi iman eden (o mücahid) lere sebat ilham edin" diye vahyediyordu. "Ben, kafirlerin yüreklerine korku salacağım. (Ey mü'minler) hemen vurun boyunlarının üstüne, vurun onların her bir parmağına" (diyordu).

Hasib Asutay

Hani Rabbin meleklere 'Şüphesiz ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım, artık vurun boyunların(ın) üstüne, vurun onların her parmağına ' diye vahyediyordu.

Hayrat Neşriyat

Yine o vakit Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: 'Şübhesiz ben sizinle berâberim; haydi îmân edenlere sebât verin! İnkâr edenlerin kalblerine korku salacağım; haydi vurun (onların) boyunları üstüne! Ve vurun onların bütün parmaklarına!'

İbni Kesir

Hani Rabbın, meleklere: Ben sizinleyim, haydi iman edenlere sebat verin, diye vahyetmişti. Ben, küfretmiş olanların kalblerine korku salacağım. Artık siz de vurun boyunlarının üstüne, vurun tüm parmaklarına.

Mehmet Okuyan

Hani Rabbin meleklere “Şüphesiz ki ben sizinle beraberim; iman edenlere destek olun! Ben kâfir olanların yüreğine korku salacağım. Vurun boyunlarının üzerine! Vurun onların bütün parmak uçlarına (kesin)!” diye vahyediyordu (bildiriyordu).

Muhammed Esed

Hani, Rabbin (inananlara ulaştırılmak üzere) meleklere: "Mutlaka sizinle beraberim!" (mesajını) vahyetmişti.(Ve meleklere): "İmana erenleri (benim şu sözlerimle) yüreklendirin: 'Hakkı inkara kalkanların kalplerine korku salacağım; öyleyse (ey inananlar) onların boyunlarını vurun, parmaklarını kırın!"

Mustafa İslamoğlu

Hani o zaman Rabbin meleklere, "Elbet Ben de sizinle beraberim!" mesajını (iletmelerini) bildirdi: Haydi, imanda sebat edenlere direnç ve moral verin; Ben, inkarda direnenlerin yüreklerine korku salacağım! Haydi, vurun boyunlarının üstüne!... Kopartın onların (silah tutan) tüm parmaklarını!.."

Ömer Nasuhi Bilmen

Hani Rabbin meleklere vahyediyordu ki: «Şüphesiz Ben sizinle beraberim. Haydin, imân edenleri tesbit edin, kâfir olanların yüreklerine elbette korku düşüreceğim. Hemen boyunlarının üstüne vurun ve onların bütün parmaklarına vurun...»

Ömer Öngüt

Hani Rabbin meleklere: “Ben sizinleyim, haydi inananlara destek verin!” diye vahyetmişti. Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım. Artık siz de vurun boyunlarının üstüne! Doğrayın parmaklarını!

Suat Yıldırım

Rabbin meleklere vahyediyordu ki: "Muhakkak Ben sizinle beraberim, haydi siz de müminlere sebat ve cesaret verin. Kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına!"

Süleyman Ateş

Rabbin meleklere vahyediyordu ki: "Ben sizinle beraberim, siz inananları pekiştirin; ben inkar edenlerin yüreklerine korku salacağım; vurun (onların) boyunların(ın) üstüne, vurun onların her parmağına!"

Süleymaniye Vakfı

Meleklere de şunu vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. Siz müminleri cesaretlendirin. Ben de kafirlerin yüreklerine korku salacağım." Öyleyse (ey müminler) onların boyun köklerine ve parmak uçlarına vurun!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün meleklere de şunu vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim, kafirlerin yüreklerine korku salacağım. Siz de müminleri cesaretlendirin. Öyleyse (ey müminler!) onların boyunlarının üstüne ve parmak uçlarına vurun"

Şaban Piriş

O an Rabbin meleklere şöyle vahyediyordu: -Ben sizinle bereberim, iman edenlere sebat verin! Ben kafirlerin kalbine korku salacağım. Siz de boyunlarını vurun, parmaklarını doğrayın!

Tefhim-ul Kuran

Rabbin meleklere vahyetmişti ki: «Şüphesiz ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, küfre sapanların kalblerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına.»

Ümit Şimşek

Meleklere ise Rabbin 'Ben sizinle beraberim; iman edenleri destekleyin,' diye vahyetmişti. 'Kâfirlerin de kalplerine korku salacağım. Vurun boyunlarına onların; doğrayın bütün parmaklarını!'

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırın. İnkar edenlerin kalpleri içine korku salacağım; vurun boyunların üstüne, vurun onların her parmağına."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Rəbbin mələklərə: “Mən sizinləyəm! İman gətirənləri gücləndirin. Mən kafirlərin qəlbinə qorxu salacağam. Onların boyunlarını vurun və barmaqlarının hamısını kəsin!”– deyə vəhy etmişdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbərim!) Xatırla ki, o zaman Rəbbin mələklərə belə vəhy edirdi: ″Mən də sizinləyəm. Möʼminlərə qüvvət (mətanət) verin. Mən kafirlərin ürəklərinə qorxu salacağam. Onların boyunlarını vurun, bütün barmaqlarını (əl-ayaqlarını) doğrayın!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenkt, als Dein Herr den Engeln eingab: ʺWahrlich, ich bin mit euch; so steht den Gläubigen bei! Ich werde die Herzen der Ungläubigen mit Panik erfüllen.ʺ Trefft sie oberhalb ihrer Nacken, und schlagt ihnen alle Fingerspitzen ab!

Almanca — Der Edle Quran

Als dein Herr den Engeln eingab: ʺGewiß, Ich bin mit euch. So festigt diejenigen, die glauben! Ich werde in die Herzen derer, die ungläubig sind, Schrecken einjagen. So schlagt oberhalb der Nacken und schlagt von ihnen jeden Finger!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Da gab dein Herr den Engeln ein: ʺIch bin mit euch; so festigt denn die Gläubigen. In die Herzen der Ungläubigen werde Ich Schrecken werfen. Trefft (sie) oberhalb des Nackens und schlagt ihnen jeden Finger ab!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Als dein HERR den Engeln Wahy zuteil werden ließ: ʺGewiß, ICH bin mit euch, so festigt diejenigen, die den Iman verinnerlicht haben. In die Herzen derjenigen, die Kufr betrieben haben, werde ich Angst einjagen, so schlagt (sie) auf die Nacken und schlagt ihnen jeden Finger ab!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then did Allah, your Creator, inspire the angels. Thus: " I am acting with you", Allah said: "and so support the cause of those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues and sustain them spiritually and help them take a firm position and set their feet firm". "I will inspire terror", Allah added, "in the hearts of those who are given to disbelief; strike them above the necks and strike their finger tips, their weak limbs and their failing joints".

Abdul Haleem

Your Lord revealed to the angels: ‘I am with you: give the believers firmness; I shall put terror into the hearts of the disbelievers- strike above their necks and strike all their fingertips.’

Abdullah Yusuf Ali

Remember thy Lord inspired the angels (with the message): "I am with you: give firmness to the Believers: I will instil terror into the hearts of the Unbelievers: smite ye above their necks and smite all their finger-tips off them."

Abul A'la Maududi

And recall when your Lord inspired the angels: 'I am certainly with you. So make firm the feet of those who believe. I will cast terror into the hearts of those who disbelieve. So strike at their necks and strike at every pore and tip.

Aisha Bewley

And when your Lord revealed to the angels, ‘I am with you so make those who have iman firm. I will cast terror into the hearts of those who are kafir, so strike their necks and strike all their finger joints!’

Al-Hilali & Khan

(Remember) when your Lord revealed to the angels, "Verily, I am with you, so keep firm those who have believed. I will cast terror into the hearts of those who have disbelieved, so strike them over the necks, and smite over all their fingers and toes."

Ali Quli Qarai

Then your Lord signaled to the angels: ‘I am indeed with you; so steady the faithful. I will cast terror into the hearts of the faithless. So strike their necks, and strike each of their fingertips!’

Amatul Rahman Omar

(It was the time) when your Lord revealed to the angels (to convey to the believers), `I am with you;' (and He commanded the angels) to make those who believe stand firm and fast, and `(O believers!) I will indeed strike terror into the hearts of those who disbelieve. So smite on (your enemy's) necks and above these (- on their heads) and strike off all their finger-tips.'

Arthur John Arberry

When thy Lord was revealing to the angels, 'I am with you; so confirm the believers. I shall cast into the unbelievers' hearts terror; so smite above the necks, and smite every finger of them!'

Bijan Moeinian

Your Lord inspired the angels by saying: "I am with you; keep the spirit of the believers high. I will cast terror in the hearts of the disbelievers. You have the permission not only to strike the disbelievers’ heads but also every joint of their bodies."

E. Henry Palmer

When your Lord inspired the angels - 'Verily, I am with you; make ye firm then those who believe; I will cast dread into the hearts of those who misbelieve,- strike off their necks then, and strike off from them every finger tip. '

Edip-Layth

Your Lord inspired to the controllers: "I am with you so keep firm those who acknowledge. I will cast fear into the hearts of those who have rejected; so strike above the necks, and strike every finger."

George Sale

When thy Lord revealed to the angels, saying, 'I am with you; so make firm those who believe. I will cast terror into the hearts of those who disbelieve. Smite them above their necks, and smite off all finger-tips.'

Hamid S. Aziz

Remember when your Lord inspired the angels, saying, "Verily, I am with you; make you firm, then, those who believe; I will cast dread into the heart of the unbelievers; strike off their necks, and strike off their finger tip. "

Mahmoud Ghali

As Your Lord was revealing to the Angels, (saying), "I am with you; so make the ones who believe stand firm. I will soon cast into the hearts of the ones who have disbelieved horror; so strike above the necks, and strike every finger-tip of them."

Marmaduke Pickthall

When thy Lord inspired the angels, (saying): I am with you. So make those who believe stand firm. I will throw fear into the hearts of those who disbelieve. Then smite the necks and smite of them each finger.

Mohamed Ahmed - Samira

And the Lord said to the angels: "I am with you; go and strengthen the faithful. I shall fill the hearts of infidels with terror. So smite them on their necks and every joint, (and incapacitate them),"

Muhammad Asad

Lo! Thy Sustainer inspired the angels [to convey this His message to the believers]: "I am with you!" [And He commanded the angels:] "And, give firmness unto those who have attained to faith [with these words from Me]: `I shall cast terror into the hearts of those who are bent on denying the truth; strike, then, their necks, [O believers,] and strike off every one of their finger-tips!"

Mustafa Khattab

˹Remember, O  Prophet,˺ when your Lord revealed to the angels, "I am with you. So make the believers stand firm. I will cast horror into the hearts of the disbelievers. So strike their necks and strike their fingertips."

Progressive Muslims

God inspired the Angels: "I am with you so keep firm those who believe. I will cast terror into the hearts of those who have rejected; so strike above the necks, and strike from them every one standing."

Sahih International

[Remember] when your Lord inspired to the angels, "I am with you, so strengthen those who have believed. I will cast terror into the hearts of those who disbelieved, so strike [them] upon the necks and strike from them every fingertip."

Sam Gerrans

When thy Lord instructed the angels: “I am with you; so make firm those who heed warning. I will cast terror into the hearts of those who ignore warning, so strike above the necks, and strike from them every fingertip!”

Shabbir Ahmed

This is how your Lord inspired the angels, "I am with you. So make the believers stand firm. I will cast terror in the hearts of the rejecters of the Truth. Launch a swift hard strike to disillusion their command and scatter the soldiers."

Syed Vickar Ahamed

(Remember when) your Lord revealed (the Message) to the angels: "Verily, I am with you: Give strength to the believers: I will bring about terror into the hearts of the disbelievers: So you strike above their necks and hit hard over all of their finger-tips and toes. "

Taqi Usmani

When your Lord revealed to the angels: "I am with you. So, make firm the feet of those who believe. I shall cast awe into the hearts of those who disbelieve. So, strike at the necks, and strike at every finger-joint of theirs."

The Monotheist Group

Your Lord inspired to the angels: "I am with you so keep firm those who believe. I will cast terror into the hearts of those who have rejected; so strike above the necks, and strike from them every one standing."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ton Seigneur révéla aux Anges: ʺJe suis avec vous: affermissez donc les croyants. Je vais jeter lʹeffroi dans les cœurs des mécréants. Frappez donc au-dessus des cous et frappez-les sur tous les bouts des doigts.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê dema Xwedayê te peyam ji melayîketan re hinart, (ji wan re got): Bêguman ez bi we re me, vêca wan ên ku bawerî anîn wan piştgerm bikin, ez ê jî tirsê biavêjim dilê yên ku kafir bûne, êdî li stûyê wan û li sertiliyên wan bixin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen jouw Heer aan de engelen openbaarde: ʺIk ben met jullie, sterkt dus hen die geloven. Ik zal de harten van hen die ongelovig zijn schrik aanjagen. Houwt dan in op de nekken en houwt hen op al hun vingers.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ook toen uw Heer tot de engelen sprak: Waarlijk ik ben met u; bevestigt dus hen die gelooven. Ik zal schrik in de harten der ongeloovigen werpen. Slaat dus hunne hoofden af, en slaat al de toppen hunner vingers af.

Hollandaca — Siregar

(Gedenk) toen jouw Heer aan de Engelen openbaarde: ʺVoorwaar, Ik ben met jullie, versterkt daarom degenen die geloven. Ik zal angst werpen in de harten van degenen die ongelovig zijn. Staat dan hun hoofden af en slaat al hun vingers en tenen af.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад], как твой Господь внушил ангелам, [посланным в помощь муслимом]: Воистину, Я - с вами. Так окажите же поддержку уверовавшим! Я посею страх в сердцах тех, которые не уверовали. Так рубите же им головы и отрубите все пальцы

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och din Herre lät änglarna framföra (detta budskap till de troende): ʺSe, Jag är med erʺ (och befallde dem att) inge de troende mod och tillförsikt (och låta dem veta:) ʺJag skall injaga skräck i förnekarnas hjärtan. - (Troende!) Låt nu (svärden) vina över (deras) huvuden och händer!ʺ