Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.

اِذْ يُغَشِّيكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِهِ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَ

iƶ yuğaşşīkumu n-nuǎāse emeneten minhu ve yunezzilu ǎleykum mine s-semāi māen li yuTahhirakum bihi ve yuƶhibe ǎnkum ricze ş-şeyTāni ve li yerbiTa ǎlā ḳulūbikum ve yuṧebbite bihi l-eḳdāme

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذْO zaman
2يُغَشِّيكُمُyuğaşşīkumuغ ش وaldatmak, kandırmak, gizlemek, hile yapmak, göz boyamak, yanıltmak, saklamaksizi bürüyordu
3النُّعَاسَn-nuǎāseن ع سUyuklamak, kestirmek, zayıf olmak, uykulu olmak.hafif bir uyku
4اَمَنَةًemenetenا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanbir güven olmak üzere
5مِنْهُminhuO'ndan (Allah'tan)
6وَيُنَزِّلُve yunezziluن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.ve indiriyordu
7عَلَيْكُمْǎleykumüzerinize
8مِنَmine-ten
9السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
10مَاءًmāenم و هsu, yağmurbir su
11لِيُطَهِّرَكُمْli yuTahhirakumط ه رTemiz/saf olmak veya olmaya başlamak, kirden arınmak, uzak/mesafeli hale getirmek, temizlemek/yıkamak/arındırmak, sakınmak, kendini uzaklaştırmak, temizlemek/arındırmak, abdest almak.sizi temizlemek için
12بِهِbihionunla
13وَيُذْهِبَve yuƶhibeذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekve gidermek için
14عَنْكُمْǎnkumsizden
15رِجْزَriczeر ج زGürlemek, patırtı yapmak. Kirlilik/pislik, felaket, kötü bir ceza türü, gazap, kirlilik, veba, bela, salgın hastalık, iğrençlik, günah, kötülük, putperestlik, develerin arka kısmında görülen hastalık, cezayı hak eden eylem.pisliğini
16الشَّيْطَانِş-şeyTāniش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytanın
17وَلِيَرْبِطَve li yerbiTaر ب طBağlamak, sıkıştırmak, bağlı olmak, uyum sağlamak, güçlendirmek, (çapa) atmak, sağlam olmak, (düşman sınırında) konuşlanmak, nöbet tutmak, bir şeye sebatla devam etmek/uygulamak, bir şeyde kalmak veya olmak, ordu, donatmak, tahkim etmek, desteklemek, her zaman hazır olmak, bir etkiye karşı hazırlanmak. Ribat - süvari birliği, bağlar.ve (birbirine) bağlamak için
18عَلٰىǎlāüzerini
19قُلُوبِكُمْḳulūbikumق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerinizin
20وَيُثَبِّتَve yuṧebbiteث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.ve pekiştirmek için
21بِهِbihionunla
22الْاَقْدَامَl-eḳdāmeق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.ayakları(nızı)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani bir emniyet vermek için sizi hafif bir uykuya daldırmıştı ve sizi arıtmak, sizden Şeytan'ın pisliğini gidermek, yüreklerinizi sağlamlaştırmak ve ayaklarınızı pekiştirip metânetinizi arttırmak için de gökten bir yağmur yağdırmıştı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani bir emniyet vermek için sizi hafif bir uykuya daldırmıştı ve sizi arıtmak, sizden Şeytanʼın pisliğini gidermek, yüreklerinizi sağlamlaştırmak ve ayaklarınızı pekiştirip metânetinizi arttırmak için de gökten bir yağmur yağdırmıştı.

Adem Uğur

O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu.

Ahmed Hulusi

Hani O, kendinden bir sükun ve güven hali oluşturuyordu; sizi onunla (nefsani duygulardan) arındırmak, sizden şeytanın pisliğini (korku, evham) gidermek, şuurunuzdaki Hak müşahedesini kuvvetlendirmek ve ayakları (-nızı) (bu ilimle) sabit tutmak için de üzerinize semadan bir su inzal ediyordu (SU, ilmi marifet; kesinlikle Allah muradı neyse onun yerine geleceğine, yakin haline işaret eder). (Bu ayet benzetme yollu anlatımın örneğidir. Zira olay sırasında gökten yağan su - yağmur, ayakları yere bağlamaz veya şeytanın dürtüsünü temizlemez realitesi. Kuran'daki pek çok ayetin hangi bakışla değerlendirilmesi gerektiğine de bir örnektir. )

Ahmet Tekin

Hani, Allah tarafından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi temizlemek, şeytanın pisliğini, verdiği vesveseyi sizden gidermek, düşüncelerinizi, kalplerinizi birbirine bağlayarak sizi yüreklendirmek, orduya akıl, ihtiyat ve cesaret nasip etmek, itibarınızı yüceltmek için üzerinize gökten yağmur indiriyordu.

Ahmet Varol

Allah kendi katından bir güven olarak sizi hafif bir uykuya bürüyordu ve sizi temizlemek, üzerinizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sabit kılmak için üzerinize gökten su indiriyordu.

Ali Bulaç

Hani kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın pisliklerini gidermek, kalblerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu.

Ali Fikri Yavuz

(Allah) size, Bedir savaşında korkudan emin olmak için hafif bir uyku veriyordu; ve üzerinize gökten bir yağmur yağdırıyordu ki, bununla abdestsizliğinizi giderip sizi temizlesin, Şeytanın vesvesesini (hak üzere olsaydınız susuz kalmazdınız, diye Şeytanın dürtüşünü) sizden kaldırsın, kalblerinize zafer için sebât versin ve bu yağmur sebebiyle (kuraklıktan kaypak hale gelen kumluk arazide) ayaklarınızı sağlam durdursun.

Ali Rıza Safa

O'nun katından bir güven olarak, sizi uyku bürüyordu. Ve sizi arındırmak, şeytanın kuruntularından kurtarmak ve yüreklerinizi güçlendirip ayaklarınızı sağlamlaştırmak için, üzerinize gökten su indiriyordu.

Bayraktar Bayraklı

O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu; sizi onunla manen temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak, ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten bir su indiriyordu.

Bekir Sadak

Allah kendi katindan bir guven isareti olarak sizi hafif bir uykuya daldirmisti. Sizi aritmak, sizden seytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekistirmek ve sabatinizi artirmak icin gokten size su indirmisti.

Celal Yıldırım

Hani kendi katından bir güven olsun diye sizi hafif bir uykuya daldırmıştı ve sizi temizlemek, sizden şeytanın murdarlığını gidermek ; kalbleriniz! iyice (Hakk'a) bağlayıp sağlamlaştırmak ve ayaklarınızı kaydırmayıp sağlam tutmak için gökten üzerinize su indirmişti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O zaman katından bir güven olsun diye sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi onunla temizlemek, şeytanın pisliğini üzerinizden gidermek, cesaretinizi arttırmak ve o sayede ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için gökten üzerinize su indiriyordu.

Diyanet İşleri

Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.

Diyanet İşleri (eski)

Allah kendi katından bir güven işareti olarak sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi arıtmak, sizden şeytan vesvesesini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve sebatınızı artırmak için gökten size su indirmişti.

Diyanet Vakfi

O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O sırada size, yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman size -tarafından bir güven olmak üzere- bir uyku sardırıyordu ve üzerinize gökten su indiriyordu ki, bununla sizi temizlesin, şeytanın murdarlığını sizden gidersin, kalplerinize güç versin ve bununla ayaklarınızı sağlamlaştırsın, Allah.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt size, tarafından bir emniyyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu ve üzerinize Semadan bir su indiriyordu ki bununla sizi tathir eylesin ve Şeytanın murdarlığını sizden gidersin ve kalblerinize rabıta versin ve bununla ayaklarınızı sağlam durdursun

Erhan Aktaş

Hani O, size Kendi katından bir emniyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu. Sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi yatıştırmak ve ayaklarınızı yere sabit kılmak için gökten üzerinize bir su indiriyordu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani O, size Kendi katından bir emniyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu. Sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi yatıştırmak ve ayaklarınızı yere sabit kılmak için gökten üzerinize bir su indiriyordu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani O, size Kendi katından bir emniyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu. Sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi yatıştırmak ve ayaklarınızı yere sabit kılmak için gökten üzerinize bir su indiriyordu.

Fizilal-il Kuran

Hani Allah, korkunuzu gidermek için sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Ayrıca sizi temizlemek, şeytanın vesvesesinden arındırmak, kalplerinizi pekiştirip kaynaştırmak ve ayaklarınızın yere sağlam basmasını sağlamak için size gökten su indirdi.

Gültekin Onan

Hani kendisinden bir güvenlik (emeneten) olarak sizi bir uyuklama bürüyüp (yatıştırıyordu). [Susuzluğun oluşturduğu bunalımdan] Sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (umutsuzluğu) sizden savmak / gidermek, kalplerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (yeryüzünde) sağlamlaştırmak için üzerinize gökten su indiriyordu.

Hamdi Döndüren

O zaman, katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Şeytanın pisliğini üzerinizden atmak, böylece sizi arındırmak, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için de, üzerinize gökten bir su indiriyordu.

Hasan Basri Çantay

O, size o vakit kendisinden bir eminlik olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu. Sizi tertemiz yapmak, sizden şeytanın murdarlığını gidermek, kalblerinize rabıta vermek, ayakları (nızı) pekişdirmek için de gökden üstünüze bir su indiriyordu.

Hasib Asutay

O zaman (Allah) katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi kendisiyle temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve onunla ayaklarınızı sabitleştirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu. (4) (4. Düşman ordusu daha önce gelip Bedir kuyusu çevresinde mevzilenmişti. İslâm mücahitleri hem susuz idiler hem de yerleri kurak idi. Yağmur onlara yaradı.)

Hayrat Neşriyat

O zaman sizi, tarafından bir emniyet olmak üzere hafif bir uykuya bürüyordu ve üzerinize gökten bir su indiriyordu ki, bununla sizi temizlesin, sizden şeytanın pisliğini(vesvesesini) gidersin, kalblerinizi pekiştirsin (kendine bağlasın) ve bununla ayakları(nızı)sâbit kılsın!

İbni Kesir

Hani O, size kendi katından bir emniyet olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi tertemiz yapmak, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalblerinizi pekiştirmek ve ayaklarınıza sebat vermek için gökten üstünüze bir su indiriyordu.

Mehmet Okuyan

O zaman, katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi onunla temizlemek için, şeytanın pisliğini (vesvesesini) sizden gidermek, kalplerinizi (birbirine) bağlamak ve onunla ayakları(nızı savaşta) sabit kılmak için üzerinize gökten su indiriyordu.

Muhammed Esed

(Hatırlayın nasıl olmuştu) hani, katından bir güvence olarak, sizi bir iç huzurunun kuşatmasını sağlamış ve gökten üzerinize su indirmişti ki onunla sizi arındırsın, Şeytanın kirli vesveselerinden kurtarsın; kalplerinizi güçlendirip adımlarınızı sağlamlaştırsın.

Mustafa İslamoğlu

Hani o zaman, O'nun inayetinden bir güvence olarak sizi bir iç sükunetinin çepeçevre kuşatmasını sağlamış ve üzerinize gökten tarifsiz bir yağmur indirmişti ki, onunla sizi temizlesin, (iç dünyanızı kirleten) Şeytan kirinden sizi arındırsın, yüreklerinizi güçlendirip ayaklarınızı onunla sabit kılsın.

Ömer Nasuhi Bilmen

Yâd ediniz ki, O'nun tarafından bir eminlik olmak için sizi bir hafif uykuya daldırmıştı. Ve gökten üzerinize su da indiriyordu. Onunla sizi temizlesin ve sizden şeytanın vesvesesini gidersin ve kalblerinize bir râbıta versin ve onunla ayakları sabit kılsın (diye).

Ömer Öngüt

O zaman Allah kendi katından bir güven işareti olmak üzere, sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi tertemiz yapmak, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve (savaşta) ayaklarınıza sebat vermek için gökten üzerinize su indiriyordu.

Suat Yıldırım

Düşman korkusundan gözünüze uyku girmediği için o vakit Allah, inâyeti ile güven ve sükûnet vermek için sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi temizlemek, şeytanın pisliğini, vesvesesini sizden gidermek,kalplerinize kuvvet vermek ve savaş meydanında ayaklarınızı sabit kılmak için gökten üzerinize su indiriyordu.

Süleyman Ateş

O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu, üzerinize sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (içinize attığı kötü düşünceleri) sizden gidermek, kalblerinizi (birbirine) bağlamak ve ayakları(nızı) pekiştirmek için üzerinize gökten bir su indiriyordu.

Süleymaniye Vakfı

Hani Allah, bir güven duygusu vermek için sizi tatlı bir uykuya daldırmıştı. Sizi arındırmak, şeytanın yol açtığı çöküntüyü gidermek, kalplerinize metanet vermek ve ayaklarınızı sabit kılmak için gökten üzerinize yağmur da yağdırmıştı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün güven içinde sizi uykuya daldırmış, sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve ayaklarınızı yere sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırmıştı.

Şaban Piriş

O zaman sizi kendisinden bir güven vermek için hafif bir uykuya daldırmış ve üzerinize gökten onunla sizi temizlemek ve şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlamlaştırmak için su indirmişti.

Tefhim-ul Kuran

Hani kendisinden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın pisliklerini gidermek, kalblerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu.

Ümit Şimşek

O vakit Allah kendi katından bir emniyet vermek üzere sizi hafif bir uykuya daldırmış; sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, kalplerinizi Allah'a bağlamak ve ayaklarınıza sebat vermek için gökten bir yağmur indirmişti.

Yaşar Nuri Öztürk

O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku bürüyordu; sizi onunla temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak, ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten bir su indiriyordu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Allah Öz tərəfindən bir təskinlik olsun deyə, sizə yüngül bir mürgü göndərmiş, göydən sizin üzərinizə yağmur endirmişdi ki, onunla sizi təmizləsin, şeytanın vəsvəsəsini sizdən uzaq etsin, qəlbinizi möhkəmləndirsin və onunla qədəmlərinizi sabit etsin.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O vaxt (Bədr vuruşunda) Öz tərəfindən (köməyindən) arxayınlıq əlaməti olaraq, Allah sizi xəfif bir uyğuya daldırmış, sizi (çirkdən-pasdan) təmizləmək (və ya dəstəmaz almaq), Şeytanın vəsvəsəsini sizdən çıxartmaq, ürəklərinizi (qələbəyə inamla) doldurmaq və (quma batmasın deyə) ayaqlarınızın altını möhkəm etmək üçün göydən üstünüzə yağış yağdırmışdı.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenkt, als euch der Schlummer überkam und wie das für euch Ruhe und Sicherheit von Ihm war. Er ließ Regenwasser vom Himmel auf euch fallen, um euch damit zu erquicken, zu reinigen, die Unreinheit Satans von euch hinwegzunehmen, eure Herzen zu stärken und die Erde unter euren Füßen zu festigen und euch festen Halt zu geben.

Almanca — Der Edle Quran

Als Er Schläfrigkeit euch überkommen ließ als (Gefühl der) Sicherheit von Ihm und Wasser vom Himmel auf euch herabsandte, um euch damit zu reinigen und das Unheil des Satans von euch zu entfernen und um eure Herzen zu stärken und (eure) Füße damit zu festigen.

Almanca — M. A. Rassoul

denn Er ließ den Schlaf als eine Sicherheit von Ihm auf euch niedersinken; und Er sandte Wasser auf euch aus den Wolken nieder, um euch damit zu reinigen und Satans Befleckung von euch hinwegzunehmen, auf daß Er eure Herzen stärkte und (eure) Schritte festigte.

Almanca — Muhammad Zaidan

(Und erinnere daran), als ER die Schläfrigkeit euch überkommen ließ - (als Zeichen der) Sicherheit von Ihm, und das Wasser über euch vom Himmel fallen ließ, um euch damit zu reinigen, von euch das Einflüstern des Satans wegzunehmen, eure Herzen zu stärken und euch (im Kampf) standhaft zu machen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there did Allah replace the emotion of sorrow and grief which was caused by fear of the unpredictable outcome by peace of mind and sense of security thus inducing your eyes to take themselves to slumber. He sent down from the floor of the vault of heaven rain - water to free you people from foreign matter as well as from moral and spiritual pollution and from the incitement of evil instigated by AL-Shaytan (Satan) and by those with characteristics befitting Him, and to do your hearts good and set your feet firm.

Abdul Haleem

Remember when He gave you sleep as a reassurance from Him, and sent down water from the sky to cleanse you, to remove Satan’s pollution from you, to make your hearts strong and your feet firm.

Abdullah Yusuf Ali

Remember He covered you with a sort of drowsiness, to give you calm as from Himself, and he caused rain to descend on you from heaven, to clean you therewith, to remove from you the stain of Satan, to strengthen your hearts, and to plant your feet firmly therewith.

Abul A'la Maududi

And recall when Allah brought on you drowsiness, giving you a feeling of peace and security from Him, and He sent down rain upon you from the sky that He might cleanse you through it and take away from you the pollution of Satan and strengthen your hearts, and steady your feet through it.

Aisha Bewley

And when He overcame you with sleep, making you feel secure, and sent you down water from heaven to purify you and remove the taint of Shaytan from you, and to fortify your hearts and make your feet firm.

Al-Hilali & Khan

(Remember) when He covered you with a slumber as a security from Him, and He caused water (rain) to descend on you from the sky, to clean you thereby and to remove from you the Rijz (whispering, evil-suggestions) of Shaitân(Satan), and to strengthen your hearts, and make your feet firm thereby.

Ali Quli Qarai

When He covered you with a trance as a [sense of] security from Him, and He sent down water from the sky to purify you with it, and to repel from you the defilement of Satan, and to fortify your hearts, and to make [your] feet steady with it.

Amatul Rahman Omar

(Recall the time) when He caused a sort of slumber to prevail upon you to give you a sense of peaceful security from Himself, and He sent down upon you water from the clouds that He might thereby purify you and remove from you the scourge of satan, that He might strengthen your hearts and thereby make your feet firm and strong.

Arthur John Arberry

When He was causing slumber to overcome you as a security from Him, and sending down on you water from heaven, to purify you thereby, and to put away from you the defilement of Satan, and to strengthen your hearts, and to confirm your feet.

Bijan Moeinian

I showered you with peace and assurance up to the point of drowsiness. I sent you the rain to cleanse you from the satanic thoughts, to fortify your belief and to strengthen your foothold.

E. Henry Palmer

When drowsiness covered you as a security from Him, and He sent down upon you from the heavens water to purify you withal, and to take away from you the plague of Satan, and to tie up your hearts and to make firm your footsteps.

Edip-Layth

A peaceful sleep from Him overcame you, and He sent down to you water from the sky to cleanse you with it. He caused the affliction of the devil to leave you so that He may fortify your hearts and set firm your feet.

George Sale

And when He caused sleep to come upon you as a sign of security from Him, and He sent down water upon you from the clouds, that thereby He might purify you, and remove from you the uncleanliness of Satan, and that He might strengthen your hearts and make your steps firm therewith.

Hamid S. Aziz

Remember when drowsiness covered you as a reassurance from Him, and He sent down upon you rain from heaven to purify you, to remove from you the plague of Satan, and to make strong your heart and firm your footsteps.

Mahmoud Ghali

As He was making drowsiness to envelop you as secure (reassurance) from Him, and sending down on you water from the heaven to purify you thereby, and to put away from you the chastisement of Ash-Shaytan, (The all-vicious :one"; i. e., the Devil) and to brace your hearts, and to make firm (your) feet thereby.

Marmaduke Pickthall

When He made the slumber fall upon you as a reassurance from him and sent down water from the sky upon you, that thereby He might purify you, and remove from you the fear of Satan, and make strong your hearts and firm (your) feet thereby.

Mohamed Ahmed - Samira

A blanketing sleep came over you as a (measure of) security from Him, and He sent down rain from the skies to cleanse you, and to remove the plague of Satan, and to strengthen your hearts and steady your steps.

Muhammad Asad

[Remember how it was] when He caused inner calm to enfold you, as an assurance from Him, and sent down upon you water from the skies, so that He might purify you thereby and free you from Satan's unclean whisperings and strengthen your hearts and thus make firm your steps.

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when He caused drowsiness to overcome you, giving you serenity.[1] And He sent down rain from the sky to purify you, free you from Satan’s whispers, strengthen your hearts, and make ˹your˺ steps firm.

Progressive Muslims

Sleep overcame you from Him to give you peace; and He sent down to you water from the sky to cleanse you with it and cause the affliction of the devil to leave you; and so that He may strengthen your hearts and set firm your feet.

Sahih International

[Remember] when He overwhelmed you with drowsiness [giving] security from Him and sent down upon you from the sky, rain by which to purify you and remove from you the evil [suggestions] of Satan and to make steadfast your hearts and plant firmly thereby your feet.

Sam Gerrans

When He made slumber overcome you as security from Him, and sent down upon you water from the sky that He might purify you thereby, and to remove from you the scourge of the satan, and to fortify your hearts, and make firm thereby your feet.

Shabbir Ahmed

Remember how it was when He caused inner calm to enfold you, as an assurance from Him, and sent down upon you water from the sky. That He might refresh you and free you from the fear of the satanic act of the enemy (as they confiscated the water wells). Thus He strengthened your hearts and made firm your foothold.

Syed Vickar Ahamed

(Remember when) He brought a sense of sleep over you to give you calm from Himself, and He made the rain to fall on you from the sky, to clean you with it, and to remove from you the spot of Satan, and to give strength to your hearts, and to hold your feet firmly in the sandy place with it.

Taqi Usmani

When He covered you with drowsiness, as tranquility (descending) from Him and sent down upon you water from the heavens, so that He might purify you with it, and remove from you the impurity of Satan, and so that He might strengthen your hearts and make (your) feet firm therewith.

The Monotheist Group

Sleep overcame you to give you tranquility from Him; and He sent down to you water from the sky to cleanse you with it and cause the affliction of the devil to leave you; and so that He may strengthen your hearts and set firm your feet.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand Il vous enveloppa de sommeil comme dʹune sécurité de Sa part, et du ciel Il fit descendre de lʹeau sur vous afin de vous en purifier, dʹécarter de vous la souillure du Diable, de renforcer les cœurs et dʹen raffermir les pas! (vos pas).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê demê (Xwedê) xeweke sivik danî ser çavên we ku ew ewlehiyek bû ji cem Xwedê û ji esmanan baranek bi ser we de barand da ku we pê paqij bike û tasawasa şeytên ji we bibe û da ku dilê we bi hev ve girê bide û lingên we bi cih bike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen Hij jullie als een bescherming van Hem door slaap bevangen liet worden en water uit de hemel over jullie liet neerdalen om jullie ermee rein te maken en de gruwel van de satan van jullie te verwijderen en om jullie harten standvastig en de voeten stevig te maken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen een slaap u overviel, als een teeken van zekerheid van hem, en hij water van den hemel op u nederzond, opdat hij u daarmede zou zuiveren, en hij de afschuwelijkheid van satan van u zou afnemen, en hij uwe harten en uwen voet daardoor zou mogen bevestigen.

Hollandaca — Siregar

(Gedenkt) toen Hij jullie met slaap bedekte, als middel ter beveiliging van Hem en Hij deed uit de hemel water op jullie neerdalen om jullie daarmee te reinigen en om de plaag van de Satan van jullie weg te nemen en om jullie harten te versterken en om jullie hielen te verstevigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Вот покрывает Он [Аллах] вас дремотой, для (ощущения) спокойствия от Него [чтобы не было в вас страха, что одолеют вас враги] и низводит вам с неба [с облаков] воду [дождь], чтобы очистить вас ею [для мытья] и (чтобы) удалить от вас мерзость сатаны [его наущения и запугивания] и чтобы укрепить ваши сердца (терпением во время битвы) и утвердить этим ваши стопы [чтобы от дождя намок песок и в нем не вязли ноги].

Rusça — Osmanov

[Вспомните,] как Аллах одарил вас чувством внутренней уверенности и дождем с неба, чтобы очистить вас дождевой водой, удалить от вас скверну шайтана, вселить в ваши сердца мужество и укрепить этим ваши стопы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Minns hur) Han ingav er ett stort lugn och en känsla av trygghet och lät ett regn falla från himlen för att rena er och lossa Djävulens smutsiga (grepp) om era (sinnen), stärka ert mod och göra er stadiga på foten.