Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَا

ve l-cibāle ersāhā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dağlarını oturttu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve dağlarını oturttu.

Adem Uğur

Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Ahmed Hulusi

Dağlara gelince, onları demir atmış gibi dikip sabitledi.

Ahmet Tekin

Dağları, yerlerine sağlam baskılı, oturaklı, derin temele dayalı bir şekilde yerleştirdi.

Ahmet Varol

Dağları da sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Ali Bulaç

Dağlarını dikip oturttu;

Ali Fikri Yavuz

Dağları yerleştirdi,

Ali Rıza Safa

Ve dağları yerleştirdi.

Bayraktar Bayraklı

- Ardından yerküreyi döşedi. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için yerden suyunu ve bitkilerini çıkardı. Dağları yerleştirdi.

Bekir Sadak

Daglari yerlestirmistir.

Celal Yıldırım

Dağları dikip sağlamlaştırdı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Diyanet İşleri

Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Diyanet İşleri (eski)

Dağları yerleştirmiştir.

Diyanet Vakfi

(30-33) Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dağlarını oturttu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve dağlarını oturttu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve dağlarını oturttu

Erhan Aktaş

Ona dağlar yerleştirdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona dağlar yerleştirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona dağlar yerleştirdi.

Fizilal-il Kuran

Dağları yerleştirmiştir.

Gültekin Onan

Dağlarını dikip oturttu;

Hamdi Döndüren

Dağları yerleştirdi.

Hasan Basri Çantay

Dağları (nı sapasağlam) dikdi.

Hasib Asutay

Dağları (dikip) da oturttu;

Hayrat Neşriyat

(31-33) Size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ondan (yeryüzünün) suyunu ve otlağını çıkardı ve dağlar ki onları yerleştirdi!

İbni Kesir

Dağları dikmiştir.

Mehmet Okuyan

Dağları (yere) O çakmıştır.

Muhammed Esed

ve dağları sağlam şekilde yerleştirmiştir:

Mustafa İslamoğlu

ve dağları sağlamca O yerleştirdi;

Ömer Nasuhi Bilmen

Dağları da tesbit etti.

Ömer Öngüt

Dağları dikti.

Suat Yıldırım

Dağlarını oturttu.

Süleyman Ateş

Dağları oturttu,

Süleymaniye Vakfı

Dağları da sabitledi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağlarını zaten sabitlemişti.

Şaban Piriş

Dağları da yerleştirdi.

Tefhim-ul Kuran

Dağlarını dikip oturttu;

Ümit Şimşek

Dağları yerlerine dikti.

Yaşar Nuri Öztürk

Dağları, demir atmış gibi oturttu;

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

dağları da yerə bərkitdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann setzte Er Berge fest darauf.

Almanca — Der Edle Quran

Und die Berge, Er hat sie fest gegründet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Er festigte die Berge

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Berge ließ ER festigen

English (26)

Abdel Khalek Himmat

and the mountains He set and anchored for stabilization, *

Abdul Haleem

and setting firm mountains [in it]

Abdullah Yusuf Ali

And the mountains hath He firmly fixed;-

Abul A'la Maududi

and firmly fixed in it mountains;

Aisha Bewley

and made the mountains firm,

Al-Hilali & Khan

And the mountains He has fixed firmly,

Ali Quli Qarai

and set firm the mountains,

Amatul Rahman Omar

He set the mountains firmly.

Arthur John Arberry

and the mountains He set firm,

Bijan Moeinian

And the mountains which are firmly established on earth.

E. Henry Palmer

And the mountains He did firmly set,

Edip-Layth

The mountains He fixed firmly.

George Sale

and He established the mountains,

Hamid S. Aziz

And the mountains, He made them firm,

Mahmoud Ghali

And the mountains He made steady, (i. e., made them anchorages).

Marmaduke Pickthall

And He made fast the hills,

Mohamed Ahmed - Samira

And stabilized the mountains

Muhammad Asad

and has made the mountains firm:

Mustafa Khattab

and setting the mountains firmly ˹upon it˺—

Progressive Muslims

And the mountains He fixed firmly.

Sahih International

And the mountains He set firmly

Sam Gerrans

And the mountains He set firmly

Shabbir Ahmed

And the mountains He firmly fixed.

Syed Vickar Ahamed

And the mountains He has firmly fixed—

Taqi Usmani

and firmly fixed the mountains,

The Monotheist Group

And the mountains He fixed firmly.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et quant aux montagnes, Il les a ancrées,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çiya jî (tê de) mikûm û qehîm kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en de bergen heeft hij stevig aangebracht,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij richtte de bergen op,

Hollandaca — Siregar

En Hij verstevigde de bergen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и горы утвердил Он (как колья),

Rusça — Osmanov

и воздвиг неколебимые горы,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och förankrat bergen;