(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَكِينٍ اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍ
fe ceǎlnāhu fī ḳarārin mekīnin / ilā ḳaderin meǎ'lūmin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onu, karâr edilecek kuvvetli bir yerde tutmadık mı?
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken onu, karâr edilecek kuvvetli bir yerde tutmadık mı?
Adem Uğur
İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik.
Ahmed Hulusi
Onu güvenli bir mekanda (rahimde) oluşturduk;
Ahmet Tekin
Onu elverişli sağlam, muhkem itibarlı bir yere yerleştirerek planlayıp büyütmedik mi?
Ahmet Varol
Ardından onu sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
Ali Bulaç
Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
Ali Fikri Yavuz
Sonra o suyu, sağlam bir yerde (rahimde) sakladık,
Ali Rıza Safa
Sonra, onu, dayanıklı bir yere yerleştirdik.
Bayraktar Bayraklı
- Sonra belli bir süreye kadar onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Bekir Sadak
(20-22) Sizi bayagi bir sudan yaratip onu belli bir sureye kadar saglam bir yere yerlestirmedik mi?
Celal Yıldırım
(21-22) Sonra onu belirlenmiş bir vakte kadar sağlam bir karargâhta bulundurmadık mı ?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(21-22) Onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik.
Diyanet İşleri
(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
Diyanet İşleri (eski)
(20-22) Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Diyanet Vakfi
(21-22) İşte o suyu, belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onu sağlam bir yerde oturttuk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu güvenli bir yere (rahme) koyduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kılıp da onu bir makarda temkin
Erhan Aktaş
Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.
Fizilal-il Kuran
Sonra o sıvı damlasını korunaklı bir yuvaya yerleştirmedik mi?
Gültekin Onan
Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
Hamdi Döndüren
Sonra onu sağlam bir kalma yerine koyduk.
Hasan Basri Çantay
Onu sağlam bir yerde tutub da,
Hasib Asutay
Onu sağlam bir yere (5) yerleştirdik; (5. Döl yatağına.)
Hayrat Neşriyat
(21-22) Sonra onu belli bir zamâna kadar sağlam bir yerde (rahimde yerleşik) kıldık.
İbni Kesir
Onu sağlam bir yere yerleştirdik.
Mehmet Okuyan
Sonra onu belirli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmiştik.
Muhammed Esed
(rahmin içinde) sağlam bir şekilde muhafaza ettiğimiz (bir sıvıdan),
Mustafa İslamoğlu
Ki Biz o sıvıyı (rahim gibi) sağlam bir karar mahallinde korumaya aldık;
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi onu bir sağlam karargâhta (bulunur) kıldık.
Ömer Öngüt
Sonra o suyu sağlam bir karargâh olan rahime yerleştirdik.
Suat Yıldırım
(21-22) Sonra da o meni nutfesini belirli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirdik.
Süleyman Ateş
Onu sağlam bir karar yerine koyduk.
Süleymaniye Vakfı
Sonra onu karar-ı mekin'de /yumurtaya ulaşmasına imkan veren yerde tuttuk.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra onu sağlam bir yere (ana rahmine) yerleştirdik.
Şaban Piriş
Ve suyu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Tefhim-ul Kuran
Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik,
Ümit Şimşek
Sonra onu sağlam bir yere yerleştirdik:
Yaşar Nuri Öztürk
Onu dayanıklı karargahta tuttuk.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onu etibarlı bir yerdə yerləşdirmədikmi –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onu möhkəm bir yerdə (ana bətnində) saxladıq,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
das Wir an einen sicheren Ort brachten
Almanca — Der Edle Quran
das Wir dann in einem festen Aufenthaltsort haben sein lassen,
Almanca — M. A. Rassoul
die Wir dann an eine geschützte Bleibe brachten
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann machten WIR sie in einem gefestigten Aufenthaltsort,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Fluid whose product, the fertilized seed,* We embedded in the depth of a safe and secure situation (the womb).
Abdul Haleem
which We housed in a safe lodging
Abdullah Yusuf Ali
The which We placed in a place of rest, firmly fixed,
Abul A'la Maududi
which We then placed in a secure repository
Aisha Bewley
then place it in a secure repository
Al-Hilali & Khan
Then We placed it in a place of safety (womb),
Ali Quli Qarai
[and] then lodged it in a secure abode
Amatul Rahman Omar
Then We placed it in a secure and safe place,
Arthur John Arberry
that We laid within a sure lodging
Bijan Moeinian
Then place that tiny embryo in a safe resting place?
E. Henry Palmer
and place it in a sure depository
Edip-Layth
Then We made it in a place of protection,
George Sale
which We placed in a sure repository,
Hamid S. Aziz
Which We laid in a safe abode (the womb),
Mahmoud Ghali
Then We made it in an established reposing,
Marmaduke Pickthall
Which We laid up in a safe abode
Mohamed Ahmed - Samira
Then We lodged you in a secure place (the womb)
Muhammad Asad
which We then let remain in [the womb's] firm keeping
Mustafa Khattab
placing it in a secure place
Progressive Muslims
Then We made it in a place of protection
Sahih International
And We placed it in a firm lodging
Sam Gerrans
And We placed it in a fixed lodging secure
Shabbir Ahmed
Which We then kept in a safe place. (23:13).
Syed Vickar Ahamed
Then We placed in a place of rest (the womb), securely placed,
Taqi Usmani
Then We put it in a firm place of rest
The Monotheist Group
Then We made it in a place of protection,
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
que Nous avons placée dans un reposoir sûr,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca me ew av di cihekî mikûm de bi cih kir (ku malzarok e).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die Wij toen in een solide verblijfplaats legden,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Dien wij in eene zekere bewaarplaats stelden.
Hollandaca — Siregar
Toen plaatsten Wij het in een beschermende rustplaats.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и поместили ее [эту жидкость] в надежном месте [в утробе женщины]
Rusça — Osmanov
и не поместили ее в надежном месте
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
som Vi sedan lämnade i (skötets) säkra förvar