Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.

وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

ve iƶā raeyte ṧemme raeyte neǐymen ve mulken kebīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2رَاَيْتَraeyteر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.baktığın
3ثَمَّṧemmeorada
4رَاَيْتَraeyteر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görürsün
5نَعِيمًاneǐymenن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.bir ni'met
6وَمُلْكًاve mulkenم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.ve bir mülk
7كَبِيرًاkebīranك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyük

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ne yana baksan nîmetler görürsün, ne yana baksan, pek büyük ve zevalsiz bir saltanat ve devletler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ne yana baksan nîmetler görürsün, ne yana baksan, pek büyük ve zevalsiz bir saltanat ve devletler.

Adem Uğur

Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.

Ahmed Hulusi

Nereye baksan (sırf) nimet ve büyük bir mülk olarak görürsün.

Ahmet Tekin

Orada, nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir sultan ve saltanat görürsün.

Ahmet Varol

Her nereye baksan bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Ali Bulaç

Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Ali Fikri Yavuz

Orada her nereye baksan, bir nimet ve pek büyük bir mülk (saltanat) görürsün.

Ali Rıza Safa

Zaten nereye baksan, nimetler ve büyük bir yönetim görürsün.

Bayraktar Bayraklı

Orada nereye bakarsan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Bekir Sadak

Oranin neresine baksan, nimet ve buyuk bir saltanat gorursun.

Celal Yıldırım

Orada nereye baksan hep nîmet ve büyük bir mülk görürsün.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Orada etrafa göz gezdirdiğinde benzersiz nimetler ve muhteşem bir saltanat görürsün.

Diyanet İşleri

Orada, görünce (sonsuz) nimetler ve büyük bir mülk (hükümranlık) görürsün.

Diyanet İşleri (eski)

Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Diyanet Vakfi

Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Orada nereye baksan bir nimet ve pek büyük bir mülk görürsün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gördüğün zaman orada bol bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve gördüğün zaman orada bir na'im ve pek büyük bir mülk görürsün

Erhan Aktaş

Nereye baksan orada nimetler, büyük bir mülk ve saltanat görürsün.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nereye baksan orada nimetler, büyük bir mülk ve saltanat görürsün.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nereye baksan orada nimetler, büyük bir mülk ve saltanat görürsün.

Fizilal-il Kuran

Nereye baksan bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Gültekin Onan

Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Hamdi Döndüren

Orada nereye baksan, karşında bir nimet ve büyük bir mülk görürsün!

Hasan Basri Çantay

Orada herhangi bir yeri gördüğün zaman (büyük) bir ni'met, bol bir (ihtişam ve) saltanat görürsün.

Hasib Asutay

Her nereye bakarsan, bir nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Hayrat Neşriyat

(Orada) nereyi görsen, (ta'rîfi mümkün olmayan) bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün!

İbni Kesir

Nereye baksan; orada bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Mehmet Okuyan

(Cennette) her nereye bakarsan, (pek çok) nimet ve büyük bir otorite görürsün.

Muhammed Esed

ve (nereye) baksan, (yalnız) kutsanmışlık ve aşkın bir düzen göreceksin.

Mustafa İslamoğlu

Nereden bakacak olsan, sınırsız bir nimet deryası ve görkemli bir iktidar göreceksin.

Ömer Nasuhi Bilmen

(19-20) Onların etrafında ebedîler olan genç hizmetçiler dolaşır, onları göreceğin zaman onları birer saçılmış inci sanırsın. Ve orada göreceğin zaman, bir nîmet ve bir büyük mülk görmüş olursun.

Ömer Öngüt

Orada her nereye baksan, bir nimet ve pek büyük bir saltanat görürsün.

Suat Yıldırım

Hangi tarafa baksan hep nimet, servet, ihtişam, büyük bir saltanat görürsün.

Süleyman Ateş

Orada nereye baksan, bir ni'met ve büyük bir mülk görürsün.

Süleymaniye Vakfı

Orada, nereye baksan nimetler ve büyük bir saltanat görürsün.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orayı gördüğünde nimetleri ve büyük bir saltanatı da görmüş olursun.

Şaban Piriş

Nereye baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.

Tefhim-ul Kuran

Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk görürsün.

Ümit Şimşek

Nereye baksan bir dolu nimet ve bir büyük saltanat görürsün.

Yaşar Nuri Öztürk

Oraya baktığında, nereye göz atsan büyük bir nimet, büyük bir mülk ve yönetim görürsün.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Cənnətdə hara baxsan nemət və əzəmətli səltənət nişanəsi görərsən.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wo immer du hinschaust, siehst du nur Wonne und große Herrlichkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn du dort hinsiehst, wirst du Wonne und ein großes Reich sehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wohin du dort auch schauen magst, so wirst du ein Wohlleben und ein großes Reich erblicken.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn du dort siehst, siehst du Wohlergehen und großen Reichtum.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If you were to take a look O Muhammad, what will you see but bliss and splendour, a realm of magnificence and ecstasy and the loving kindness and mercies so tender,

Abdul Haleem

and if you were to look around, you would see bliss and great wealth:

Abdullah Yusuf Ali

And when thou lookest, it is there thou wilt see a Bliss and a Realm Magnificent.

Abul A'la Maududi

Whitherto you look around, you will see an abundance of bliss and the glories of a great kingdom.

Aisha Bewley

Seeing them, you see delight and a great kingdom.

Al-Hilali & Khan

And when you look there (in Paradise), you will see a delight (that cannot be imagined), and a great dominion.

Ali Quli Qarai

As you look, you will see there bliss and a great kingdom.

Amatul Rahman Omar

When you look (considering the Garden as a whole) you will find therein blessings abounding everywhere and (all the equipments of) a splendid kingdom.

Arthur John Arberry

when thou seest them then thou seest bliss and a great kingdom.

Bijan Moeinian

When you look around, you will see blessing all over; a magnificent dominion.

E. Henry Palmer

and when thou seest them thou shalt see pleasure and a great estate!

Edip-Layth

If you look, then you will see a blessing and a great dominion.

George Sale

And when thou lookest, there shalt thou behold delights, and a great kingdom.

Hamid S. Aziz

And when you look, you will see blessings and a magnificent kingdom.

Mahmoud Ghali

And when you see (them) hence, you see bliss and a great kingdom.

Marmaduke Pickthall

When thou seest, thou wilt see there bliss and high estate.

Mohamed Ahmed - Samira

When you look around, you will see delights and great dominion.

Muhammad Asad

and when thou seest [anything that is] there thou wilt see [only] bliss and a realm transcendent

Mustafa Khattab

And if you looked around, you would see ˹indescribable˺ bliss and a vast kingdom.

Progressive Muslims

And if you look, then you will see a blessing and a great dominion.

Sahih International

And when you look there [in Paradise], you will see pleasure and great dominion.

Sam Gerrans

And when thou seest there, thou seest bliss and great dominion: —

Shabbir Ahmed

And whenever you look around there you see Bliss and a Magnificent Kingdom.

Syed Vickar Ahamed

And when you look, it is there that you will see a joy and a magnificent kingdom (an immense constellation of beauty).

Taqi Usmani

When you will look around there, you will see the Bliss and a magnificent realm.

The Monotheist Group

And if you look, then you will see a blessing and a great dominion.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand tu regarderas là-bas, tu verras un délice et un vaste royaume.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema tu lê dinêrî tu li wir dibînî ku milkekî mezin û xweşiyeke berfireh heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer jij het ziet dan zie jij gelukzaligheid en een grote heerschappij.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als gij dit ziet, zult gij geneugten aanschouwen en een groot koninkrijk.

Hollandaca — Siregar

En als jij rondkijkt dan zie jij een genieting en een geweldig koninkrijk.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда увидишь (любое место в Раю), там увидишь (такую) благодать (которую невозможно описать) и (очень) великое царство.

Rusça — Osmanov

Когда же присмотришься, то увидишь блаженство и великую власть [над ангелами].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och vart du än vänder dig, ser du överallt glädje och överdådig prakt.