Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَنْثُورًا
ve yeTūfu ǎleyhim vildānun muḣalledūne iƶā raeytehum Hasibtehum lu'lu'en menṧūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Etraflarında, ölümsüz delikanlılar dolaşır, onları görünce sanırsın ki saçılmış incilerdir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Etraflarında, ölümsüz delikanlılar dolaşır, onları görünce sanırsın ki saçılmış incilerdir.
Adem Uğur
O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedîmler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Ahmed Hulusi
Çevrelerinde ölümsüz genç hizmetliler dolaşır. . . Onları gördüğünde, saçılmış inci sanırsın!
Ahmet Tekin
Huzurlarında, ebedî yurdun, ebedî genç hizmetkârları dolaşırlar. Onları gördüğün zaman saçılmış inciler sanırsın.
Ahmet Varol
Etraflarında ölümsüzlüğe kavuşturulmuş [2] gençler dolaşır ki, sen onları gördüğünde saçılmış inciler sanırsın.
Ali Bulaç
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.
Ali Fikri Yavuz
(Cennet ehlinin) etraflarında (hizmet için) devamlı olarak taze çocuklar dolaşır ki, sen onları gördüğün zaman saçılmış inciler sanırsın.
Ali Rıza Safa
Ve ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşır. Onları gördüğün zaman, saçılmış inciler sanırsın.
Bayraktar Bayraklı
Çevrelerinde sürekli hizmetçiler dolaşacaktır. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Bekir Sadak
Yanlarinda olumsuz gencler dolasir; onlari gordugunde sacilmis birer inci sanirsin.
Celal Yıldırım
Çevrelerinde hep taze kalan civanlar dolaşırlar. Onları gördüğünde saçılmış inciler sanırsın.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Her birinin etrafında ölümsüz gençler pervane olur. Baktığında onları etrafa saçılmış inciler sanırsın.
Diyanet İşleri
Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.
Diyanet İşleri (eski)
Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.
Diyanet Vakfi
O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedîmler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Etraflarında ölümsüz hizmetçiler dolaşır, onları görünce saçılmış inciler sanırsın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Etraflarında daima genç çocuklar dolaşır; görünce onları saçılmış inciler sanırsın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve dolanır etraflarına muhalled evladlar, görünce onları sanırsın saçılmış inciler
Erhan Aktaş
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Fizilal-il Kuran
Onlara hiç ölmeyecek gençler hizmet ederler. Bu gençleri görsen, ortalığa saçılmış birer inci sanırsın.
Gültekin Onan
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.
Hamdi Döndüren
Aralarında öyle ölümsüz gençler dolaşır ki onları görsen, kendilerini etrafa saçılmış inci sanırsın!
Hasan Basri Çantay
Etraflarında herdem taze çocuklar dolaşır ki sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın!
Hasib Asutay
Çevrelerinde ölümsüz genç (hizmetçiler dolaşır ki, onları gördüğünde kendilerini saçılmış inci(ler) sanırsın.
Hayrat Neşriyat
(Aynı çocukluk hâlleri üzere) ebedîliğe erdirilmiş çocuklar (ve genç hizmetçiler)de etraflarında dolaşırlar. Onları gördüğün zaman, kendilerini (etrâfa) saçılmış (birer) inci sanırsın!
İbni Kesir
Çevrelerinde ölümsüz gençler dolaşır ki; onları gördüğünde saçılmış bir inci sanırsın.
Mehmet Okuyan
O (cennetliklerin) etrafında, uzun ömürlü gençler dolaşır. Onları gördüğünde kendilerini saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
Muhammed Esed
Ve onları ölümsüz gençlikler bekleyecek, gördüğün zaman saçılmış inciler sanacağın (gençlikler);
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine kalıcı gençlik iksiri servisi yapılacak. Sen o (cennetlik)leri göreceğin zaman, sanki saçılmış tarifsiz inciler sanacaksın;
Ömer Nasuhi Bilmen
(19-20) Onların etrafında ebedîler olan genç hizmetçiler dolaşır, onları göreceğin zaman onları birer saçılmış inci sanırsın. Ve orada göreceğin zaman, bir nîmet ve bir büyük mülk görmüş olursun.
Ömer Öngüt
Etraflarında ölümsüz gençler dolaşır. Sen onları gördüğün zaman, saçılmış birer inci sanırsın.
Suat Yıldırım
Etraflarında ebedî cennet çocukları dolaşır durur ki, onları gördüğünde parlaklıklarından ötürü etrafa saçılan inciler sanırsın.
Süleyman Ateş
Çevrelerinde de (öyle) ölümsüz gençler dolaşır ki, onları görsen, kendilerini saçılmış inci sanırsın.
Süleymaniye Vakfı
Çevrelerinde ölümsüzleştirilmiş erkek hizmetçiler dolaşacak. Onları gördüğünde serpiştirilmiş inciler sanırsın.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Çevrelerinde ölümsüz genç erkek hizmetçiler dolaşır. Onları gördüğünde saçılmış inciler sanırsın.
Şaban Piriş
Etrafında ölümsüz gençler dolaşır. Onları gördüğün zaman saçılmış inci sanırsın.
Tefhim-ul Kuran
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi kılınmış civanlar dolaşır durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış birer inci sanırsın.
Ümit Şimşek
Etraflarında hiç yaşlanmayacak çocuklar dolaşır. Onları bir görsen, saçılmış inciler sanırsın.
Yaşar Nuri Öztürk
Dolaşır çevrelerinde, sürekli görevlendirilmiş gençler. Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların ətrafında həmişə gənc olan xidmətçi cavanlar dolanacaqlar. Onları gördükdə səpələnmiş mirvari dənələri olduqlarını sanarsan.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların dövrəsində həmişəcavan (xidmətçi) oğlanlar olacaqdır. Onları gördükdə, sanki (ətrafa) səpilmiş inci olduqlarını zənn edərsən.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Und unter ihnen gehen ewig junge Knaben umher. Wenn du sie siehst, hältst du sie für ausgestreute Perlen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und es werden sie dort ewig junge Knaben bedienen. Wenn du sie siehst, hältst du sie für verstreute Perlen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und ihnen servieren ewige Dienstjungen, wenn du sie siehst, denkst du, sie wären ausgestreute Perlen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They are attended by perpetually young attendants -beauty personified- They have combination of qualities affording pleasure to the sense of sight and you would think they are sweet gentle radiance blazoned with fine rows of precious pearls.
Abdul Haleem
Everlasting youths will attend them––if you could see them, you would think they were scattered pearls––
Abdullah Yusuf Ali
And round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If thou seest them, thou wouldst think them scattered Pearls.
Abul A'la Maududi
There boys of everlasting youth shall go about attending them: when you see them, you would think that they are scattered pearls.
Aisha Bewley
Ageless youths will circulate among them, serving them. Seeing them, you would think them scattered pearls.
Al-Hilali & Khan
And round about them will (serve) boys of everlasting youth. If you see them, you would think them scattered pearls.
Ali Quli Qarai
They will be waited upon by immortal youths, whom, when you see them, you will suppose them to be scattered pearls.
Amatul Rahman Omar
Sons of perpetual bloom shall go round (waiting upon) them. When you see them you will take them to be pearls scattered about.
Arthur John Arberry
Immortal youths shall go about them; when thou seest them, thou supposest them scattered pearls,
Bijan Moeinian
Their servers are ageless youth who resemble to scattered pearls in beauty.
E. Henry Palmer
and there shall go round about them eternal boys; when thou seest them thou wilt think them scattered pearls;
Edip-Layth
They are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.
George Sale
And youths, which shall continue for ever in their bloom, shall go round to attend them; when thou seest them, thou shalt think them to be scattered pearls:
Hamid S. Aziz
And they will be served by youths never altering in age; when you see them you will think them to be scattered pearls.
Mahmoud Ghali
And eternalized all-young men go round them; when you see them, you reckon them as strewn pearls,
Marmaduke Pickthall
There wait on them immortal youths, whom, when thou seest, thou wouldst take for scattered pearls.
Mohamed Ahmed - Samira
And boys of everlasting youth will go about attending them. Looking at them you would think that they were pearls dispersed.
Muhammad Asad
And immortal youths will wait upon them: when thou seest them, thou wouldst deem them to be scattered pearls;
Mustafa Khattab
They will be waited on by eternal youths. If you saw them, you would think they were scattered pearls.
Progressive Muslims
And they are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.
Sahih International
There will circulate among them young boys made eternal. When you see them, you would think them [as beautiful as] scattered pearls.
Sam Gerrans
And there will circulate among them youths made eternal; when thou seest them, thou thinkest them scattered pearls.
Shabbir Ahmed
And their children, immortal, playing around, lovely as pearls when you see them.
Syed Vickar Ahamed
And round about them will (serve) youths of perpetual (freshness): If you were to see them you would think them as pearls scattered about.
Taqi Usmani
And circling around them will be serving boys, blessed with eternal youth; when you would see them, you would take them as scattered pearls.
The Monotheist Group
And they are encircled with eternal children. If you see them you will think they are pearls which have been scattered about.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et parmi eux, circuleront des garçons éternellement jeunes. Quand tu les verras, tu les prendras pour des perles éparpillées.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Xizmetkarên law û her ciwan li ber xizmeta wan digerin, dema tu wan dibînî tu dibêjî qey ew sedefên belavbûyî ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En bij hen gaan altijd jong blijvende jongelingen rond. Wanneer jij hen ziet denk je dat zij rondgestrooide parels zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En kinderen die eeuwig jong zullen blijven zullen rondgaan om hen te bedienen; als gij hen ziet, zult gij denken dat zij verspreide paarlen zijn.
Hollandaca — Siregar
En onder hen wordt rondgegaan door eeuwig jeugdigen. Als jij hen ziet, dan denk jij dat zij verstrooide parels zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И будут обходить их (прислуживая им) вечно юные отроки. (И они такие), что если ты увидишь их, то (из-за их красоты) ты подумаешь, что они подобны рассыпанному жемчугу.
Rusça — Osmanov
[Чередой] обходят их вечно юные отрокиʺ. Взглянув на них, ты примешь их за жемчуг рассыпанный.