"Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ الْخَائِضِينَ
ve kunnā neḣūDu meǎ l-ḣāiDīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve boş lâflarla azgınlığa dalanlarla biz de dalardık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve boş lâflarla azgınlığa dalanlarla biz de dalardık.
Adem Uğur
(Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,
Ahmed Hulusi
"(Nefsani zevklere) dalanlarla beraber dalardık!"
Ahmet Tekin
'Boş işlerle, bâtılla oyalanıp duruyor bilgisizce ileri geri konuşuyorduk.'
Ahmet Varol
(Sapıklıklara) dalanlarla beraber biz de dalardık.
Ali Bulaç
"(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik."
Ali Fikri Yavuz
Batıla dalanlarla beraber dalıyorduk,
Ali Rıza Safa
"Oyalananlarla birlikte oyalanır giderdik!"
Bayraktar Bayraklı
- Onlar da şöyle cevap vereceklerdir: "İnanıp kulluk edenlerden değildik. Yoksulları doyurmuyorduk. Batıla dalanlarla birlikte dalardık. Ceza gününü yalanlardık. Sonunda ölüm bize geldi çattı."
Bekir Sadak
«atila dalanlarla biz de dalardik.»
Celal Yıldırım
(Bâtıla) dalanlarla birlikte daldık..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Günaha) dalanlarla birlikte biz de dalıyorduk,
Diyanet İşleri
"Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık."
Diyanet İşleri (eski)
'Batıla dalanlarla biz de dalardık.'
Diyanet Vakfi
(Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
batakçılarla dalar giderdik
Elmalılı Hamdi Yazır
Batakçılarla dalar giderdik
Erhan Aktaş
"Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Batıl inançlara dalanlarla beraber biz de dalardık."
Fizilal-il Kuran
Bizim gibi olanlarla birlikte asılsız ve bozguncu konuşmalara dalardık.
Gültekin Onan
"(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik."
Hamdi Döndüren
“Boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık.”
Hasan Basri Çantay
"Biz de (baatıla) dalanlarla beraber dalardık",
Hasib Asutay
(Batıla) dalanlarla birlikte dalardık.
Hayrat Neşriyat
'(Bâtıla) dalanlarla berâber (biz) de dalardık.'
İbni Kesir
Dalanlarla birlikte biz de dalardık,
Mehmet Okuyan
Boş şeylere dalanlarla birlikte biz de boş şeylere dalardık.
Muhammed Esed
ve kendilerini günaha kaptıran (diğer) günahkarlar ile birlikte günaha dalmıştık;
Mustafa İslamoğlu
üstelik (günaha) dalanlarla birlikte biz de dalardık;
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve biz bâtıla dalanlar ile beraber dalan kimseler olmuştuk.»
Ömer Öngüt
"Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalıyorduk. "
Suat Yıldırım
Batıl sözlere dalanlarla beraber biz de dalardık.
Süleyman Ateş
Boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık."
Süleymaniye Vakfı
Boş işlere dalanlarla birlikte biz de dalar giderdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Dünyaya dalanlarla dalar giderdik.
Şaban Piriş
Batıla dalanlarla biz de dalıyorduk.
Tefhim-ul Kuran
«(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik.»
Ümit Şimşek
'Bâtıla dalanlarla biz de dalıp gitmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
"Boş lakırdılara dalanlarla dalar giderdik."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Batil sözlər danışanlarla birlikdə biz də danışardıq,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Batilə dalanlarla birlikdə biz də dalardıq;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir pflegten mit denen, die Törichtes über den Glauben sprachen, über den Glauben Törichtes zu reden.
Almanca — Der Edle Quran
und wir pflegten auf schweifende Reden mit denjenigen einzugehen, die solche führten,
Almanca — M. A. Rassoul
Und wir ließen uns ein im Geschwätz mit den Schwätzern.
Almanca — Muhammad Zaidan
und wir pflegten mit den des Sinnlosen Schwätzenden Sinnloses zu schwätzen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"We always joined those who delighted in idle talk and we were given to indulging in personal vanity and drowned ourselves in the nonsensical".
Abdul Haleem
we indulged with others [in mocking the believers];
Abdullah Yusuf Ali
"But we used to talk vanities with vain talkers;
Abul A'la Maududi
and we indulged in vain talk with those who indulged in vain talk,
Aisha Bewley
We plunged with those who plunged
Al-Hilali & Khan
"And we used to talk falsehood (all that which Allâh hated) with vain talkers.[1]
Ali Quli Qarai
We used to gossip along with the gossipers,
Amatul Rahman Omar
`And we indulged in vain talk along with those who indulged therein,
Arthur John Arberry
and we plunged along with the plungers,
Bijan Moeinian
"We joined those who were mocking at religion. "
E. Henry Palmer
but we did plunge into discussion with those who plunged,
Edip-Layth
"We used to participate with those who spoke falsehood."
George Sale
and we waded in vain disputes, with the fallacious reasoners;
Hamid S. Aziz
"And we used to enter into vain discourse with those who entered into vain discourses.
Mahmoud Ghali
And we used to wade with the waders, (i. e., wade in vaintalk).
Marmaduke Pickthall
We used to wade (in vain dispute) with (all) waders,
Mohamed Ahmed - Samira
And plunged into useless things with those who were obstinate,
Muhammad Asad
and we were wont to indulge in sinning together with all [the others] who indulged in it;
Mustafa Khattab
We used to indulge ˹in falsehood˺ along with others,
Progressive Muslims
"And we used to participate with those who spoke falsehood. "
Sahih International
And we used to enter into vain discourse with those who engaged [in it],
Sam Gerrans
“And we discoursed vainly with those who discourse vainly,
Shabbir Ahmed
"And we were among those who used to say what they did not do. "
Syed Vickar Ahamed
"And we used to speak idle-talk with those who spoke against Truth,
Taqi Usmani
and we indulged (in mocking at the truth) along with those who indulged,
The Monotheist Group
"And we used to participate with those who spoke falsehood."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et nous nous associions à ceux qui tenaient des conversations futiles,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me jî wekî xelkê xwe noqî xeberdana dikir.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
wij hebben meegekletst met hen die kletsen
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij baadden ons in lichtvaardige gesprekken met degenen, die zich daartoe leenden.
Hollandaca — Siregar
En wij plachten ijdele gesprekken te voeren met degenen die ijdel praatten.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и мы погрязали (в неверие, насмешки, лживые речи) (вместе) с погрязавшими,
Rusça — Osmanov
заблуждались вместе с заблудшими
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och vi ägnade oss med (andra) likasinnade åt tomt och respektlöst tal (om höga ting)