(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

كَلَّا وَالْقَمَرِ وَالَّيْلِ اِذْ اَدْبَرَ وَالصُّبْحِ اِذَٓا اَسْفَرَ اِنَّهَا لَاِحْدَى الْكُبَرِ نَذِيرًا لِلْبَشَرِ لِمَنْ شَاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَتَقَدَّمَ اَوْ يَتَاَخَّرَ

kellā ve l-ḳameri / ve l-leyli iƶ edbera / ve S-SubHi iƶā esfera / innehā le iHdā l-kuberi / neƶīran li l-beşeri / li men şā'e minkum en yeteḳaddeme ev yeteeḣḣara

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كَلَّاkellāhayır
2وَالْقَمَرِve l-ḳameriق م رBeyaz olmak. Ay, kamer (özellikle 3. geceden 26. geceye kadar).andolsun Aya
1وَالَّيْلِve l-leyliل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyinve geceye
2اِذْ
3اَدْبَرَedberaد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.dönüp gitmekte olan
1وَالصُّبْحِve S-SubHiص ب حSabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.ve sabaha
2اِذَٓاiƶā
3اَسْفَرَesferaس ف رSeyahat etmek, yolculuk yapmak, gitmek, ortaya çıkarmak, parlak olmak, aydınlanmak, açığa çıkarmak, süpürmek, kazımakağardığında
1اِنَّهَاinnehāşüphesiz ki o
2لَاِحْدَىle iHdāا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.biridir
3الْكُبَرِl-kuberiك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüklerden
1نَذِيرًاneƶīranن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarıcıdır
2لِلْبَشَرِli l-beşeriب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşinsanlar için
1لِمَنْli menkimseler için
2شَاءَşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdileyen
3مِنْكُمْminkumsizden
4اَنْen
5يَتَقَدَّمَyeteḳaddemeق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.ileri gitmek
6اَوْevveya
7يَتَاَخَّرَyeteeḣḣaraا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımgeri kalmak

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Korkutucudur insanları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Korkutucudur insanları.

Adem Uğur

İnsanlık için, uyarıcıdır.

Ahmed Hulusi

Beşer için bir uyarıcıdır;

Ahmet Tekin

İnsanlar için sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan büyük bir uyarıcıdır.

Ahmet Varol

İnsanlık için bir uyarıcıdır.

Ali Bulaç

Beşer (insan) için bir uyarıdır.

Ali Fikri Yavuz

Kocundurmak için insanları,

Ali Rıza Safa

İnsanlar için uyarıdır.

Bayraktar Bayraklı

İnsanlık için bir uyarıcıdır.

Bekir Sadak

(32-37) Hayir, hayir ogut almazlar. Aya, donup gelen geceye, agarmakta olan sabaha and olsun ki, icinizden one gecmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoglunu uyarici olarak anlatilan cehennem buyuk olaylardan biridir.

Celal Yıldırım

(32-33-34-35-36-37) Hayır, (onlar öğüt almazlar). Ay'a, "dönüp gittiği zaman geceye, ışık saçtığı zaman sabaha and olsunki, gerçekten (Cehennem) büyük belâlardan biridir, insanlar için sizden öne geçmek isteyen veya geri kalmayı arzu eden için uyarıcıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(35-36-37) O (cehennem), insanlar için, sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için uyarıcı büyük cezalardan biridir.

Diyanet İşleri

(32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.

Diyanet İşleri (eski)

(32-37) Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.

Diyanet Vakfi

(35-37) O (cehennem), insanlık için, sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için büyük uyarıcı musibetlerden biridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Uyarmak için insanları..

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanları ikaz etmek için;

Elmalılı Hamdi Yazır

Kocundurmak için beşeri

Erhan Aktaş

Beşer için uyarıcıdır;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Beşer için uyarıcıdır;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Beşer için uyarıcıdır;

Fizilal-il Kuran

İnsanlar için uyarıcıdır.

Gültekin Onan

Beşer (insan) için bir uyarıdır.

Hamdi Döndüren

Bir uyarıcıdır, insanlar için,

Hasan Basri Çantay

(36-37) İnsan (lar) için, sizden ileri gitmek, yahud geri kalmak isteyenler için en korkutucu olmak bakımından.

Hasib Asutay

İnsan için uyarıcıdır.

Hayrat Neşriyat

İnsanlar için bir korkutucu olarak!

İbni Kesir

İnsanlar için uyarıcıdır.

Mehmet Okuyan

İnsanlık için yani sizden ileri gitmek veya geri(de) kalmak isteyenler için uyarıcı olarak.

Muhammed Esed

ölümlü insan için bir uyarı

Mustafa İslamoğlu

insan soyu için bir uyarıdır;

Ömer Nasuhi Bilmen

(36-38) İnsan için bir korkutucu olarak. Sizden ileri gitmek veya geri kalmak isteyen kimse için. Her nefs, kazanmış olduğu şeye bağlıdır.

Ömer Öngüt

İnsanlık için bir uyarıcıdır.

Suat Yıldırım

Beşer için en büyük uyarıdır.

Süleyman Ateş

İnsanlar için uyarıcıdır;

Süleymaniye Vakfı

insanlar için bir uyarıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

insanoğlu için uyarıdır.

Şaban Piriş

İnsanlar için bir uyarıcıdır.

Tefhim-ul Kuran

Beşer (insan) için bir uyarıp korkutmadır;

Ümit Şimşek

İnsanlar için bir uyarıcıdır:

Yaşar Nuri Öztürk

İnsan için bir uyarıcıdır.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

həm bəşəriyyət üçün xəbərdarlıqdır,

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Das ist eine Warnung an die Menschen,

Almanca — Der Edle Quran

zur Warnung für die Menschenwesen,

Almanca — Muhammad Zaidan

als Warnung für die Menschen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Portrayed to warn mankind,

Abdul Haleem

a warning to all mortals,

Abdullah Yusuf Ali

A warning to mankind,-

Abul A'la Maududi

a warning to humankind,

Aisha Bewley

a warning to human beings:

Al-Hilali & Khan

A warning to mankind -

Ali Quli Qarai

—a warner to all humans,

Amatul Rahman Omar

A warning to mankind.

Arthur John Arberry

as a warner to mortals.

Bijan Moeinian

The very existence of Hell is a warning to mankind.

E. Henry Palmer

a warning to mortals;

Edip-Layth

A warning to people.

George Sale

giving warning unto men,

Hamid S. Aziz

A warning to mortals,

Mahmoud Ghali

As a warning to mortals,

Marmaduke Pickthall

As a warning unto men,

Mohamed Ahmed - Samira

A warning for people --

Muhammad Asad

a warning to mortal man –

Mustafa Khattab

a warning to humankind,

Progressive Muslims

A warning to mankind.

Sahih International

As a warning to humanity -

Sam Gerrans

As a warning to mortal man,

Shabbir Ahmed

This is a fore-warning for every human being.

Syed Vickar Ahamed

A warning to mankind—

Taqi Usmani

as a warning to the mankind,

The Monotheist Group

A warning to human beings.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

un avertissement, pour les humains.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo însanan agahdarî ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als een waarschuwing voor de mensen,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Strekkende tot waarschuwing voor den mensch;

Hollandaca — Siregar

(Zij is er) als een waarschuwing voor de mensheid.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

как (предупреждающее) увещевание для людей,

Rusça — Osmanov

[ниспосланных] в назидание людям -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

som varnar människorna,