Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.

حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا

Hattā iƶā raev mā yūǎdūne fe se yeǎ'lemūne men eD'ǎfu nāSiran ve eḳallu ǎdeden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1حَتّٰٓىHattānihayet
2اِذَاiƶāzaman
3رَاَوْاraevر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.gördükleri
4مَاşeyi
5يُوعَدُونَyūǎdūneو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)kendilerine va'dedilen
6فَسَيَعْلَمُونَfe se yeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebileceklerdir
7مَنْmenkimin
8اَضْعَفُeD'ǎfuض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.daha zayıftır
9نَاصِرًاnāSiranن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardım edeni
10وَاَقَلُّve eḳalluق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.ve daha azdır
11عَدَدًاǎdedenع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.sayıca

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonunda, vaadedilen şeyi gördüler mi artık bilirler kimmiş yardımcısı daha zayıf ve sayı bakımından taraftarı daha az?

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonunda, vaadedilen şeyi gördüler mi artık bilirler kimmiş yardımcısı daha zayıf ve sayı bakımından taraftarı daha az?

Adem Uğur

Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.

Ahmed Hulusi

Nihayet vadolundukları şeyi (ölüm) gördüklerinde anlayacaklar kim azınlıkta ve çaresizmiş!

Ahmet Tekin

Nihayet tehdit edildikleri şeyi, kıyameti, azâbı gördükleri zaman kimin yardım edeninin zayıf ve az olduğunu öğrenecekler.

Ahmet Varol

Sonunda kendilerine vaadedileni gördüklerinde kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bilecekler.

Ali Bulaç

Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."

Ali Fikri Yavuz

Nihayet o vaad olundukları azabı (kıyamette) gördükleri vakit; yardımcısı en zayıf, sayıca da en az olan kimmiş bilecekler; (O mu, yoksa kendileri mi).

Ali Rıza Safa

Sonunda, kendilerine sözü verileni gördüklerinde, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısal olarak daha az olduğunu anlayacaklar.

Bayraktar Bayraklı

Sonunda uyarıldıkları azabı gördüklerinde, kimin yardımcıları daha zayıf ve taraftarlarının daha az olduğunu bileceklerdir."

Bekir Sadak

Sonunda, kendilerine soz verileni gordukleri zaman, kimin yardimcisinin daha gucsuz va sayisinin daha az oldugunu bileceklerdir.

Celal Yıldırım

Nihayet o va'dolunduklarını görecekleri vakit, kimin yardımcı bakımından daha güçsüz ve sayı bakımından daha az olduğunu bileceklerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonunda tehdit edildikleri azabı gördükleri zaman kimin yardımcılarının daha güçsüz ve sayıca daha az olduğunu anlayacaklar.”

Diyanet İşleri

Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.

Diyanet İşleri (eski)

Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.

Diyanet Vakfi

Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine vaad edilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının en zayıf ve en az olduğunu bileceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nihayet o vadolundukları şeyi gördüklerinde, artık bileceklerdir, kimmiş yardımcısı en zayıf ve sayıca en az olan!

Elmalılı Hamdi Yazır

Nihayet o va'dolundukları şey'i gördükleri vakıt artık bileceklerdir ki yardımcısı en zaıyf ve sayıca en az olan kimmiş?

Erhan Aktaş

Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.

Fizilal-il Kuran

Onlar kendilerine yönelik tehditlerin somut olarak gerçekleştiğini gördüklerinde hangi tarafın destek bakımından zayıf ve sayıca az olduğunu anlayacaklardır.

Gültekin Onan

Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."

Hamdi Döndüren

Onlar sonunda, o tehdit edildikleri azabı gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayı bakımından daha az olduğunu bileceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Nihayet onlar tehdid edilmekde oldukları (azabı) gördükleri zaman kimin yardımcısı daha zaif, sayısı daha azmış bileceklerdir.

Hasib Asutay

Nihâyet, kendilerine va'dedileni gördüklerinde (9), kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir. (9. Dünyada, Bedir'de, sonra da kıyamet gününde.)

Hayrat Neşriyat

Nihâyet tehdîd olunup durdukları (Cehennem azâbı)nı gördükleri zaman, artık kimin yardımcı bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir!

İbni Kesir

Nihayet kendilerine vaadedilenleri gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.

Mehmet Okuyan

Sonunda, kendilerine vadedilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayısının daha az olduğunu ileride bileceklerdir.

Muhammed Esed

(Öyleyse bırak,) önceden uyarıldıkları (akibet)i görecekleri an gelinceye kadar (beklesinler), o zaman anlayacaklar kim, hangi (tür) insan daha çaresiz ve daha kimsesizdir!

Mustafa İslamoğlu

Tehdit edildikleri azabı görünceye kadar yolları var; işte o zaman, kimin yardıma daha muhtaç ve sayıca az olduğunu anlayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

(24-25) Tehdid olunur oldukları şeyi gördükleri vakit artık bileceklerdir ki, yardımcı itibariyle en zaif ve adeden en az olan kim imiş? De ki: «Ben bilmem ki tehdid edilir olduğunuz şey, yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir müddet mi tayin kılar?»

Ömer Öngüt

Nihayet onlar kendilerine vaad olunan şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.

Suat Yıldırım

Kendilerine vâd olunan azabı veya kıyamet saatini gördüklerinde, kimin yardımcılarının daha zayıf, kimin askerlerinin daha az olduğunu, işte o zaman anlayacaklardır.

Süleyman Ateş

Kendilerine va'dedilen şeyi (ya azabı veya kıyamet sa'atini) gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda tehdit edildikleri azabı görünce, kimin yardımcısı daha zayıfmış ve kim sayıca daha azmış öğrenecekler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu gibiler tehdit edildikleri azabı görünce, kimin yardımcısının daha zayıf ve daha az sayıda olduğunu öğreneceklerdir."

Şaban Piriş

Kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayısının az olduğunu anlayacaklar.

Tefhim-ul Kuran

Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır.»

Ümit Şimşek

Nihayet kendilerine vaad edilmiş olan şeyi gözüyle görür ve kimin yardımcısı daha güçsüzmüş, kimin sayısı daha azmış, o zaman anlarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda, onlar kendilerine vaat edileni gördüklerinde, yardımcı bakımından daha zayıf kim, sayı bakımından daha az kim, bileceklerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar özlərinə vəd olunmuş əzabı gördükləri zaman kimin köməkçisinin daha zəif və sayca daha az olduğunu biləcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar təhdid olunduqlarını (qiyamətdəki, və ya Bədr vuruşundakı əzabı) gördükləri zaman kimin köməkçisinin daha zəif və sayca daha az olduğunu biləcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie der ihnen angedrohten Strafe ansichtig werden, bekommen sie zu wissen, wer den schwächeren Helfer hat und wer weniger an Zahl ist.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Wenn sie dann sehen, was ihnen versprochen worden ist, da werden sie wissen, wer die schwächeren Helfer und die geringere Zahl hat.

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn sie dann das sehen werden, das ihnen angedroht wird, so werden sie erfahren, wer schwächer an Helfern und geringer an Zahl ist.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann wenn sie das sahen, was ihnen angedroht wurde, werden sie doch noch wissen, wer einen schwächeren Beistehenden hat und weniger an Anzahl ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when it is the Day to see what has been promised, there and then shall they realize who has hardly any help to offer and has the least force of numbers.

Abdul Haleem

when they are confronted by what they have been warned about, they will realize who has the weaker protector and the smaller number.

Abdullah Yusuf Ali

At length, when they see (with their own eyes) that which they are promised,- then will they know who it is that is weakest in (his) helper and least important in point of numbers.

Abul A'la Maududi

(They shall not change their ways) until they see that against which they had been warned, and then they will know whose helpers are weaker and whose supporters are fewer in number.

Aisha Bewley

So that when they see what they were promised, they will know who has less support and smaller numbers.

Al-Hilali & Khan

Till, when they see that which they are promised, then they will know who it is that is weaker concerning helpers and less important concerning numbers.

Ali Quli Qarai

When they see what they are promised, they will then know who is weaker in supporters and fewer in numbers.

Amatul Rahman Omar

(They will continue to oppose the Prophet) until they see that (punishment) they are threatened with. And soon they will know who is weaker in respect of helpers and less in numbers.

Arthur John Arberry

Until, when they see that which they are promised, then they will know who is weaker in helpers and fewer in numbers.

Bijan Moeinian

It is only when they see the Hellfire with their own eyes that they will realize your few helpers are not as weak as they thought and that their numerous supporters are weak indeed.

E. Henry Palmer

Until when they see what they are threatened with, then shall they surely know who is most weak at helping and fewest in numbers!

Edip-Layth

Until they see what they are promised, then they will know who has the weakest ally and is least in number.

George Sale

Until they see the vengeance with which they are threatened, they will not cease their opposition: But then shall they know who were the weaker in a protector, and the fewer in number.

Hamid S. Aziz

Until when they see what they are promised, then shall they know who it is that is weaker in helpers and fewer in number.

Mahmoud Ghali

Until, when they see that which they are promised, then they will soon know who is weaker in vindicators and fewer in numbers. "

Marmaduke Pickthall

Till (the day) when they shall behold that which they are promised (they may doubt); but then they will know (for certain) who is weaker in allies and less in multitude.

Mohamed Ahmed - Samira

Until they see what they are promised, when they will understand who is weaker in aid and poorer in numbers.

Muhammad Asad

[Let them, then, wait] until the time when they behold that [doom] of which they were forewarned: for then they will come to understand which [kind of man] is more helpless and counts for less!

Mustafa Khattab

Only when they see what they have been threatened with will they know who is weaker in helpers and inferior in manpower.

Progressive Muslims

Until they see what they are promised, then they will know who has the weakest ally and is least in number.

Sahih International

[The disbelievers continue] until, when they see that which they are promised, then they will know who is weaker in helpers and less in number.

Sam Gerrans

When they have seen what they are promised, then will they know who is weaker in helper and fewer in number.

Shabbir Ahmed

Until they see what they are promised. And so, soon will they find out who is really helpless and counts for less!

Syed Vickar Ahamed

At length, when they see (with their own eyes) that which they are promised— Then will they know who is the one weakest as (their) helper and least important in point of numbers.

Taqi Usmani

(The disbelievers will continue denying the truth and mock at it) until when they will see what they are promised, they will know whose supporters are weaker, and whose numbers are less.

The Monotheist Group

Until they see what they are promised, then they will know who has the weakest ally and is least in number.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, quand ils verront ce dont on les menaçait, ils sauront lesquels ont les secours les plus faibles et (lesquels) sont les moins nombreux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ê li ser ya xwe bin heyanî ew ezabê ku peymana wî ji wan re hatî dayîn dîtin, vêca (dema dîtin) dê ew bizanin ji aliyê arîkariyê ve ka kî qelstir û ji aliyê hejmarê ve kî kêmtir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als zij dan zien wat hun wordt aangezegd zullen zij weten wie de zwakste helper en het kleinste aantal heeft.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen hunnen wederstand niet staken, dan nadat zij de wraak gezien zullen hebben, waarmede zij zijn bedreigd; maar dan zullen zij weten, wie onzer zwakker in zijne ondersteuning, en wie kleiner in getal is.

Hollandaca — Siregar

Wanneer zij dan zien wat hun is aangezegd, dan zullen zij weten wie de zwakste helpers heeft en het kleinst in aantal is.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

пока воочию не узреют того, что было обещано. И тогда они увидят, чьи подручные слабее и чьи малочисленнее.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

När de (som sätter gudar vid Guds sida) till sist får skåda (straffet), som de varnades för; skall de inse vilka som hade det svagaste stödet och var obetydligast till antalet (- de eller de troende)!